Yukarı
41

Halis Koç

Aydınlık karanlığı yenecek mutlaka…

20 Şubat, 2017

İnsanlık tarihi,özgürleşme ve insanlaşma mücadelesinin tarihidir aslında..Akıl ve bilimin, bağnazlık ve gericilikle savaşı insanın insanlaşmasının bir nevi kilometre taşlarıdır.

      İlk çağlardan beri süre gelen insan evrimi, var olanı kabul etme ile var olanın akıl ile yorumlanması arasındaki savaşın cephesinde gelişir.

      Günümüz insan aklını, iki bin yıl önceki insan aklından ayıran en temel gerçek aklın özgürleşmiş ve yaratma yetisini geliştirmiş olmasıdır. Bu yaratma yetisi sanatı, bilimi ve onun hayatımıza yansıması olan teknolojiyi doğurmuştur.

    Elbette ki insanlık evrimi aklın özgürleşmesi sürecini oldukça sancılı ve büyük bedeller ödeyerek vermiştir.

    Ortaçağ engizisyon mahkemelerinde yargılanan ve bağnaz kilise tarafından yakılarak ve idam edilerek ortadan kaldırılan bilim adamlarının yanı sıra Osmanlı döneminde günah olduğu için matbaanın iki yüz yıl geç gelmesi gibi örnekler tarihin tozlu raflarında tüm çıplaklığıyla durmaktadır.

   Ortaçağın bağnaz papazları kurdukları din mahkemelerinde bilim adamlarına adeta kan kusturmuşlardır.

   Elde ettikleri büyük parasal güç ile oluşturdukları ruhban sınıfı ortaçağın en kanlı savaşları olan haçlı savaşlarını doğurmuştur.

    Cennet vaat edilen milyonlarca Hıristiyan kilise öncülüğünde büyük ordular oluşturmuş büyük bir dünya coğrafyasını talana ve gözyaşına boğmuştur.

   Kilise yollara döktüğü milyonlarca Hıristiyan’a, cenneti vaat etmekle beraber, Hz.İsa’nın havarileri ile son kez şarap içtiği söylenen kutsal kaseyi de bulmak gibi dini motifleri de haçlı savaşlarında kullanmıştır.

    Bilimin araştıran, sınır kabul etmeyen özgür yapısı, bağnazlığın kabul edici, kalıpçı ve körü körüne itaate yönlendiren biat kafası yüzyıllardır çatışmışlar ve sonunda insanlık 1789 Fransız devrimi ile dini ait olduğu yere yani kiliseye hapsetmiştir.

   1789 Fransız devrimi sadece kiliseye karşı değil, kilisenin kulu kölesi olan kral ve aristokrat sınıfını da tuzla buz etmiştir. Ayaklanan halka’ Ayaklar baş mı olacak bunların hepsi baldırı çıplak’ diyen kral ve çevresi halkın ve aydınların onurlu çizmelerinin altında ezilmişlerdir.(Ayaklar baş mı olacak tanımını yakın zaman da iktidar da Taksim gezi direnişçileri için kullanmıştı biliyorsunuz, yıllar geçse de faşizmin dili değişmiyor görüyorsunuz.)

    Fransız devriminde ayaklanan halk, kilisenin aydınları hapsettiği Bastille hapishanesini basmış, yüzlerce aydını özgürlüğüne kavuşturmuştur.

   Avrupa medeniyetinin temelinde yukarıda yazdığım, köklerinde Fransız devrimi olan, aklın dinden özgürleştirilmesi süreci vardır. Laikliğin temeli de bu süreçte atılıp, insanın insanlaşma evrimin de önemli bir belirleyici olmuştur.

   1923 cumhuriyet aydınlanmasının bu topraklara en büyük hediyesi de işte bu uğruna bedeller ödenen laikliktir. Günümüzde Afganistan’dan da ki Taliban rejimi gibi kadını köleleştiren, aklı ve özgür düşünceyi baskı ve zorbalık altında tutan gerici ve bağnaz yönetimleri gördüğümüzde,1923 aydınlanmasının önemi bir kez daha tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmaktadır.

     SON SÖZ: İnsanlık tarihi geçmiş örneklerinde olduğu gibi, bir kez daha özgür aklın bayrağını yurdumuzun medeniyet surlarına dikecektir. Bu referandumda vereceğiniz hayır oyu bu ülkenin aydınlanması için bir kıvılcımdır..Asla unutmayın...



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

'Bazılarına kırmızı biber sürecek'

Şarkıcı Gülben Ergen,önceki gün Nişantaşı’nda görüntülendi. Bir mağazada takı bakarken görüntülenen Gülben Ergen,kendisini görüntüleyen gazetecilere adeta vitrin mankenliği yaptı. Nişanta...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Bu otlar çok tehlikeli!

Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Hafsa Sultan Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömür Karakoyun Çelik'ten kanser hastalarına önemli uyarı: Şifa bulmak için başvurduğunuz bitkisel çözümler, organ yetmezliğine neden olabilir.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR