Yukarı
289578

Sağlıklı kilo vermenin etkili kuralları

06 Temmuz 2020 08:33

Şok diyetlerin bağışıklık sistemini zayıflatmak başta olmak üzere pek çok sağlık problemine yol açtığını ve verdiğimiz kiloları yine kısa sürede daha fazla geri aldığımızı artık hepimiz biliyoruz. Üstelik özellikle Covid-19 nedeniyle vücudumuzun direncini düşürmesi nedeniyle kısa süreli de olsa şok diyetleri aklımızdan bile geçirmememiz gerekiyor. Peki bağışıklık sistemimizi düşürmeden kilolarımızdan kalıcı olarak nasıl kurtulabiliriz? Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman bağışıklık sistemini güçlü tutmanın ve kalıcı kilo vermenin 10 etkili kuralını anlattı.

undefinedFoto: shutterstock

Beslenme şeklinizi düzene koymak için güne öncelikle sağlıklı bir kahvaltıyla başlamalısınız. Kahvaltıda tüketeceğiniz; peynir, yumurta, yoğurt ve süt gibi proteinden zengin besinler uzun süre tokluk sağlayarak sürekli atıştırma alışkanlığınızı baskılamaya katkı sağlayacaklar. Protein alımı aynı zamanda bağışıklık sisteminizi güçlü tutmaya da yardımcı olacak.

undefinedFoto: shutterstock

Evde olduğumuz süreçte geç kahvaltı nedeniyle çoğumuzun atladığı öğle öğünü; genellikle öğleden sonra kan şekerinin düşmesine ve bunun sonucunda oluşan açlık nedeniyle pratik lezzetli atıştırmalıklara yönelmemize veya akşam öğününe fazla yüklenmemize neden oluyor. Bu durum kilo almaya yol açtığı için; sebze yemeğinin yanında yoğurt ve et gibi proteinin yanında ise salatayla planlayacağınız öğle öğünü sizi tok tutarak kilo artışından koruyacaktır.

undefinedFoto: shutterstock

Avokado ve hindistan cevizi gibi iyi yağlardan zengin besinler sizi hem tok tutar hem de kalp-damar sağlığınıza fayda sağlar. Haftada 1-2 gün, kahvaltıda yarım avokado tüketmeniz veya ara öğünde kahvenize 1 tatlı kaşığı hindistan cevizi yağı eklemeniz, beslenme programınızı renklendirmesinin yanı sıra tokluk da sağlayarak kilo vermenize katkıda bulunacaktır.

undefinedFoto: shutterstock

Olumsuz duygulardan kurtulmak amacıyla normalden fazla yemek anlamına gelen ‘duygusal yemek’ birçoğumuzun ortak problemi. Özellikle pandemide dışarı çıkamamak, hareketsizlik, sürecin belirsizliği gibi endişe veya stres yaratan durumlar nedeniyle yemek yeme miktarınız arttıysa, bunun önüne geçmenin ilk yolu, duygu durumunuz ve yemek yeme arasındaki bağlantıyı keşfetmek olacaktır. Eğer bunun farkına varırsanız olumsuz duyguların ardından yemek yemek yerine yürümek ve müzik dinlemek gibi farklı aktiviteler yaparak duygusal yemenin önüne geçebilirsiniz.undefinedFoto: shutterstock

Tatlı yemek hem kan şekerinde oluşturduğu dalgalanmalar hem de keyif verici özelliği nedeniyle bir kısır döngü oluşturmasının yanı sıra alışkanlık da yapıyor. “Eğer tatlı isteğinizin altında yatan etken kan şekerinizdeki dalgalanmalar ise öğün atlamamak, öğünlerde (et, tavuk, yoğurt, yumurta vs) protein kaynaklarını tüketmek kan şekerinizi dengede tutacak ve tatlı isteğini önleyecektir” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman sözlerine şöyle devam ediyor: “Tekrarlayan davranışlar alışkanlık oluşturur. Dolayısıyla eğer tatlıyı keyif için tüketiyorsanız birkaç gün uzak durmayı deneyin. Tatlı isteğinizin yavaş yavaş yok olduğunu gözlemleyeceksiniz”

undefinedFoto: shutterstock

Yapılan çalışmalar; su tüketimi yeterli olmayan kişilerin daha yüksek beden kitle indeksine sahip olduğunu gösterdi. Bunun önemli nedenlerinden biri, açlık ve susuzluk sinyallerinin çoğu zaman birbiriyle karışmaları nedeniyle susuz kaldığımızda bir şeyler yeme isteğimizi veya susama hissini yüksek kalorili, şekerli içeceklerle giderme eğilimimizin olması. Bu nedenle her gün yeteri kadar su içtiğinizden emin olmalısınız. Günlük olarak kilo başına 30 ml su içmeyi ihmal etmeyin.

undefinedFoto: shutterstock

Son yıllarda sıvı beslenme adeta trend oldu. “Ancak yapılan çalışmalar, sıvı beslenmenin katı beslenmeye göre daha çok acıktırdığını ve sıvı gıda tüketiminin ardından kişilerin daha çok kalori tükettiğini gösterdi” uyarısında bulunan Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, “Yiyecekleri çiğnemenin doygunluğa ulaşmayı kolaylaştırdığı da yine çalışmalarda ortaya kondu. Bu nedenle blenderden geçirilen sıvı formdaki besinler yerine, çiğnenebilir formdaki besinleri tercih edin” diyor.

undefinedFoto: shutterstock

Covid-19 tehdidinin devam ediyor olması nedeniyle tek silahımız olan bağışıklık sistemimize yatırım yapmamız şart. Vücudunuzun güçlü bir dirence sahip olması için özellikle kayısı, böğürtlen, çilek, yeşil biber, domates gibi meyve ve sebzelerin antioksidan özelliklerinden faydalanın.

undefinedFoto: shutterstock

Kuru fasulye, nohut ve mercimek gibi kuru baklagillerde bulunan nişasta, pişirme işleminden sonra soğutulduğunda dirençli nişasta haline geliyor, yani vücudumuzda sindirimi zorlaşıyor. ”Dirençli nişasta hem daha uzun süre tokluk sağlıyor hem de bağırsaktaki yararlı bakterilerin sayısının artmasına yardımcı oluyor” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman şu öneride bulunuyor: “Bu nedenle özellikle yaz aylarında piyaz ve mercimek salatası gibi soğuk tüketilen bakliyatlar hem kilo vermenize, hem de günlük protein ihtiyacınızı karşılayarak bağışıklık sisteminizi korumaya yardımcı olacaktır”

Egzersiz vücutta serotonin maddesini salgılattığı için olumsuz duyguların yönetilmesine, dolayısıyla duygusal yemenin önlenmesine yardımcı oluyor. Ayrıca kilo vermenin temel şartı olan alınan ve harcanan kalori arasındaki farkı oluşturmak için de düzenli olarak egzersiz yapmalısınız. Bu sayede karantina döneminde aldığınız kiloları çok daha kolay verebilirsiniz. SÖZCÜ



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Yoğurt suyunu sakın dökmeyin!

​Yoğurt içerdiği probiyotikler sayesinde hem bağırsak florasını hem bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Bağırsak florasını düzenlediği için kolon kanseri riskini düşürmekte, bağışıklı...

Maskeye ve mesafeye nasıl alışacağız?

Uzman Psikolog Ezgi Dokuzlu anlattı: Pandemide maske ve sosyal mesafe kurallarının hiçe sayıldığına dikkat çeken Dokuzlu, her iki alışkanlığı kazanma yollarını sıraladı.


Sağlıklı dondurma nasıl olmalı?

Özellikle yaz aylarının vazgeçilmez lezzeti dondurmada katkı maddesi en az olanının sağlığa faydasının büyük olduğuna dikkat çeken KBB uzmanı Prof. Dr. Sefa Dereköy, “Şirin dükkanlardaki ...

Astım belirtileri nelerdir?

Dünya üzerinde 300 milyondan fazla insanı etkileyen astım, hava yollarının daralması ile nefes almayı güçleştiren ve ataklar halinde yaşam boyu devam eden bir hastalıktır. Peki, astım bel...


Arkadaş diyeti sizi hasta etmesin!

Diyetlerin kişiye özel hazırlandığını söyleyen Beslenme ve Diyet Bölümünden Dyt. Gizem Gençyürek, "Komşumuzun/akrabamızın veya sosyal medyada paylaşılan genel geçer diyet programları asla...

Kokulu ve renkli sabunlara dikkat

​El hijyeni sırasında en sık yapılan hataların yanlış ürün seçimi olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Gürkan Yardımcı, "Yanlış ürün seçimi egzamaya dahi yol açabilir. Bu yüzden elleri yıkark...


Klimalardaki gizli tehlike!

​Prof. Dr. Finn Rasmussen, yaz sıcaklarının kendini iyice hissettirdiği şu günlerde kullanımı artan ve temizliği iyi yapılmayan klimaların sağlığı ciddi şekilde tehdit ettiğini kaydederek...

Asansörden 71 kişiye virüs bulaştı!

Amerika Coronavirüs Hastalık Kontrol Merkezi'nin bir araştırmasına göre, ABD seyahatinden dönen bir Çinli hiç teması olmadan 71 kişiye koronavirüs bulaştırdı. Araştırmaya göre virüs havad...


Vişne sapının bilinmeyen faydaları

​Vişne sapı; anti inflamatuar (iltihap karşıtı), antiseptik, sıkılaştırıcı, sakinleştirici, detoksifiye edici, diüretik ve laksatif etkilere sahiptir. Vişne saplarının böbrek, gut ve roma...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Beren Saat’ten mayolu poz

Eşi Kenan Doğulu ile arasını düzelttikten sonra onunla birlikte Çeşme tatiline çıkan Beren Saat, buradan paylaştığı fotoğraf ile tatilinin nasıl geçtiğini göstermiş oldu. Kısa bir süre...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Yoğurt suyunu sakın dökmeyin!

​Yoğurt içerdiği probiyotikler sayesinde hem bağırsak florasını hem bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Bağırsak florasını düzenlediği için kolon kanseri riskini düşürmekte, bağışıklığı güçlendirdiği için alerjik hastalıklara karşı direnci artırmaktadır. Yoğurt, süte göre düşük laktoz içeriğine sahiptir. Bu nedenle sütü tolere edemeyen bireyler için yoğurt tüketimi uygundur...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR