İzmir:
İstanbul:
Ankara:
Aydın:
Muğla:
Denizli:
       USD: 2.9181 EUR: 3.34 GBP: 4.2206
Mehmet  Gültekin
Mehmet Gültekin
mehmet4435@yahoo.com.tr

CHP İzmir İl Başkanı Kim Olsun?

3 Haziranda yapılacak olan il başkanlığı seçiminde ;  İl başkanı  kim olsun, hiç bu kadar önemli olmadı.

Ancak bunun cevabı da ne yazık ki  tek değil.

1-Aziz Kocaoğlu tekrar Büyükşehir belediye başkanlığına aday olursa ne olur?

2-Aziz Kocaoğlu tekrar Büyükşehir belediye başkanlığına aday olmazsa ne olur?

Bu iki soruya cevap verelim.

Önce 2009 Yerel seçimlerinde belediye başkanı adayları nasıl belirlendi onu kısaca hatırlayalım:

Evet…

O zamanki  CHP İzmir İl Başkanı Kemal Karataş’tı.

İl başkanlığı görevine son verilen Alaattin Yüksel ise o zamanlar işlerinin başına dönmüş, neredeyse siyasetle  hiçbir alakası yoktu.

Peki Aziz Kocaoğlu ne yapıyordu?

Tek başınaydı. Yanında hiç kimse yoktu ve tek başına mücadele ediyordu.

Ayrıca Ankara’dakiler ; Alaattin Yüksel’in il başkanlığına  son verildiği gün ,  Aziz Kocaoğlu’nun İnönü Kültür merkezinde Ankara’ya söylediklerini unutmamıştı.

Üstüne üstlük  Aziz Kocaoğlu’da  boş durmuyordu. Baykal’ın İzmir’de   bir numaralı adamı  olan İl başkanı Kemal Karataş ile  her fırsatta kavga ediyordu.

Hatırlayanlar vardır, Büyükşehir Komisyon seçimlerinde Aziz Kocaoğlu ve İl başkanı Kemal Karataş arasında  son  genel seçimlerde basının önünde  canlı olarak  yaşanmış olan Koçaoğle ve Mehmet Ali  Susam kavgasının benzeri Kocaoğlu ile Kemal Karataş  arasında da  yaşanmıştı.

Daha beteri; Tayland gezisi  bunların hepsinin üstüne bir güzel cila oldu.

Yani…

2009 yerel seçimleri için  başkanlar belirlenirken  her şey normal olsaydı Aziz Kocaoğlu’nun  tekrar aday gösterilmesi söz konusu bile olmazdı!

Ancak burası İzmir.  

O günün şartlarında Aziz Kocaoğlu için İzmir’de yapılan gerek anketlerde, gerekse kamuoyunda ve hatta örgüt içinde  bile desteği tavan yapmıştı. Bu gücü gören Baykal Antalya’da yaşadığı hezimetten sonra İzmir’de ikinci bir macerayı göze alamadı.

Yinede  bu tercih  Baykal ekibinin İzmir için başka hesaplar  yapmasına bir engel değildi.  

Hemen hesap yapıldı:

Aziz Kocaoğlu belediye başkanı adayı olarak adaylığı açıklanana kadar öyle yorulmalı, öyle yorulmalı ki,  konu ilçe belediye başkanlıkları kim olacağana  gelince onlar için en ufak bir mücadele edecek gücü kalmasın.

Bu plan dahilinde Aziz Kocaoğlu önce uzun süre sahanın kenarında sürekli ısıtıldı. Sonrada haydi gir oyna dediler. Ama  Aziz Kocaoğlu sahaya girdiğinde artık hiç bir gücü kalmamıştı.

Bu noktadan sonra sahada sadece Deniz Baykal, Önder Sav ve İl başkanı Kemal Karataş vardı ve bu üçlü iyece sahaya yayılarak iki golün dışında ki bütün golleri güle oynaya boş kaleye  attılar.

Bu maçta tam 30 gol atıldı…

Baykal ve ekibi bu maçta fair play ödülünü de  olmak için iki golü Aziz Kocaoğlu’na attırdılar. Aziz Kocaoğlu bu golleri kaleye atarken bile  o kadar zorlandı ki  goller ancak direğe çarparak kaleye girebildi.

Bu goller de Bayındır ve Urla golleriydi.

Diğer 28 gölü ise sadece 3 kişi kaleye attı.

 Kim mi bu 3 kişi?  

Deniz Baykal, Önder Sav ve İzmir İl Başkanı Kemal Karataş’tır.

MASADAKİ PLAN:

Birinci aşama (2009 yerel seçimlerini anlatıyorum):

--Önce Karşıyaka, Narlıdere, Balçova, Çeşme, Foça, Menderes, Kınık, Kiraz, Selçuk gibi belediyelerin   başkanları   masaya  yatırıldı ve  bu başkanlar için üçlünün kendi   arasında çok sorun yoktu. Şip şak  anlaştılar. Karar, bu belediye başkanları yine devam edeceklerdi.

İkinci aşama:

--Birde mevcutta kendi ilçelerinde CHP’li belediye başkanı oldukları halde başkanlıkları tehlikede olanlar vardı.

Menemen: Belediye başkanı Tahir Şahin Sarıgülcü olarak mimliydi. Kubilay töreninde yaşanan  krizi de hiç  kimse unutmadı. Ama Tahir Şahin bu işi iyi kurtardı. Tekrar aday gösterilmesinde Kemal Karataş ve Abdül Batur’un  büyük destekleri oldu.

Torbalı: Önce gitti, sonra geri geldi . Ama bana göre her şeye rağmen bu çukurun en iyi hizmet üreten başkanlarından birisidir.

Güzelbahçe: Ertan Avkıran hapiste olduğu için o şartlarda onu kırmadan, onun da  oluru alınarak birisi atandı.

Çiğli: Mevcut başkanın hastalığı bilindiği halde, sırf onu gideceği  son yolculuğuna mutlu göndermek  için tekrar aday gösterildi. Bu konuda özellikle Önder Sav çok ısrarcı oldu ve sonrasını da iyi planlayarak  istediğine ulaştı.

Üçüncü aşama:

--CHP’li Belediye başkanı koltuğunda  oturmasına rağmen kesin değişmesi gerekenler vardı.

   Bornova: Aziz Kocaoğlu seçildikten 3 ay sonra Büyükşehir Belediye Başkanı olunca yerine meclisten seçilen Sırrı Aydoğan’ın yeni bir dönem için hiç  şansı  yoktu. Çünkü Aziz Kocaoğlu’na çok  yakın birisiydi ve değişecekti. Sonuçta buradaki adayın belirlenmesini tam olarak Kemal Karataş’a mal etmesek de , Ankara’dan yapılan “özyürekten” bir destek ile bu koltuğa başkan olarak Kamil Oktay Sındır  atanmıştır.

Konak: İlçesinin belediye başkanı olan Muzaffer Tunçağ ise,  bu koltuğa  Piriştina kontejanı olarak oturmuştu. Artık  Piriştina yoksa ona da gerek yoktu. Üstelik bu koltuğu bizzat kendisi için düşünen önemli birisi vardı. Çok önceden İzmir il başkanı olarak konak ilçe ile ilgili projeleri  basına malzeme olan birisi. Belki unutmuşsunuzdur planlı bir kazaya kurban giden İl başkanı Kemal Karataş’tan bahsediyorum.

Dördüncü aşama:

--Buraya kadar belirlenen başkan adayları için bu üç kişi arasında çok sert    tartışma olmadı. Esas kavga ve kimin başkan olacağı o günlerde  CHP’li olmayan belediyeler için yaşandı.

Buca: Bu ilçenin başkan adayı  çok önemliydi. Uzun yıllardan beri bu ilçede bir türlü CHP belediye başkanlığı seçimini bir türlü kazanamıyordu. Üstelikte başkan olmak isteyen çok güçlü adaylar vardı. Bunların içinden il genel meclisi üyesi olan  Ercan Tatı hem Baykal’ın, hem de çok güçlü bir şekilde Kemal Karataş’ın desteğini alarak başkan adayı gösterildi.  

Dikili: Mevcut başkan SHP’li olan eski efsane başkanlardan Osman Özgüven’di.

Fakat bu ilçede Önder Sav, ALİ/Veli üzerinden örgütlüydü. Osman Özgüven’in partiye gelmesini bile istemiyorlardı. Ama Murat Karayalçın CHP’ye geçtiği için bu kadarına gücü yetti ve Osman özgüven CHP adayı oldu.

Aliağa: Mevcut belediye başkanı AKP’li olduğu için CHP burada yeni bir belediye başkanı adayı gösterecekti. Bu ilçede Hakkı Ülkü’ye rağmen   bu koltuğa Turgut Oğuz atandı.

Gaziemir: Atanacak aday konusunda Kemal Karataş ve Önder Sav ayrı adayları desteklediler. Kemal Karataş özellikle bu ilçe için kendi adayını göstertmek için çok  mücadelede etti. Ama  son anda Baykal İzmir de ki eski dostu Ekrem Bulgunla  yaptığı bir telefon görüşmesiyle , Önder Sav’ın istediği aday olan Halil İbrahim Şenol’u bu koltuğa atadı.  Çünkü Ekrem dede bu ilçede seçim kayıp diyince Baykal bu durumda Önder sav’ı kırmadı.

Kemalpaşa, Tire, Bergama,Beydağ, Ödemiş,  gibi ilçeler  küçük ilçeler olduğu için buradaki dinamikler dikkate alınarak belediye başkan atamaları  yapıldı. Yinede bu adayların atanmasında Kemal Karataş’ın etkisi yabana atılamaz.

Beşinci aşama:

--Esas kavga ise ilk defa  belediye olan iki ilçe üzerineydi:

Bayraklı: Bu ilçenin adayının kim olacağı son ana kadar belirsizdi. Bir çok isim kendisinin şanslı görüyordu. Ama İl Başkanı Kemal Karataş özellikle bir isim üzerinde çok ısrarlıydı. Bu İsimde , bugün belediye başkanı olan  Hasan Karabağ’dır.  Özellikle Cevat Durak’ın  Baykal üzerindeki yüksek hatırı bile bu adayın değişmesine yetmemiştir.

Karabağlar: Bu ilçede Kemal Karataş aslında Mehmet Türkbay’ı istiyordu. Ama büyük ilçelerden olan  Buca ve sonrada Bayraklıyı Kemal Karataş belirleyince Karabağları belirlemeye gücü yetmedi. Üstelik Karabağlarda  başkanlık  seçimini kazanmak hiç kolayda değildi. Bunu düşünen Baykal bu ilçeyi Önder Sav’a verdi ve oda  İzmir’de ki bir numaralı Önder Sav’cı olan Sıtkı Kürüm’i aday yaptı.

Evet o gün ki tablo buydu. Aziz Kocaoğlu Urla ve Bayındır ilçelerini belirledi. Önder sav özellikle Çiğli,  Karabağlar ve Gaziemir’i belirledi.

Diğer bütün belediye başkanlarını Baykal ve birinci dereceden İl Başkanı olan Kemal Karataş belirlemiştir.

Şimdi anladınız mı niye çok önemli olduğunu.

ŞİMDİ GÜNÜMÜZE GELELİM:

Son CHP tüzüğünde milletvekili aday adaylarını belirleme; bundan sonra mahalle delegesiyle yapılacak olan  önseçimle belirlenecek derken, Belediye başkanlarının belirlenmesini eskiden olduğu gibi genel başkan tarafından belirlenecektir diyor.

Buradan şu sonuç çıkıyor.

Sakın Kemal Kılıçdaroğlu , Baykal gibi yapmaz demeyin.  Hatırlayın milletvekili seçimlerini 300-350 kişi 3.000Tl para yatırdı aday oldu. Sonra listeyi kim belirledi. Kemal Kılıçdaroğlu ve Aziz Kocaoğlu belirledi. Üstelik bu 300-350 adayın verdiği 3.000 TL ile listeye girenler kendi seçim masraflarını karşılayarak milletvekili oldular. O tarihte İl başkanı olan Tacettin Bayır ise yeni atandığı için bu tercihlerde belirleyici olamadı.

Gelelim bugün ki il başkanlığı seçiminin niye çok önemli olduğuna.

Evet tek nedeni var.

Seçilecek olan bu  il başkanı, 2014 yılında yapılacak olan yerel seçimlerde ilçe belediye başkanlarını belirlemek için genel başkan tarafından genel merkezde kurulacak olan  masada birinci dereceden görev olacak.

Nasıl?

Seçilecek bu il başkanı, Belediye başkanlığı seçiminde Genel başkan ile birlikte masada oturacak ve belediye başkanlarının kim olacağını tek tek belirleyecektir. Masada ayrıca  Aziz Kocaoğlu tekrar aday olursa kesin oturur. Dördüncü kişide büyük ihtimalle Nihat Matkap olur.

Öyleyse birinci aşamada  Aziz Kocaoğlu aday olursa, mevcut  belediye başkanlarına  ne oluru masaya yatıralım:

Öncelikle bu masada Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun tarafsız olduğunu kabul ederek başlıyorum.

Evet…üçüncü adam nasıl davranır?

Masada ki üçüncü adam olan Aziz Kocaoğlu’nun  ne kadar demokrat birisi olduğunu herkes bilir!

Hatırlatayım…

2009 seçimlerinde ilçe belediye başkanlarına gücü yettiği için istemediği büyükşehir meclis üyelerinin büyükşehre tekrar gelmesini engellemiştir. Bunu nerden biliyorsun diyen varsa!  Bunun mağdurlarından birisi olduğum için biliyorum. Büyükşehir meclis üyesi olduğum (2004-2009) döneminde Mecliste ki bazı planlara karşı çıktım. Keşke daha fazla karşı çıksaydım. Şimdi bu karşı çıkmadığım planlar için mahkemelerde  yargılanıyorum. Neyse Aziz Kocaoğlu’da  bunun intikamını ,Narlıdere belediye başkanına baskı yaparak benim büyükşehre gelecek sıralara yazılmamı engellemiştir. Benimle aynı  durumda olan Balçova, Karşıyaka meclis üyeleri de vardı. Sonuçta, hepimiz  listelerde Büyükşehre gitmeyecek sıralara yazıldık.

Bu örnekten de  hareketle ve son 3 yılda ilçe belediye başkanlarının kendi yaşadıklarını ve sonrada İzmir milletvekili listelerinin nasıl belirlediğini hatırladıklarında, Aziz Kocaoğlu için,  dün ve bugün nasıl davrandıysa yarında aynı şekilde davranacağını da  çözmüş olurlar.

Yani yine söylüyorum  gücü yeterse ve İl başkanı da kendisine yakın birisiyse bugün ki belediye başkanlarının hiçbirisini o koltuklarda oturtmaz. Çünkü onun için bu başkanlar Baykal, Önder Sav ve Kemal Karataş’ın seçip bu koltuklara  atadığı adamlardır.

Açık açık yine söylüyorum bu ekibi iyi tanırım. “bizden olsun taştan olsun” mantığı ile siyaset yaparlar. Kesinlikle başkasına bakmazlar, beğenmezler ve  çalışmazlar.

Ayrıca masada ikinci kişi olarak oturabilecek olan  il başkanı Aziz kocaoğlu’na yakın biriyse bu masaya bile oturtmazlar. Onun yerinede Aziz Kocaoğlu karar verir.

PEKİ …Masadaki ikinci kişi olan İl başkanı ,Aziz kocaoğlu’na yakın biri değilse işte o zaman her şey değişir. Adaylar belirlenirken başkanlar için  performansa, hizmetlerine, ankete, örgüte vb. daha birçok şey dikkate alınır ve sonra belirlenir.  

Yani sizin için  umut var…

Son olarak Aziz Kocaoğlu Büyükşehir başkanlığına  aday olmaz ise:

 İşte o zaman da belediye başkan  atamalarında  anahtar tek başına il başkanı’nın elinde olmaz.

Bu durumda  il başkanın kime yakın olduğu  önemli olsa bile etkisi adaylar belirlenirken  sınırlı olacaktır. Yani, adaylar belirlenirken masada;  daha çok belediye başkanlarının performansı, anket sonuçları ve örgüt tarafından  desteği belirleyici olacaktır.

Sonuç:

1-Aziz Kocaoğlu ve ekibi il Başkanlığını kazanırlarsa ve Aziz Kocaoğlu’da tekrar aday olursa en garanti görülen Narlıdere,Balçova, Çeşme, Bayraklı ve Konak Belediye başkanları bile değişir. Çiğli, Gaziemir,Buca, Karabağlar, Bornova başkanları ise  kesin değişir.

2- Karşıyaka belediye başkanını bunların dışında bırakıyorum. Son genel seçimlerde ki başarısı ona şimdilik koltuğunda  devam etmesi için  “kalkan” oluyor.(Genel başkandan korunuyor)

3- Bornova, Bayraklı, Konak, Karabağlar, Buca, Menderes ve Çiğli belediye başkanları ise kendileri için bu il başkanlığı  seçimiyle birlikte  “olmak yada olmamak” diyerek kararını verecekler. Kesinlikle il başkanı seçimini kaybettikten sonra sizi koruyacak hiç  kimse kalmaz.

4-Ayrıca bu başkanlar için söylüyorum; kesinlikle kaybedecekleri bir adaya destek vererek  gücünüzü gösterme macerasını girmeyin. Siz il başkanlığını  kaybettikten sonra bu kazanmayan gücün pratikte hiçbir değeri yoktur. Açıkçası sizin için tek şans size en yakın olacak birisinin mutlaka  il başkanı olması.

5-Karşıyaka, Bornova, Bayraklı, Konak, Karabağlar, Buca, Menderes ve Çiğli başkanları için söylüyorum. Aziz Kocaoğlu ve onun desteklediği il başkanını destekleyerek hiçbir şekilde kendinizi kurtaramazsınız. Bu doğa kuralları  kadar kesindir. Hani bir atasözü vardır “İki baş bir kazanda kaynamaz” sözü sizin tamda  bugünkü durumunuz.  Anlayın, onlar hiçbir dönemde  eski tas eski hamam demezler. Tam tersine   tasta bizim olacak, hamam da bizim olacak derler.

6- Daha da önemlisi; Tanımadığınız, bilmediğiniz, denenmemiş, tam emin olmadığınız bir aday sizi yarı yolda bırakabilir. Tecrübeyle söylenen bir söz vardır; “bildiğin yol en kısa yoldur.” Bu yol biraz uzun ve hatta sizi geçmişte zorlamış bile olsa  gideceğiniz yere mutlaka götürür.

7-Karşıyaka, Bornova, Bayraklı, Konak, Karabağlar, Buca, Menderes ve Çiğli başkanlarına söylüyorum. Bu vereceğiniz karar son şansınızdır.

8- Bu arada ilçe başkanlarına  bakıyorum da  bir orada bir burada toplanıp, yiyip içip dağılıyorlar. Diyorum ki 2 veya 3 ilçe başkanı dışında kendi belediye başkanından icazet almadan hangisi özgür iradesiyle o toplantılarda konuşuyor. Kimse kimseyi kandırmasın. Biz kırk kişiyiz birbirimizi biliriz! Öyleyse bu komediden herkes  vazgeçin  ve artık  Belediye başkanları konuşsun. Yoksa sizin yaptıklarınıza açıkçası siyaseti bilen herkes gülüyor.

9- Aziz Kocaoğlu  ve ekibiyle hareket eden delegelere ve başkanlara sesleniyorum: bu ekiple  bir yemişliğiniz, içmişliğiniz, yolculuğunuz, ortaklığınız  yoksa yani açıkçası bir hikayeniz yoksa onlardan birisi olamazsınız. Üstelik onlar  siyaseti her yönüyle iyi bildikleri için buna sizi de inandırırlar. Ama bunu bilin ki  onlar hiçbir zaman yolda bulduklarıyla yol gitmezler, yola birlikte çıktıklarıyla yola giderler. Bu yola çıktıkları insanların sayısı da İzmir de ki ilçelerin sayısı 30 değil 60 bile olsa onlara  yetmez. Yani hiçbir şansınız yok.

10-Aziz Kocaoğlu ve ekibi dediklerimiz şimdiden bütün ilçelerde,  belediye başkanlıklarını kendi aralarında paylaşmışlardır.

11-Son olarak bir daha söylüyorum bu işin telafisi yok…..

Temel idama mahkum edilmiş.

Günü geldiğinde darağacının önünde cellat  Temel’in boynuna yağlı ipi geçirmeden önce sormuş:

Son olarak söylemek istediğin bir şey var m?

Temel “bu bana ders olsun” demiş.

Evet bende size söylüyorum yoksa sizde mi il başkanlığı  seçimlerinden sonra “bu bana ders olsun” diyeceksiniz.

 

21/05/2012 09:18

Yazarın arşivine ulaşmak için tıklayın
Yazarlar
Magazin Haberleri

Seda Sayan, Zuhal Topal'ı şikayet etti

Seda Sayan, Zuhal Topal'ı şikayet etti

Ünlü sanatçı Seda Sayan, Zuhal Topal hakkında “Zekeriya Atak olayı” nedeniyle başlatılan soruşturmada ifade verdi. Sayan savcılıkta verdiği ifadede, Topal’ın iftira, hakaret ve lekelenmeme hakkını ihlal suçlarından cezalandırılmasını istedi. “Zuhal Topal’la izdivaç” isimli evlenme programına katılan

Gupse'den Elçin Sangu açıklaması

Gupse'den Elçin Sangu açıklaması

Gupse Özay, Elçin Sangu hakkında konuştu. Mekan çıkışı basın mensupları ile kısa süreli sohbet eden Özay, fit hali ile dikkat çekti. Oyuncu, “Deliha’da tombikleşmiştim. Yeni filmdeki karakter biraz zayıftı. Toplamda 22 kilo verdim. Ben rolüme öyle motive olurum. Öyle giriyorum karaktere” cevabını verdi.

Şafak Sezer kalp krizi geçirdi

Şafak Sezer kalp krizi geçirdi

Bir süredir sağlığıyla ilgili ciddi sorunlar yaşayan oyuncu kalp krizi geçirdi. Oyuncu Şafak Sezer kandil gecesi Hz. Yuşa Türbesi’ne ziyarete gitti. Türbe çıkışında arkadaşıyla Üsküdar'da bir mekana giden Sezer, bir anda fenalaştı. Apar topar hastaneye kaldırılan oyuncunun kalbine stent takıldı.

Çoban Ailesi Hüsnü için dua ediyor

Çoban Ailesi Hüsnü için dua ediyor

Kanal D’nin başrollerinde; Zafer Ergin, Şevket Çoruh, Özgür Ozan, Alp Korkmaz ve Oya Okar’ın oynadıkları sevilen dizisi “Arka Sokaklar” bu akşam 4.kez “dalya” diyor ve 400.bölümü ile ekrana geliyor. Mesut, Hakan ve Ali Maruf’un sinyalinin geldiği ormanlık alana doğru yoldadır. Ancak Maruf'un işini bitirmek isteyen biri daha vardır:

Yattara verdiği isimle herkesi şaşırttı!

Yattara verdiği isimle herkesi şaşırttı!

Survivor 2016'da final tarihi yaklaştıkça eleme heyecanı da artıyor. Survivor yarışmasında eleme için yazılan iki isim ‘Adadan kim elenecek?’ sorusu dün akşam yanıt buldu. Survivor’da bu hafta dokunulmazlık oyununu kaybeden ünlüler elemeye çıkacak ismi belirledi. Bireysel dokunulmazlık oyununu kazanan Yattara, ikinci eleme için Yunus’un adını söyledi.

Evlilik cüzdanını gelin kaptı

Evlilik cüzdanını gelin kaptı

Geçtiğimiz cuma günü sürpriz bir şekilde dünyaevine giren Tarkan, sürpriz nikahla ilgili konuştu. Geçtiğimiz cuma akşamı sessiz sedasız dünyaevine giren Tarkan’ın Tarabya’daki villasında kıyılan nikahta, nikah memuru evlilik cüzdanını gelin Pınar Dilek’e verdi. Aile arasındaki sade törende Tarkan’ın şahitliğini eniştesi Mahmut Menekşe yaparken

Ünlü sanatçı yoğun bakımda

Ünlü sanatçı yoğun bakımda

'Romalı Perihan' olarak tanınan 74 yaşındaki oyuncu Perihan Benli, hastaneye kaldırıldı. Yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan Benli'nin sağlık durumunu şarkıcı Onur Akay sosyal medya üzerinden duyurdu. "Miraç Kandili, hepimizin ruh dünyasına ve gönül dünyasına ışık tutsun ve mübarek olsun. Bu mübarek günde, değerli sanatçımız Romalı Perihan için sizden dua istiyorum.

Ağaoğlu'ndan Özyılmazel'e karşı dava

Ağaoğlu'ndan Özyılmazel'e karşı dava

Ayşe Özyılmazel, işadamı Ali Ağaoğlu’na hakaret iddiasıyla 250 bin liralık manevi tazminat davası açmıştı. İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan dava dilekçesinde işadamı, köşe yazarının bir yazısında kendisine "Hürrem sendromu, kocamın, sevgilimin kırıştırdığı üç dört kadın ve Ağaoğlugiller" gibi sözlerle hakaret ettiğini öne sürdü.

Paramparça'da sular durulmuyor!

Paramparça'da sular durulmuyor!

Paramparça'nın genç oyuncularının, reyting için senaryoya eklenen müstehcen sahnelerden rahatsız olduğu iddia edildi. Nurgül Yeşilçay’ın Paramparça dizisinden ayrılması da dizi hakkında çıkan iddiaların bitmesinde etkili olmadı. Star TV ekranlarının sevilen dizisi Paramparça’da sular bir türlü durulmuyor!

Tolga Çevik uçaktan düştü

Tolga Çevik uçaktan düştü

Başarılı oyuncu Tolga Çevik Müdür Ne'aptın programında talihsiz bir kaza yaşadı. Verdiği uzun aradan sonra ‘Müdür Ne’aptın’ ile ekranlara dönen Tolga Çevik kaldığı yerden hız kesmeden devam ediyor. Yaptığı parodilerle konuklarını ve ekran karşısındaki seyircileri güldürmeyi başaran Çevik, kendisine verilen direktifleri yerine getirirken küçük kazalar yaşamıyor da değil.

Cem’in fikri değilmiş

Cem’in fikri değilmiş

Cem Yılmaz, geride bıraktığımız haftalara damga vuran Ozan Güven’le aşk fotoğraflarına dair açıklama yaptı. El ele verdikleri pozun ardından magazin gündemine bomba gibi oturan Cem Yılmaz Ozan Güven ikilisi, önceki gün Bebek’telerdi. Çok zekice bir espri olarak bulunduğu ve sosyal medyada büyük yankı uyandırdığının hatırlatılması üzerine Cem Yılmaz gülerek

Özgü Namal'dan ilginç doğum yöntemi

Özgü Namal'dan ilginç doğum yöntemi

Özgü Namal ilk çocuğunda olduğu gibi yine hipnoz yöntemiyle doğum yapmayı deneyecek. Özgü Namal'ın doğum yöntemi olarak hipnozu seçmesi konuşuluyor. Nefes terapisti Serdar Oral ile birlikteliğinden Nefes adında bir oğlu olan Özgü Namal 1,5 aylık hamile.Anne olduktan sonra dizi setlerine ara veren güzel oyuncu bütün vaktini oğlu ev eşi ile geçiriyor.

Şafak Sezer kaçmaya çalıştı

Şafak Sezer kaçmaya çalıştı

Şafak Sezer tedavi gördüğü hastaneden kaçmaya çalıştı. Geride bıraktığımız ayın son günlerinde bir sinir krizi geçiren ve sonrasında da apar topar hastaneye kaldırılan Şafak Sezer, bir süredir Fransız Lape Hastanesi’nde gözetim altında tutuluyor.

Tatlıses: Ben de bir zamanlar emekçiydim

Tatlıses: Ben de bir zamanlar emekçiydim

İbrahim Tatlıses 1 Mayıs Emek ve Dayanışma bayramını bu sözlerle kutladı. Pek çok sanatçı içinde bulunduğumuz 1 Mayıs gününün önemiyle ilgili paylaşımlarda bulundu. Bunlar arasında en dikkat çekenlerden biri İbrahim Tatlıses’in oldu. Şöhret basamaklarını tırmanmadan önce o da bir emekçi olan Tatlıses, böylesi özel bir günü kendi hayatından verdiği bir örnekle kutladı:

Engin Altan Düzyatan hayranını reddetti

Engin Altan Düzyatan hayranını reddetti

Ünlü oyuncu Engin Altan Düzyatan, fotoğraf çekmek isteyen hayranını duymamazlıktan geldi. ‘Diriliş Ertuğrul’da rol alan Engin Altan Düzyatan önceki akşam arkadaşlarıyla birlikte Asmalımescit’teydi. Yemek çıkışı aracına doğru yönelen Düzyatan, bir hayranının “Engin abi, lütfen özçekim yapalım” sözlerine, tepkisiz kalması dikkat çekti.