İzmir:
İstanbul:
Ankara:
Aydın:
Muğla:
Denizli:
       USD: 1.8236 EUR: 2.3158 GBP: 2.8814
Festival havasında bir mahkeme

Festival havasında bir mahkeme

Yolda satışına denk geldiğimiz atkı, bere, şal ve bilumum Sarı-Lacivert armalı ürünü görünce Fenerbahçe’nin deplasmanda oynayacağı bir maça gittiğimiz izlenimi yakalasak da ‘Bir Zamanlar Anadolu’da’ mekânlarını geçip vardığımız nokta Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ydi.

Spor basını olarak ekseriyetle ‘Ne sağcıyım ne solcu futbolcuyum futbolcu’dan müteşekkil bir zümre olmamızdan ötürü, vardığımız olay mahallinde acemilikler yaşamamız tabii bizleri yadırgatmadı. Ama neyse ki Silivri’de daha önce başlayan ve halen devam eden Balyoz ve Ergenekon davası hasebiyle uzmanlaşmış meslektaşlarımız bizlere yol yordam gösterip ‘racon’ öğrettiler.

Kalabalığın maç ya da festival için toplanan kitleyi andırdığını belirtip, niceliğine gelecek olursak beklenen kalabalığı görmediğimizi söyleyebiliriz. Beklentinin yüksek tutulmasından olabilir ancak İstanbul’un merkezi baz alınırsa, Silivri gerçekten uzak. İstanbul’u bilenler için söylüyorum:

Güneşli’ye vardığınızda bile önünüzde gidilecek 70 kilometreniz kalıyor! 3 bin civarı kişiye tanıklık ettim ancak gün içerisinde sirkülasyondaki kişi daha fazladır. Önceki davalarla kıyas yapabilecek kudreti olan arkadaşlara sorduğumuzda ise “Daha kalabalığını gördük ama en renklisi bu oldu” dediler.

Basın ‘yine yeniden’ hedefte
Zeminin desteğe müsait olmadığını da belirteyim. Geceden kalan yağmur ortalığı çamur deryasına çevirmişti. Fenerbahçelilerin özveriyle hazırladığı ısınma çadırı da oradaydı. Bu topraklarda yürüdüğünüzde Kurban Bayramı atmosferi yaşamanız kaçınılmazdı. Dizinize kadar çamur!

Futbol ve mahkeme biraraya geldiğinden beri tepki gören basın mensupları dün de hedefteydi. Bazı kanallar Silivri önünde toplanan Fenerbahçe taraftarının sayısını sehven 500 ile sınırlandırınca bu kanalların çalışanları ‘linç’in ucundan döndü.

Kameramanlara mikrofon ve kameralarındaki kanal logolarını ‘hedef’ olmamak için sökmeleri yönünde telkinde bulunuldu. İtiraf etmeliyim ben de boynumdaki basın kartını saklamak zorunda kaldım. Jandarma sayesinde sular durulsa da ortam elektriklenmeye meyyâl kaldı.

Yaka kartlarındaki pankart
Tek gelen Fenerbahçeliler değildi. Soruşturma tutuklularından Sivasspor Başkanı Mecnun Otyakmaz’ı desteklemek için gelen 100 kadar Sivasspor sempatizanı da oradaydı.

Biraz da tezahürat ve pankartlardan ilerleyelim. ‘Haklıyız kazanacağız’, ‘Yıkılmayan son kale en büyük Fenerbahçe’, ‘Fenerle kimse başa çıkamaz’ gibi bu süreçte sıkça dillendirilen örnekler varken, sayfalarımıza ‘sansürsüz’ taşımamızın mümkün olmadığı versiyonlar da vardı.

İlk kez tanık olduğumuz pankartlar da vardı: “Vallahi, billahi, tillahi Fenerbahçe’yi helak edemezsiniz.” Mahkeme dışında ‘Her şeyin farkındayız sonuna kadar yanındayız’ pankartını mahkemede bazı sanık avukatlarının yaka kartı olarak boyunlarına astığını da gördüm.

Ali Koç, ‘Yeni başkan’ gibi
Mahkeme dışında futbol dünyamızın ünlülerine ilgi herhangi bir Oscar töreninde dünyaca ünlü yıldızların yaşadığına eşdeğerdi. Aslan payı ise Sarı-Lacivertli camianın şimdiden Aziz Yıldırım sonrası için müstakbel başkan olarak gördüğü Asbaşkan Ali Koç’undu.

Duruşmaya ara verildiğinde dışarı çıkarak taraftarlarını selamlamaya gelen Aziz Yıldırım haricindeki ‘tam kadro’ yönetimde Ali Koç, “Başkan” tezahüratlarıyla karşılandı. Kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyenleri de geri çevirmeyen Koç, Sarı-Lacivertlilerin resmi sitesi aracılığıyla bütün taraftarlarına ‘tam kadro’ yönetim olarak teşekkür ettikleri bir de açıklama yayımladı:

“Sizden ricamız, bugüne kadar sürdürdüğünüz inanılmaz direnişi ve desteği, bize yakışır şekilde, kimseye sataşmadan, basınla uğraşmadan devam ettirmeniz.. Özellikle bu hava koşullarında, İstanbul’dan oldukça uzak olan buraya geldiğiniz için size teşekkür ediyoruz. İnşallah davanın sonunda kazanan biz olacağız. Arkadaşlarımıza güç, kuvvet, sabır ve kudret diliyorum.”

15/02/2012 09:39
Yazarlar
Magazin Haberleri

Ebru Destan'ın eşinden açıklama

Ebru Destan'ın eşinden açıklama

Ebru Destan'ın eşi Mete İnan, evliliğine en büyük desteği veren amcası Serdar İnan'ın kendisine cephe aldığı ve borçlarından dolayı haciz işlemleri başlattığı iddialarına cevap verdi.Bir kez daha altını çizerek belirtmek isteriz ki Mete Okay İnan ve Ebru Destan’ın evlilikleri ile ilgili olarak ailemiz içerisinde hiçbir zaman hiçbir sorun yaşanmamıştır, yaşanmamaktadır.Aksi yöndeki iddia ve haberlerin tamamı asılsızdır.

Pınar Altuğ, o iddialara isyan etti

Pınar Altuğ, o iddialara isyan etti

Pınar Altuğ ,'Çocuğunu reklam için kullanıyor' iddialarına çok kızdı.Ne yalancılığım, ne sönük yıldızlığım kaldı.Ben bu sene sanatçılar arasında vergi sıralamasında 7.olmuşum, reklam peşinde mi koşacağım? Seda, Acun, Cem Yılmaz, Beyaz, Mehmet Ali, Hülya ‘dan sonra 7.olmuşum daha ne yapayım?

Şevval Sam, oğluna kavuştu

Şevval Sam, oğluna kavuştu

Şevval Sam, eski futbolcu Metin Tekin’le evliliğinden olan ve öğrenimine Amerika’da devam eden oğlu Tarık Emir’e kavuştu.Önceki gün annesi Leman Sam ve oğlu ile dolaşmaya çıkan şarkıcı, “Oğlum Amerika’dan yeni geldi.Biz de bunu kutlamak için hep birlikte dışarı çıktık” diye konuştu.

Aile şirketi kuracaklar

Aile şirketi kuracaklar

Kızı Kayla’yı büyüten Irmak Ünal, iş hayatına dönmeye hazırlanıyor.Oyunculuk tekliflerini yeniden değerlendirmeye başlayan Ünal, aynı zamanda kız kardeşi Yağmur ile şirket kuracaklarını açıkladı: “Kardeşimle şirket kuruyoruz. şimdilik detayları açıklayamam ama yapımcılık gibi bir şey olacak.

Demet Akbağ'ın muhteşem evi

Demet Akbağ'ın muhteşem evi

Elle Decor, yeni sayısı için Demet Akbağ’ın evine konuk oldu. Akbağ, dergiye verdiği röportajda sade, rafine ve şık deko-stilini anlattı.Yaşadığım yer, benim için her şey demektir. Belli bir yaşa gelip aile kurduktan ve çocuk sahibi olduktan sonra evinizi daha farklı yaşamaya başlıyorsunuz.