- Çocuk Başına 9.880 TL Destek! 2026 SED Yardımı Başvuruları Başladı: İşte Başvuru Detaylar...
- Pakistan'daki Cami Saldırısında Can Kaybı 36’ya Yükseldi
- ASEV THM Korosu ile Anadolu’nun Ezgileri Aliağa’da Yankılandı
- Torbalı belediyesi halk buluşması
- İran–ABD Teması Sonrası Pezeşkiyan’dan Kritik Mesaj: Stratejimiz Diyalog
CHP'den emekliler için yeni hamle: Salı günü işaret edildi
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, en düşük emekli aylığının 20 bin liraya çıkarılmasına tepki göstererek, “Açlık sınırı 39 bin, yoksulluk sınırı 90 bin lira. Bu koşullarda 5 milyon emekliyi 20 bin liraya mahkûm etmek ölüme ve sürünmeye mahkûm etmektir” dedi. Tanrıkulu, salı günü Meclis’te en düşük emekli aylığına ilişkin yeni bir çalışma yürütüleceğini belirterek, rakamın yükseltilmesi için muhalefet partileriyle birlikte hareket edeceklerini söyledi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır’da düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin derin bir demokrasi, yargı ve yoksulluk krizi yaşadığını söyledi. En düşük emekli aylığının asgari ücrete eşitlenmesi için Meclis’te mücadele ettiklerini belirten Tanrıkulu, yargıdaki uygulamalara ve Suriye politikasına ilişkin de sert eleştiriler yöneltti.
Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlediği basın toplantısında konuşan Tanrıkulu, şunları kaydetti:
"Türkiye ağır bir demokrasi krizi yaşıyor uzun zamandan beri. Bu kriz her alanda kendini gösteriyor. Gerçekten geçmişle bugünü karşılaştırdığımızda ağır bir insan hakları ihlali var bütün Türkiye'de. Yargının yarattığı çok derin sorunlar var. Demokratik siyaset büyük baskı altında Türkiye'de. Ve inanılmaz bir biçimde yoksulluk var. Ekonomik yetersizlikler var. Toplumun bütün kesimleri bundan etkileniyor.
“20 BİN LİRA EMEKLİLER İÇİN ÖLÜME MAHKUMİYETTİR”
Biz en düşük emekli aylığının asgari ücrete eşitlenmesini savunuyoruz. Zira Türkiye'de açlık sınırı yaklaşık 39 bin liradır, yoksulluk sınırı yaklaşık 90 bin liradır. Bu ortam içerisinde yaklaşık 5 milyon emeklinin 20 bin lira gibi bir ücrete mahkum edilmesi onların aslında ölüme mahkum edilmesidir, sürünmeye mahkum edilmesidir."
“EMEKLİLERE DİYARBAKIR’DAN SÖZ VERİYORUZ”
Tanrıkulu, salı günü Meclis’te muhalefet partileriyle birlikte bu rakamın yükseltilmesi için çaba göstereceklerini söyledi. Sürecin yalnızca CHP’nin değil, farklı partilerin de desteğini aldığını vurgulayan Tanrıkulu, şu ifadeleri kullandı:
“Bu süreci destekleyen diğer muhalefet partilerle birlikte DEM Parti ile, İYİ Parti ile, Meclis’te bulunan Yeni Yol Partisi’yle hatta açıklamasıyla bu süreci destekleyen Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte önümüzdeki salı günü bu rakamın yükseltilmesi ve emeklilerin onurlu bir yaşam düzeyinde yaşamlarını sürdürebilecek bir noktaya yaklaşması için çaba içerisinde olacağız. Buradan Diyarbakır'dan emeklilere bu sözü veriyoruz. Emekli yurttaşlarımıza da Diyarbakır'dan bu sürece destek vermelerini talep ediyoruz.”
“YARGI SİYASAL HESAPLARIN ARACI HALİNE GETİRİLDİ”
Tanrıkulu, "Siyasette rekabet olur ama teamüllere, özel yaşama müdahale olmaz. Olmaması lazım. Bunlar siyasetin, yargının yazılı olmayan kurallarıdır. Ama Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı maalesef siyasette bir tahammül bırakmadı, bir nezaket bırakmadı. Kan davasında bile olmayacak. Kan davasında ve düşmanlıkta bile olmayacak yöntemleri deneyerek siyasetini sürdürmeye çalışıyor. Bunların onlara bir yararı yok. Yargıya bu izni verenler, yargının bu uygulamalarını hoşgörüyle karşılayanlar, destekleyenler bilsinler ki devran döndüğünde bu yargı onlara daha beterini yapabilir. O yüzden siyasetin buna izin vermemesi lazım. Karşı çıkması lazım ama görüyoruz ki siyasette o nezaket de o tahammül de kalmadı. Ama kimse endişe etmesin bunlarla baş edeceğiz. Bu gerçekten etik dışı, Türkiye'nin yarattığı değerlere bile aykırı olan bu uygulamaları buradan bir kez daha ben de kınıyorum ve bunları unutmayacağımızı da buradan ifade ediyorum" ifadesini kullandı.
“SURİYE’DE ÇOĞULCU VE DEMOKRATİK BİR REJİM İNŞA EDİLMELİ”
Tanrıkulu, “Suriye'deki gelişmeler, Kürtlerin içinde bulunduğu durum Kobani’de yaşanan gelişmelerden itibaren hatta öncesinden itibaren Türklerin ortak duygusu ve ortak vicdanı olmuştur. Adalet ve Kalkınma Partisi de özellikle Kobani’deki IŞİD saldırılarında Sayın Erdoğan'ın başbakanken ifade ettiği 'Kobani düştü düşecek' sözleriyle birlikte o duygudan uzaklaşmış ve Kürtlerle olan bağını kopma seviyesine getirmiştir. Aradan geçen 10 yılda bunu onarmadığı gibi son Suriye'deki gelişmelerle, özellikle Halep'teki gelişmelerle o bağı da onarılmaz bir biçimde maalesef bir kez daha kırmıştır, yaralanmıştır. Benim gördüğüm, hissettiğim, kendimin de hissettiği şudur. Suriye'deki bütün kimliklerin, inançların, Suriye'deki hakların ortak iradesine dayalı çoğulcu demokratik bir Suriye rejimi inşa edilmelidir. Orada savaşı, operasyonu değil bir arada yaşamayı ve toplumsal savaşı savunmalıyız. Kürtler diğer Suriye hakları gibi Suriye'de büyük bedel ödediler. Kendi canlarına, kendi topraklarına, kendi yaşamlarına küresel vahşet örgütü İşid'in ve diğer grupların yaptığı saldırıları göğüslediler, karşı çıktılar, dünyanın vicdanı oldular. İşid’e karşı bütün insanlığa bütün insanlığın savaşını yürüttüler orada. Bütün dünyanın savaşını yürüttüler orada. Aynı zamanda ve büyük bedeller ödediler, birçok insan yaşamını yitirdi, bedel ödendi. Şimdi o bedele yeni bedeller ekleniyor. Duygu olarak da yaşam olarak da. Bunu kabul etmek mümkün değil" diye konuştu.
“KÜRTLERLE BÜYÜK DUYGUSAL KOPUŞLAR YAŞANIYOR”
AK Parti’nin dili ve politikalarının Kürtlerle derin kırılmalara yol açtığını savunan Tanrıkulu, "Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kurduğu dil, uyguladığı politika bilinsin ki Kürtlerin yaşadığı her yerde büyük kırılmalara ve büyük duygusal kopuşlara neden oluyor. Bu Ankara'da da böyledir. İzmir'de de böyledir. İstanbul'da da böyledir. Dolayısıyla yani söylediğiniz her sözün ne anlama geldiğini ve hangi kalbi kırdığını, hangi duyguyu kırdığını çok iyi hesaplamak durumundasınız” dedi.
“KAPI OBAMA’NIN TELEFONUYLA AÇILDI”
Tanrıkulu, şunları söyledi:
"Bu coğrafyada sınırlar bir harita çizgisinden ibaret değil. Sınırın diğer tarafında yaşayanlar bizim kardeşlerimiz, halkımızın bir parçası aynı zamanda. Dolayısıyla yani buna sadece bir sınır deyip geçemezsiniz. Suriye'deki mesele bir dış politika meselesi değil, kendimizin meselesidir. Ama ne olmuş? Bakın kapılar kaç gün kapalı kaldı, insanlar Türkiye'nin her yerinde ayaklandılar neredeyse. Ne zaman kapı açılmış biliyor musunuz? Aşağı yukarı biliyorduk ama bu kadar açık bilmiyorduk. Ömer Çelik geçtiğimiz pazartesi günü itiraf etti. Barack Obama, ABD Başkanı Sayın Erdoğan'ı aramış. Erdoğan'ı aradıktan sonra kapı açılmış.
Peki sormazlar mı ya, buradaki yaşayan insanlar, orada yaşayan insanlar halkınızın bir parçası değil mi? Yurttaşların bir parçası değil mi? Barack Obama'nın araması mı lazımdı o kapının açılması için? Peşmergenin 29 Ekim 2014'te buradan oraya gelmesi için Barack Obama'nın araması mı lazım? Veya siz neden yani kendi askerlerinizi, kendi güçlerinizi orada Kürtlerin katliama uğramaması için neden oraya göndermediniz? Neden o katliamı siz değil de Kürdistan Bölgesel Yönetimden gelen peşmerge gelerek önledi. Bakın Barack Obama telefon açmazsa o kapı da açılmayacak. Bundan daha berbat bir şey olabilir mi? Daha berbat, daha kötü bir şey olabilir mi Türkiye açısından, bizim açımızdan? Bakın bugün de o anlayışın devamını yaşıyoruz.”
ANKA
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Tahliye edilen Zeydan Karalar'dan 'göreve iade' açıklaması
Aziz İhsan Aktaş davasında tutuklu yargılanırken geçtiğimiz günlerde tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, göreve iade edilme sürecine ilişkin olarak konuştu. K...
Fatih Erbakan'dan dikkat çeken 'üçüncü ittifak' açıklaması
Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan, "Toplum bir üçüncü yol arıyor, bir alternatif ve umut arıyor. Bunun ortaya konulabilmesi için taşın altına elimizi koymaya hazırız. Özellikle M...
Ahmet Necdet Sezer'den uzun bir aradan sonra ilk görüntü!
10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, uzun bir aradan sonra Ankara’da düzenlenen Erol Evgin konserinde izleyiciler arasında görüldü. Erol Evgin, “4 Kuşağın Sesi Erol Evgin” turnesinin açı...
CHP'li Bağcıoğlu'ndan kritik çağrı: 'O karardan dönün'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Deniz Kuvvetleri için inşa edilen iki istif sınıfı firkateynin yurt dışına satılmasının "kuvvet zafiyeti" yaratacağını belirterek, karardan dö...
Ekrem İmamoğlu'nun koruması gözaltına alındı!
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun koruması Bektaş Kamburoğlu gözaltına alındı. Kamburoğlu’nun İBB’ye yönelik “yolsuzluk” iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındığı...
Sevkiyat yapılacağı bilgisi alındı, operasyon düzenlendi
Bakan Ali Yerlikaya, Edirne'de düzenlenen operasyonda 240 kilogram skunk uyuşturucu maddesinin ele geçirildiğini duyurdu. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabındaki paylaşımı...
Kuvvetli sağanak, kar yağışı ve fırtına bekleniyor!
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 7 Şubat Cumartesi gününe ilişkin hava durumu raporunu yayımladı. Rapora göre; Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Toroslar Mevkii, Bolu, Sivas, Niğde ile Doğu Ana...
Sigara İçen Herkesi İlgilendiriyor: Dumansız Türkiye'de SMS Dönemi Başlıyor
Sağlık Bakanlığı, tütünsüz Türkiye hedefi kapsamında sigara kullanan vatandaşlara sağlık içerikli SMS gönderilecek yeni bir uygulamayı hayata geçiriyor.
Bahçeli: Muhalefeti 'soytarı' ve 'fırsat düşkünü kötüler' ilan etti!
"Küllerinden Doğdu Yine, Türkiye'min Gücüne Bak" temasıyla düzenlenen 6 Şubat Depremleri Anma Programı ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni'nde konuşan MHP lideri Devlet ...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Ünlü Oyuncu İsyan Etti, 'Oyun Dışı Kalırsın'
Ünlü oyuncu Murat Dalkılıç, yapay zekâ uygulamalarıyla üretilen bestelerin kendisine yoğun şekilde gönderilmesine tepki gösterdi. Sadece beste yapmanın yetmediğini vurgulayan sanatçı, str...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Küresel sağlık riskleri artıyor: 2026’da izlenmesi gereken 3 tehlikeli virüs
Bir epidemiyolog, 2026 yılına girerken küresel halk sağlığı açısından risk oluşturabilecek üç virüse dikkat çekti. İklim krizi, nüfus artışı ve küresel hareketlilik, virüslerin daha hızlı yayılmasına zemin hazırlıyor. Pandemi döneminin geride kaldığı düşünülse de bulaşıcı hastalıklar konusunda temkinli olmak hâlâ büyük önem taşıyor.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.