Yukarı
27

Sabahattin İzcioğlu

Sistemin Yerine ne Koyulabilir?

03 Ekim, 2016

   Bakkala aldığımın karşılığını para ile öderken birden aklıma geldi. Para olmasaydı bunun karşılığını nasıl ödeyeceğim? Diye sorduğumda bakkal ‘’ insanoğlu bir yolunu bulurdu’’ diye cevap verdi. Hadi, şimdi dünyada para kaldırılsa yerine ne konulabilir? Diye sorduğumda ikimizde kısa bir süre düşünsek de geçerli, mantıklı bir cevap bulamadık.

   Daha sonrada uzun uzadıya düşündüğümde gerçekten de hayal da olsa önerilecek bir cevap yok. Aslında ilk para MÖ 700 yılları civarında Lidyalılar tarafından kullanıldığı söyleniyor ama Avrupa’da ilk kağıt para 17 yüzyılda Amerika kıtasında 18 yüzyıl da ilk kağıt para kullanılmaya başlanmış. Kapitalist sistemin dolaşım aracı olarak kağıt paranın tarihi o kadar da eski değilmiş meğerse.

   Para konusunda hepimizin ikiyüzlü davrandığı da bir gerçek. Para nedir ki önemli olan insanlık derken, para güç olarak herkesi az da olsa çok da olsa dize getirerek esir almakta. Daha önemlisi dünyada kapitalist sistemin dolaşım aracısı aşamasına gelen para, insanlığı birbirine düşürdüğü gibi dünyayı cehenneme çevirmekte.

   Görünen o ki biçimsel olarak paranın yerine elektronik ödeme, kartlar çıksa da yerine konacak daha rasyonel, daha gerçekçi bir dolaşım aracı bulmak zor. Peki o zaman kapitalist sistemin yerine ne konabilir ki paranın gücü azalsın.

   En katı, en vahşi, en liberal kapitalist ülkeler hatta sosyalist ülkeler bile eşitlikten, özgürlükten, adaletten bahsediyorlar ama soyut olan bu kavram ve ifadelerin yaşama geçirilmesi, bugünden yarına ete kemiğe bürünmesi mümkün görünmüyor.

   Çünkü kapitalizm para kazanma yöntemlerinden en önemli yollarından biri, kendine göre kendisi için güvenli bir ekonomik ortam olmasını istediği için nispi de olsa özgürlüğü, demokrasiyi kendi çıkarına geldiği kadarına müsaade eder, eşitliğe asla müsaade etmez ve eşitsizliği çok sever, sistem eşitsizlik üzerine kurulmuş çünkü parayı buradan kazanır.

   Sözde sistemde rekabet var ama bu rekabet serbest piyasa koşullarını ortadan kaldırıp tekelci bir anlayışla işler. Devletlerinde ekonomik alana girip, kapitalist sistemi güçlendirmesi eşitsizliği daha da derinleştirmektedir.

   İşin en acı kötü tarafı da, sistem, kendisi için oluşturduğu demokraside istediği kadar kazanamazsa, işte o zaman daha da gaddarlaşıyor, vahşileşiyor, savaşlar çıkarıyor. Bu nedenlerle maalesef dünyada hiçbir dönem hiç bir kapitalist ülkede olmadığı gibi sosyalist ülkelerde de gerçek anlamda bir eşitliğe bu güne dek rastlanmadı veya ben göremedim.

   Gerçi, mutlak anlamda bir eşitlik de yoktur. Her şeyin bir iyi yanı, bir olumsuz yani vardır. Önemli olan çoğunluk için iyi yanlarının olduğu kuralların konulmasıdır. Görünen o ki dünya insanlığı bu sistemi sonlandıracak olgunlukta seviyede olmadığı gibi büyük çoğunluk bu sistemi istememesine rağmen yerine ne koyacağını da bilemiyor.

   En azından kapitalizmin en sevdiği eşitsizlik yerine eşitlikçi serbest piyasa ekonomisinin gerçekleşmesinin kurallarının konulması en önemlisi de eşitsizliğin devlet eliyle gerçekleşmesini engellenmesi için, devletin ekonomiden, ihalelerden elini çekmesi ülkeler için dünya insanlığı için en büyük kazanım olacaktır. Bir gün mutlaka insanlık, çoğunluğun daha mutlu olacağı bir sistemi bulacaktır.

   Ama bir şeyin kalkması gerekiyorsa şartlar olasıya kadar sürmesi de normal gibi geliyor, yine her şey düşünceye, düşünmeye bağlı.



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

'8 yılda 1000 hayat kurtardım ama...'

Oyunculuğa başlamadan önce plajlarda sekiz yıl cankurtaranlık yapan Barış Arduç eski mesleğine dair ilginç bir açıklama yaptı: ‘2002-2010 arasında 1000’den fazla insanın hayatını kurtardı...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Topuz saçla uyumak gerekiyormuş

Saçı topuz yaparak uyumanın bu avantajını bilseydiniz bir daha asla salık saçla yatağa bile girmezdiniz… Biz kadınların uykudan önce yapacak o kadar çok rutin işleri var ki elbet haftanın bir günü, üşengeçliğimizin kurbanı olup sabah uyandığımızda korkunç bir manzarayla karşılaşıyoruz.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR