- Bakan Güler'den 'süreç' açıklaması: 'Tarihi bir eşik daha aşıldı'
- Galatasaray’da Bitshiabu’nun oynamama nedeni belli oldu
- Başkan Dutlulu, “Akgedik’te Yeni Bir Başlangıç Yapacağız”
- YENİ Parti'nin 'isim değişikliği' kararı belli oldu: AYM kararı beklenecek
- LGBTİ derneklerine yönelik operasyonlar Meclis'e taşındı
'Mucizevi bir besin ve karışım yok'
ÇÜ Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağlar Özmen, toplumda ‘sirke suyu içtim, kalp damarlarımdaki tıkanıklığı tedavi ettim’ şeklinde bir inanış bulunduğunu belirterek bunun bilimsel bir karşılığının olmadığını söyledi.
'SİRKE, SARIMSAK ÖZÜ VE LİMONLU SU DAMARLARI AÇMAZ'
Bu besinlerin ilaç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Çağlar Özmen, şöyle konuştu:
“Sirke, sarımsak özü, limonlu su dengeli beslenmenin bir parçası olabilir. Ama bunların hiçbiri halk arasında söylendiği gibi kalp damarlarını açmaz, hiçbiri yüksek kolesterolü düşürmez ya da şeker ve tansiyon regülasyonunda bize herhangi bir katkı sağlamaz. Sarımsak özü ile ilgili son yıllarda Amerika’da bazı çalışmalar var.
Özellikle Amerika’da tansiyon ve yüksek kolesterolün tedavisinde kullanılan ek gıdalar içerisinde yer alabiliyor. Ama bizim için bunlar besin değeri taşıyan takviye edici gıdalardır. Doktorun reçete edeceği bir ilacın yerini almaz, doktorun tedavisinin bir parçası olmaz."
‘BAL VE PEKMEZ FAZLA TÜKETİLDİĞİNDE TERSİ ETKİ YARATABİLİR’
Kan şekerini düzenlediği, damar tıkanıklığını açtığı ve kolesterolü düşürdüğü yönünde bir inanış olan bal ve pekmezin de içeriğindeki yüksek şeker oranına dikkat çeken Doç. Dr. Özmen, “Bal ve pekmez de hem kan şekerinin düzenlenmesi, kolesterolün düşürülmesi ve beraberinde damar tıkanıklığı için halk arasında sık kullanılan besinler haline geldi. Bal ve pekmez açısından bakacak olursak özellikle şeker hastalığı ve kilo problemi olan hastalarda damar açacak inanışıyla bu besinlerin normalden daha fazla kullanılması tam tersi bir etki yaratabiliyor. Çünkü yüksek şeker oranından dolayı diyabetik kişilerin şekeri yükseltebilir, kilo problemi olan hastalarda daha çok kilo artışına neden olabilir” dedi.
‘ÇÖREK OTUNUN KOLESTEROL DÜŞÜRÜCÜ ETKİSİ YOK’
Son yıllarda çörek otunun ise kolesterolü düşürücü etkisi olduğu düşüncesiyle sık tüketilen ürünler arasında yer aldığını belirten Özmen, “Son yıllarda bir de çörek otuyla alakalı kolesterolü düşürdüğüne dair bir inanış var. Bu da doğru değil. Ne kolesterolü düşürmesi ne de damar tıkanıklığını, damar duvarlarının içerisindeki kolesterol parçacıklarını azaltması söz konusu değildir. Ayrıca doğal denilen bir besin her zaman doğal olmuyor. Daha çok tüketilmesi amacıyla doğal denilerek biraz da tüketim kültürünün verdiği bir avantaj yerine konulmaya çalışılıyor. Bunun yanında doğal olması her zaman ‘çok tüketilecek’ ve ‘çok tüketildiği zaman da faydalı olacak’ anlamı taşımıyor” ifadelerini kullandı.
DAMAR TIKANIKLIĞI, PIHTI, BEYİN KANAMASI GÖRÜLEBİLİR
Özellikle hipertansiyon ve yüksek kolesterol hastalarının ilaçlarını bırakıp yalnızca doğal ürünlere yönelmesinin ciddi risk taşıdığının altını çizen Doç. Dr. Çağlar Özmen, şu uyarılarda bulundu:
“Aslında en büyük problem bu besinlerin ilacın yerine konulmasıdır. Bu yaklaşımla mevcut durumun daha da kötüleşmesine neden olabiliriz. Kronik hastalıkların uzun süre tedavi edilmemesi daha büyük problemleri beraberinde getiriyor.
Beyne pıhtı atması, beyin kanaması, kontrolsüz hipertansiyon ya da yüksek kolesterolle ilişkili olarak kalp damar tıkanıklığı gibi durumları bu hastalarda sık görüyoruz. Biz hastalara ilaç dışında yaşam şekli değişikliği, egzersiz ve diyet önerilerimiz de oluyor. Ama bunlar yine hekim kontrolünde, ilaçla beraber ya da sık kontrol içerisinde olması gerekiyor.”
DHA
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Kadınlar neden erkeklerden daha fazla migren atağı geçiriyor?
Dünya genelinde 1 milyardan fazla insanı etkileyen migren, kadınlarda erkeklere kıyasla üç kat daha fazla görülüyor. Uzmanlar, hormonal dalgalanmaların yanı sıra stres, uyku düzensizlikle...
Uzmanından ailelere 'uyku düzeni' uyarısı
Tatil döneminde geç saatlerde yatmaya alışan çocukların uyku düzeninin okul başlamadan bir anda değiştirilmemesi gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi A...
Araştırma: Kahvaltı saati yaşam süresini etkiliyor
ABD'de 31 binden fazla yetişkinin verileriyle yapılan kapsamlı bir araştırma, ilk ile son öğün saatlerinin yaşam süresi ve kalp damar sağlığı ile doğrudan bağlantılı olabileceğini ortaya ...
'Rafine karbonhidrat ve şeker tüketimine' dikkat!
Rafine karbonhidrat ve şeker tüketiminin cilt sağlığı üzerinde etkili olabileceğine dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Dr. Esra Deniz Göde, “Rafine karbonhidratların aşırı tüketimi kan şeker...
Aralıklı orucun faydaları abartılıyor mu?
Popülaritesi hızla artan aralıklı orucun sağlık üzerindeki etkilerine dair yapılan araştırmalar, insanlardan alınan veriler ile hayvan deneyleri arasında ciddi çelişkiler olduğunu ortaya ...
Karıncaların küçük beyinlerinin büyük sırrı
İnsanlar uzun uzun düşünebilme yeteneğine sahip olsa da bu her zaman doğru kararlar almamızı sağlamıyor. Karıncalar ise küçücük beyinlerime rağmen karmaşık sorunları çözerek son derece et...
'Biraz daha büyüsün' demeyin
Fizyoterapist Canan Darıcı Mehlepçi, çocukların gelişim hızlarının farklı olabileceğini ancak hareket, denge, oyun ve günlük yaşam becerilerindeki belirgin farklılıkların göz ardı edilmem...
Sosyal medyadaki vitrin beden algısını ve tatil huzurunu tehdit etmeye başladı
Yaz sezonuyla birlikte sosyal medyada artan tatil, manzara ve fit beden paylaşımları, bireyler üzerinde belirgin bir psikolojik baskı yaratıyor. Dijital mecralarda sürekli idealize edilmi...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
'Vanlı Kara Haydar'ın Eşi Çağla Öz’ün İfadesi Ortaya Çıktı: Düğündeki Altınların Sırrını Anlattı
“Vanlı Kara Haydar”ın eşi Çağla Öz, ifadesinde düğünde takılan altınların bir kısmının kiralık olduğunu eşinden duyduğunu, ancak bazı takıların satın alındığını bildiğini söyledi. Öz, gös...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Kadınlar neden erkeklerden daha fazla migren atağı geçiriyor?
Dünya genelinde 1 milyardan fazla insanı etkileyen migren, kadınlarda erkeklere kıyasla üç kat daha fazla görülüyor. Uzmanlar, hormonal dalgalanmaların yanı sıra stres, uyku düzensizlikleri ve rutin değişikliklerinin atakları tetiklediğini vurguluyor.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.