‘Sahne benim evim’
Müzikal belgesel ‘Epic: Elvis Presley Konserde’ ve psikolojik dram ‘Chopin, Chopin!’ gösterimde.
“Bu benim hikâyem. Hakkımda çok şey yazıldı, öykümü bir de benden dinleyin. Müzik sektörüne nasıl girdim? İzleyici evinde beni dinler, konserime gelince şov ister. İçimdeki enerjiyi sonuna dek tüketirim. Tempo için tüm bedenimi kullanırım” diyor kral Elvis Presley.

Buz Luhrmann Elvis adlı uzun metrajı (2022) için araştırma yaparken şarkıcının gösterişli, karizmatik yönünü keşfetmek için iki belgesel izledi: Denis Sanders’in “Elvis: That’s the Way It Is” (1970) ve Robert Abel-Pierre Adidge’in “Elvis on Tour” (1972). Bu iki filmin kullanılmayan görüntülerine ulaştı. Graceland’den (müze evinin arşivinden) süper 8 mm filmleri, söyleşilerin ses kayıtlarını edindi. Böylelikle efsane arşivler 40 yıl sonra ortaya çıktı.“The Beatles: Get Back”in (2021) yaratıcısı Peter Jackson’ın desteğiyle görüntüler restore edildi. Luhrmann’a göre bu ne bir belgesel ne de filme çekilmiş bir konser, Elvis’in kendi hikâyesini anlattığı bir şiir. Kurtarılan görüntülerin çoğunda ses yoktu, teknik ekip görüntüleri değişik kaynaklardan gelen seslerle eşleştirmek için dudak okuma uzmanlarından destek aldı... “İki yaşındaydım, kilisede gospel şarkıları söylemeye başladım. Ruhunun derinliklerinde bazen coşarsın, bazen bastırırsın. Gospelda huzur buldum.”

EŞSİZ ELVIS
1970’lerin başında ününün zirvesindeyken askere gitti. 10 yıl Hollywood’da oyunculuk yeteneklerini kanıtlamaya çalıştı. Birbirine benzeyen müzikallerde oynadı, para kazandı ama içindeki boşluğu dolduramadı, “Cesaretim kırıldı, canlı performansı, seyircimi özledim. Bu kısırdöngüden çıkmalı müziğime geri dönmeliydim” diyen kral yaşamının son sekiz yılında (1969-1977) binden fazla konser verdi. Yaygın inanışın aksine Luhrmann son yıllarında bile performansının doruğunda olduğunu belgeselinde kanıtladı. Bir devam belgeseli çekmeye yetecek kadar elinde belge olduğunu belirten sinemacı “Elvis’i ne kadar çok incelerseniz o kadar eşsiz olduğunu anlarsınız” dedi.

“Gospel, caz, blues, country söylemek beni çıldırtıyor. Cinsellik satmıyorum, hareket etmem gerek” diyen Elvis sahnedeki hareketliliğini böyle tanımladı. Etkileyici sesiyle, enerjik performansıyla, terden sırılsıklam olmuş büyüleyici gülümsemesiyle, kendini çok ciddiye almayan, ruhunu hayranlarına adamış Elvis sahnede devleşti. “Sahne benim evim gibi, her gece şarkı söylüyorum. İzleyicimle aramda güçlü bir bağ var. Onlar içimdeki şovmeni ortaya çıkarıyor. Birlikte çok eğleniyoruz. Her şarkıyı ilk kez söylüyor gibi söylemelisiniz, işin sırrı burada. Her konserde sahne korkusu yaşıyorum” diyen Elvis Presley’in neden efsane olduğunu belgesel baştan sona gösteriyor. Kenar mahalle çocuğu Elvis Amerika’yı yedi yuttu, Amerika onu yiyip yutmadan.
MÜZİK ÖZGÜRLEŞTİRİR
Paris 1835, Frederick Chopin 25 yaşındadır, kralın, Paris aristokrasisinin, halkın gözdesidir. Konser sonrası çılgın partilere, gece kaçamaklarına katılan genç piyanist tüberküloz olduğunu öğrenir, yaşamı elinden kayıp giderken vazgeçmez, başyapıtlar besteler.

Başarılı dev bütçeli yapım çocukluğundan beri onu korkutan ölüm korkusu ile müziğe olan tutkusu arasında yaşayan Chopin’in psikolojik portresidir. Yönetmen Michal Kwiecinski onu sosyal, zeki, aynı zamanda hastalıkla, zayıflıklarıyla savaşan gerçekçi bir insan olarak betimledi. Chopin’in romantik dönemde doğan ilk rock yıldızı olduğu söylenir. Paris’te gerçekten bir yıldızdı, arkadaşı Franz Liszt gibi. Geçmişe karşı müzikal bir savaş ilan etti, kazandı.

O olmasaydı caz ve çok sayıda müzik akımı bugün olmazdı. Kısa yaşamında ona müzik ve hastalık eşlik etti. Müzik onun tek sığınağıydı. Polonya sinemasının en pahalı yapımında (16.5 milyon Avro) Chopin’de Eryk Klum olağanüstü bir yorum sunar. Victor Meutelet, Josephine de la Baume, Lambert Wilson’ın oynadığı, özel görüntü dokusuna sahip, Chopin’in besteleriyle elektronik müziğin harmanlandığı film yılın en iyileri arasında yerini aldı. Uzun birliktelik yaşadığı yazar George Sand’ın dediği gibi “Hayat onu boğdu, müzik onu özgürleştirdi”.
cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Mersin Devlet Opera ve Balesi 'La Boheme' operasını sahneleyecek...
La Boheme operası Mersin Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenecek. Mersin Devlet Opera ve Balesi (MDOB), İtalyan besteci Giacomo Puccini'nin başyapıtlarından "La Boheme" operasını s...
Antalya'da 'Müzikal Rönesans' konseri sanatseverlerle buluştu
Antalya Devlet Opera ve Balesi "Müzikal Rönesans" konseriyle sahne aldı. DOB'dan yapılan açıklamaya göre, Antalya'da ilk kez seslendirilen Zelenka'nın virtüöz trio sonatlarından Purcell, ...
Rock müziğin efsanesi beyazperdeye taşınıyor...
Efsanevi rock grubu Bon Jovi’nin şöhrete yükseliş hikayesi, Universal Pictures imzasıyla sinema izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. 'It's My Life' gibi unutulmaz eserlere imza atan grub...
Tophane Çeşmesi tahrip edildi: 'Caydırıcı cezalar uygulanmalı'
Tophane Çeşmesi’ndeki tahribatın ardından uzmanlar, Türkiye’de kültürel mirasa zarar verenlere yönelik cezaların caydırıcı olmadığını belirterek koruma politikalarının gözden geçirilmesi ...
Girit’ten öteye geçen yalnız insanlar değil, hafızadır
Mediha Selda Avcı, Remzi Kitabevi tarafından yayımlanan bu ilk romanında, göçün yalnızca toprağı değil, insanın kalbini, evini ve belleğini de yerinden ettiğini anlatıyor. Bazı romanlar v...
15 yıl sonra aynı projede bir araya geliyorlar!
Muhteşem Yüzyıl dizisinin başrol oyuncuları Meryem Uzerli ve Halit Ergenç, bu defa sinema projesi için bir araya geliyor. 15 yıl sonra aynı projede yer almaya hazırlanan Uzerli ve Ergenç'...
Antalya Devlet Opera ve Balesi 'Giselle' balesini sahneleyecek
Antalya Devlet Opera ve Balesi tarafından "Giselle" balesi bu sezon ilk kez sahnelenecek. Antalya DOB'dan yapılan açıklamaya göre, romantik bale türünün önemli eserlerinden "Giselle", 12 ...
Cem Sezgin'den yeni sergi: Zamansız
Cem Sezgin, sanatla kurduğu kişisel bağını bu kez “Zamansız” adlı üçüncü kişisel resim sergisiyle sanatseverlerle buluşturuyor. Cem Sezgin’in yaşamın temposuna adeta meydan okuyarak ürett...
Kadın temsiline sanatla itiraz
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Basmane’deki tarihi Bıçakçı Han’da açılan “İmgeye İtiraz” sergisi, 35 sanatçının eserleriyle kadın temsili ve toplumsal cinsiyet kalıplarını sor...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
83 yaşındaki Harrison Ford'dan yatak odası itirafı!
Hollywood'un efsane aktörü Harrison Ford, katıldığı televizyon programında özel hayatına dair ezber bozan bir itirafta bulundu. 83 yaşındaki yıldız, yatak odasında kendi ikonik film müzik...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Fazla uyku erken ölüm riskini yüzde 34 artırıyor
Bilim dünyası, uyku sağlığına dair yerleşik kanıları sarsan yeni bir araştırmaya imza attı. 13 Mart Dünya Uyku Günü öncesinde yayımlanan verilere göre, her gece 9 saatten fazla uyumak sanıldığı gibi dinlendirici değil; aksine erken ölüm riskini ciddi oranda yükselten bir alışkanlık.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.