Yukarı
272587

Kıyafet ve çarşaflarla gelen tehlike!

21 Ocak 2020 10:21

Uzmanlar son zamanlarda uyuz vakalarının sayısının arttığını belirtiyor. Büyük oranda birebir insan temasıyla bulaşan bu hastalık ortak paylaşımlı kıyafet, çarşaflar ya da mağazalarda denenen kıyafetlerden de bulaşabiliyor. En belirgin özelliği kaşıntı olan ve son günlerde sayısında ciddi bir artış gözlenen uyuz hastalığıyla ilgili uyarılarda bulunan Deri ve Zührevi Hastalıklar Derneği Başkanı Prof. Dr. Emine Derviş, hastalığın birebir insan teması ile bulaştığını belirterek, "Parazitle enfekte olmuş olan kıyafetlerin veya çarşafların hastalığı bulaştırıcı olabileceğine dair düşünceler var. 'Mutlaka olacaktır' diye bir şey yok. Ama elbette dikkat etmekte fayda var" dedi.

undefinedFoto: shutterstock

Prof. Dr. Derviş, "Gerçekten son zamanlarda uyuz hastalığında artışa dair bize de bilgiler geliyor. Ben kendim de her zamankine göre daha fazla uyuz hastalığı görüyorum. Ve çevrede çalışan, bulunduğu yere göre değişmekle beraber dermatolog arkadaşlarımız günde değişik oranlarda artıştan bahsediyor. Ama tabii Türkiye çapında genel artışın ne boyutta olduğunu veriler birikmedikçe söylemek mümkün değil. Ama klinik pratikte bir artış var gerçekten" ifadelerini kullandı.

undefinedFoto: shutterstock

Mağazalarda denenen kıyafetler yoluyla bile bu hastalığın bulaşma ihtimali olduğunu vurgulayan Derviş, "Uyuz hastalığı bir parazitsel hastalık. Bulaşma şekli birebir insan teması ile oluyor. Elbette kıyafet, çarşaf gibi şeylerin de bulaşmada önemi var. Ancak hiçbir zaman bu birebir insan teması kadar etkili değil. Ortalama olarak kabul edilen şey 15-20 dakika yakın temas. Bu beraber uyumak, el ele tutuşmak olabilir. Ama bunun dışında parazitle enfekte olmuş olan kıyafetlerin veya çarşafların bulaştırıcı olabileceğine dair düşünceler var. Fakat 'mutlaka olacaktır' diye bir şey yok. Ama elbette dikkat etmekte fayda var.

undefinedFoto: shutterstock

Çünkü kıyafet değişimlerinde 15-20 dakikalık bireysel temas söz konusu olmuyor ancak parazitle çok enfeste olmuş bir kıyafet olması lazım. Sizin vücudunuzun onu o anda alabiliyor olması lazım. Yani olasılık düşük de olsa, hiçbir zaman yok diyemeyiz. Özellikle okul, kışla gibi toplu yaşanılan alanlarda ve bunun dışında ortak paylaşımlarda dikkat etmek lazım. Özellikle kıyafet, yatak gibi paylaşımlarda bulunmamak gerekir. Bunun dışında işin açıkçası alınabilecek pek özel önlem yok. Bulaşmada birey birey temas durumu söz konusu, bunu bilemeyiz" dedi.

undefinedFoto: shutterstock

En önemli belirtisi kaşıntı olan bu hastalığa yakalanan bireylerin doktora başvurması gerektiğini anlatan Prof. Dr. Derviş, "En önemli belirtisi kaşıntıdır. Kaşıntının giderek şiddetlenmesi söz konusudur ve kaşıntının özellikle gece uykuda ve sıcak ortamlarda artması çok çarpıcıdır. Aile içinde bireylerde ya da yakın temasta bulunan kişilerde yine benzer tarzda kaşıntının olması uyarıcı olabilir. Bunun dışında başlıca el bilekleri, parmak aralarında birtakım su kabarcıkları şeklinde belirtiler görülebilir. Kaşıntının genital bölge, karın, göğüs bölgelerinde artması çarpıcı özellikleridir. Bu durumda vatandaşlarımızın bir dermatolog veya aile hekimine başvurmalarını önemli tavsiye ediyoruz" dedi.

undefinedFoto: shutterstock

Yanlış ya da eksik uygulanan tedavinin de uyuz hastalığındaki artışa neden olduğunu ifade eden Derviş, "Tedavinin doğru yapılması çok önemli. Özellikle son zamanlarda uyuzun bu kadar artmasında, yanlış tedavi yöntemlerinin uygulanmasının da etkili olduğunu düşünüyoruz. Doğru yapılmama, bir de aile içinde birinde olduğunda herkese tedavi uygulanması gerektiğini düşünüyoruz. Bu durum artışta önemli bir rol oynadı. Tedavi doğru yapılmadığında o kişi hastalığı taşımaya ve yaymaya devam ediyor. Hastalık sayısındaki artışın tedavi edilemeyen kişilerin sayısının artmasıyla da bağlantılı olabileceğini düşünüyoruz. Mesela şu çok önemli, hastalığı almış olan kişinin kaşıntı olmasa bile tüm vücudunun tedavi edilmesi gerekir. Sadece kaşınan yerlerin değil" şeklinde konuştu.

undefinedFoto: shutterstock

Aldığı kıyafetleri yıkamadan denemediğini anlatan Elif Bekçi, "Ben de hastanede çalışıyorum. Hastaneye her gelen insan uyuz. Mağazalarda kıyafet denemiyorum, hele bu soğuk havalarda hiç denemiyorum. Yani direkt aldığımı eve götürdüğümde yıkayıp o şekilde deniyorum. Alt bedenlerde tabii ki denediğim oluyor ama dikkat etmiyorum pek" ifadelerini kullandı.

undefinedFoto: shutterstock

Mağazalarda denetimlerin yapılması gerektiğini ifade eden Fatma Doğan da, "Aslına bakarsanız genel olarak pek dikkat etmiyoruz. Tabii ki böyle bir durumda denetim uygulanmasını isterim. Aldığımız ürünleri etiketini çıkarttıktan sonra makineden geçirip kullanmalıyız. Çünkü ne kadar etiketli de olsa dış giyim hariç kazak ve tişört gibi ürünler bulaşıcı bir neden olabilir. Bununla ilgili bir denetim olmalı" dedi.

undefinedFoto: shutterstock

Yeterince hijyenik bulmadığı için kıyafetleri denemeden aldığını anlatan Halime Gargıcılar ise, "Mağazalarda çok hijyen olduğunu düşünmüyorum açıkçası ama ben şahsım adına hiçbir şeyi deneyerek almıyorum. Kendi bedenimi bildiğim için tahminime göre alıyorum ve yıkamadan hiçbir şey giyinmiyorum. Özellikle iç giyimlerde tene değenlerden geçiyordur bence hastalık. Onların da denetilmemesi gerektiğini düşünüyorum. İnsanların bilinçli olması lazım" diye konuştu.

undefinedFoto: shutterstock

İstanbul Eczacı Odası ise yayınladığı Uyuz Hastalığı Bilgilendirme Broşüründe, şu uyarılara dikkat çekti:

-Çarşaflar, giysiler, havlular yüksek sıcaklıkta yıkanmalı ve ütülenmelidir.

-Parazit vücut dışında, eşyalar üzerinde 2-3 gün yaşayabildiğinden yıkanamayan malzemeler plastik poşetlerde ağzı kapalı olarak en az 72 saat bekletilmelidir.

-Ev iyice temizlenmeli ve elektrik süpürgesi ile süpürülmelidir.

-Tedavi sonrasında belirtiler 2-4 hafta daha devam edebilmektedir. Tedavi bittikten sonra kaşıntınız 4 haftadan daha uzun sürerse veya cildinizde yeni döküntüler görürseniz doktorunuza başvurunuz.

-Kaşınma nedeniyle döküntülerde iltihaplanma ve deri altı dokusu iltihabı (selülitis) oluşursa doktorunuza başvurunuz. SÖZCÜ



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Zencefilin bilinmeyen faydaları

Zencefil, eski çağlardan beri pek çok sağlık sorunu için kullanılan şifalı bitki ve lezzet verici baharat olarak kullanılmaktadır.​Diyetisyen Burçak Demirçelik, kış aylarında bağışıklık s...

Şekeri bırakmak neleri değiştirir?

Şekeri aldıkça daha çok istiyor ve yedikçe kendimizi iyi hissediyoruz. Sonrasında ‘Keşke yemeseydim’ demeyi de ihmal etmiyoruz. Peki ya şeker yemeseydik? Ne olurdu? İlk başta cildimiz dah...


Sabah neden elma yemelisiniz?

​Sabah bir bardak kahvenizi elma ile değiştirmeye ne dersiniz? Cornell Üniversitesi'nde bilim insanları elma ve kahveyi karşılaştırdı ve sabahları kahve içmek yerine neden elma yemeniz ge...

Muz kabuğunun bilinmeyen faydaları

Kendisi kadar kabuğu da çok şifalı olan bu meyveden, içindeki vitaminlerin dahili olarak alınmasının ardından, kabuğundan olmak üzere de çeşitli şekillerde faydalanabilmektedir...


Doğal antibiyotik özelliğine sahip!

Bitkinin çiçekleri, yaprakları ve uçucu yağı doğal ilaç olarak kullanılır. Peki, lavantanın faydaları nelerdir? Lavanta neye iyi geliyor? Merak edilen tüm detayları haberimizde sizler içi...

Çörek otu yağının faydaları nelerdir?

Türk mutfağında da sık kullanılan çörek otu ve yağının vücuttaki pek çok sisteme önemli yararları bulunuyor. Beslenme Danışmanı Diyetisyen Vildan Çelik, çörek otu yağının alerjik hastalık...


Aronya meyvesinin faydaları

Ülkemizde de üretilmeye başlanan bu besin içeriği nedeniyle kanser hücrelerini yok ettiği ve vücudu baştan aşağıya yenilediği iddia ediliyor. Peki, aronya meyvesi gerçekten bu kadar fayda...

Hiç ekmek yememek doğru mu?

​Hiç ekmek yemeden sağlıklı yaşama trendi neredeyse tüm dünyada kabul edilir hale geldi. Oysa araştırmalara göre uzun yıllar karbonhidrattan fakir beslenmek kalp hastalığı riskini yüzde 2...


Zerdeçal suyunun bilinmeyen faydaları

Zerdeçal giderek daha popüler hale gelen bir baharat ve bunun bir dolu haklı nedeni var. Besin değeri yüksek ve güçlü antioksidan olan zerdeçal, yaşlanma karşıtı ve iltihap sökücü özellik...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Mine Tugay’ın dekolteli selfiesi

Zalim İstanbul adlı dizide izlediğimiz oyuncu Mine Tugay, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla beğeni topluyor. Tugay, dekolteli selfiesi ile kısa sürede binlerce beğeni aldı. Ç...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Zencefilin bilinmeyen faydaları

Zencefil, eski çağlardan beri pek çok sağlık sorunu için kullanılan şifalı bitki ve lezzet verici baharat olarak kullanılmaktadır.​Diyetisyen Burçak Demirçelik, kış aylarında bağışıklık sistemini güçlendirmek ve sağlıklı kalmak için taze zencefil tüketiminin önemli olduğunu söyledi...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR