Yukarı
4

Aydan Tuncayengin

Vücutlarımız Bahçemizdir

14 Aralık, 2017

   William Shakspeare’in “Vücutlarımız bahçemizdir… Niyetlerimiz de bahçıvanlarımız” sözü duygular ve organlarımız arasındaki bağlantının önemini işaret ediyor.

   Vücudumuzda iyiliği, hastalığı, sefaleti, mutluğu, zenginliği, fakirliği yapan da zihnimizdir. Fiziksel hastalıklarımızın ardında birtakım duygusal nedenler yatmaktadır.

   Doğu’da, organ-duygu ilişkisinin farkındalığı uzun zamandır tıp ilminin bir parçası olarak öğretilmektedir. Batı dünyası ise, duygular ve organlar arasındaki bağlantıyı yeni yeni keşfetmeye başladı.

   Hani bazen olur ya, kendimizi bütünüyle bitkin hissederiz. Omuzlarımız düşer, hiç bir şeyden keyif almayız, her şey anlamsız gelir.

   Eminim birçoğumuz bu tip hislere zaman zaman kapılıyoruzdur. Hiç kimse bilinçli olarak mutluluğu bırakıp mutsuz olmayı seçmez. Mutsuz olmayı kendisi yaratır.

   Fizyolojimiz yaşamımızı oluşturan eylemler bütününün önemli bir parçasıdır. Fizyolojimiz kötüleştiğinde pozitif enerjimizde azalır. Bu nedenle fizyoloji, duygusal değişimin kaldıracıdır.

   Her duygunun fizyolojik bir karşılığı vardır. Durumunuzu değiştirmeden fizyolojinizi değiştiremezsiniz. Durumu değiştirmenin iki yolu vardır. Ya iç temsilinizi değiştireceksiniz ya da fizyolojinizi. Hemen değiştirmek istiyorsanız; fizyolojinizi, yani nefes alışınızı, duruşunuzu, yüz ifadenizi, hareketlerinizin kalitesini değiştirin

   Vücudunuzla iyi ilişkiyi sürdürebilmek için fizyolojik olarak bazı işlemler yapmanız gerekir…

   Son zamanlarda bilim adamları hastalık ve sağlığın, canlılık ve ruhsal çöküntünün kişiler tarafından alınan bir karar olduğunu belirtiyorlar.

   İşte konunun tam bu noktasına dikkat çekmek istiyorum. Hastalık ve sağlığın, canlılık ve ruhsal çöküntünün kişiler tarafından alınan bir karar olduğuna bende katılıyorum. Çünkü kendi kendimizi hasta ediyoruz.

   Fizyolojimizle ilgili temsil ettiğimiz duygularımız arasındaki derin bağa basit bir örnek vereyim. Önce hastalığınızı düşünün sonra da ona sebep olabilecek duygunuz olup olmadığına karar verin… Hepimizin Fizyolojimiz ve iç temsil yani organlarımız arasında doğrudan bir bağlantı vardır. Birisini değiştirince diğeri de değişir.

   İnsan bedeni maddi ve ruhi olarak bir bütündür.

   Bu bütünlüğün yansımalarını insanın duyguları ve organları arasında da görmekteyiz. Duygularımızı yönlendiren sadece beynimiz değildir, diğer organlarımız ve duygu durumu arasında da birçok bağ vardır.

   Her organ ve işlevi sadece maddi ve anatomik olarak değerlendirilmemelidir. Her organın anatomik varlığı ve buna karşılık gelen duyguları da vardır.

   Birçok fizyolojik sürecin temelini oluşturan yaşamsal enerji, aynı zamanda duygusal ve zihinsel süreçlerin de temelini oluşturur. Batı fizyolojisinde beyne atfedilen duygusal ve zihinsel süreç alanları, doğu tıbbında iç organların eylem alanlarının bir parçasıdır.

   Kalp sevinçle, karaciğer öfkeyle, akciğer üzüntü ve endişeyle, dalak düşünmede konsantrasyon veya konsantrasyon eksikliğiyle, böbrekler de korkuyla ilişkilidir.

   Akciğer enerji alanında oluşan titreşimlerin, nefes alma üzerinde doğrudan etkisi vardır.

   Hüzün ve üzüntünün akciğer enerji sistemini olumsuz etkisi sonucunda nefesimiz daralır.

   Üzüntülü bir insanın sığ ve kısa süreli soluk alması bunun bir örneğidir.

   İnsan vücudu, tüm bunların bileşkesinden oluşan hatta daha fazlasının da olduğu karmaşık bir sistemdir. İç organlar işlevsel olarak çeşitli hayati maddeler, duygular, dokular ve duyular ile ilişkilidir.

   Duygularımız organlarımızın enerji akışlarına tesir etmektedir. İnsan bedeni ruhu ve duygu durumu birbirine birçok şekilde bağlıdır. İnsan bedeni ve organların sağlığı, genel olarak hava, su ve doğru beslenmeyle doğrudan alakalıdır.

   Her organ belli bir duyguyla ilişkilidir ve ruhun beş özelliğinden birine meskenlik eder.

   Bu işlevler birbirleriyle yakından ilişkilidir ve birbirleri üzerinde güçlü bir etkide bulunabilirler.

   Duyguların organlarla ilişkisi çok önemlidir. İçinizde neler olup bittiğinden haberiniz var mı?

   Dışımıza bakmaktan içimizi hep ihmal ediyoruz. Duygularımızı da kontrol edemiyor sağlığımızı kaybediyoruz.

   Duygular her zaman organlarla ilişkilidir. Her olumlu  duygu, sağlıklı çalışan organ tarafından yaratıldığı gibi hep olumsuz duygu da, sağlıksız organların ürünüdür.
Karaciğer, kalp, mide, akciğer ve böbreklerin birbiriyle bağlantılı olduğunu ve bu beş organa iyi bakmanın göğüs kanserini önlediğini öne süren Akupunktur Uzmanı Dr. Nan Lu ve Ellen Schaplowsky; Bedenin dışına açılan kapısı dildir. Kalbi etkileyebilen duygu sevinçtir” der.

   İnsan tek başına mağarada yaşayamayacağına göre, duygularını belirli alanlara yönlendirip yönettiğinde, bu duyguların yaratacağı olumsuz etkilerden kısmen de olsa uzaklaşabilir.

   Sağlıklı beslenerek, spor yaparak kendinize iyi baktığınız gibi iyi duygular taşıyarak da sağlığınızı korumalısınız. Mümkün olduğunca stresten, korku, endişe vb. duygulardan uzak durarak, bir sorunu takıntı hale getirmeyerek hastalık ve rahatsızlıkları kendinizden uzak tutabilirsiniz.

   İyileşme, duygusal farkındalıkla ve olumsuz duyguları rahatlatmakla ya da organı iyileştirmekle olur.

   Son dönemlerde çok daha fazla insan, sağlık için, zihnimizi beslediğimiz düşüncelerin yiyeceklerden çok da büyük rol oynadığına inanıyor. Peki ya siz?

   Ne demiş büyük büyük atalarımız; "cildimiz, yaşımızdır".

   Kalbi tüm organların kralı olarak görelim. ‘Eğer kral mutluysa krallıkta da huzur ve ahenk vardır.’

   Neşe ve kahkaha olduktan sonra varsın kırışıklıklar gelsin!.. HA HAAYT J



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Erbil’in durumu ciddiyetini koruyor!

Şovmen Mehmet Ali Erbil, 18 Ekim'de evinde düşerek talihsiz bir kaza geçirmişti. Uzun süredir yoğun bakım ünitesinde tedavi gören Mehmet Ali Erbil'in sağlık durumu ciddiyetini koruyor. Me...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

NEU: Nötrofil nedir?

NEU yani bir diğer ismi ile nötrofil, bağışıklık sistemine saldıran bakterilere karşı savaşan beyaz kan hücreleridir. Nötrofiller, beyaz kan hücrelerinizin yüzde 55 ila 70'ini oluşturur. Peki, Nötrofil yüksekliği ve düşüklüğü ne anlama gelir? Hepsi ve daha fazlası haberimizde...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR