Yukarı
191947

Cumhuriyetimizin 94. yılı

28 Ekim 2017 14:14

29 Ekim 1923... Asla unutulmayacak bu tarih, yalnızca Cumhuriyet'in ilanını değil, aynı zamanda Türk milletinin yeniden doğuşunun da simgesi. Bugün Cumhuriyetimizi ve onun meydana getirdiği çağdaş toplumu yaşatma çabasındayız. Bu amaçla Cumhuriyet ilkelerini uygulamak bizlere düşen en büyük görevdir. Ulu Önder Atatürk'ün 10. Yıl Nutku'nda da belirttiği gibi 29 Ekim en büyük bayramımızdır, herkese kutlu olsun.

Anafartalar Komutanı Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının başlattığı kurtuluş mücadelesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini attı. Bu şanlı mücadele, dünyanın dört bir yanında takdir kazandı. Atatürk’ün önderliğinde kurulan Cumhuriyet, Türk milletine, sosyolojik, tarihsel ve siyasal anlamda birçok değer kattı.

Cumhuriyet’in ilanı sonrasında yapılan birçok yenilik, adeta devrim niteliğindeydi. Bu öyle bir dönüşümdü ki, yalnızca 15 yıl içinde Türkiye bambaşka bir ülkeye dönüştü.

Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’i çok zor şartlarda kurdu.

1923 yılında Türkiye perişan, millet sefalet içindeydi.

Yıllarca süren savaş yüzünden memleket baştan sona harap olmuştu.

Her taraf viraneydi, hiçbir uygar kurum yoktu.

Milletin mutluluğu ve refahı söz konusu değildi.

Savaşta 830 köy tümüyle yok oldu. 930 köy kısmen ateşe verildi.

40 bin köyün 37 bininde ne okul, ne de yol vardı.

Halk hastalıkların pençesindeydi. Türkiye’de yalnızca 344 doktor vardı.

Toplumun sadece yüzde 3’ü okuma yazma biliyordu ve kadının adı yoktu.

Osmanlı’dan geriye yalnızca 4 fabrika kalmıştı.

Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Türkiye, 15 yıl gibi bir zamanda büyük bir değişim yaşadı.

Tarihler 1938 yılını gösterdiğinde Türkiye bambaşka bir ülkeye dönüşmüştü.

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesi, yaşanacak dönüşümün habercisiydi. Saltanat yıkıldıktan sonra, tekke ve zaviye gibi çağ dışı kurumlar ortadan kaldırıldı.

Akla ve bilime önem verildi. Öğrenci sayısı yüzde 500 oranında arttı. Çağdaş okullar ve enstitüler açıldı.

Ekonomi millileştirildi. Ülkenin dört bir yanında 50’yi aşkın fabrika kuruldu. Madenler işlendi, bankalar kuruldu, Türkiye demir ağlarla örüldü.

Köylüye toprak ve tohum dağıtıldı. Halkı ezen vergiler kaldırıldı. Tarımsal üretim ülke genelinde artırıldı.

Doktor sayısı 15 yılda 1625’e çıkarıldı. Ülkenin her yerine hastane kuruldu. Yerli aşı üretildi. Ezilen kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi. Sosyal hakları artırıldı.
Dünya devletleriyle barışçı bir dış politika izlendi.

Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet, sadece kazanılışı açısından değil, sonrasında yapılanlar açısından da devrim niteliğindeydi.

Atatürk, yalnızca Türkiye’nin değil, tüm dünyanın saygı duyduğu büyük bir liderdi.

Nesiller geçse de bu millet için yaptıkları asla unutulmayacak.

İşte Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet ile ilgili özlü sözleri…

* Cumhuriyet, fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz.

* Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.

* Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.

Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslariyle, Türk milletini emin ve sağlam bir istikbal yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle, büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur. 1936 (Atatürk’ün S.D. I, S. 372)

* Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır. 29 Ekim 1923 (Nutuk II, S. 814-15)

* Cumhuriyetimiz öyle zannolunduğu gibi zayıf değildir. Cumhuriyet bedava da kazanılmış değildir. Bunu elde etmek için kan döktük. Her tarafta kırmızı kanımızı akıttık. İcabında müesseselerimizi müdafaa için lâzım olanı yapmağa hazırız. 1923 (Atatürk’ün S.D. III, S. 71)

* Onlar, kolaylıkla anlayacaklardır ki, çürümüş bir hanedanın, halife unvanıyla başının üstünden zerre kadar uzaklaşmasına imkân kalmayacak surette muhafazasının mecburî kılan bir devlet şeklinde, cumhuriyet idaresi ilân olunsa bile, onu yaşatmak mümkün değildir. 1927 (Nutuk II, S. 831)

* Bugünkü hükûmetimiz, devlet teşkilâtımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet teşkilâtı ve hükûmettir ki, onun ismi Cumhuriyettir. Artık hükûmet ile millet arasında mazideki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millettir ve millet hükûmettir. Artık hükûmet ve hükûmet mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır. 1925 (Atatürk’ün S.D. II, S. 230)

* Son senelerde milletimizin fiilen gösterdiği kabiliyet, istidat, idrak, kendi hakkında kötü fikir besleyenlerin ne kadar gafil ve ne kadar tetkikten uzak görünüşe düşkün insanlar olduğunu pek güzel ispat etti. Milletimiz haiz olduğu özelliklerini ve liyakatini hükûmetinin yeni ismiyle medeniyet dünyasına daha çok kolaylıkla göstermeğe muvaffak olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti, cihanda işgal ettiği mevkiye lâyık olduğunu eserleriyle ispat edecektir.

* Temeli büyük Türk milletinin ve onun kahraman evlâtlarından mürekkep büyük ordumuzun vicdanında akıl ve şuurunda kurulmuş olan Cumhuriyetimizin ve milletin ruhundan mülhem prensiplerimizin bir vücudun ortadan kaldırılması ile bozulabileceği fikrinde bulunanlar, çok zayıf dimağlı bedbahtlardır. Bu gibi bedbahtların, Cumhuriyetin adalet ve kudret pençesinde lâyık oldukları muameleye maruz kalmaktan başka nasipleri olmaz. Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıyacaktır. Ve Türk milleti emniyet ve saadetinin kefili olan prensiplerle medeniyet yolunda, tereddütsüz yürümeğe devam edecektir. 1926 (Atatürk’ün S.D. III, S. 80)

* Gelecek nesillerin Türkiye de Cumhuriyetin ilanı günü, ona en merhametsizce hücum edenlerin başında, cumhuriyetçiyim iddiasında bulunanların yer aldığını görerek şaşıracaklarını asla farz etmeyiniz! Bilâkis, Türkiye’nin münevver ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların hakikî zihniyetlerini tahlil ve tesbitte hiç de tereddüde düşmeyeceklerdir.

* Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz Cumhuriyeti kurduk, o on yaşını doldururken demokrasinin bütün icaplarını sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır. 1933 (Afetinan, Atatürk Hakkında B. H., S. 251)



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Öğrencilere balık ekmek ikramı

İzmir'in Ödemiş ilçesinde düzenlenen İlköğretim Haftası kutlamalarında öğrencilere, balık ekmek dağıtıldı. Ödemiş ilçesinde İlköğretim Haftası kutlaması, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tara...

Sağlıkçılardan 'yıpranma payı' tepkisi

İzmir'de sağlıkçılar, Katip Çelebi Üniversitesi (KÇÜ) Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimlik binası önünde, ortak basın açıklaması yaptı. Sağlık çalışanları, torba yasayla yapı...


Eğitim Sen'den öğretmen açıklaması

İZMİR'de basın açıklaması yapan Eğitim Sen 2 No'lu Şube Başkanı Hasan Ali Kılıç, bazı sınıfların öğretmensiz olduğunu ileri sürerek, ihraç edilen 30 bin öğretmen ile birlikte toplam 130 b...

İzmir'de emniyetten Karşıyaka önlemi

İzmir Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü'nün talebi üzerine Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Karşıyaka'nın ve Göztepe maçlarıyla aynı haftaya denk gelen 2 iç saha karşılaşmasının günlerini de...


''2025 yılında dijital dönüşümlü araçlar gelecek''

OTOMOTİV Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER), 36’ncı Bölge Diyalog Toplantısı’nı İzmir Ticaret Odası’nda (İZTO) gerçekleştirdi. İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Değişim dönemi ...

YİKOB’TAN şehir içi hamlesi

YİKOB ile işbirliği Selçuk’a kazandırmaya devam ediyor. Selçuk’un mahallelerinde yapılan yol çalışmalarının ardından İzmir Valiliği’ne bağlı Yatırım İzleme ve Koordinasyon Birimi (YİKOB) ...


İzmir’de kaçak içkiye büyük darbe

Urla ilçesinde, jandarma tarafından gerçekleştirilen operasyonda, 6 bin 332 litre kaçak üretim şarap ele geçirilirken 3 kişi, gözaltına alındı. İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinc...

O telefon hırsızı kamerada

İzmir’de bir markete müşteri kılığında gelen bir hırsız, iş yeri sahibinin arkasına dönmesinden faydalanarak saniyeler içinde telefonu çaldı. Yaşanan anlar anbean güvenlik kamerası tarafı...


Almanya'dan gelen ilik, Zeynep'e nakledildi

Manisa'da yaşayan ve 9 aydır uyumlu ilik bekleyen lösemi hastası Zeynep Topçu (8), Alman donörden alınan ilikle sağlığına kavuşacak. Almanya'dan kurye aracılığıyla getirilen ilik, dün has...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Orhan Gencebay hastaneye kaldırıldı…

Orhan Gencebay'ın yükek ateş sebebiyle Okmeydanı'ndaki Memorial Hastanesi'ne kaldırıldığı öğrenildi. Orhan Gencebay’ın sabah saatlerinde Memorial Hastanesi acil servisine geldiği ve nabz...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Kan çıbanı nedir?

Kan çıbanı küçük, kırmızı ve sert bir şişliktir. Büyüdükçe ağrısı ve gerginliği artar. En sonunda baş verir. Bir süre sonra da, orta kısmı yumuşar, sarılaşır ve içindeki cerahat (irin) boşalır. Sıklıkla bileklerde, sırtta, omuzda, kaba etlerde, ensede, yüzde, burunda, boyunda oluşabilen kan çıbanı nedir? Kan çıbanının nedenleri, belirtileri ve tedavisi hakkında merak edilen tüm detayları haberimizde bulabilirsiniz...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR