Yukarı
44

Türkan Başyiğit

3F Formülü : Fado-Fiesta-Futbol 

16 Nisan, 2019

                Franko “Ben İspanya’yı 3 F ile yönettim” diyerek diktatörlüğünün uzun yıllar sürmesinin formülünü açıklamıştı. Aslında Salazar Portekiz’de benzer bir uygulamayı yapmıştı. Fado=Müzik Portekiz kökenli olduğunun somut örneğidir. Portekiz’de bir F daha vardır. Fatıma aslında dini simgelmektedir. Ki dinde halkı uyutmak için uzun yıllar kullanılacaktır. Fiesta=bayram festival eğlenceyi temsil eder. Futbol ise uzun yıllar pek çok diktatörün halkını yönetirken kullandığı önemli unsurlardan biri olacaktır. Futbol, adeta sihirli bir güce sahip ve kitlesel etki alanı oldukça geniş bir takım sporudur.

                Bir topun peşinde koşan adamlar ve onları izleyen binlerce hatta yüzbinlerce kalabalık.. Futbolu izlerken hayatı kaçıran halklar… Çocukluğundan itibaren ünlü bir futbolcu olma hayaliyle büyüyen ama işsizler ordusuna katılan gençler… 3F formülüyle uyuyan toplumlar…Ve diktatörlerinden kurtulmak için rüyadan uyanmaları gereken toplumlar...

               Avrupa’nın dinamiklerinden çok farklı bir yapıya sahip bir toplumuz. Kendimize özgü oluşturuyoruz içimizde pek çok şeyi… Futbol da bunlardan bir tanesi. Bizde futbol takımlarının renkleri bile sıradan değildir. Derin tarihsel anlamlar taşır. İstanbul Spor neden SARI-SiYAH tır?. Çünkü bize Çanakkale ruhunu hatırlatmaktadır. Yıl 1915, Çanakkale Savaşı başlamıştır. İstanbul Lisesi öğrencileri ülke işgal edilirken eğitime devam edemeyeceklerini söyleyerek cepheye giderler. Çoğu yaralanır. Tedavi için okullarına dönerler. Okul rengini o dönemde hastane rengi olan sarıya boyar. Tedavi görenler tekrar cepheye gider. Ve çoğu şehit olur. Okul pencerelerini matemin rengi olan siyaha boyar. 4 Ocak 1926 da kurulan İstanbul Spor renklerini Çanakkale Şehitleri’nin anısına sarı-siyah olarak seçmiştir.

                Dünya Savaşı biter. Savaşta Boğazları geçemeyen işgal devletleri 1918 de İstanbul’a gelir. Savaşın bitişi yeni bir savaşın başlangıcı olacaktır. İşgal İstanbul’unda geceleri bir tek balıkçılara izin verir işgal devletleri… Boğazdan avlanan balıkları sofralarında yemektir hedefleri. Haziran 1920 Fenerbahçe Kulübü’nün Dereağzı’ndaki binasının arkasında balıkçı tekneleri Fenerbahçeli futbolcuların Selimiye Kışlasından kaçırdıkları silahları teknelere doldurur. Buradan daha büyük teknelerle İnebolu’ya Milli Mücadeleye silah kaçırılır. Fenerbahçeli futbolcular bunu aylarca yaparlar. İngilizlerin elindeki cephaneliklerden gizlice kaçırılan silahlar Anadolu direnişine destek olacaktır. İhbar edilirler. Kulüp basılır. Şehit verirler ama mücadeleden asla vaz geçmezler. MM grubu olarak bilinen gizli cemiyet aracılığıyla Anadolu’ya silah kaçırmaya devam ederler. Sadece bu mu?, işgal ettikleri İstanbul’da futbol takımları kuran İngilizler, Fenerbahçe ile yaptıkları her maçı kaybeder. Anadolu direnişinde cephede savaşanlar için bu galibiyetler büyük bir moral olacaktır.

                Yıl 1912 İzmir’de bir grup Türk genci birazda dönemin ruhuyla İzmir’de kurulmuş olan azınlık klüplerine tepki olarak Karşıyaka Spor Kulübü’nü kurarlar. Zorluklar içinde var olma mücadelesi verirler. Dünya Savaşı ardından Milli Mücadele başlar. Kulübün tüm sporcuları Milli Mücadelenin çeşitli cephelerinde savaşır. 9 Eylül’de İzmir’e ilk girenler arasında Karşıyakalı sporcularda vardır. Atatürk 1926 yılında bu özverili takımın armasında ay yıldız ekleyerek bu takımı ödüllendirir. Böylece Türkiye’de ilk kez İzmir’li bir takımın armasında Türk bayrağının simgesi ay yıldızolacaktır. Armasında Ayyıldız olan diğer takım Kasımpaşa Spor Kulübüdür. Kasımpaşa Kulübü futbolda kötüdür. Fakat 1948 Londra Olimpiyatlarına güreşçileri ile katılacak ve madalya alarak Türkiye’nin adını duyuracaktır. İsmet İnönü 1948 yılında güreşte dünya çapında gösterdiği başarılardan dolayı Kasımpaşa Sporun ayyıldızı armalarında taşımasını onaylayacaktır. Yıl 1952: Türkiye NATO ya girmek isterken Yunanistan ile Türkiye arasında bir milli maç yapılıp Amerika iki ülke arasındaki buzları eritmek ister. Türkiye’nin henüz milli takımı yoktur. Beşiktaş Galatasaray ve Fenerbahçe kulübünden aldığı iki oyuncuyuda ekleyerek maç yapar ve kazanır. Bu nedenle dönemin Başbakanı Adnan Menderes Beşiktaş’ında armasında Ayyıldız taşımasına onay verir. Bizim takımlarımızın tarihlerinde, renklerinde, armalarında hep milli bir duruşun onurlu bir geçmişin hikayesi vardır.

                Yıllar geçer. Terörün en yoğun olduğu dönemlerde Diyarbakır’da efsane bir emniyet müdürü Gaffar Okkan çok farklı bir polis profili çizer. Halk ile içiçe olur. Gaffar Okkan bu tarihsel birikimin ve bu topraklarda futbolun yarattığı etkinin belki de etkisiyle Diyarbakırspor'u es geçmez. Üçüncü lige düşürülmek istenen Diyarbakırspor’un toparlanmasını sağlar. Diyarbakır Spor’un Neredeyse her maçına gitti, saha kenarında futbolculara tezahürat yapar. En büyük hayali Diyarbakırspor’u 1.lige çıkmaktır.  Her maç aslında toplumun normalleşmesi, terörün yaralarının sarılmasında etken olur. Belki de bu nedenle yaşatılmadı  ne Gaffar Okkan  ne de Diyarbakır Spor… Bugünlerde kulübün ismi bile değiştirildi.

                Son yıllarda  takımlar kadar taraftar grupları da Türkiye gündemine damgasını vuruyor. Taraftarlar arasında en çok öne çıkan Çarşı Grubu ya da Beşiktaş taraftarları diyebiliriz. Beşiktaş taraftarlarını diğer kulüp taraftarlarından ayıran pek çok sosyolojik olgu vardır. Beşiktaş taraftarlarının söylemleri, sloganları ve söylediği tribün şarkılarıyla en yaratıcı taraftar kitlesi olduğu yönünde herkes hemfikirdir. Tribünlerinde en fazla sesi çıkarmasıyla da ünlü Beşiktaş taraftarı ayrıca futbol dışı sosyal konularda da son derece duyarlıdır. Beşiktaş’ın seyircisi yoktur, taraftarı vardır. Beşiktaş taraftarı belki de bu özelliklerini tarihsel köklerinden almaktadır. Balkan Savaşları döneminde azınlıkların kurdukları futbol takımlarına karşı ittihat Terakki’nin yarattığı milli ruh ile bir taraftan kaybedilen toprakların yasının simgesi siyah diğer yandan yeniden doğuşun simgesi beyazı renklerine alırken hedeflerini daha 1910 larda şöyle açıklamışlardı.  “Gitgide bir çöküntüye ve yıkılışa doğru giden soylu neslimizin varlığının sürdürülebilmesi için gerekli olduğu apaçık ve kesin olan uygar ülkelerce de kabul edilmiş bulunan beden hareketlerinin makul ve fenni yöntemlerinin uygulanması ile Avrupa’da atasözü haline gelmiş bulunan Türk kuvvetini yeniden canlandırmaktır” . Tiribünlerden  bugün yükselen her sloganda 1910’ ların ruhunun izleri hissedilebilmektedir.

                Avrupa’da diktatörler futbolu halkı uyutmak için bir yöntem  olarak kullanmışlardır. Bu topraklarda ise futbol milli direnişin duruşun simgesi olmuştur. Ve bundan sonrada olmaya devam edecektir. Stadyumların isimlerini değiştirip Arena yapmakla Atatürk silenemeyeceği gibi yönetenler  stadyumların sesine kulak vermelidir.

 

               



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Aleyna Tilki’den aşıklara ilginç yorum

Sosyal medyayı aktif kullanan isimler arasında yer alan genç şarkıcı Aleyna Tilki, yaptığı paylaşımla gündeme gelmeyi başardı. Gerek şarkıları gerekse sosyal medya kullanımı ile dikkat çe...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

‘Demir eksikliği kadınları aşktan soğutuyor’

Psikiyatri Uzmanı Dr. Murat Altın, kadınlarda cinsel isteksizliğin sadece psikolojik sebeplerden kaynaklanmadığının altını çizdi. Demir eksikliği, B12 ve D vitamini yetersizliklerinin de bu duruma sebep olabileceğini belirten Dr. Altın, "Demir eksikliği kadınları aşktan soğutuyor" ifadelerini kullandı.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR