Yukarı
7

Av. Anıl Selek

Bazen Yavaşça Olmak Gerek

09 Mart, 2016

   Beni yakından tanıyanlar bilir, işimi çabuk yapmayı, hızlı yürümeyi, hareketi severim kısaca “yavaş” olmak pek de hayat felsefeme uymaz. Geçenlerde kendi kendime “bazen Yavaşça olmak gerek” dedirten bir haber oldukça dikkatimi çekti. Bazen “Yavaşça olmayı” hatırlatan bu haberi ve devamındaki hislerimi sizlerle paylaşmaya karar verdim.

   Alaeddin Yavaşça denince Türk Sanat müziğine yüzlerce güzel eser armağan eden değerli solistimiz ve bestekarımız akla gelir. ”Geçmesin günümüz sevgilim yasla” , “Şimdi bahara erdim” , “Ümitsiz bir aşka düştüm ağlarım ben halime” gibi birçok eserle benim hayatımda da önemli bir isimdir Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça.

   Ailemin ve mesleğimin dışında belki de en çok vakit ayırdığım konudur “müzik”. Bu sebepten müzik dünyasındaki bazı isimlerin günlük hayatını da merak edip araştırmayı severim. İşte bu yüzden sayın Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça’nın sadece müzik alanında hizmetlerinden değil “Kadın Doğum Uzmanı” ve başhekim olarak hizmetlerinden de bilgi sahibiyim. Kendisini yakından tanıma şansım olmadığı için “hayırsever” ve “insan gibi insan” özelliklerini de basından takip ettiğim sayın Yavaşça ile ilgili son haber 1 Mart’ta 90. yaş gününü kutlamasıydı. Bu haberle bir kez daha hatırladığım sayın Yavaşça’ya ben de satırlarımda yer vermek ve sizlere bu değerli insanı ve yaptıklarını tanıtmak istedim.
Değerli eşi ve bestelerinin ilham kaynağı Ayten Yavaşça hanım ile eserlerinin telif hakkını ve mirasını TEGV’e (Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı) bağışlayan Alaeddin Yavaşça sadece eğitime verdiği desteği ve önemi göstermekle kalmadı, hepimize eğitime vermemiz gereken değeri bir kez daha hatırlattı.

   Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), eğitimin her şeyin başı olduğuna yürekten inanan bir grup sanayici, yönetici ve akademisyenin girişimi ile "devlet tarafından verilen temel eğitime destek olmak" amacıyla 23 Ocak 1995 tarihinde kuruldu. Amacı; ilköğretim çağı çocuklarının Cumhuriyetimizin temel ilke ve değerlerine bağlı, akılcı, sağduyulu, özgüven sahibi, düşünen, sorgulayan, kendi iç yaratıcılığını harekete geçirebilen, barışçı, farklı düşünce ve inançlara saygılı, insan ilişkilerinde cinsiyet, ırk, din, dil farkı gözetmeyen bireyler olarak yetişmesine katkıda bulunacak eğitim programları ile etkinlikler oluşturmak ve uygulamak olarak ifade eden vakıf günümüzde Türk eğitiminin en önemli mihenk taşlarından biri haline gelmiştir.

   Sadece belli zümrelere, belli, düşüncelere yönelen ve maalesef bilim yerine dogmatik öğretilerle zihinleri adeta fikir üretmekten ve sorgulamaktan uzaklaştıran bazı menfi örnekler karşısında TEGV ve benzer örnekleri desteklemeliyiz.
Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça’nın  yılların birikimini  böylesine önemli bir konuda kullanılması için TEGV’na bağışlaması bana da her zaman “hızlı” olmamayı hatırlattı. Demek ki bazen Yavaşça olmak gerekiyormuş. Değerli üstadım ve hocam sizin karşınızda söyleyecek iki söz kalıyor bana, “iyi ki varsınız”, “nice sağlıklı yıllara”…



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Cem Özer’den zorunlu açıklama

Geride bıraktığımız cumartesi gününden bu yana sosyal medya hesabı saldırı altında olan ve hesabından farklı takipçilerine özel mesajlar giden şovmen ve sunucu Cem Özer zorunlu bir açıkla...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Kırmızı et tüketiminde aşırıya kaçmayın

KURBAN Bayramı'na sayılı günler kala Diyetisyen Büşra Yücel, başta kalp-damar hastalığı, diyabet, hipertansiyon gibi sağlık sorunları olanlar için tavsiyelerde bulundu. Yücel, kırmızı et tüketiminde aşırıya kaçılmaması gerektiğini söyledi. Özellikle mide rahatsızlıkları çeken bireyler, eti en az 24 saat bekletmeden tüketmemelidir" ifadelerini kullandı.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR