Yukarı
27

Sabahattin İzcioğlu

Şu demokrasi ne menem bir şey!

13 Haziran, 2016

     Dünyadaki tüm iktidarlara, politikacılara, yöneticilere hatta sokaktaki sıradan insanlara kime sorarsanız sorun çok büyük çoğunluğu ya demokrat ya da demokrasiden yana olduğunu söyleyecektir. Herkes demokrat ya da demokrasiden yana ise, dünyada ki bu kadar eşitsizlik, adaletsizlik, savaşlar, çatışmalar, baskı, sömürü, grevler, kavgalar neden? Demek ortada yanlış bir algı, yanlış bir tanım ya da aldatıcı, yanıltıcı bir uygulama var.

     Bir kere dünyada hakim olan ideoloji ve buna bağlı olan yöntem kapitalizm. Kapitalizm öyle bir sistem ki bir ağacın gölgesini bile satar. ‘’gölgesini satamadığı ağacı keser’’ kapitalizmin kendisi normal bir sistem olmayıp ‘’sapkın’’ bir sistem olduğuna göre böyle bir sistemden gerçek bir demokrasi beklenir mi? Açıkça ifade etmek gerekirse yalancı çoban misali her yönetime hatta ‘’oligarşik yönetimlere bile demokrasi deniliyor’’. Buda bilinçli yapıldığı kesin, aşağıdan yukarıya temsil sistemi uygulamayan bu sistemde sözde demokrasi adına göstermelik seçimlerle yukarıdan aşağıya uygulanan sistemde garibim halk kendinin temsil edildiğini zannediyor, oysa parası pulu olmayan bir kişinin parlamentoya girme şansı var mı? Tarlada özgürce bir şeyler ekip biçip zarar etse de sesini çıkarmayan çiftçi kendine göre huzurlu yaşamı demokrasi zannederse, eli terazi tutup üçe alıp dörde satan esnaf üç kuruş kazanmayı demokrasi olarak yutturulursa, kentlilik bilinci hikayesiyle tüketim hazzına ortak olmanın mutluluğu ile yaşayan orta sınıf için demokrasi  olsa da olur olmasa da olur anlayışı hakim olursa, işçileri de gündelik hayatın hay huyu içinde mal edilme hırsına dahil etme yöntemleri geliştirilir ve demokrasi gündeminden düşürülürse, özgürlük teşebbüs özgürlüğüne indergenirse, eşitlik sadece eşitler arasında tanımlanırsa gerçek demokrasiyi savunmak üç beş aydına kalması doğal değil mi? Yalnız işin üzücü ve acı yanı da aydınların bir kısmının özellikle burjuvazinin   ‘’aydınlanma dönemi’’  sloganlarını, demokrasi ile özdeşleştirmesi yanlışlarına düşmesi olmaktadır. Oysa burjuvazi o dönemden bu döneme kadar kendisi için eşitlik, adalet ve özgürlük istemiş hala da öyle. Demokrasinin en olumsuz örneği de yetmiş yıllık sosyalizmin bile gerçek demokrasiyi hayata geçiremeyip dünyayı sukutu hayale uğratması olmuştur. Hele bizim gibi ülkelerde bırakın gerçeğini, sahtesi bile hiçbir dönem demokrasinin kıyısından geçemedi, ne yazık ki aydınlarımızın büyük çoğunluğu aydınlanma döneminin eşitlik, özgürlük adalet şiarlarını süreç içinde, ulusalcılık, katı milliyetçilik, giderek, tek dil, tek din, tek millet anlayışına yönelmesi ortada ne demokrasi ne adalet ne eşitlik ne özgürlük bıraktı.

     Bir kere kapitalizm nasıl küreselleşti ise demokrasi güçlerinin de küreselleşmesi esastır. Yalnız kapitalizm olduğu sürede gerçek demokrasinin oluşmasından söz etmek çok zor, sömürüden, sömürülmekten vaz geçtik, ama en azından seküler hümanizm temelinde, insana yakışır, kimsenin kimseye muhtaç olmadığı onurlu, geleceğine güven duyduğu, sağlık, konut, eğitim sorunlarının çözüldüğü, kimsenin ötelenmediği, din, dil,  ırk ayırımı yapılmadığı, savaşa, silaha ayrılan paraların bilime, teknolojiye insanlık için harcanmasına ve de şiddetten, terörden uzak özgürce düşünen yazan, çizen, tartışan bir ülkede yaşamak muhteşem bir şey değil mi? Böyle bir sisteme ne ad verirseniz, ne derseniz deyin.



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

'Bazılarına kırmızı biber sürecek'

Şarkıcı Gülben Ergen,önceki gün Nişantaşı’nda görüntülendi. Bir mağazada takı bakarken görüntülenen Gülben Ergen,kendisini görüntüleyen gazetecilere adeta vitrin mankenliği yaptı. Nişanta...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Bu otlar çok tehlikeli!

Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Hafsa Sultan Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömür Karakoyun Çelik'ten kanser hastalarına önemli uyarı: Şifa bulmak için başvurduğunuz bitkisel çözümler, organ yetmezliğine neden olabilir.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR