Yukarı
4

Aydan Tuncayengin

Oyun Ve Okul Çağında Çöp Toplayan, Çalıştırılan Çocuklarımız!..

29 Nisan, 2017

   Küçücük kız ve erkek çocukları... Minnak minnak...

   Son günlerde sokakta ve caddede 3 yaş ve 14 yaş aralığında kız ve erkek çöp toplayıcısı çocuklarının arttığını görüyorum.


   Dün miniklerle Güzelyalı Ortaokulunun olduğu ara caddede karşılaştım. Önce bağıran küçük bir çocuk sesi duydum ve yolun karşısında koca çöp arabasının bez torbasının altında bir çift bacak gördüm. Çocuk görünmüyor sadece sesi duyuluyordu. Üstüne devrilen boş çöp arabasını kaldırmaya çalışıyordu. Çöp arabasının altından minicik bir erkek çocuğu çıktı…

 - Ekrem hadiii... diye bağırıyordu.
   Ekrem kimdi? Abisi olabileceğini düşünerek etrafa baktım.
   Ekrem'i aradım. Ekrem'i bir türlü göremedim. 
   Caddeye doğru yürümeye başladım. 
   Önümde minik bir erkek çocuğu pantolonunu çekiştirip duruyordu. 
   Ekrem sesi yine duyuldu ve minik oğlan başını kaldırdı. 
- "Geliyorum Hasannn" diye bağırdı!..

   Ekrem'le göz göze geldik o anda. Ekrem işte minicik boyuyla önümde duruyordu. Çakır badem gözleri çocuk masumluğu ile Ekrem'i bulmuştum.

   Tekrar etrafıma bakındım, başlarında bir abi / abla yoktu.

   Hasan ve Ekrem o kocaman çöp arabasını sırtlamış minicik boyları ile hayatlarının geçim oyununa katılmışlardı.
Ekrem önümde hala pantolonunu çekiştirmeye çalışıyordu. 
O minik sevimli yüzünü görünce "Ekrem merhaba" dedim.
Ekrem o küçücük ağzı, burnu, badem gözleri, minnak sevimli yüzüyle 
- On milyon versene
- Sana sadece bunu mu öğrettiler! ahh Ekrem'im...
Ekrem yine tekrarladı 
- On milyon versene 
- Benimde on milyona ihtiyacım var Ekrem!.. 
Ekrem durdu boş boş baktı bana ve yine tekrarladı 
- On milyon versene, on milyon versene...
- Bana da, bana da Ekrem on milyon lazım Ekrem... 
İkimizde aynı dilden, başka yaşamlarımızın ihtiyaçlarından konuşuyorduk aslında!
Hasan bağırıp duruyordu Ekrem'e 
- Yürü Ekremmmm hadiiiiii
Ekrem dönüp dönüp bana on milyon, on milll.....onnn..
Falan filan...

Ne konuşabilirdik ki Ekrem'le. 
Ne öğüt verebilirdim ki, ne hikâye anlatabilirdim ki onun için boş bir hikayeden başka ne olabilirdi ki…
Ekrem’i ancak o an oyun oynamak, belki istediği bir oyuncağa sahip olmak veya sevdiği bir şeyi yemek mutlu edebilirdi!
Ekrem belki oyunu, oyuncağı da bilmiyordu, daha oyun çağındaki küçük bedeni sokağın gerçeklerine atılmıştı.
Oyundan başka anladığı bir hayali, bir umudu henüz yoktu...
Belki de hiç olmayacaktı...
Çok çaresiz hissettim kendimi.
Utandım.
Çocuk işçiler, sokakta, caddede, her yerde...
"Yanınıza kim gelirse para isteyin" dedirten büyüklerinin sistemindeki öğretilerle sokaklara salınan, çalıştırılan çocuklarımız var...
Geçtiğimiz gün yine çöp toplayan 7 yaşında erkek çocuğuna okula gidiyor musun " diye sordum.
-Hayır dedi.
- Neden?
- Çalışıyorum
- Okula gitmek istemiyor musun?
- Hayır! Para versene…
Para versene, para versene, para versene…

Dilenciliğe alıştırılan çocuklar. Çöp bidonlarının içine atılan çocuklar!
Çocukların bedenlerinden geçinen büyükler…
Ve bütün bunlara göz yumanlar...
Çocukları koruyamayan büyükler
Sonra bu çocukların geleceği için yapılan şovlar,
Sonra istismar edilen çocukların,
Sonra koruyamadığımız çocukların,
Sonra ihmal edilen çocukların,
Sonra öldürülen çocukların,
Sonra çocukların hayatlarına ne yeni yollar yapabilen, ne de yeni köprülen kurabilen bizlerin, sizlerin, BÜYÜKLERİN! Sadece şovlarında esip- gürledikleri göstermelik çocuk dünyaları…
Sonra yeni yollar, yeni köprülerle milleti avutanların / kandıranların!
Ve Vatan sevdası diye türkü tutturanların...
Hepimizin canınız cehenneme... Kafa tuttuğunuz Avrupa çocuklarını sokaklara atmıyor. Çocuk haklarına ve yaşamlarına birinci derecede önemsiyor/öncelik veriyor! Yaaaa Devletim…
Eeee sonra!
Sonrası mı?
Eyyy nerede Devlet, Eyyy nerede Millet derken, Eyyy bu işin neresinde Çocuklarımız!
Eyyy nerede sorumlular, kim bunlar?

"Çocuklar geleceğimizdir" lafazanlığından başka gençlik için ne binalar diktiniz, ne köprüler yaptınız, onların geleceği için hangi yolları inşa ettiniz, hangi açılışlarla umutlu/mutlu bir gençlik bıraktınız mı geleceğe!
"Vatanı korumak çocukları korumakla başlar" diyen M.Kemal ATATÜRK'ün o günlerinden, bugünlerimize geldiğimde, bugünlerimizle insanlık namına yüzleştiğimde, elimizdeki değerlere baktığımda derin üzüntü duyuyorum;
Ne yazık ki "Ne ekersek onu biçiyoruz" diyorum.



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle