Yukarı
444900

'Asgari ücreti yukarı taşımak dünyanın en kötü fikri'

01 Nisan 2026 08:13

Merkez Bankası’nın ekonomiyi rayına oturtmak hedefiyle başlattığı “acı reçetenin” uygulayıcılarından başkan yardımcısı Osman Cevdet Akçay, enflasyonla mücadele için ücretlerin baskılanmasının gerektiğini savunarak ‘Asgari ücreti yüksek bir yere çekeyim en azından işçi kurtulsun’ demek dünyanın en kötü fikri” dedi.

Ekonomistler bu yaklaşımı dar gelirliyi kaybetme döngüsüne sokan ve esas kaynağı görmezden gelen bir ezber olarak nitelendiriyor. Hafize Gaye Erkan döneminden beri başkan yardımcısı olan Osman Cevdet Akçay, emekliye ayrılmadan önce Tarih Vakfı ve Robert Kolej Mezunlar Derneği’nin ortak etkinliğinde yaptığı sunumda, enflasyonun yüzde 48’den yüzde 31’e çekilmesine karşı küçümsenen bir yaklaşım sergilendiğini savundu, “Yaptıklarımızı yapmasaydık yüzde 150-200 bandına da çıkabilirdi” dedi.

Merkez bankacılığının yüzde 98’inin beklenti yönetimi olup yalnızca yüzde 2’sinin rakamlar olduğunu ifade eden Akçay, bu yönetimin bir parçası olarak ücretlerin, gerçekleşmiş enflasyona endekslenmesinden kaçınılması gerektiğini savundu.  Birçok iktisatçının ise akademik çalışmalara dayanarak “ücretlerin baskılandığı ama enflasyonun talep kaynaklı olmadığını” savunan eleştirilerini hatırlattığımız Akçay, Türkiye’de talep enflasyonu olduğunu söyleyerek fiyatlama davranışını değiştirmenin anahtarının talebi kısmak olduğunu savundu.

Akçay, “Ücretlere düşük nominal artış verdiğinizde beklentiyi düzgün yönetirseniz reel ücretler artmaya bile gidebiliyor. Ama beceremezseniz, ücret artışı da sakata gelir. Sektörler talebi canlı gördükçe neden fiyatlama davranışını değiştirsin Fiyatlamaları değiştirecek korkuyu salman gerekir. "Asgari ücreti yüksek bir yere çekeyim en azından işçi kurtulsun’ demek dünyanın en kötü fikri" ifadelerini kullandı.

GÖRMEZDEN GELİNENLER

Akçay’ın ücretlere yönelik görüşlerini değerlendiren çalışma ekonomisi uzmanı Aziz Çelik, “düşük zamla reel ücret artışı” tezini, “dünyanın en kötü ama en yaygın liberal ezberi. Şaka gibi. Adeta bir okus pokus” olarak nitelendirdi ve Türkiye'de ücretlerin ciro içindeki payının yüzde 8-9 olduğuna dikkat çekti.

Çelik, "Bu nasıl talep enflasyonu yaratır?" diye sordu, ücretler kaynaklı enflasyonun ancak  ekonomide kapasite eksiği yokken ve sendikalar çok güçlüyken olabileceğini, Türkiye'de ise bu koşulların olmadığını vurguladı. Hayri Kozanoğlu da Akçay'ın bakış açısına karşı şunları sıraladı: "Bir an için enflasyonun talep çekişli olduğunu kabul etsek bile, talebin tek kaynağını ücretler olarak görüyor. Özellikle altın ve emlak fiyatlarının yükselişiyle daha da zenginleşen grubun rolüne değinmiyor. Ücretlileri 'kaybet-kaybet' ikilemine sokuyor. Hizmet fiyatlarında manşet enflasyonun üzerinde artışın talep kaynaklı olmadığı, ticarete tabi olmadığı için düşük kurla da terbiye edilemediği gerçeği üzerinde durmuyor. Sanayideki düşük kapasite kullanımının, tarımdaki üretim düşüşünün arz eksikliği kaynaklı etkisine değinmiyor. Yılın 2 ayında enflasyondaki sıçramayı görmezden geliyor."

 

Sinan Alçın ise geçmişteki Rahip Brunson krizi sonrası kur atağını, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısıyla petrol fiyat artışının akabinde yüzde 156'ya sıçrayan Yİ-ÜFE'yi ve "U dönüşü" yapılan genişlemeci maliye ve gevşek para politikalarını hatırlattı, "Karşımızda tek bir enflasyon olmadığını unutmamalı. Son yıllarda  enflasyonun içerisindeki maliyet akışınının yavaşlaması bizi 'yüksek ve sürünen enflasyonda maliyet enflasyonu yok, bu sadece talep enflasyonu' sonucuna götürmez" dedi.

Ekonomist Hayri Kozanoğlu ise “ciddi hataları” şöyle sıraladı: “Birincisi, bir an için enflasyonun talep çekişli olduğunu kabul etsek bile, talebin tek kaynağını ücretler olarak görüyor. Özellikle altın ve emlak fiyatlarının yükselişiyle daha da zenginleşen üst gelir grubunun rolüne değinmiyor. İkincisi, birinci varsayımdan yola çıkarak ücretlileri 'kaybet-kaybet' ikilemine sokuyor. Ücretin az artarsa zaten kaybedersin, enflasyona paralel artarsa yine kaybedersin. Üçüncüsü, hizmet fiyatlarındaki manşet enflasyon üzeri artışın talep kaynaklı olmadığı, ticarete tabi olmadığı için düşük kurla da terbiye edilemediği gerçeği üzerinde durmuyor. Dördüncüsü, sanayideki düşük kapasite kullanımının, özellikle tarımda giderek düşen üretimin arz  eksikliği kaynaklı etkisine değinmiyor. Beşincisi, 2026’nın ilk 2 ayında enflasyondaki sıçramayı görmezden geliyor”

EKONOMİK DURGUNLUK GETİRİR

Ekonomist Sinan Alçın ise geçmişteki Rahip Brunson krizi sonrası kur atağını, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısıyla petrol fiyat artışının akabinde yüzde 156'ya sıçrayan Yİ-ÜFE'yi ve "U dönüşü" yapılan genişlemeci maliye ve gevşek para politikalarını hatırlattı, "Karşımızda tek bir enflasyon olmadığını unutmamalı. Son yıllarda  enflasyonun içerisindeki maliyet akışınının yavaşlaması bizi 'yüksek ve sürünen enflasyonda maliyet enflasyonu yok, bu sadece talep enflasyonu' sonucuna götürmez" dedi. Alçın talep kısmının dizginlenebilmesi için ise aslında küçük kesime ait lüks tüketimin azaltılması ve gelir dağılımını iyileştirici politikaların uygulanması gerektiğini vurguladı.

Oğuz Demir de “Ücretleri baskılamak, bu çok katmanlı sorunun yalnızca en kolay hedefini seçmekten ibaret kalıyor” dedi ve düşük nominal artışla reel ücretlerin artabileceği tezinin ancak güçlü ve güvenilir bir para politikası çerçevesinde mümkün olduğunu söyledi ve şunun altını çizdi: “Beklentileri yönetmenin ön koşulu, kurumlara duyulan güvendir. Eğer bu güven tesis edilemezse, ücret artışlarını sınırlamak enflasyonu düşürmez; aksine iç talebi zayıflatırken gelir dağılımını daha da bozar ve ekonomik durgunluğu derinleştirir.”

Cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Araç Sahiplerine Kötü Haber! Akaryakıta Zam Yolda

Akaryakıt fiyatlarında dalgalanma sürerken, motorin için yeni bir zam beklentisi gündeme geldi. Küresel piyasalarda ABD, İsrail ve İran hattında artan gerilim, petrol fiyatlarını yukarı y...

ABD'li yatırım bankasından altın tahmini: Fiyatlar sert yükselecek

Altın fiyatlarına yönelik beklentiler yukarı yönlü seyrini koruyor. Goldman Sachs analistleri, ons altın için 2026 yıl sonuna ilişkin dikkat çeken bir tahminde bulundu. Banka, altının güç...


İşsiz sayısı bir ayda 133 bin kişi yükseldi

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Şubat 2026 işgücü verilerine göre işsizlik oranı artış gösterdi. İstihdam ve işgücüne katılım oranlarında ise sınırlı yükseliş kaydedildi. T...

Merkez Bankası'ndan beklenen analiz geldi!

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, “Merkezin Güncesi” blogunda yayımladığı analizde Mart 2026 itibarıyla devreye alınan eşel mobil mekanizmasının enflasyon üzerindeki etkilerini detaylı ş...


Yarın Son Gün! Kaçıran Ceza Ödeyecek

Kira geliri elde eden mülk sahipleri için kritik beyan dönemi sona eriyor. 2025 yılına ilişkin kira gelirlerinin bildirilmesi için tanınan süre 31 Mart 2026 itibarıyla tamamlanıyor. Süren...

AK Parti'ye Şikayet Yağdı, Tartışma Alevlendi: Trafik Cezaları Yeniden Şekilleniyor

Yeni trafik cezalarındaki yüksek artışlar hem vatandaşın tepkisini çekti hem de siyasi gündemin üst sıralarına yerleşti. AK Parti toplantılarında ele alınan düzenlemeye ilişkin, cezaların...


APP Plakalar İçin Yeni Tarih Verildi: Hangi Plakalara Ceza Kesilecek?

APP plakaya sahip araçlar için başlatılan standart plakaya geçiş sürecinde önemli bir değişiklik kapıda. İçişleri Bakanlığı’nın, sürücülere tanınan süreyi 1 Ocak 2027’ye kadar uzatmayı pl...

Hürmüz’de tansiyon enerjiyi vurdu: Brent petrole 4 haftada yüzde 45 zam!

Ortadoğu'da tırmanan askeri gerilim ve Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş kısıtlamaları küresel piyasaları yangın yerine çevirirken Brent petrolün varil fiyatı sadece bir ay içerisinde yüzde 45,3 ...


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Minik Serçe milli maçta kendini tutamadı: Heyecanı olay oldu!

Türk pop müziğinin ''Minik Serçe'' lakaplı efsane ismi Sezen Aksu, milli maç heyecanıyla bu kez sahnede değil ekran başında dikkat çekti. Türkiye'nin Kosova karşılaşmasını evinde takip ed...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Türkiye'de 5G yarın başlıyor! Telefonda 5G nasıl açılır?

Türkiye'de 5G teknolojisi 1 Nisan itibarıyla kullanıma açılıyor. Fakat yeni nesil internet hızından yararlanmak için yalnızca "uyumlu telefon" yeterli değil. Kullanıcıların hem operatör hem de cihaz ayarlarını aktif hale getirmesi gerekiyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR