Yukarı
341907

Rutkay Aziz: İktidar, bir korku imparatorluğu yaratmaya kalktı

02 Aralık 2021 12:36

Geçen haftalarda Nazım Hikmet'in eseri olan 'Memleketimden insan manzaraları' oyununun prömiyerini yapan Rutkay Aziz, SÖZCÜ'nün sorularını yanıtladı. Usta tiyatrocu, "İktidar, bir korku imparatorluğu yaratmaya kalktı. Bunun da etkisini her alanda bir biçimde görüyoruz. Mesela bir Osman Kavala'ya bakıyorsunuz, neredeyse 5'inci yılına girdi. Buna benzer örnekler çok ve bu günlerin de geçeceğine inanıyoruz" dedi.

Tiyatrocu, oyuncu, yönetmen ve sanat yönetmeni olan Rutkay Aziz (74), henüz lise eğitimi aldığı dönemde tiyatroya başlamış ve sanat dünyasına ilk adımını Peter Weiss’ın ‘Marat-Sade' oyunundaki ‘Marat' rolüyle atmıştı. O günden bu güne sanat camiasında kendisine yer edinen usta tiyatrocu, unutulmaz eserleri seyirciyle buluşturmaya devam ediyor.

En son 12 Kasım Cuma akşamı, Caddebostan Kültür Merkezi'nde, Nazım Hikmet'in unutulmaz eseri, ‘Memleketimden insan manzaraları' oyununu oynayan usta tiyatrocu, SÖZCÜ'nün sorularını yanıtladı.

Geçmişten günümüze tiyatro izleyicisinde nasıl bir değişim var? Bunun tiyatro sanatçıları üzerindeki etkisi nasıl oldu?

70'li yıllara baktığımızda tiyatroya ilgi çok daha yüksek gidiyordu. Ama 12 Mart'la bir çöküş, bir durağanlık yaşandı. Sonra tekrar bir çıkış oldu ama derken 12 Eylül geldi. Yani demokrasi, özgürlükler sıkıntıya uğradığında, tiyatro da hem sahnede hem seyirci açısından kayıplara uğramıştır. Bu son yıllarda pandemi öncesi-sonrası diye ayıracağız herhalde bakacağız. Seyircide başta bir ürkeklik vardı ama giderek bu ürkekliği attığını ve tekrar tiyatrosuyla buluştuğunu görüyorum, bu da sevindirici.

Pandemi süreci devam ediyor. Tiyatro sanatçıları bu süreçten nasıl etkilendi? Devlet bu konuda destek sağladı mı, sağladıysa yeterli oldu mu?

Hiç öyle bir destek sağlamadı. Tabi çok çekti tiyatro. Özel tiyatrolar özellikle. Ama sabırla, inatla bu günlerin de geçeceğini düşünerek. Kendimizi pandemi sonrasına hazırladık. Bugün de zaten bunun sonuçlarını görüyoruz. Arkadaşlarıma onu dedim, yani kendimizi o günlere hazırlayalım. Provaları yapalım, Kasım'a oyunu çıkartırız. Hazır olalım. Silahlarla donatalım kendimizi dedik. Galiba da doğru yaptık.

‘Sanatçı toplumun aynasıdır' sözünden yola çıkarsak, Türkiye'nin toplumsal anlamda geldiği noktayı nasıl değerlendirirsiniz? Toplumsal ve ekonomik değişimlerin sanat dünyasına yansımaları nasıl oldu?

Pek olumlu oldu diyemem. Ama bu Shaksper'in, ‘Tiyatro toplumun aynasıdır' lafı, iyi düşünmek lazım. Kimileri bunun yorumsuz kurarak yorumluyor. Yani tarafsızdır. Aynaya bakış, bireyi taraflı yapar. Yani en azından aynaya baktığınızda kendinizi bir değişime sokarsınız. Tiyatro da kanımca böyledir. Yani muhakkak, ‘Tevrat'ta söz varmış ama önemli olan son sözdür' der. O son sözü söylemelidir tiyatro. Bir mitinge, vaaz yerine dönüşmeden, sanatın estetiklerini bünyesinde toplayarak, o anlamdaki gücünden ödün vermeyerek, tiyatro olarak sunmalıdır o son sözleri. Biz hep buna çalıştık.

Sosyal medyada düşüncelerini ifade eden bazı sanatçılara ve vatandaşlara davalar açılıyor. Bu konu hakkındaki düşünceleriniz neler?

İktidar, bir korku imparatorluğu yaratmaya kalktı. Bunun da etkisini her alanda bir biçimde görüyoruz. Ama bu konu da yine de ilkeli, onurlu insanlarımız da var. Yaşamın her alandan var ve bunlar da direniyorlar. Mesela bir Osman Kavala'ya bakıyorsunuz, neredeyse 5'inci yılına girdi. Suçunun ne olduğunu bilmiyor. Buna benzer örnekler çok ve bu günlerin de geçeceğine inanıyoruz. İnanmadan da yaşayamazsınız.

Bu yoğun tempoda ailenize ve kendinize vakit ayırabiliyor musunuz? Ailenizle ilişkileriniz nasıl?

Geçmişte, oyun çıkacağı zaman bir 10 gün kala, kızım Doğa ile annesini İstanbul'a gönderiyordum, ‘beni rahat bırakın' diye. Yani son böyle finale doğru insan yalnız kalmak istiyor açıkçası. Bu aileye karşı sevgisizlik değil, saygısızlıkta değil, aile de bu konuda anlayış gösteriyorlar sağ olsunlar.

Gündelik yaşantınızda neler yapıyorsunuz? Hobileriniz var mı?

Ne olabilir ki hobi Allah aşkına. İçinde bulunduğumuz koşullar insana hobi şansı tanımıyor.

Ömrünüzün büyük bir bölümünü sanata adadınız, size getirileri veya götürüleri neler oldu?

Bütün sıkıntılara, olumsuz koşullara rağmen, ben yine de kendimi şanslı saydım. Halkı sevdim, halkta beni sevdi. Onun için en ufak bir pişmanlık yaşamadım, asla. İyi ki tiyatro var. İyi ki o seyirci var, iyi ki onların alkışları var. Zaten tiyatrocu öylesine bir bireydir ki, oyun bittiğinde de, perde kapandığında sadece kulakları kalır sahne üstünde. Alkışı dinler. Ne kadar içten, ne kadar uzun, ne kadar samimi böyle.

Pandemi nedeniyle sahnelerden uzun süre uzak kaldınız, bu zamanı nasıl değerlendirdiniz? Usta bir sanatçı olarak geçirdiğiniz yıllarınıza dair anılarınızı kitaplaştırmayı düşünüyor musunuz?

Sahnelerden uzak kaldığım dönemde, yarınlara dönük umudumu diri tuttum. Kitap yazmayı düşünmüyorum çünkü anılarınızı yazdığınız zaman gerçeği yazmak zorundasınız. Anılarımı yazdım diye yalan yazamazsınız. Gerçekleri yazmaya kalkarsam hem kendimi hem arkadaşlarımı üzebilirim. Onun için o kitap konusuna asla girmem.



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Diane Keaton’dan yıllar sonra gelen itiraf: “Kitabı hiç okumamıştım”

Akademi Ödüllü ünlü oyuncu, perşembe günü Hollywood’daki TCL Chinese Theatre’da gerçekleşen el ve ayak izi töreni sırasında kariyeri ile ilgili samimi bir itirafta bulundu. Diane Keaton, ...

Pablo Picasso’nun sanat stüdyosu satışa çıktı

1924 yazında, Picasso evin garajına el koydu ve kendi atölyesine dönüştürdü. Bu arada salonun ve yatak odasının duvarlarını da boyadı. Ancak yaz sonunda, evde neden olduğu zararlar için t...


Türkiye'de saç ekimi İspanya'da komedi filmi oldu

Warner Bros.’un yapımcılığını üstlendiği “Por los pelos” adlı filmin yönetmen koltuğunda, Nacho G. Velilla oturuyor. Filmin oyuncu kadrosunda Amaia Salamanca, María Hervás, Tomás Aguilera...

Dünyaca ünlü sanatçı ve yazar Jean-Jacques Sempe yaşamını yitirdi

Dünya çapında 15 milyondan fazla satan Sempe’nin ölümüyle ilgili açıklamayı arkadaşı Marc Lecarpentier yaptı. Lecarpentier, “Çizer Jean-Jacques Sempe, perşembe akşamı 89 yaşında huzur içi...


Ordu’da caminin restorasyonunda 600 yıllık kalıntılar ortaya çıktı

Odru Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada, Altınordu ilçesinin ilk yerleşim yeri olan ve bölgeyi Türk topraklarına katan ilk beylik olan Hacıemiroğulları Beyliği döneminde...

Simpsonlar’ın geleceği nasıl bildiği belli oldu

1989’da televizyon ekranlarında yayınlanmaya başlayan; orta sınıf bir aileyi oluşturan Homer, Marge, Bart, Lisa ve Maggie’yi odağına alan dizi 33 yıldır devam ediyor. Karakterleriyle izle...


Gaziemir’de Bergen’e yoğun ilgi

Düzenlediği kültür sanat etkinlikleriyle her yaş ve her kesimden yurttaşı sanatla buluşturan Gaziemir Belediyesi, yaz aylarında düzenlediği Açık Hava Film Gösterimleri’yle, yurttaşların a...

Zeytinli Rock Festivali yasaklandı, sanatçılardan tepki yağdı

Balıkesir Burhaniye Kaymakamlığı'nın 17-21 Ağustos'ta yapılması planlanan Zeytinli Rock Festivali'ne izin vermemesine müzisyenler tepki gösterdi. Organizasyon şirketinin Burhaniye Kaymaka...


Restore edilen Yerebatan Sarnıcı turist akınına uğruyor

2017 yılında girdiği restorasyon çalışmaları sonrası yeniden ziyarete açılan Yerebatan Sarnıcı, günde binlerce yerli ve yabancı turistin akınına uğruyor. İstanbul’da ‘tarihi yarımada’da y...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Ebru Gündeş, konserinde gözyaşlarına boğuldu

Annesini son yolculuğuna uğurladıktan sonra sahneye çıkan Ebru Gündeş, şarkı söylerken, "Keşke yanımda olsaydın canım, öyle özledim ki" sözlerinde gözyaşlarını tutamadı. Seyirciye arkasın...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Türkiye’de AIDS alarmı

Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Hakları (CİSÜ) Platformu’nun Kasım 2021 verilerine göre Türkiye’de 1985 yılından itibaren HIV tanısı almış kişi sayısı 31 bine ulaştı. Son üç yılda HIV tanısı alan kişilerin sayısı yaklaşık 10 bini buldu.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR