Yukarı
4

Aydan Tuncayengin

Ben çocuğumu anamın/babamın evinden getirmedim!

13 Mayıs, 2017

Toplumu yöneten, yön veren insanların konuşmalarında söyleyecekleri her bir sözcüğü son derece dikkatli seçmeleri gerekir.

Çünkü onlar, o sözcüklerle, cümlelerle kamuoyunu, yani toplumun fikirlerini ve yaşama biçimlerini etkilemekte ve belki de belirlemektedirler.

İzmir Kitap Fuarı’nda dinleme fırsatı bulduğum Türk tarihi uzmanı Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamız, çocukların sorunlarına değinirken, öğrencilerine “eğer çocuklarıyla kahvaltı edemeyecek, iyi geceler diyemeyeceklerse çocuk doğurmamalarını öğütlediğini” söyledi.

Dünyada çocukların arasında olan eşitsizliğin kendileri tarafından yaratılmadığına da vurgu yapan Prof.Dr. İlber Ortaylı hocamızın konuşmasındaki: ‘Artık kadınlar aktif üretim hayatına katılıyor. Zengini de fakiri de çocuğunu evde bırakıyor. Ben öğrencilerime, sabah kahvaltıyı birlikte yapamayacaksanız, iyi geceler diyemeyecekseniz, masal anlatamayacak ya da dua okuyamayacaksanız, akşam yarım saat konuşmayacaksanız çocuk doğurmayın diyorum. Kadın çok para kazanıyor çocuğuna istediğini alıyor ama yanında yok’ bölümünü cımbızla çekip alıyorum!

Neden mi?

İlber Ortaylı Hocamız “Aile eğitimi şart, çocuğun eğitiminde birinci derecede anne sorumludur. Bir çocuğun iyi yetişmesi için aile yeter. Her zaman kadın okutur çocuğu, eğitir. Annenin verdiği eğitim ağar basar. Bizim toplumun büyük sorunu kadınların çocuklarını iyi eğitememeleri” düşüncesine istinaden kendisine sormak istiyorum olacak…

  • Kadınlarımızı kim eğitiyor?
  • Kadınlarımızı eğiten bir sistem var mı?
  • Kadınlarımız için annelik, erkekler için babalık kursu var mı?
  • Evlatlarımızı sadece sizin istediğiniz gibi koridorda nasıl davranmasını bilsinler diye mi yetiştireceğiz?
  • Aile eğitimi şart diyorsunuz, o zaman anne-baba ve çocuktan oluşan çekirdek yapıya ‘Aile’ deniyor değil mi hocam!..
  • Baba’nın aile içinde figürü yok mu?
  • Sadece çocuktan tek sorumlu Anne mi?

Ben çocuklarımı anamın/babamın evinden getirmediğime göre!..

Çocukları büyükannelerin bilgi ve deneyimine havale ediyorsunuz, haklısınız!

Eee onlarda deneyim ve bilgileriyle titri olmayan ‘profesör’ seviyesine ulaşıyorlar.

Anneliğin profesörlüğü de büyükannelik olsa gerek!

Aile terbiyesi tabii ki şart… Toplumu düzenlemek bakkal dükkânını düzenlemeye tabii ki benzemez. Ancak bir insan yetiştirmek de kolay değildir. Çocukların Atatürk’ün kurduğu eğitim politikasıyla eğitilmesi gerektiğinin üzerinde durmak gerekir.

Annelik bir meslek değildir. Çünkü annelik para karşılığı yapılmaz.

Annelik uzmanlaşma değildir. Çünkü bir eğitim sonucu elde edilmez.

Annelik bir başarı değildir. Çünkü ölçülmez.

Ve annelik kadının yaşamdaki tek boyut değildir.

Anneliğe bir kariyer olarak bakılmamalı!

Annelik doğal, olağanüstü bir şeydir.

Tüm kadınlarda, çocuğu olsun olmasın annelik duygusu doğal olarak vardır ve bu dünyanın en değerli duygusudur.

Annelik sorgusuz, sualsiz, koşulsuz, hesapsız, karşılıksız her şeye rağmen sevgidir...

Ve bütün bunlara rağmen anneliğin bir sosyal güvencesi, sigortası var mı?

Sadece erkek çalışır ve para kazanır”  kuralı olmadığına göre

Çocuk yapmak iki kişinin ortak üretimi ise anne de baba da çocuklarının iyi yetişmesi için rehber olmalı çaba harcamalı ve eğitim almalıdır.

Erkeklerden kaç tanesi düşünüp, eşlerinin geleceğini sigortalayıp, garanti altına almıştır?

Annelerin/kadınların Türkiye de annelikten emekli olup, maaş alanların sayısının araştırmasını yapan oldu mu?

Önce kadınları/anneleri bedava işçi olarak gören zihniyeti eğitelim.

Anne, aynı zamanda toplumsal bir bireydir. Anne öğretmen, mühendis, pilot, polis, bilim insanı, işçi, memur, başbakan, sanatçı vb.. insandır. Erkek ne ise kadın da aynı kapasitededir.

Burada kadının/annenin çalışması sorunun temeli değildir!

Sorun; ebeveynlerin eşit şartlarda hayatı ve çocuklarının sorumluluğunu paylaşmamasıdır.

Eğer “çocuk doğurmayın” yerine “çocuk yapmayın” diye bir cümle iki cinside kapsayacaktır…

Olaylara sadece kadınlar tarafından bakılmamalı…

Çocuk yetiştirmek, vatana faydalı vatandaşlar olmalarını sağlamak ne zenginlik ne de fakirlik meselesidir.

Bir ülkenin geleceğine sahip çıkacak sağlıklı nesiller yetiştirmek hepimizi ilgilendiren toplumsal bir sorundur!

*** Tüm annelerimizin anneler gününü kutluyor, sevgiyle ve sağlıkla barış dolu bir dünyada evlatlarıyla beraber huzur içinde yaşamalarını diliyorum…



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

'8 yılda 1000 hayat kurtardım ama...'

Oyunculuğa başlamadan önce plajlarda sekiz yıl cankurtaranlık yapan Barış Arduç eski mesleğine dair ilginç bir açıklama yaptı: ‘2002-2010 arasında 1000’den fazla insanın hayatını kurtardı...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Topuz saçla uyumak gerekiyormuş

Saçı topuz yaparak uyumanın bu avantajını bilseydiniz bir daha asla salık saçla yatağa bile girmezdiniz… Biz kadınların uykudan önce yapacak o kadar çok rutin işleri var ki elbet haftanın bir günü, üşengeçliğimizin kurbanı olup sabah uyandığımızda korkunç bir manzarayla karşılaşıyoruz.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR