Yukarı
4

Aydan Tuncayengin

Sivil İtaatsizlik ve Pasif Direnişte ‘ADALET’ aramak!

16 Haziran, 2017

   Bu ülkede CHP'yi ayağa kaldıracak, yollara düşürecek kadar acil olan, 
   Bu ülkede ADALETE ihtiyaç olduğunun farkındalığını yaratan sadece Enis Berberoğluna yapılan suçlamalar mıdır?
   Bu ülkenin tek sorun tabelası ADALET mi?
   Bu ülkede çocuklarımız tecavüze uğrayıp, öldürülürken,
   Bu ülkede sessiz kalınan değerlerimiz bir bir yok olurken,
   Bu ülkede şiddetin sesi hiç kesilmezken,
   Bu ülkenin anaları babaları eşleri teröre verdiği evlatlarının, sevdiklerinin acısıyla yanarken, 
   Bütün kavramlar birer birer güneşte unutulmuş plastik parçası gibi eğilip bükülmeye, biçimini kaybetmeye başlarken,
   Hukuk kavramını, adalet kavramını, devlet kavramını, vatandaş kavramını, suçlu kavramını, düşman kavramını farklılaştırıp,
   Bütün kavramların manalarının dışında başka manalara büründüğü zamanlara zihniyetlere teslim oldu isek,
   İnsanlar ölmesin derken, insanların ölümleriyle yaşıyor ve susuyorsak.
   Ortak değerlerimize sahip çıkamıyorsak,
   Dağ gibi sorunlarımız olmasına rağmen İNSAN HAKLARI İHLALLERİ, oy hırsızlıkları vb.. için bugüne kadar adım bile atmadıysak, yürüsen ne olur, koşsan ne olur?

   CHP’ye çok kızgınım çok.

   Hantal bir ana muhalefet partisi olarak CHP’nin umutsuzluğundan, vurdumduymazlığından, çaresizliğinden ve halka yansıttığı derin karamsarlığından ve bizi bezdiren hallerinden bıktım!

   Ben Unutmadım!
   Kumpasa uğrayan ülkemizin değerli insanları ADALET diye hücrelerinde çığlık atarken yapılan ADALETSİZLİKLER yüzünden can verdiler.
   Sonra da birileri çıktı "bizi de aldattılar" dedi. 
   Kimse ADALET için yürümedi!
   Hatırlıyor musunuz?

   İşte sizin şimdi farkına vardığınız ADALET herkese lazımdı...

  Sorunlarımızın tepe noktasında tek başına ADALET oturmuyor...

  “İnsanın, İnsanca Yaşam Hakları Var…” insanca yaşama dair bütünü içermeli her şey… 

  Adalet sadece tek kişiye ulaşarak sağlanamaz! Bu ülkede kumpasa uğrayanların Adaletini canlı canlı mezara gömenleri unutmadım.

   Kırılma noktasıysa bu yürüyüş halleri, hangisinden başlayalım, nerden tutsak elimizde kalıyor oysa ki!..

   Paramparçayız, neden toplamamız gerektiğini tek taraflı değil çok sesli halkla birlikte düşünme zamanıdır.

  Kimse rollerini şovlarına malzeme edemez. Geçti o devirler artık. Her evden yangınlar, acılar yükseliyor. Adalet veya her neyse bu hepimiz için bir yürüyüş inancıyla olmalı. Belki Enis Berberoğlu da haksızlığa uğramış olabilir!

   Bu ülkenin kaybettiği değerli insanlara ve hala hapishanede tutuklu bulunan ve onlara                        

   HAKSIZLIKLAR VE ADALETSİZLİKLER uygulanırken nerelerdeydiniz?

   "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardından bugün saat 11.00’de Ankara’dan İstanbul’a ‘Adalet Yürüyüşü’ başlatacağını açıkladı."

   “Enis Berberoğlu için yürümüyoruz” deseler de, Pasif Direniş ve Sivil İtaatsizlik formülü ile CHP’ye yeniden format atmak mı isteniyor?

   Sivil itaatsizliğin büyüsü “Adalet için yürüme kararı” tutar mı?
   İğneyi bile kendine batırmadan, çuvaldız başkalarına batarken uzun uzun sessizce seyredenler,
 
   Çuvaldız kendilerine batınca "Sivil itaatsizliğin" büyüsüne kapıldılar!
   Rüzgarı tersine döndürüp, taşları yerinden oynatıp, ülkeyi kurtarabilirler mi?
   Bilemiyorum!..
   İzliyorum...

   Kızgınlıklarım bir yere kadar, sabrım da bir yere kadar ve her şeyde bir kırılma noktası vardır...

   Bu proje belki de kırılma noktalarımızın artık yeteridir!

   Sessiz kalmak mümkün mü?

   Demokrasi toplumsal özgürlüğümüzün beynidir!

   Bu proje DEMOKRASİ VE ADALET için değişim ve dönüşümün habercisi olabilir mi?

   Umutsuz yaşanmaz!

   Ve artık BİZ olup, ESİR olmamak için ADALET VE DEMOKRASİYE sımsıkı sarılmak, işin ucundan tutmak lazım…



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle