Yukarı
144209

'Bugün IŞİD tehdidi ortadan kalksa yarın...'

20 Kasım 2014 22:08

Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Irak Başbakanı Haydar El İbadi, ortak basın toplantısı düzenledi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Irak Başbakanı Haydar El İbadi, baş başa ve heyetlerarası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Ziyaretin üç boyutunun olduğunu ve hem Türkiye'de hem Irak'ta yeni hükümetlerin kurulduğunu hatırlatan Davutoğlu, kendisinin G20 toplantısı, KKTC ve Azerbaycan'a yaptığı ziyaretleri dışında ikili ilişkiler anlamında yaptığı ilk büyük ziyaretin Bağdat'a olduğunu vurguladı. Davutoğlu, "Bu da Bağdat'a ve Irak'a verdiğimiz önemin bir göstergesi" diye konuştu.

İbadi'nin hükümeti kurmasının ardından telefonla arayarak tebrik ettiğini, şimdi de bizzat gelerek tebrik ettiğini dile getiren Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Irak'ta demokratik seçimler sonrası, yapılan müzakereler, görüşmeler neticesinde böyle kapsamlı, kapsayıcı bir hükümet kurulması Türkiye'yi çok memnun etmiştir. Irak'ın bir kez daha her zaman vurguladığım hususu vurgulamak istiyorum: Irak'ın istikrarı, barışı ve huzuru Türkiye'nin istikrarı, barışı ve huzurudur. Dünyada çok az iki ülke hem tarihi ve toplumsal ilişkiler bakımından hem de karşı karşıya kaldıkları tehditler ve avantajlar bakımından birbirlerine böylesine örtüşmüştür. Türkiye, her zaman Irak'ın huzurunu, toprak bütünlüğünü, iç siyasi barışını hep desteklemiştir ve Irak'ın her kesimini etnik, mezhep ve din farkı gözetmeden her bir Iraklı'yı kardeş olarak görmüştür, bundan sonra da kardeş olarak görmeye devam edeceğiz."

"IRAK'I TEHDİT EDEN YAPILAR TÜRKİYE İÇİN DE TEHDİT NİTELİĞİ TAŞIYOR"

Irak'ın bölgenin hem önemli bir ülkesi olduğunu hem de doğal ve insan kaynaklarıyla gelecekte yükselen ekonomik güçleri arasında olabilecek bir ülke olduğunu söyleyen Davutoğlu, "Bugün Irak'ın karşı karşıya kaldığı başta IŞİD terörü olmak üzere güvenlik riskleri konusunda da tutumumuz gayet açıktır. Irak'ı tehdit eden yapılar, Türkiye için de bir tehdit niteliği taşıyor. İster IŞİD, ister PKK veya diğer formlarda olsun her türlü terör karşısında Türkiye'nin tutumu açık ve nettir" diye konuştu. 

Ziyaretin ikinci önemli boyutunun iki ülke arasındaki ilişkilere yeni bir ivme kazandırmak olduğunu söyleyen Davutoğlu, 5 yıl önce Bağdat'ta iki ülke arasında ortak kabine toplantısı gerçekleştirildiğini ve bunun bölgeye örnek teşkil ettiğini anımsattı. Davutoğlu, şöyle devam etti: 

"O günden bugüne ilişkilerimizde çok olumlu gelişmeler olduğu gibi bazı iniş çıkışlar da yaşandı. Bu doğaldır ama şimdi bugün yaptığımız Sayın İbadi ile gerek baş başa, gerek heyet üyelerimizle yaptığımız görüşmelerde mutabık kaldığımız husus bir an önce bu mekanizmayı harekete geçirmektir ve bir an önce ilişkilerimizi kaldığı yerden en güçlü şekilde geliştirmektir. Onun için de ben biraz önce 24-25-26 Aralık tarihlerinden birinde inşallah Sayın İbadi'yi ilgili bakanlarıyla birlikte Türkiye’de ortak kabine toplantısında buluşmaya davet ettim, kendisi de bunu kabul ettiler."

İki ülke arasındaki ilişkilerin siyasi, ekonomik, kültürel boyutları olduğunu ve bunlarda yepyeni bir dönemin başladığını ifade eden Başbakan Davutoğlu, "Ekonomik ilişkilerde de enerji işbirliği alanında, ticarette, yatırımda, tarımda yine geniş bir işbirliği alanımız mevcut bunları bıraktığımız yerden çok daha büyük bir ivmeyle devam ettirme konusunda kararlıyız. Türkiye ile Irak omuz omuza verdiğinde dünyada örnek olarak gösterilecek ikili bir ekonomik havza oluştururlar, ulaştırmadan enerjiye tarımdan sanayi yatırıma kadar olağanüstü bir imkan var elimizde. Yeter ki ülkelerimizde ve bölgede barış ve huzur olsun" diye konuştu. 

Bölgesel gelişmelerin de ele alındığını dile getiren Davutoğlu, "Aslında demokratik dönüşüm noktasında örnek ülkelerden biridir ve önemli bir tecrübe birikimi söz konusu olmuştur. Bölgemizdeki en önemli husus bölge barışı itibarıyla hem bütün grupları bünyesinde barındıran  ve demokratik meşruiyete, istikrara dayanan siyasi yapıların mevcudiyetidir. Türkiye ile Irak arasında ikili ilişkilerin gelişmesinde, bu dönemde her iki ülkede de yeni hükümetlerin kurulması ve halktan meşruiyetini alan güçlü yapıların ortaya çıkmasının önemli bir payı olmuştur" dedi. 

Suriye konusu başta olmak üzere diğer konuların da görüşmede gündeme alındığını dile getiren Davutoğlu, "Bizim için Suriye'de ve Irak'ta sadece bu ülkeleri değil bütün bölgeyi tehdit eden terör tehlikesine karşı çalışma zarureti vardır ama aynı zamanda Suriye söz konusu olduğunda, belki Türkiye ve Irak, Suriye'nin komşusu iki ülkedir, Suriye'deki her gelişme bizi etkiliyor, oradaki güç boşluğu bizi etkiliyor, oradaki yaşanan acıların ortaya çıkardığı mülteciler bizleri etkiliyor. Türkiye, şu anda 2 milyona yakın Suriyeli mülteciyi ağırlıyor. Irak'tan da gelen yaklaşık 200 bin Iraklı kardeşimiz Türkiye'ye sığındı son 4-5 ay içinde. Bunun 40 bin kadarı Yezidi. Bunların bir kısmı geri döndü ama büyük bir çoğunluğu Türkiye'de" değerlendirmesinde bulundu. 

Irak'tan ve Suriye'den Türkiye'ye sığınmak isteyenlere kapılarının açık olduğunu söyleyen Davutoğlu, Saddam Hüseyin döneminde de Türkiye'nin Irak'tan kaçanlara kucağını açtığını söyledi. Davutoğlu, "Hangi gerekçeyle olursa olsun, ister terör tehdidi karşısında ister kendi halkına scud füzeleriyle, hava bombardımanıyla saldıran ve savaş suçları işleyen bir rejimden kaçış şeklinde olsun Türkiye'nin toprakları bütün bu anlamda mağdurlara açıktır. Ümit ederiz, Suriye'de bir an önce Suriye halkına acılar yaşatan bu gelişmelerin sonu gelir ve Suriye'de kalıcı barış ve istikrar sağlanır. Bu kalıcı barış ve istikrardan en fazla olumlu şekilde etkilenecek ülkeler de Türkiye ve Irak olacaktır" dedi.

İki ülke olarak bölgesel gelişmelerde bundan sonra daha sık istişare yapma kararı aldıklarını ve her konuyu açık yüreklilikle paylaşarak bölge barışına ve istikrarına katkıda bulunma konusunda kararlı olduklarını dile getiren Davutoğlu, "Uluslararası alanda da Türkiye her zaman Irak'ın inisiyatiflerine, girişimlerine, üyeliklerine destek vermiştir, vermeye devam edecektir. Birleşmiş Milletle zemininde, önümüzde G20 dönem başkanlığımız var, bu zeminlerde de  Irak'ın kanaatlerini duymaktan ve Irak'ın kanaatleri konusunda küresel alanda Irak'la işbirliği yapmaktan büyük memnuniyet duyacağız" ifadelerini kullandı.

"BUGÜN IŞİD TEHDİDİ ORTADAN KALKSA YARIN BAŞKA TEHDİTLER GÜNDEME GELEBİLİR"

Başbakan Davutoğlu, ''Türkiye'nin DEAŞ’la (IŞİD) mücadeleye nasıl bir destek vereceğinin'' sorulması üzerine, Türkiye'nin terörden çok büyük acılar çekmiş bir ülke olduğunu ve terörün her türlü şekline karşı olduğunu söyledi. 

Türkiye'nin dünyanın neresinde olursa olsun terör faaliyetlerine karşı uluslararası dayanışma içerisinde olduğunu anımsatan Davutoğlu, şöyle devam etti: 

''Konu Irak olduğunda ise Irak'ı tehdit eden her şey, her bir unsur Türkiye için de, bölge için de bir tehdittir. O bakımdan son dönemde IŞİD’in gerek Irak’ta gerek Suriye’de gerçekleştirdiği eylemler karşısında hem Irak’la hem de uluslararası toplumla birlikte hareket etmeye büyük özen gösterdik, bundan sonra da bu çalışmalarımızı sürdüreceğiz. İstihbari işbirliği ve alanda terörün etkisini kıracak işbirliği konusunda daha yakın bir çalışma temposu içinde olacağız. Bunun yanında terörü ortaya çıkaran şartları yok edecek şekilde özellikle Suriye’de kalıcı barışın temin edilmesi ve Suriye halkının kendi iradesini ortaya koyabilecek şekilde siyasi yapıda etkide bulunabilmesi önemlidir.''

''Bugün IŞİD tehdidi ortadan kalksa yarın başka tehditler gündeme gelebilir'' şeklinde konuşan Davutoğlu, şunları söyledi: 

''Her halükarda hepimizin bu tür faaliyetlere karşı ülkelerin toprak bütünlüğü anlayışı temelinde, karşılıklı saygı temelinde işbirliği yapmasında büyük fayda var. Türkiye, bu konuda her türlü katkı yapma hususunda hep hazır olmuştur, bundan sonra da bu çalışmalar ortak güvenlik mekanizmalarıyla da sürdürülecek. Sayın İbadi’nin Ankara ziyaretine kadar da gerekli güvenlik birimlerimiz bu konuları istişare etmeye devam edecekler. Suriye’den tehditler kaynaklandığı için önemli ölçüde Suriye’deki krizin çözümü konusunda da hep beraber çalışmamız gerekir. Eğer Suriye’de bu terör faaliyetlerine zemin teşkil eden güç boşluğu devam ederse, Suriye halkına acımasızca saldırılar devam ederse 300 bin Suriyeli kardeşimiz şehit edildi, hayatını kaybetti. Bu acıların son bulması için de Türkiye ve Irak’ın birlikte çalışmaya ihtiyacı var.''

"BU İTHAMLARI HER ZAMAN REDDETTİK"

Davutoğlu, bir gazetecinin ''Suriye’ye giren terör örgütleri konusunda Türkiye’nin sınırlarının açık olduğuna dair ithamlar olduğunu'' ifade ederek, bu konudaki değerlendirmesini sorması üzerine, ''Bu ithamları her zaman reddettik ve bunun hiçbir karşılığı da yoktur'' dedi. 

İbadi ile görüşmelerinde bu konunun da gündeme geldiğini söyleyen Davutoğlu, ''Bugün DEAŞ’ın (IŞİD) başındaki kişi Bağdadi de dahil olmak üzere birçoğu Suriye’ye Irak’tan geçtiler, tabii Irak hükümetinin burada hiçbir sorumluluğu yok, zaten Irak’ta son on yılda birçok yapılar, bu şekilde yapılar gündeme gelmişti. Bugünkü DEAŞ’ın, IŞİD’in liderlerinin tümü hemen hemen Irak’taki istikrarsızlıktan istifade ederek buradan Suriye’ye geçmiş kişiler; başta Bağdadi olmak üzere. Ayrıca IŞİD’in kadrolarında hiçbir Türk bu anlamda üst düzeyde Türkiye’den geçtiği ispat edilen tek bir kişi dahi yoktur'' diye konuştu.

''Türkiye’nin sınırları açıktır, doğru. Kime açıktır biliyor musunuz?'' şeklinde konuşan Davutoğlu, ''Zalim bir rejimin hava bombardımanından kaçan, kimyasal silahlarından kaçan scud füzelerinden kaçan Suriye halkına açıktır'' şeklinde konuştu.

"AÇIK BİR SORUMSUZLUKTUR"

İki milyona yakın Suriyeli’nin Türkiye’ye geldiğini ve yaklaşık 4,5 milyar dolar ayırarak Suriyeli mültecilere harcadıklarını anlatan Davutoğlu, Türkiye’nin bazı şehirlerinde Suriyeli sayısının Türk sayısından fazla olduğunu anımsattı. 

Davutoğlu, konuşmasında şunları ifade etti:

''Şu anda Halep’te Suriye rejiminin baskısından kaçan binlerce insan hala Türkiye’ye doğru gelmeye devam ediyor. Şimdi Türkiye’nin yaptığı bütün bu fedakarlıkları görmeyip bir de itham etmeye kalkmak açık bir sorumsuzluktur, iftiradır, buradan bir kez daha söylüyorum: Türkiye hiçbir terör örgütüne veya hiçbir terör grubuna, şiddet grubuna sınırdan geçme imkanı vermemiştir. Bunu Avrupalı ve Amerikalı yetkililerle görüştüğümüzde de her zaman bütün ülkelerin yetkililerine aslında hep şunu söyledik: ‘Eğer bir takım terör unsurları varsa kendi ülkelerinden çıkarmayın, yok çıkıyorlarsa bize listelerini verin biz ülkemize sokmayalım. Ama Türkiye 35 milyon turistin geldiği dünyaya açık bir ülke. Bu ülkeye gelenleri havaalanında engelleyecek bir imkanımız yok. Şu anda bu şekilde istihbari paylaşımlar üzerinden zaten binlerce kişinin Türkiye’ye girişini engelledik’.

Fakat herkesin samimiyetle şu soruları cevaplaması gerektiğini düşünüyorum: Mart 2013’e kadar IŞİD diye bir tehdit yoktu Suriye’de. Peki, Suriye’de problem yok muydu? 2013 Mart'ında IŞİD ortaya çıkana kadar Suriye’de 200 bini aşan insan katledildi. Milyonlarca, 11 milyon Suriyeli ya içeride ya dışarıda mülteci durumunda. Böyle şartlarda her türlü şiddet örgütünün doğabileceği zemin oluşur. Şimdi Suriye rejimini suçlamayıp, bu güç boşluğuna sebep veren rejimi suçlamayıp, bu zulümler karşısında sessiz kalan uluslararası toplumu suçlamayıp, Irak ve Suriye’den iki milyona yakın kardeşine bağrını açmış, ekmeğini, aşını, evini paylaşmış Türkiye’yi suçlamak açık bir iftiradır ve ahlaki bir tutum değildir. Bize ispat etsinler, ‘IŞİD’in şu liderleri Türkiye’den geçmiş’ desinler böyle bir ispat yok, hiçbir isim veremiyorlar, sadece suçlamada bulunuyorlar.''

"UYANIK OLMAYA DAVET EDİYORUM"

Burada Türkiye’nin hem uluslararası alanda itibarını sarsma teşebbüsünün, hem de Türkiye’nin dostları, kardeşleri arasını açma teşebbüsünün olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, ''Buradan bir kez daha, Bağdat’tan söylüyorum: Kimin elinde bir delil varsa getirsin, ama delil olmadan konuşmak ve Suriye’deki acılara sessiz kalmak utanç verici bir tablodur'' diye konuştu.

Türkiye’nin her zaman tutumunun ahlaki, ilkesel olduğunu ifade eden Davutoğlu, şunları kaydetti:

''Irak'ı tehdit eden hangi örgüt varsa bize de tehdit teşkil eder. Hiçbir şekilde bunlara herhangi bir tolerans gösterilmediği gibi onlara karşı her türlü mücadele verilir. Burada bazı uluslararası medyada yapılan algı operasyonlarına karşı bütün kardeşlerimizi uyanık olmaya davet ediyorum. Bir gün IŞİD terör örgütü de bu topraklarda etkisini kaybeder ama Türkiye ve Irak, Türkiye ve Suriye, Suriye ve Irak ve bu ülkelerdeki halklar hep ebediyete kadar bir arada yaşayacaklar. Barış içinde yaşamaları için bizim görevimiz gerekli çalışmaları yapmaktır. Türkiye de bu konuda, bu ilkesel tutumunu sürdürmeye kararlıdır.''

"GÜVENLİK BOŞLUĞUNUN OLUŞMAMASI LAZIM"

''Irak’ın Türkiye’den ulusal vilayet muhafızlarındaki askerlerin eğitimi ve vilayetlerin güvenliklerinde rol alacak polislerin eğitim talepleriyle ilgili Türkiye’nin bakışının'' sorulması üzerine Davutoğlu, konuya İbadi ile aynı perspektiften baktıklarını hatırlattı. 

Irak'ta kendi toplumuna ve dünyaya ümit veren yeni bir hükümet olduğunu söyleyen Davutoğlu, her türlü güvenlik ve istihbarat işbirliğini yapmaya kararlı olduklarını bildirdi.

Davutoğlu, ''Irak’ta da, Suriye’de de hiçbir güvenlik boşluğunun oluşmaması lazım. Maalesef Suriye’de hem ciddi bir güvenlik boşluğu var hem de bir meşruiyet boşluğu var. Bunun ortaya çıkardığı büyük bir kaos var. Irak’ta ise meşru bir hükümet ve teröre karşı mücadele konusunda da kendisine güven veren yani bu konudaki kararlılığını gösteren bir siyasi liderlik var'' diye konuştu. 

Türkiye ile Irak arasında görüşmelerin devam edeceğini ve Irak’ın ihtiyacı olduğunda Türkiye’nin elinden geleni yapacağını söyleyen Davutoğlu, şöyle devam etti:

''Önemli olan bölgedeki bu kaotik duruma bir an önce son verilmesi ve bu kaotik durum yerine kalıcı istikrar ve güven ortamının sağlanması. Burada güvenlik yapılarının bütün toplumsal kesimleri bünyesinde barındırması çok önemli. Suriye’de böyle bir durum olmadığı için bütün bu tablolarla karşı karşıya kalındı. Türkiye olarak her zaman Irak’taki dostlarımızla ve bölgedeki diğer ülkelerle Ortadoğu bölgesinin tekrar güvenlik bölgesi, bir istikrar bölgesi olması için ne tür adımlar atılması gerekiyorsa beraber çalışmaya hazırız.''

"ARTIK SURİYE KONUSUNDA KAPSAMLI STRATEJİ GELİŞTİRMENİN VAKTİ"

Davutoğlu, bir gazetecinin, “ABD’nin IŞİD’le mücadele ile ilgili temsilcisi General Ellen’in bugün bir açıklaması oldu. Verdiği temel mesaj Suriye’de Esed’siz bir dönem olması gerektiği, yeniden istikrar kazanması için. İkinci bir mesaj ise havadan bombardımanla Kobani’de mücadele edilebileceği yönünde” diyerek bu açıklamalar çerçevesindeki değerlendirmelerini sorması üzerine, açıklamayı kendisinin de gördüğünü söyledi.

Avustralya'daki zirvede ABD Başkanı Barack Obama ile Suriye konusunu detaylı ele aldıklarını hatırlatan Davutoğlu, General John Elen’in Ankara ziyareti sırasında da Dışişleri Bakanlığında ilgililerle görüşme yapıldığını ve yarın akşam da Joe Baiden’in de Ankara’ya geleceğini ve bu konuların ele alınacağını söyledi.

“Artık Suriye konusunda kapsamlı strateji geliştirmenin vakti” ifadesini  kullanan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“IŞİD’e ve terör örgütlerine karşı mücadelede konusunda zaten tam bir ittifak var. Bu çerçevede atılacak adımlara da Türkiye destek vereceğini ifade etti. Ancak IŞİD terörü ortadan kalkarken veya buna karşı mücadele edilirken resmin bütününün de görülmesi lazım. IŞİD terörünü ortaya çıkaran şartlar Suriye rejimi tarafından oluşturulmuştur. Suriye rejimi acımasızca havadan sürdürdüğü bombardımanlarla kadın çocuk demeden yaptığı katliamlarla bir halkın ümitlerini, geleceğe bakışını yok etti. Bu güvenlik boşluğunda IŞİD doğdu. Dolayısıyla meseleyi sadece Kobani ve IŞİD olarak ele alındığında kalıcı çözüm bulunması çok zordur. Kobani’ye destek konusunda da Türkiye elinden geleni yaptı. Gerek Özgür Suriye Ordusu’nun Kobani’ye geçişine, gerekse Peşmerge güçlerinin geçişine imkan sağladı.”

DEAŞ'ın (IŞİD) Kobani’den çıkmasının Suriye meselesini çözmeyeceğini dile getiren Davutoğlu, şunları kaydetti:

“Çünkü bu yapı devam ettikçe, kendi halkına zulmeden bir anlayış devam ettikçe başka terör örgütleri ortaya çıkar. Bizim bu konudaki tutumumuz açıktır, Suriye sorununa kapsamlı ve bütüncül bir çözüm bulunmalıdır. Kobani’deki saldırılara yüksek sesle karşı çıkanlar, günlerdir Halep’te havadan sürdürülen bombalarla kadınların ve çocukların öldürülmesine sessiz kalmaktadır. Uluslararası toplum Kobani’ye gösterdiği hassasiyeti Halep’e de göstermeli.

Biz Türkiye olarak Halep’ten gelen Araplara, Kürtlere, Türkmenlere de kucak açtık. 200 bin Kobanili Kürt kardeşimiz Türkiye’ye sığındı, onlara da kucak açtık. Şu anda Kobani halkı fiilen Türkiye’dedir, 200 bin Kobanili Türkiye’dedir. Orada gene çarpışan gruplar kaldı. Türkiye, bu fedakarlıkları yaparken Suriye halkına hiçbir zaman etnik ve mezhep gözüyle bakmadı, kim gelirse ‘kimliğin nedir’ diye sormadı. ‘Müslüman mısın, Hristiyan mısın, Arap mısın, Kürt müsün, Türkmen misin, Sünni misin, Nusayri misin, Şii misin’ demedi, hepsine kucak açtık.

Şimdi ama uluslararası toplumun sorumluluklarını yerine getirmesi lazım. Sadece kendi kamuoyularını tatmin etmek için bir şeyler yapıyoruz diye Suriye’nin bir parçasına dönük bir politika takip edilirse dünyada geri kalan parçadaki acılara sessiz kalınırsa kalıcı çözüm olmaz. Bu çerçevede son dönemde Amerikalılar ve diğer müttefiklerle ve bölge ülkeleriyle yaptığımız görüşmelerde edindiğimiz intiba olumlu yönde intibalardır. Yani Suriye’deki soruna kalıcı bir çözüm bulma yönündeki görüşler yaygınlaşmaktadır. Bu yöndeki çabaları da sürdürmeye kararlıyız.”

İBADİ: TÜRKİYE İLE MUTABAKATA VARDIK

Irak Başbakanı Haydar el-İbadi de Davutoğlu’nun Irak ziyaretinin, olumlu ilişkilere ve geleceğe dönük olumlu adımların atılmasına vesile olmasını diledi.

Davutoğlu ile terörün bölgeye yönelik tehdidini ve ikili ilişkileri ele aldıklarını aktaran İbadi, “Terör örgütü IŞİD’le mücadele ve ele aldığımız diğer bütün konularda Türkiye ile mutabakata vardık” dedi.

İbadi, "ortak istihbarat ve bilgi paylaşımında da prensipte anlaştıklarını" ifade ederek, “Güvenlik ve askeri işbirliği alanında, iki ülkenin ortak yürüteceği çalışmalara ilişkin heyetler arası görüşmeler sürecek. Irak güvenlik güçlerinin eğitimi için Türkiye’nin desteğini memnuniyetle karşılıyoruz" diye konuştu. 

Güvenlik işbirliği alanında da mutabık kaldıklarını kaydeden İbadi, IŞİD’in sadece Irak için değil, bütün bölge için tehdit olduğunu vurguladı.

İbadi, "Başbakan Davutoğlu’nun daveti üzerine Aralık ayında Türkiye’yi ziyaret edeceğini" bildirdi.

TÜRK ŞİRKETLERİNE DAVET

"Türk şirketlerini, yatırım için tekrar Irak’a davet ediyorum" diyen İbadi, şunları söyledi:

"Biliyorum ki geçen dönemde bazı şirketler, Türkiye’ye döndü. Ancak tekrar gelmeleri için yeni bir sayfa açıyoruz. İki ülkenin çıkarına ortak hareket etmemiz gereken konular var. Halklarımızın çıkarları üzerinde kurmamız gereken yeni ilişkiler var." 

IŞİD’le mücadelede başarı kaydettiklerini anlatan Başbakan İbadi, Beyci kentinde kontrolü tamamen sağladıklarını, Beyci Rafinerisi'ne giden yolun da tamamen temizlendiğini belirtti. İbadi, Enbar, Salahaddin, Diyala, Musul ve diğer bölgelerde de IŞİD'i püskürtmeye başladıklarını sözlerine ekledi.

IRAK CUMHURBAŞKANI MASUM İLE DAVUTOĞLU GÖRÜŞTÜ

Irak Cumhurbaşkanı Fuad Masum, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu kabul etti. 

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda basına kapalı gerçekleştirilen kabul, yaklaşık 45 dakika sürdü.

 

Habertürk



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

İmamoğlu 2019'daki kırık sandalyeyi hatırlattı: Amaçları beni yıldırmak...

Çatalca'da halka hitap İmamoğlu, 5 yıl boyunca randevu taleplerine karşılık vermeyen Cumhur Erdoğan'ı ayrımcılık yapmakla suçladı. İmamoğlu Erdoğan'ın amacının kendisini yıldırmak olduğun...

25 yılda tek bir tane açmamışlardı... Murat Kurum'dan şaşırtan 'kreş' vaadi!

Proje tanıtım toplantısında konuşan Cumhur İttifakı'nın adayı Murat Kurum, 1 yılda 100 kreş açacaklarını söyledi. Ancak Refah Partisi ve AKP'nin İBB'yi yönettiği 1994 yılından 2019 yıllın...


CHP'den İYİ Parti seçmenine 'stratejik davranma' çağrısı

CHP'li Oğuz Kaan Salıcı, sandığa üç gün kala parti tabanı ile İYİ Parti ve AKP seçmenine seslendi. CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, yerel seçimlere kısa bir süre kala CHP, İYİ ...

İmamoğlu: Kamuda yönetici olduğum yerde akrabam kapıdan içeri giremez

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Eş, dost, akraba işini kamuda asla sevmedim, sevmem. Akrabalık yeri değildir siyaset. Benim eşim şahit; bilir. Akrabam kapıdan içeri giremez benim kurumumda, ...


HPV ve HIV iddialarıyla gündeme gelmişti... Gözaltına alınanlar var!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Karabük Üniversitesi'nde yaşanan olaylarla ilgili sosyal medyada kullanılan nefret söylemlerine ilişkin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme", "ha...

Seçimlerde en yaşlı aday 90, en genci 18 yaşında

Yerel seçimlerin en genç ve en yaşlı adayı arasında 72 yaş farkı var. En yaşlı aday 90 yaşındaki AKP'li Ali Kalınca. En genç ise Yeniden Refah Partili 18 yaşındaki Elif Nur Batur. 31 Mart...


Yargıtay'da başkanlık seçimi dördüncü gününde

Yargıtay Başkanlığı seçiminin dokuzuncu turunda da sonuç çıkmadı. Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca 119, 3'üncü Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Kerkez 138 oy aldı. Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca'...

Prof. Dr. Ahmet Ercan İstanbul'daki riskli 5 ilçeyi açıkladı

Yalova açıklarında ve Marmara Denizi çevresinde meydana gelen depremler endişe yaratmaya devam ediyor. Prof. Dr. Ercan, İstanbul'da beklenen büyük deprem öncesi riskli ilçelere dikkat çek...


Cübbeli Ahmet'ten İsmailağa Cemaati'ne yanıt gecikmedi

Kamuoyunda 'Cübbeli Ahmet Hoca' olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, İsmailağa cemaatinin kendisi hakkında verdiği ihraç kararına yanıt verdi. İsmailağa Cemaati'nde, tarikatlarda şeyhlik mak...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Türkan Şoray'dan Kadir İnanır paylaşımı

Türkan Şoray, 24 Mart Pazar günü Beykoz'daki evinde beynine pıhtı atması nedeniyle fenalaşıp hastaneye kaldırılan Kadir İnanır'a geçmiş olsun dileklerinde bulundu. Geçen pazar günü Beykoz...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Uykunuzu tam alamıyor musunuz? Daha yaşlı hissetmeniz normal olabilir

Bilim insanları, 1 ay boyunca uykularını tam alan kişilerin oldukları yaştan yaklaşık 6 yaş genç hissettiklerini belirledi. İsveç'teki Karolinska Enstitüsündeki araştırmacılar yeterli uyku almanın ve uykusuzluğun, hissedilen yaşla ilişkisini inceledi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR