''TÜRKİYE 'de YÜZ NAKLİ YAPILIYOR TÜM YÜZSÜZLERE DUYRULUR.''
İstanbul Bahçelievler İlçesi Soğanlı Mahallesinde yapılan delege seçimlerinde ,Genel Merkez destekli ekibin ,delege seçimleri için hazırlayıp bastırdıkları ,delege isimlerinin yazılı olduğu kağıdın üstüne, Kemal Kılıçdaroğlunun fotoğrafını basıp, kendilerini Kemal Kılıçdaroğlu yanlısı, diğer listeyi de karşıtı gibi gösterme çabaları ile başlayan tartışmanın benzeri ,geçen hafta İzmir Karabağlar ilçesi Üçkuyular mahallesi delege seçimlerinde yaşandı. Üçkuyular mahallesinde, Genel Merkez ve İl Yönetimi destekli olduğunu ifade eden ve ayrı seçim listesi hazırlayan grup, listenin başına ''ÇAĞDAŞ KATILIMCI HALKÇI CHP'liler '' yazmakla, tıpkı İstanbul Bahçelievler İlçesi Soğanlı Mahallesinde yaşananların bir benzerinin yaşanmasına vesile olmuşlardır.
Bu işlerin, İstanbul'da yaşanan olay örneğinde olduğu gibi, listenin başına Kemal Kılıçdaroğlu fotoğrafı koymakla veya ''ÇAĞDAŞ KATILIMCI HALKÇI CHP'liler '' yazmakla olamayacağını, bu kişilerin , yandaş olma kültürü ile bir yerlere gelinemeyeceğini bilmeyecek kadar aymazlık ve cehalet içinde olabileceklerine ve delege seçilmelerine hayret ettim.
Delege seçimlerinde , demokrasi , hoşgörü ve parti içi kuralların sonuna kadar uygulanmasına özen gösteren,bu konuda kararlı bir şekilde çalışan İlçe Başkanı , İlçe Yöneticileri ve çalışanların verdikleri emeğe ve çalışmalara şahit olduğum için ve emeğe olan saygımdan bu yazdıklarımın sonuna kadar arkasındayım.
Karabağlar ilçe delege seçimlerinde yaşanan olayları ,sadece Üçkuyular örneğinde yaşanan yalakalık ve yandaşlıkla ile sınırlamak yanlış olacaktır.
Karabağlar ilçede yaşananlar, atama İl Başkanının Karabağlar ilçeye olan ilgisi, İlçe Başkanı ve Yönetimini görevden alma takıntısı ,Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm' le olan kavgasından ibaret değildir.
Ben eski partiliyim ve 'partide çapacıyım' diye övünen, atama İl başkanı sayın Tacettin Bayır ne yazık ki geçmişte CHP' de resmi anlamda hiç bir kademede yöneticilik yapmamıştır.Bu tecrübesizliği, parti yöneticiliği ile kendi sahip olduğu şirket yöneticiliğini sürekli karıştırmasına neden olmuştur.Bu karışıklık zaman zaman kendisi gibi partili olan eşi Tülay Bayır'ın da internet sosyal paylaşım ortamı olan facebook ta neden olduğu bazı tartışmaların yaşanmasına neden olmuştur ve hala da olmaktadır.Ne oldu derseniz ; bu konu basına yansıdığı için herkes anımsar.
CHP İzmir'de Facebook tartışması manşeti ile basına ve internet sitelerine haber olan olay ''12 Haziran genel seçimlerde CHP’nin yetersiz çalıştığını dile getiren ve bunu Facebook sayfasında paylaşan Şadıman Şenbalkan’a CHP İzmir İl Başkanı Tacettin Bayır’ın eşi Tülay Bayır hiç bir yetkisi ve hakkı olmayan Tülay Bayır sanki İL Başkanı tavrı ve havası ile yine Facebook üzerinden cevap vererek, bu tür eleştiriler yapmak yerine düşüncelerini rapor halinde sunmasını istemiş ŞadımanŞenbalkan dan. Atama İl başkanının eşi olması dışında hiçbir yetkisi olmayan Tülay Bayır’ın ‘rapor’ talebinde bulunmasına kızan Şenbalkan’ın ise, ‘Ne raporu, siz kimsiniz?’ '' diye başlayan bu tartışmayı herkes muhakkak hatırlar.Daha bu tartışmalar bitmeden,Sayın Tülay Bayır internet sosyal paylaşım ortamı olan facebook ta ikinci bir tartışmayı başlatmıştır.Bu olayında çok eleştiri alacağı ve gündem yaratacağı inancındayım. Bu olay,eşi gibi CHP'li olan sayın Tülay Bayır'ın Facebook sayfasında yazıp yayınladığı bir yazıya yapılan yorumlardan ibaret.İlk bakışta çok masum sadece ne olacak canım sadece yazı ve yapılan yorum diye geçiştirilemeyecek anlam ve içeriye sahip yönlendirmelerle dolu bir yazı.
Sayın Tülay Bayır'ın ''TÜRKİYE 'de YÜZ NAKLİ YAPILIYOR TÜM YÜZSÜZLERE DUYRULUR.'' diye yazıp facebook sayfasına koyup, paylaşılan bu yazıya yapılan yorumlardan, direkt KARABAĞLAR ve CHP'li üyelerin hedef alındığı görülecektir. Yazıya, yorumcuların kimileri tarafından yazılış amacına göre yorumlansa da ,gerçek sağduyu sahibi partili olan insanlar tarafından kınandığı görülmektedir.Atama İL Başkanı Tacettin Bayır acaba bu son facebook olayını bir önceki olayda yaptığı açıklama gibi ''eşim facebook hesaplarımızı karıştırmış yoksa bilinçli yapılan bir şey değil sadece karışıklık oldu'' diye mi savunacak.
Atama İL Başkanının Karabağlar ilçeye olan ilgisi, İlçe Başkanı ve Yönetimini görevden alma takıntısı ,Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm' le olan kavgasından ibaret değil demiştik. Atama İL başkanının, Karabağlara bu kadar önem vermesi ve her mahalle delege seçimlerine özel ilgisinin nedeni ise,İl başkanlığına atandığı ilk günlerde ön seçim diyen,başaramayan, sonra hiç olmazsa Genel Merkez beni yapmadıysa aileden birisini, eniştemi aday göstersin diye gayret eden o da olmayınca,son çare sanırım bu delege seçimlerinde ne yapıp ederim de eniştemi Karabağlara ilçe başkanı yaparım telaşı olsa gerek Enişte Hilmi Değirmenci 'yi ilçe başkanlığına taşımak, belki ilerde Karabağlar Belediye başkanı yapmak ne ayıp ,ne de yasak olan bir şey.Hedeflenen şeyler abes olmasa da ,bu işlerin bu şekilde olmaması ve olamayacağını bilmek lazım.Bu siyasi etik olarakta çok uygun değildir. Kimse bu parti benim babamın malıdır diyemez.Bu partide tek ben varım ve ben olmalıyım anlayışında olmamalıdır.Tüm partililer, bu şekilde siyaset yapılamayacağını bilecek kadar partililik bilinci ve terbiyesine sahip olmalıdırlar.
2009 yılında yapılan Belediye Başkanlığı seçimlerinde dişi ile ,tırnağı ile mücadele ederek kazanılan zaferi unutup da,o seçimlerde karşı partide olup , partimize karşı olunmaz sözler ve ithamlarda bulunan, DSP ilçe başkanı Hilmi Değirmenci'nin ,şimdi ne hedef ve beklentiler için partiye geldiğini iyi analiz edip düşünmek zorunda gerçek CHP'liler.
Eski DSP İlçe Başkanı olan Hilmi Değirmenci ne gariptir ki şimdi Karabağlar ilçesinde ve atama İl Başkanı olan kayınbiraderi ile ilçede uyguladıkları, kendilerce ötekileştirme , disiplin suçu ve görevden alma tehditleri ile koltuk ve gelecek kavgasına girmişler.SHP , DSP ve en son Y-CHP politikalarına sarılan enişte Hilmi Değirmenci 'nin,burada da umduğunu bulamayacağı için , yeni bir parti veya oluşum bulduğu anda derhal ben ''doğru yolu'' buldum misali partiyi terk edeceğine inanıyorum.Şu an Genel Merkez bilgisi dahilinde, partide bilinçli bir ötekileştirme, gerçek partilileri sindirme, silme politikası uygulanmakta.Herkes bu gerçeği görerek siyaset yapmak zorunda.
Siyaset uzun soluklu yapılan iştir.İlkeli , yürekli olup mertçe ve dik omurgalı yapılırsa anlamlıdır.Siyaset çakallara karşı eğilmemektir.Siyaset dostlarını ,ekip arkadaşlarını ,beraber yola çıktıklarını, ilkelerini, ideolojini satmadan, kimseyi yarı yolda bırakmadan, bildiğin doğrular adına sonuna kadar yürümektir.Siyaset makam , mevki beklentisi hedeflenmeden ve aile , eş dostta ayrıcalık öncelik verilmeden adilce yapılırsa anlam ve önem kazanır.










