Hangi oyunu seviyoruz ki biz bu topraklarda? Hangi futbolcunun bir hareketi heyecanlandıracak bizi? Duymadık mı futbolun başsız kaldığını? Kaldı ki bir başkanı varken bile ne dolaplar dönüyormuş, tabii ki haberimiz olmadan. Parçasıyız sanıyorduk bu oyunun. Sahanın güzelliğine güzellik katıyoruz diye düşuüyorduk yollara.
Tribünden sesimizi ne kadar yüksek desibele taşırsak o kadar oyuna müdahil oluyoruz yanılgısına düşmüşüz meğer. Biz sahaya bakarken, kimilerinin hem de en yetkililerinin gözü dışarıdaymış. Oynamışlar ama topla değil bizim sevgimizle. Kapalı kapılar ardında planlanmış her şey. Kerli ferli adamlar, ne kadar temiz olduğu sürekli şerh altında olan UEFA’yı bile ikna (!) etmiş. Eeee, tamam da artık biz hangi oyunu nasıl izleyelim, nasıl yorumlayalım?
Cezai yargının alacağı kararla TFF’nin vermesi gereken kararın bir olmadığını bile anlamayalım isteyenlere mi? Yasal yargı süreci belki yıllar sürecek, peki o yıllar boyunca ne ile avutacaklar bizi? Federasyon, bu sorumluluğu bile almayacaksa neden özerktir? Siz bu kararı veremedikçe, sahada canını dişine takanlara yaptığınız haksızlığı ve adaletsizliği nasıl ödeyeceksiniz?
Beşiktaş-Gençlerbirliği maçında oyuncular da bu vebalin kendilerine ödettirildiğini düşünerek başladı adeta ilk yarıya. Hatta bütün bir devrenin aynı şekilde geçtiğini söylemek mümkün. Hep “Umut fakirin ekmeğidir” kıvamında bakıyoruz ya sahaya oradan da bize oyun anlamında bir ekmek çıkmamıştı 45 dakikada.
Soğuk havada içimizi ısıtan tek şey Ersan’ın 22’de Gençlerbirliği’ne hediye ettiği gol. Genç oyuncunun Fernandes’e atıyorum diye rakibe teslim ettiği topta Azofeifa, yaptığı asistle hem topu hem de Tum’u kaleye soktu: 0-1.
Carvalhal’in hamleleri
İkinci perde ise ‘futbol sahada güzeldir’in kanıtıydı adeta. Quaresman’nın müthis (defansa çarpsa da) golü ve 1-1’le başlayan devre, yedekte defans oyuncusu olmadığı için Tanju’nun sakatlanmasıyla sol beke Veli’yi çekmek zorunda kalan Carvalhal’i de gösterdi, 58’de Q7’nin defansın ardına kaçırdığı Ekrem’in ortası Almeida’nın kafasıyla Kartal’ın öne geçtiğini de:
2-1. Açık alanda Beşiktaş’ın Portekizlilarinin neler yapacağı da Dolmabahçe’de görüldü, Azofeifa’nın 71’de Cenk’in hatasında skoru dengelediğini de. Lakin sahadaki son söz 74’te derbinin cezalısı Fernandes’ten geldi: 3-2. Yine de bir yanımız eksik. Federasyona kim gelirse gelsin aklımızdaki soru işaretlerini silsin ki sadece oyuna odaklanabilelim.
Not: Adı soruşturmada geçen Beşiktaş’ın başkanı Yıldırım Derimören’in futbolu yönetmeye aday olması ne kadar etiktir? Ya da bu seçim, Beşiktaş taraftarından başka kimi memnun eder ki?
Zafer turu atıldı
Spor Toto Türkiye Kupası’nı tarihinde ilk kez kazanan Beşiktaş Milangaz’ın oyuncuları, kupayla statta tur attı. Kapalı tribünün önünde taraftarlarla, basketbolcular karşılıklı tezahürat yaptı.
‘Fener’e ve TFF’ye başkan olsana’
Dünkü maçta Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören’e tepki vardı. Siyah-Beyazlı taraftarlar adı Futbol Federasyonu başkan adaylığı için geçen Demirören’i protesto etmek için, “Yeter Yıldırım Demirören”, “Başkan olsana federasyona başkan olsana”, “Fenerbahçe’ye başkan olsana” sloganlarını söyledi. ‘Yeter Yıldırım Demirören’ tezahüratları müzik yayınıyla sekteye uğratılırken, protestolara tribünde ‘karşı protesto’ olunca kısa süreli ‘yumruklaşma’lar yaşandı.
Siyah-Beyazlılarda Egemen şoku
Beşiktaş’ta Egemen Korkmaz dün sabah yapılan idmanda ayağında ağrılar hissettiği için riske edilmedi ve dün oynamadı. Egemen’in yerine Ersan Gülüm ‘İlk 11’de forma giydi.
Tanju’nun omzu çıktı
Beşiktaş’ta dünkü maçın 52. dakikasında sakatlanan ve 53’te yerini Mustafa Pektemek’e bırakan Tanju Kayhan’ın omzu çıktı. Oyuncuya müdahale edilirken ‘korkulacak’ bir durum olmadığı açıklandı.
Manuel Fernandes yine cezalı
Siyah-Beyazlılarda karşılaşmanın 56. dakikasında Fernandes’in Azofeifa’yla yaşadığı ‘faul pozisyonu’ sonrası gerginleşen ikili sarı kartla cezalandırıldı. Cezalı duruma düşen Manuel Fernandes, Fenerbahçe derbisinin ardından Galatasaray maçında da takımını yalnız bırakacak.








