Yukarı
1

Sinan Kara

CHP İzmir’de delegenin tercihi; Güçlüden mi, yoksa demokrasiden yana mı olacak?

07 Şubat, 2020

   CHP İzmir İl Kongresi için sona gelindi. Yarın Fuar alanında bulunan Celal Atik Spor Salonunda yeni İl Başkanı için partililer oylama yapacak.

   Gelinen süreci kısaca özetleyelim.

    Bilindiği üzere, mevcut İl Başkanı Deniz Yücel “Tek aday” olarak örgütün önüne konulmak istendi. Yani, birileri tarafından dayatma olarak sunuldu. Bu dayatmayı yapanların içerisinde başta Tuncay Özkan ve bazı Belediye Başkanlarının isimleri anıldı. CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel ise sözcülüğüne soyundu.

   Sertel, net bir ifadesi bulunmamasına rağmen Sayın Kılıçdaroğlu üzerinden adeta bir algı çalışması yapmak istedi.

   Konuştuğu her ortamda ön seçim gibi son derece demokratik olan bir talebi dile getirmekten geri durmayan Sertel, aynı demokratik tavrını maalesef bu Kongre sürecinde gösteremedi. Yaptığı açıklamalarla “Tek aday” gibi son derece çirkin ve antidemokratik bir yöntemin pazarlamacılığına ve sözcülüğüne soyundu. Peki, bu çirkin yöntem örgüt tarafından kabul gördü mü?

   Net olarak ifade etmeliyim ki, görmedi!

   Çünkü görmüş olunsaydı, CHP ve demokrasinin kalesi olarak adlandırılan İzmir, şimdi tek aday dayatması ile seçime gidiyor olacaktı. Bir anlamda baskı geri tepmiş oldu.

   Böylesine çetrefilli bir sürecin sonrasında tek aday olarak dayatılmak istenen Deniz Yücel’in ardından, Cüneyt Oğuz ve Ezgi Deniz Urunga adaylıklarını açıkladı.

   Bu adayların kısaca durumlarından bahsedelim.

   Mevcut İl Başkanı Deniz Yücel’in arkasında, öncelikli olarak Tuncay Özkan ile bazı Belediye ve İlçe Başkanları var. Soyer’in desteği var söylemleri dile getirilse de, bu durum şimdilik muamma. Her ne kadar baş başa zirve yapmış olsalar da, ikili arasında bir güvensizliğin hakim olduğuna dair görüşler de yok değil. Biliyorsunuz bir süre önce Soyer’in, Yücel ile uyumlu olmadıklarına dair kaygıları gündeme gelmişti. Ayrıca CHP’liler içerisinde konuşulan bir başka iddia, Deniz Yücel’in listesine Tuncay Özkan’ın müdahale edeceği yönünde kaygıların olması.

   İkinci aday Cüneyt Oğuz’un bana göre en büyük handikapı, Muharrem İnce için başlatılan kurultay çalışmasında imzacı gruptan olması. Oğuz, İzmir’de imzacıların başını çeken eski İl Başkanı Asuman Ali Güven ile birlikte hareket ederek, imza sürecine destek vermişti. Bu konunun şimdiden Deniz Yücel’i savunanlar tarafından dile getirildiğine dair iddialar var. Oğuz’un avantajı ise İl Yöneticisi olması ve örgütü yakından tanıması.

   Emek ve liyakat açısından son derece donanımlı olan Ezgi Deniz Urunga’nın arkasında ise her hangi bir güç veya ekip bulunmuyor. Urunga için her ne kadar bir kesim tarafından Tuncay Özkan’ın desteği var algısı uydurulmaya çalışılsa da, yakından tanıyanlar bunun bir algı çabası olduğunu iyi bilirler. Tuncay Özkan’ın Silivri’de yargılandığı dönemlerde, her yurtsever sorumlu insan gibi gidip haksızlığa karşı Özkan’a destek olmak Ezgi Deniz Urunga için bir kabahat ise aynı kabahati, Özkan’ı Vekil ve Genel Başkan yardımcısı yapan başta Kılıçdaroğlu olmak üzere tüm CHPliler işlemiş demektir. Eğer Urunga’nın arkasında Tuncay Özkan’ın desteği olmuş olsaydı, eminim ki günlerdir aday olabilmek için kapı kapı imza toplama zahmetine de girmemiş olurdu. Erkek adayların bile cesaret gösteremeyip sessiz kaldığı bir dönemde, Urunga’nın aslında Tuncay Özkan ve ekibine karşı rakip aday olarak mücadele ettiği gerçeği oldukça anlamlıdır. Ayrıca birkaç oy fazla alabilmek uğruna, gerçek olmayan bir konu üzerinden yıpratmaya çalışmak, hiçte onurlu bir tavır değildir.

   Tam aksine dayatmaların olduğu böylesine kısır bir döngü içerisinde, kadın bir adayın cesaret göstermesi bence CHP adına, çok daha önemlisi parti içi demokrasi adına umut vericidir. Tabi bu yaşananlar delegeler arasında avantaj mı, yoksa dezavantaj olarak mı kabul görür onu da yarın Kongre salonunda hep birlikte anlayacağız.

   Sözün özü;

   Öncelikle belirtmeliyim ki seçimin çarşaf liste ile yapılması, tam da İzmir’e yakışan bir duruş olur. Blok liste birleştirmez tersine ayrıştırır.

   Yarın Celal Atik Kongre Salonunda; bir tarafta güç zehirlenmesi yaşayan delege ağalarının, bir tarafta CHP’de demokrasinin namusunu kurtarmaya çalışanların mücadelesine şahitlik edeceğiz.

   Kendi adıma konuşayım;

   Eğer delege olsaydım, özgür irademi; Asla ve asla güçten, güçlüden yana kullanmazdım..



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Helin Avşar yeğeni Zehra için karantinayı bozdu!

Sosyal medya hesabı üzerinden ev karantinası günlerine dair paylaşımlarda bulunan ve son olarak da yeniden gitmek istediği ülkeleri özlemle sıralayan Helin Avşar, karantinayı yeğeni Zehra...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Corona günlerinde obeziteye dikkat!

​Uzmanlar, corona virüsü nedeniyle evde kaldığımız şu günlerde, hareket kısıtlılığının da dikkate alınarak, dengeli beslenmenin önemini ve obeziteye dikkat çektiler. Diyetisyen Hande Nur Uzun, Korona günlerinde kişilerin doğru ve dengeli beslenmelerine daha çok dikkat etmesi gerektiğini söyledi...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR