- Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
- 'Bireysel başvuru ve adil yargılanma hakkı ihlal edildi!'
- Buca Belediye Başkanı Görkem Duman: “Ne eğildik, ne de bir adım geri attık”
- Ertuğrul Doğan'dan Uğurcan Çakır itirafı: 'Hayatımın en büyük şoku...'
- ABD-İsrail, İran'daki köprüye saldırdı: İran basını o listeyi yayımladı
Sağlık Bakanlığı, çalışanın yaptığı işi çok tehlikeli bulmuyor
Sağlık Bakanlığı, yataklı kamu hastanelerinin “çok tehlikeli işyeri” sınıfından çıkarılarak “tehlikeli işyeri” sınıfına alınmasını istedi. Sağlık Çalışanları Hak ve Mücadele Derneği, hastanelerin “çok tehlikeli” işyeri statüsünden çıkarılmasının, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde zayıflamaya, koruyucu önlemlerin geri plana itilmesine ve sağlık çalışanlarının hak kaybına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Sağlık Bakanlığı'nın, kamuya ait yataklı hastanelerin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamında yer aldığı “çok tehlikeli işyeri” sınıfından çıkarılarak “tehlikeli işyeri” sınıfına alınması talebiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na resmi başvuruda bulunduğu ortaya çıktı. Sağlık Bakanlığı, hastanelerin; maden, inşaat, tersane ve ağır sanayi gibi sektörlerle aynı tehlike sınıfında değerlendirilmesinin hakkaniyetli olmadığını savundu.
‘DÜŞÜK ENERJİLİ KAZA’ AYRINTISI
Belgelerde yer alan gerekçelerde, 2024 SGK İş Kazası ve Meslek Hastalığı İstatistikleri’ne atıf yapılarak, “insan sağlığı hizmetleri” sektöründe iş kazası ve ölümcül kaza oranlarının, çok tehlikeli sınıfta yer alan diğer sektörlere kıyasla daha düşük olduğu ifade edildi. Hastanelerde meydana gelen kazaların büyük bölümünün düşme, kesici-delici alet yaralanmaları ve kas-iskelet sistemi zorlanmaları gibi düşük enerjili kazalar olduğu vurgulandı. Başvuruda ayrıca, sağlık hizmetlerinin uzun yıllardır enfeksiyon kontrolü, tıbbi atık yönetimi, radyasyon güvenliği ve kalite standartları kapsamında sıkı protokollerle yürütüldüğü, bu nedenle 2025 itibarıyla yürürlüğe giren iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin önemli bir kısmının sağlık sektöründe fiilen zaten uygulandığı belirtildi. Sağlıkta Kalite Standartları (SKS) kapsamında risk değerlendirmeleri, kök neden analizleri ve çalışan güvenliğine yönelik eğitimlerin sistematik biçimde yapıldığı kaydedildi.
FARKINDALIK OLDUĞUNDAN MESLEK HASTALIĞI RİSKİ AZMIŞ
Dikkat çeken bir diğer gerekçe ise yataklı ve yataksız sağlık kuruluşları arasındaki tehlike sınıfı farkı oldu. Ağız ve Diş Sağlığı Merkezlerinde yataklı olanların “çok tehlikeli”, yataksız olanların ise “tehlikeli” sınıfta yer aldığına işaret edilerek, sadece yatak bulunmasının tehlike sınıfını artırmasının bilimsel bir dayanağı olmadığı savunuldu. Benzer şekilde ameliyathanesi bulunmayan bazı hastanelerin de yalnızca yataklı olmaları nedeniyle “çok tehlikeli” sayıldığı ifade edildi. Başvuruda, hastanelerdeki risklerin yaklaşık yüzde 70’inin biyolojik risklerden oluştuğu, bu risklerin ise enfeksiyon kontrol komiteleri ve sağlık profesyonellerinin mesleki eğitimleriyle uzun süredir yönetildiği belirtildi. Ayrıca sağlık çalışanlarının yüksek eğitim düzeyine ve risk farkındalığına sahip olduğu, bunun da iş kazası ve meslek hastalığı riskini azalttığı görüşü dile getirildi.
'VERİLER TEHLİKE SINIFINI BELİRLEMEDE TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL'
Sağlık Çalışanları Hak ve Mücadele Derneği'nin (SAHADER) konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, hastanelerin iş sağlığı ve güvenliği açısından hâla yüksek riskli alanlar olduğunun altını çizildi. Dernek, sağlık emekçilerinin; biyolojik, kimyasal, radyolojik ve psikososyal risklere 7 gün 24 saat maruz kaldığını ancak bu risklerin istatistiklere tam olarak yansımadığı açıkladı. İş kazası ve meslek hastalığı verilerinin tek başına tehlike sınıfını belirlemek için yeterli olmadığını belirten SAHADER, “Hastanelerde risk görünmezdir, süreklidir ve bir hata geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilir. Enfeksiyonlar, iğne batmaları, radyasyon maruziyeti, şiddet ve tükenmişlik sendromu sağlık emekçileri için ciddi ve kalıcı tehditler oluşturmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
‘İDARİ VE MALİ GEREKÇELERLE ELE ALINDI’
Hastanelerin “çok tehlikeli” işyeri statüsünden çıkarılmasının, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde zayıflamaya, koruyucu önlemlerin geri plana itilmesine ve sağlık çalışanlarının hak kaybına yol açabileceği uyarısında bulunan SAHADER, tehlike sınıfı tartışmasının idari ve mali gerekçelerle değil, çalışan sağlığı ve hasta güvenliği temelinde ele alınması gerektiğini vurguladı.
YİNE ‘TASARRUF TEDBİRİ’
İş güvenliği uzmanlarına göre hastanelerin tehlikeli sınıfının düşürülmesiyle; A sınıfı iş güvenliği uzmanı ya da hizmeti almaya gerek kalmayacak yani ‘maliyetten tasarruf sağlanacak’, personelin; tiroid, pelvik muayene gibi maruziyet kaynaklı muayeneleri yılda birden 4 yılda bire çıkarılacak, Risk değerlendirmeleri 3 yılda bire (şu an yılda 1) çıkacak.
cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
Bedelli askerlik ücretinin ne kadar olduğu araştırılıyor. Peki, bedelli askerliğe zam mı geldi? Bedelli ne kadar oldu? Bedelli askerlik ücretini içeren torba kanun teklifi, TBMM Genel Kur...
Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında yeni karar
Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında tutukluluğunun devamına karar verildi. 6 Şubat tarihinde uyuşturucu soruşturması kapsamında tutu...
CHP'nin yeni miting adresi Bursa oldu: 'Mustafa Bozbey'e hep birlikte sahip çıkıyoruz'
CHP, Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde "Bursa iradesine sahip çıkıyor" başlığı ile yarın Bursa'da miting düzenleyecek. CHP, "Bursa İradesine Sahip Çıkıyor" başlığı ile yarın (3 Nisan C...
Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısı: DEM Parti'den yanıt geldi
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısına ilişkin, "Seçim tartışmaları Merkez Yürütme Kurulu’muzun gündeminde değil" dedi. Doğan, "Muhalefette...
Ümit Özdağ, Tanju Özcan'ı Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada, "O beni Silivri'de ziyaret etmişti. ...
''Kesikköprü Hattı’nı bir yıl içerisinde tamamlamayı planlıyoruz''
ABB Başkanı Mansur Yavaş, "Ankara'nın Geleceğine Yatırım Yapıyoruz" programında "ASKİ’nin kendi dereleri dışına çıkmadan çalışmasını ve bütçeyi de gördünüz en az bütçeyle en fazla işi yap...
MSB'den 'NATO karargâhları' tartışmalarına açıklama geldi
İstanbul Boğazı'nda kurulacak Deniz Unsur Komutanlığı ve Adana'da kurulacak Çok Uluslu Kolordu Karargâhı hakkında kamuoyunda tartışılan iddialara yanıt veren MSB, ''Bölgesel sahiplik ilke...
Ümit Özdağ'dan Özgür Özel'e kritik çağrı!
Partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında konuşan Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ "Tüm Atatürkçü muhalefet partilerinin bir araya gelmesinin çok değerli olduğunu düşünüy...
Ekrem İmamoğlu'ndan İBB davasına ilişkin 'bilirkişi' tepkisi: 'Bu ihtimal matematiğe sığmaz!'
İBB’ye yönelik davalarla ilgili sosyal medya hesabından açıklamada bulunan tutuklu CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bilirkişi atamalarında aynı ismin birden fazl...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Mehmet Ali Erbil’in acı günü: Annesi Yurdagül Eken hayatını kaybetti
Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden 84 yaşındaki annesi Yurdagül Eken’in vefatıyla sarsıldı. Yakın zamanda kalça kemiği kırığı nedeniyle tedavi gör...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’
Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.