Yukarı
41

Halis Koç

Ama Barış Da Var

03 Ekim, 2016

Kolombiya’da 52 yıl sonra barış geldi. Dile kolay tam 52 yıl. Hükümetin köylülerin topraklarına el koyduğu ve ilk çatışmaların başladığı  52 yıl önceki zaman diliminde doğanlar, şimdi torun tosun sahibi oldu.. İnsan umutlanmak istiyor kendi yurdu için. Ama ne gam.? Sonra o güzel dilekler, temenniler gelip balık kılçığı gibi kursağınıza takılıveriyor. Kılcığın bir ucu yüreğinizi, bir ucu ise susup da söyleyemediğiniz kelimeler nedeniyle dilinizi yakıyor.. Sonra başlıyorsunuz tam bir yurdum insanı formatında yakınmaya..!

  Hangi barış diyorsunuz.?

  Kiminle.?

  Ne zaman.?

  Bu kadar kinin, ırkçılığın, ötekileştirmenin olduğu ve devamlı bu yangına siyasetçilerin odun attığı bir ülkede barış olur mu.?

  Bu ülkede değil barış, barışı umut etmek bile riskli.

  Bu kadar yakınmadan sonra bu defa nöbeti gözleriniz devralıyor. Belli belirsiz bir ıslaklık gözpınarlarınıza hücum ediyor. Bir sağanağın ilk taneleri ufaktan serpiştirmeye başlıyor.. Ve bu defa sitem dolu sorular  gülle gibi düşmeye başlıyor dudaklarınızdan , kim bilir kaçıncı defa..!

  Kaç nesil daha kırılacak.?

  Kaç nesil daha sevgili eli tutacağı yaşlarda kara toprağa girecek?

  Ve ne zaman hem vatan,hem de evlatlarımız birlikte sağ olacak?

  Sor sorabildiğin kadar..

  Ama cevap var mı.?

  Elbette ki ; milli birlik ve bütünlük, dış mihrak, iç mihrak edebiyatlı  bol bol hamasi nutuk var. Hepsini kusacak kadar dinledik yıllardır. Hani yeni neslin tabiriyle bööö olduk.!!

VİCDANI ŞİŞEN TOPLUM

   Kolombiya’da barış antlaşmasında beyazlar içinde iki tarafı görünce ve bu antlaşmanın kurşun şeklinde bir kalemle atıldığını okuyunca uzun uzun gazetedeki resme baktım.

  Hani çocuğun canı bir şey çekince  mutlaka canı çektiği ne ise ondan yedirin derlerdi ya küçükken büyüklerimiz, yoksa bir yerleri şişer aman ha diye de eklerlerdi..

  Evet , bizim de canımız o güzelim tablo karşısında barış çekti.

Ve yüreğimiz şişti..

Sabrımız şişti.

Vicdanımız şişti.

İçin için kanayan insanlığımız şişti..

SOLUN HİÇ Mİ SUÇU YOK?

  Suçlu sadece çok bilmiş siyasetçiler mi?

  Hayır, bu kolaycılık olur.

  Suçluların en büyüğü attı mı mangalda kül bırakmayan bu ülkenin solu.!

  Hala evrensel olması gereken sol düşünceyi bile Türk solu, Kürt solu diye ikiye bölen sözde solcular.!

  Ve de..!

  Kürt kelimesinden bile tüyleri diken diken olan ve kendine solcu sıfatını layık gören  aristokrasiden sola mecburi transfer olan şovenist salon solcuları..

  Yani kısaca ;

  Masum değiliz hiç birimiz hallerindeyiz hepimiz

  Ve birgün birkaç kuşak sonra belki , çıkacak birileri ve diyecek ki ; Kolombiya’da 52 yıl sonra barış olurken siz niye bunun mücadelesini yapmadınız.?

  Tarihe karşı verecek bir cevabımız olacak mı.?

  Yoksa çalışmadığımız yerden çıktı diye sıvışma hallerine mi bürüneceğiz .

  Ya da biz bunlar olurken sahillerde bronzlaşma ve Facebook’tan rakı resmi paylaşma ile meşguldük mü diyeceğiz.

  Bilemiyorum artık.

  Yaşarsak göreceğiz.

  Yaşamazsak zaten manevi ruhumuzu bol bol anacaklar (!!!)



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

'Bazılarına kırmızı biber sürecek'

Şarkıcı Gülben Ergen,önceki gün Nişantaşı’nda görüntülendi. Bir mağazada takı bakarken görüntülenen Gülben Ergen,kendisini görüntüleyen gazetecilere adeta vitrin mankenliği yaptı. Nişanta...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Bu otlar çok tehlikeli!

Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Hafsa Sultan Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömür Karakoyun Çelik'ten kanser hastalarına önemli uyarı: Şifa bulmak için başvurduğunuz bitkisel çözümler, organ yetmezliğine neden olabilir.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR