Yukarı
197347

Cumhuriyet davasında 5. duruşma

25 Aralık 2017 11:02

"Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına ve anayasal düzene karşı suç işlemek" iddiasıyla dördü tutuklu yargılanan Cumhuriyet yönetici, yazar, muhabir ve avukatları bugün (25 Aralık 2017) beşinci kez hâkim karşısına çıkacak.

Cumhuriyet Vakfı İcra Kurulu Vakfı Başkanı Akın Atalay, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, muhabir Ahmet Şık ve muhasebe çalışanı Emre İper'in tutuklu yargılandığı dava İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

Dakika dakika yaşananlar 

12:15 - 
Duruşmaya 14.00'e kadar ara verildi.

12:14 - 

Mahkeme Başkanı'na “Ahmet’e sen değil siz diyeceksin. Ahmet babanızın oğlu değil” diye bağıran bir kişi dışarı çıkarıldı.

12:14 - 
Ahmet Şık dışarı alındı, salonda alkışlar ve yuhalamalar var: "Ahmet çıkacak, yine yazacak"

Ahmet Şık, duruşma salonundan çıkarıldı

Bir yılı aşkın süredir tutuklu bulunan Ahmet Şık, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit'in "Türkiye'de nüfusa oranladığımızda yüzde 8 civarında kişi şüphelidir, haklarında ilk derece soruşturma yürütülmektedir" dediğini hatırlatarak iktidara yönelik olarak birtakım eleştirilerde bulundu. 

"Ülkenin yüzde 15’ini şüpheli, terörist olarak gören bir iktidar, terörist iddiasını akıl almaz suçlamalara dönüştüren bir yargı var" diyen Şık'a Mahkeme Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ'ın yanıtı "Böyle devam edersen keserim. Bu savunma değil. AKP iktidarını gidin milletvekili olup eleştirin" oldu. Dağ, daha sonra sözlerine "Bu siyasi bir davadır" diye devam eden Şık'ı salondan çıkardı.

Ahmet Şık, salondan çıkarken "Gün gelecek siz yargılanacaksınız, burada siz olacaksınız, unutmayın bunu" ifadesini kullandı.

12:11 - 
Ahmet Şık:
 Bu siyasi bir dava
Mahkeme Başkanı: Sanığı dışarı alın! 

12:10 - 
Ahmet Şık
: Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit'in açıkladığı verilere göre ülke nüfusunun yüzde 8’i şüpheli durumda. Bu çok yüksek bir oran. Ama Yargıtay Başkanı Cirit’in yaptığı basit hesap hatasını düzeltmek gerekiyor. Ülkenin yüzde 15’ini şüpheli, terörist olarak gören bir iktidar, terörist iddiasını akıl almaz suçlamalara dönüştüren bir yargı var.
Mahkeme Başkanı: Böyle devam edersen keserim. Bu savunma değil. AKP iktidarını gidin milletvekili olup eleştirin.

12:00 - 
Savcı: Gazete yönetiminde, vakfın yönetiminde biri yayınlanmadan önce ya da sonra serzenişte bulunması gazeteciyi etkiler mi? 
Doğan Satmış: Ertesi gün gazeteler çıkınca yüzbinlerce kişi okuyor. Yayından sonra olanlar gazete içinde de konuşulur. Etkisi olmaz.

11:58 - 
Mahkeme Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ
 (MİT TIR'ları haberi toplantısıyla ilgili): Bununla ilgili beyanlarınızı da reddediyor musunuz?
Doğan Satmış: Hayır. 
Avukat Bahri Belen: Toplantıda Akın Bey de vardı dediniz. "Tutuklanırsınız" lafını Akın Bey mi söyledi?
Doğan Satmış: Evet.
Avukat Bahri Belen: Buna rağmen gazeteciler bile bile mi yayın yaptı?
Doğan Satmış: Bu zaten toplantının konusudur. Biz gazetecinin tutuklanacağını bile bile yayın yapması tartışılan bir konu.

11:57 -
Avukat Tora Pekin: 
Kim hangi haberin girilmesini istemedi
Doğan Satmış: Can Dündar tutukluyken olayın gündemde kalması için haber yapıyorduk. Bu haberlerin çok olduğuna yönelik eleştiriler geldi ama biz buna uymadık.

11:55 - Duruşmaya saat 13:00'e kadar ara verildi. Ahmet Şık "Savcı mütalaasını beklemek istemiyorum, beyanım var, şimdi konuşabilirsem memnun olurum” deyince başkan ara verme kararından vazgeçti.

11:51 -
Avukat Tora Pekin: 
Ne gerekçeyle sözleşmeniz feshedildi? Doğan Satmış: Yazılı gerekçe yoktu. Akın bey bir iki yazımdan şikayet etti. Bir de yurt dışı Türk Milli Takımı maçına şirket davetiyle katılmıştım, ondan dedi. Halbuki o geziye gazeteden 4-5 kişi daha gitmişti. İsimlerini hatırlamıyorum.

11:50 - 
Avukat Tora Pekin:
 Akın Atalay'ın isteklerine ilişkin somut bir görgünüz var mı?
Doğan Satmış: Benim yok, istifalar bu şekilde yorumlanmıştı.

11:48 -
Avukat Tora Pekin:
 "Bu ekibin kendi istediği şekilde yayın yapmayacağını biliyordu" demişsiniz. Atalay'ın istediği yayın neydi?
Doğan Satmış: Onu bilemem. Benden sonra 10 arkadaş istifa etti. Akın Bey yönetimin değişmesini, Aydın Engin'in daha etkili  olmasını istiyordu.

11:47 -
Avukat Tora Pekin: 
Gazete içi eleştiri ötesinde talimat söz konusu mu?
Doğan Satmış: Hayır
Avukat Tora Pekin: "O dönemde (Haziran 2016) sizin dışınızda başka birinin işine son verildi mi?
Doğan Satmış: Hayır

11:46 -
Avukat Tora Pekin:
 Siz Atalay'ın darbe girişimini bildiği imasında bulunuyorsunuz.
Doğan Satmış: Öyle mi? Öyle bir şey demedim. Biz Atalay ile yayın konusunda bir iki olay yaşadık ama bunlar hep gazetecilik faaliyetiyle ilgili şeyler.

11:46 - Avukat Tora Pekin: 'Akın Atalay 15 Temmuz'dan bir hafta önce bizim ekibi tasfiye etti' demişsiniz. Sizin ekibiniz kimdir?
Doğan Satmış: Can Dündar geldiğinde gazeteye geldim. 10-11 kişiydik. Sözü edilen dönemde gazeteden ayrıldım. Kastım odur.

11:45 - Doğan Satmış: Mustafa Balbay'ın ayrılması bizim bulunduğumuz döneme rastladı. Vakıf seçimlerini medyaya yansıdığı kadar biliyorum. Balbay benim de içinde bulunduğum yazı işlerini suçladı. Yazıdaki 'ele geçirme' sözünü vakfın yönetimindeki denge değişikliğini anlatmak için söyledim.

11:44 -
Avukat Tora Pekin: 
Hem bazı gazetelerin sözlerini çarpıttıını söylediniz, hem Twitter'da yaptığınız bir açıklama var. 'Söyleşi algı yaratmak için dönüştürülüp kullanıldı’ dediniz. Size mal edilen açıklamalar sizin mi?
Doğan Satmış: Konuştuğum kişi 30 yıllık arkadaşımdı. Sohbet olarak gerçekleşti. Anlamını aşan sözler olabilir ama benim sözlerimdi.

11:43 - Doğan Satmış: Anonim yazılanlar genelde bir kişinin üstüne kalır, bir süre ben devam ettim. Köşede ismim yazmıyordu. Bir haftalık müddet için yazdı sonra yeniden çıkardık.

11:41 -
Avukat Tora Pekin:
 16 ay görev yaptığınızı söylediniz. Başlangıcını ve sonunu söyler misiniz?
Doğan Satmış: 2015 Şubat - Haziran 2016'da bıraktım. Köşemin adı 'son dakika' idi sanırım. Tek bir köşe yazdım, haftada bir yazdım. Duvar Yazıları'nı bir müddet anonim yazdık...

11:40 -
Mahkeme savcısı
: Röportajınızda MİT TIR'ları haberi var. "Bunu yayınlarsanız tutuklarlar" demiş bazı hukukçular. Kim onlar? Doğan Satmış: Akın Bey, Bülent Bey vardı.
Savcı: Akın Bey de mi toplantıdaydı?
Doğan Satmış: Evet

11:37 - 
Mahkeme Başkanı: Röportajdaki sözlerin size ait olmadığını söylediniz, cezai girişimde bulundunuz mu?
Doğan Satmış: O yayının yapıldığı gün Twitter'den o sözlerin bana ait olmadığını yazdım. Ama tekzip yoluna gitmedim, çünkü gazeteci olarak 1 gazeteyi tekzip etmek bana uygun olmazdı.

11:35 - 
Mahkeme Başkanı: İcra Kurulu başkan ve üyelerinin yayımlanan haber ve başlıklara etkisi var mıdır?
Doğan Satmış: Hayır, böyle bir durum olmamıştır

11:30 - 
Doğan Satmış: Ben 1,5 yıl birlikte çalıştığım arkadaşlarımın FETÖ ile bağlantıları olduğuna inanmıyorum. Gazetelere yansıyan sözler benim sözlerim değildir. Sözlerim çarpıtıldı. Gazetecilerin tutuklu yargılanması doğru değil.
Mahkeme Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ: Siz tanıksınız, eleştirmen değil.

11:26 - Avukat Bahri Belen (Doğan Satmış hakkında): "Tanıklıktaki kişi de 'savunmamı yapacağım' dedi, sanık psikolojisiyle geldi, hakkında da bir soruşturma var. Sanık psikolojisiyle yapacağı tanıklığın ne kadar geçerli olacağını da soruyoruz"

11:24 - Doğan Satmış yazılı beyan vermek istediğini söyledi. Salonda yuhalayanlar oldu. Satmış, "Cumhuriyet gazetesinde 16 ay boyunca köşe yazarlığı ve GYY danışmanlığı yaptım. Yazılı bir savunma hazırladım. Savunma değil de tabii tanıklık. Hazırladığım beyanı okumak istiyorum" dedi. 

11:25 - Mahkeme Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ: Katip arkadaşlarımız, sadece bu dosya için değil başkaları için de, tanıkları defaatle telefonla arıyoruz. Arandığında Mehmet Faraç bugün itibariyle geleceğini, dersinden ötürü belli 1 saatte hazır olacağını ama zorla getirme kararının zorluk yaratacağını söylemiş.

11:21 - Avukat Fikret İlkiz: Burada anladığımız, demek ki tanık Mehmet Faraç size gelerek hakkında verilmiş olan zorla getirilme iptalini beyan etmiş. Çünkü tezkerenizin dışında zorla getirilme kararının neden kaldırıldığı konusunda UYAP'ta herhangi bir dilekçe, belge, başvuru göremedim.

11:19 - Avukat Ayhan Erdoğan: Aleyhte beyanda bulunan birinin (Doğan Satmış hakkında) burada tarafsız beyanda bulunamayacağını, bu durumun da adil olmadığını kayıtlara geçirmek istiyoruz.

11:18 - Avukat Ayhan Erdoğan: Sürecin hukuka uygun yürütülmediğini defalarca dile getirdik. Tüm ara kararlarda da rücu talebinde bulunduk çünkü mahkemenin ceza mahkemesi olamayacağını belirttik. Bugünkü tanık çağrılma usulünün de adil yargılamaya aykırı olduğu zabıtlara geçirsin isteriz.

11:18 - Mahkeme Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ:Memnuniyetle kabul ederiz. 

11:17 - Avukat Bahri Belen: Boya’nın usuli bakımdan eksikliği bir bakıma CUMOK’la ilgili bağlantısı nedeniyle dinlenilmesnin olayın açıklanmasına katkıda bulunacağı açısından böyle bir karar verdiğimiz anlaşılıyor. O halde biz de CUMOK’tan olan çok eski Cumhuriyet okurlarından da tanık dinletebiliriz diye düşünüyoruz. 

11:16 - Mahkeme Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ: Bizim başka delil oluşturacak talebimiz olmayacak.

11:15 - Avukat Bahri Belen:  Delillerin taraflarca tartışılmasından sonra 216 tartışmasını yapacağız. İddia makamı da esasa ilişkin görüşünü 216 tartışması sonrası verecek. Bir kişinin daha, Namık Kemal Boya’nın da tanıklığına karar vermişsiniz. Ama iddia makamının görüşü alınmadı. Eğer böyle tanıklar olacaksa iddianameye dayanak olan Mustafa Balbay’ın çağrılmasına karar verilmemiş ama Balbay’ın avukatı Boya’nın dinlenmesi istenmiş. Anlamadık. Dinlenmesin demiyoruz. Başka yargılamalarda da “yargılamayı uzatma” gerekçesiyle taleplerin kabul edilmediğini bildiğimiz için taleplerde bulunmadık. Ama daha sonra taleplerimizi dile getireceğiz.

11:10 - Gazetenin eski yazarlarından Doğan Satmış, dönemin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve MİT TIR'ları haberine ilişkin verdiği söyleşi nedeniyle "tanık" sıfatıyla ifade verecek. 

11:05 - Mahkeme Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ: Eksiklerimiz var. Bilirkişi raporları istemiştim emlak raporu geldi. Talep ettiğimiz tanıkların hepsi hazır olacak. Dijital materyaller konusunda 3 ayrı müzekkere yazdık ama inceleme yapılmadı. Dijital materyallerin bazılarının şifreleri bozuk, bazılarının yok denildi. Kemal Aydoğdu için yazılan müzekkereye cevap yok. Mahkememizin geldiği aşamada delil durumu budur. Ayrıca bir talep yoksa hazır olan tanık Doğan Satmış'ın beyanıyla devam etmek istiyoruz

10:55 - Tutuklu Cumhuriyet'çiler salona getirildi. Duruşma başlamak üzere 

10:18 - Duruşma salonuna alımlar, "Boş yer yok" denerek durduruldu.

"Katliama 'katliam', yalana 'yalan' demeye devam edeceğiz"

Saat 10:00'da başlaması beklenen duruşmaya çok sayıda meslek örgütü katılım çağrısı yaptı. Adliye binası önünde yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Demokrasi için, özgürlüğümüz için biz gazeteciler; yalana 'yalan', talana 'talan', katliama 'katliam' demeye ve her birinin ardındaki gerekçekleri anlatmaya devam edeceğiz. Yarın akşam buradan dört arkadaşımızla ayrılmak istiyoruz. Ama asla bununla yetinmeyeceğiz. Tutuklu bütün gazetecilerin serbest bırakılmasını, ifade özgürlüğü kapsamındaki tüm davaların da düşürülmesini istiyoruz. Çalınan hukukun kılıfına dönüşen OHAL ve KHK rejiminin, tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırmasını istiyoruz. Fikir, ifade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Özgürlük, demokrasi ve adalet istiyoruz. Asla pes etmeyeceğiz, biz kazacağız."

Ne olmuştu?

"PKK/KCK ve FETÖ/PDY terör örgütlerine müzahir oldukları" iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında 31 Ekim 2016'da  gözaltına alınan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu ile  Kadri Gürsel, Musa Kart, Güray Öz, Mustafa Kemal Güngör, Turhan Günay, Bülent Utku, Önder Çelik ve Hakan Kara, 4 Kasım 2016'da tutuklandı. Hakkında yakalama kararı çıkarılan Cumhuriyet Vakfı İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay da, Almanya dönüşü sonrası çıkarıldığı mahkemece 12 Kasım 2016'da cezaevine gönderildi.

Gazete muhabirlerinden Ahmet Şık, 31 Aralık 2016'da sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımlarda "FETÖ progpagandası yaptığı" iddiasıyla tutuklandı. Şık hakkında ileri sürülen iddialar, kamuoyunda tartışmalara neden oldu. 

'Sanık'lardan karikatürist Musa Kart, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyeleri Bülent Utku ve Önder Çelik, vakfın Danışma Kurulu Üyesi Avukat Mustafa Kemal Güngör, Okur Temsilcisi Güray Öz, köşe yazarı Hakan Kara ve Kitap Eki Genel Yayın Yönetmeni Turhan Günay 29 Temmuz'da sona eren ilk duruşmada, Yayın Danışmanı Kadri Gürsel ise davanın 24 Eylül’de görülen üçüncü duruşmasında tahliye edilmişti.

Cumhuriyet İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu,  muhabir Ahmet Şık ve muhasebe çalışanı Emre İper ile Twitter’da "Jeansbiri" adlı hesabı kullandığı iddia edilen Kemal Aydoğdu'nun tutukluluk hâli sürüyor.

Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Erinç ile yazarlar Aydın Engin ve Hikmet Çetinkaya da tutuksuz yargılananlar arasında.

Kime, hangi suçlamalar yöneltildi?

Gazete çalışanlarına yönelik iddianame, tutuklamalardan 156 gün sonra hazırlandı. Gazeteye yönelik soruşturmayı başlatan, ancak daha sonra hakkında ‘FETÖ’ davası açılan Murat İnam’ın imzasının yer almadığı iddianameyi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Akif Ekinci ve Cumhuriyet Savcısı Yasemin Baba imzaladı.

Silahlı terör örgütüne üye olmaktan 15 yıla kadar hapis

İddianamede, Can Dündar, Mehmet Murat Sabuncu, Kadri Gürsel, Aydın Engin, Bülent Yener ve Günseli Özaltay’ın, “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan ayrı ayrı 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi.

Akın Atalay, Mehmet Orhan Erinç ve Önder Çelik’in “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 11.5 yıldan 43 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Bülent Utku, Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya’nın da “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 9.5 yıldan 29 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını istedi.

Ahmet Şık’ın ise “PKK ve DHKP/C” silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etmek” suçundan 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

T24



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Bedellide 28 gün sürprizi... Kalkabilir

Askerlik görevini sürekli erteleyerek bedelli yolu gözleyenlerin yüzünü güldüren ancak 28 günlük temel eğitim nedeniyle sevinçleri yarım kalanlar için düzenlemede değişiklik gündemde. Yoğ...

Berberoğlu'ndan cezaevinde açlık grevi

Yargıtay, Berberoğlu’nun ‘yargılamayı durdurma’ talebini reddetti. Berberoğlu’nun tepki için açlık grevine başlayacağı öğrenildi. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, tutuklu CHP milletvekili Enis ...


Seyfullah Beysülen'den kurultay kararı

CHP İstanbul Kurultay Delegesi Seyfullah Beysülen, CHP'de yaşanan kurutlay tartışmasıyla ilgili kararını verdi. Seyfullah Beysülen 'değişim' dedi. Sayın Genel Başkanıma mesleki ve siyasi ...

Yargıtay'dan Enis Berberoğlu kararı

Yargıtay, CHP'nin tutuklu vekili Enis Berberoğlu hakkında yapılan başvuruyla ilgili kararını verdi. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, yeniden milletvekili seçilen CHP'nin tutuklu vekili Enis Ber...


Yine insan şiddeti: Ormanda buldu

Çanakkale´nin Bayramiç ilçesinde ormanlık alanda köylüler tarafından vücudunun değişik yerlerinden ağır yaralı bulunan eşeğin tedavisine başlandı. Acı içinde kıvranan eşeği gören bazı köy...

4 bin 545 terörist etkisiz hale getirildi

Türk Silahlı Kuvvetleri haftalık basın bilgi notunda Zeytin Dalı Harekâtına ilişkin, "Harekâtın başlangıcından itibaren etkisiz hale getirilen terörist sayısı 4.545 olmuştur. Terör örgütü...


Leyla'nın katil zanlısı tek kişilik hücrede

Ağrı'da kaybolduktan 18 gün sonra cesedi bulunan 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan, babasının amcasının oğlu cezaevinde güvenlik gerekçesiyle t...

'Oyunun ortasında kural değişmeyecek'

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Hiçbir öğrencimiz hiçbir velimiz sürprizle karşılaşmayacak. Oyunun ortasında kural değiştirmeyeceğiz. Elbette hatamız olarak ama ilke olarak böyle bir ya...


Hulusi Akar bakanlığa alışamadı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 18 Temmuz'da üç askeri hakimin meslekten ihraç edilmesine ilişkin kararını Resmi Gazete'de yayımlatmak üzere 9 Temmuz tarihli KHK ile kaldırılan Başbakanlık...