Yukarı
440926

'Çocuklarda dil ve dikkat sorunları artıyor'

23 Ocak 2026 09:41

Çocukların erken yaşta ekranla tanışmasının ciddi riskler taşıdığının altını çizen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Barış Yazar “Özellikle 0-3 yaş dönemi, beyin gelişiminin en hızlı olduğu süreçtir. Bu dönemde ekrana maruz kalan çocuklarda dil gelişimi gecikebilir, dikkat süresi azalabilir ve sosyalleşme sorunları görülebilir. Aynı zamanda çocuklarda daha hırçın ve agresif davranışlar ortaya çıkabilir” dedi.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Barış Yazar, erken yaşta ekranla tanışan çocuklarda dil gelişimi, dikkat süresi ve sosyal becerilerin olumsuz etkilendiğine dikkat çekerek aileleri uyardı.

''İLK 3 YAŞ BEYİN GELİŞİMİ İÇİN KRİTİK''

Çocukların erken yaşta ekranla tanışmasının ciddi riskler taşıdığını söyleyen Uzm. Dr. Yazar, “Özellikle 0-3 yaş dönemi, beyin gelişiminin en hızlı olduğu süreçtir. Bu dönemde ekrana maruz kalan çocuklarda dil gelişimi gecikebilir, dikkat süresi azalabilir ve sosyalleşme sorunları görülebilir. Aynı zamanda çocuklarda daha hırçın ve agresif davranışlar ortaya çıkabilir” diye konuştu.

''ÖNERİLEN EKRAN SÜRELERİ GİDEREK AŞILIYOR''

Normal şartlarda ekran kullanımının yaşa göre sınırlandırılması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Barış Yazar, günümüzde bu sınırların sıklıkla aşıldığına dikkat çekti. Uzmanlara göre çocuklarda önerilen günlük ekran süreleri şöyle sıralanıyor:

"0-2 yaş: Ekranla hiç karşılaşmamalı

"2-5 yaş: Günde en fazla 1 saat

"6-10 yaş: Günde 1 saat

"11 yaş ve üzeri: En fazla 2 saat"

Ancak günümüzde ekranla tanışma yaşının 6 ayın altına kadar düştüğünü belirten Uzm. Dr. Yazar, bu durumun çocuklarda dikkat eksikliği, hırçınlık ve okul başarısında düşüş gibi sorunlara yol açabildiğini dile getirdi.

''EKRAN BAĞIMLILIĞI BELİRTİLERİNE DİKKAT''

Ekran süresinin kontrolsüz arttığını gösteren bazı işaretler olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Yazar, “Ekran kapatıldığında aşırı öfke ve ağlama krizleri, başka oyunlara ilgi göstermeme, sürekli ekran talebi, uykuya dalmakta zorlanma ve iletişimde azalma bu durumun en önemli göstergeleridir” dedi.

''KONUŞMA GECİKMESİ VE DİKKAT SORUNLARI ÖNE ÇIKIYOR''

Klinikte en sık karşılaşılan problemlerin başında konuşma gecikmesi ve dikkat sorunlarının geldiğini belirten Uzm. Dr. Yazar, “Çocuklar konuşmayı ekrandan dinleyerek değil, karşılıklı iletişim kurarak öğrenir. Özellikle hızlı akışlı ve uyarıcı ekran içerikleri, çocuğun çevreyle bağını koparabilir” ifadelerini kullandı.

 

AİLELERİN EN SIK YAPTIĞI HATALAR

Ailelerin iyi niyetle ancak farkında olmadan hatalar yapabildiğini söyleyen Uzm. Dr. Yazar, “Çocuk sussun diye eline ekran verilmesi, televizyonun arka planda sürekli açık olması ve net sınırlar koyulamaması en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor” dedi.

''YEMEK YERKEN VE UYURKEN EKRAN RİSKLİ''

Çocuklara ekranın en sık yemek yerken ve uyku öncesinde verildiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Yazar, “Ekran karşısında yemek yiyen çocuklarda açlık-tokluk farkındalığı gelişmez. Bu durum ilerleyen yıllarda obezite ve yeme bozukluklarına zemin hazırlar. Uyku öncesi ekran maruziyeti ise melatonin hormonunun salgılanmasını olumsuz etkiler” diye konuştu.

HER 'EĞİTİCİ' İÇERİK GÜVENLİ DEĞİL

Eğitici adı altında sunulan her içeriğin çocuklar için uygun olmadığını kaydeden Uzm. Dr. Yazar, “Hızlı sahne geçişleri ve yoğun uyarıcı içeren içerikler çocuklar için sakıncalı olabilir” uyarısında bulundu.

''EKRAN SÜRESİNDE NET VE TUTARLI OLUNMALI''

Ekran sınırları belirlenirken ailelerin kararlı olması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Yazar, “Süreler önceden net olarak belirtilmeli, pazarlık yapılmamalı ve belirlenen sürenin sonunda ekran mutlaka kapatılmalıdır. Ebeveynlerin de bu kurallara uyması çok önemlidir” dedi.

''EKRAN DIŞI AKTİVİTELER TEŞVİK EDİLMELİ''

Çocukların ekran yerine yaşlarına uygun aktivitelerle zaman geçirmesinin gelişim açısından büyük fayda sağladığını belirten Uzm. Dr. Yazar, şu bilgileri paylaştı:

“Kitap okuma, lego ve puzzle gibi oyunlar, resim ve hamur çalışmaları ile parkta ve açık havada vakit geçirmek hem dikkat süresini artırır hem de sosyal gelişimi destekler.”

''TAMAMEN YASAKLAMAK DOĞRU DEĞİL''

Ekranı tamamen yasaklamanın da sağlıklı bir yaklaşım olmadığını anlatan Uzm. Dr. Yazar, “İlerleyen yaşlarda aşırı merak, kontrolsüz kullanım ve teknolojiyle sağlıksız bir ilişki gelişebilir. Önemli olan dengeli, kontrollü ve bilinçli bir kullanım alışkanlığı kazandırmaktır” diyerek sözlerini tamamladı.

ANKA



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Her 6 kişiden biri 'sessiz katil' ile yaşıyor!

Dünyanın, bilimsel literatürde ‘Yalnızlık Salgını’ (Loneliness Epidemic) olarak tanımlanan, sessiz ama etkisi çok derin bir salgınla karşı karşıya olduğunu belirten Doç. Dr. Berke Kırıkka...

İdeal uyku süresi belli oldu

Araştırmaya göre, gecede yaklaşık 7 saat 18 dakika uyumak, özellikle bazı önemli sağlık risklerinin azaltılmasına yardımcı olabilir. Bilim insanları bu sürenin, vücudun metabolik dengesin...


Kışın yavaşlayan metabolizmayı uyandırma zamanı

Mevsim geçişlerinde yorgunluk, ödem ve halsizlik artabilir. Metabolizmanın mevsimsel adaptasyon sürecini destekleyen bahar detoksu; doğru beslenme, su tüketimi ve yaşam tarzı düzenlemeler...

Obezite ve Kilo Artışı Hangi Riskleri Taşıyor?

Obezite, yalnızca “kilo fazlalığı” olarak görülmemesi gereken, tüm vücudu etkileyen bir sağlık durumudur. Yağ dokusunun artması; kalp-damar sistemi, solunum sistemi ve sindirim sistemi üz...


Altı anneden birinde doğum sonrası depresyon görülüyor

Doğum sonrası depresyonun önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken İlknur Okay, belirtilerin iki haftadan uzun sürmesi durumunda psikiyatriste başvurulması gerektiğini söyledi...

Toz, akciğer hastalıklarını tetikliyor!

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aygül Güzel, günün büyük kısmını kapalı alanlarda geçiren çalışanların gözle görülmeyen sağlık riskleri ile karşı karşıya kalabileceğini söyledi. Prof....


‘Ramazanda bağırsak tembelliğine karşı pideyi azaltın’

Ramazanda en sık karşılaşılan sorunlar olan kabızlık ve şişkinlikten korunmanın ilk kuralının iftar ve sahur arasında lifli gıda tüketimini maksimuma çıkarmak olduğunu belirten Gastroente...

Ramazan'da böbrek sağlığına dikkat

Ramazan ayında uzun süreli susuzluğun, böbrek taşı şikayetlerinde artışa neden olabileceğini belirten Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cevper Ersöz, “Yeterli sıvı tüketilmemesi idrarın koyulaşması...


'Hurma tüketiminde ölçüyü kaçırmayın'

Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmezi olan hurmanın doğru miktarda ve uygun şekilde tüketildiğinde sağlık açısından pek çok fayda sağlayabileceğini belirten Diyetisyen Çağlasu Al...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Mehmet Ali Erbil Boşanma Sonrası Sessizliğini Bozdu

Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil ile kendisinden 40 yaş küçük Gülseren Ceylan’ın kısa süren evliliği resmen sona erdi. Boşanmanın ardından ilk kez konuşan Erbil, dikkat çeken bir açıklamada b...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Her 6 kişiden biri 'sessiz katil' ile yaşıyor!

Dünyanın, bilimsel literatürde ‘Yalnızlık Salgını’ (Loneliness Epidemic) olarak tanımlanan, sessiz ama etkisi çok derin bir salgınla karşı karşıya olduğunu belirten Doç. Dr. Berke Kırıkkanat, “Araştırmalar, 18–25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60’a ulaştığını gösteriyor. Bu, ‘kimsem yok’ yalnızlığı değil; kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik” dedi. Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu da, yalnızlığın klinik etkilerinin artık görmezden gelinemeyecek düzeyde olduğunu ifade etti.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR