Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bir cinayet davasında ‘uzun yargılamaları’ tahrik nedeni sayan yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bularak onadı. Yerel mahkeme, borcunu ödemeyen maktulün “alacağını nasıl alıyorsan al, işte mahkemenin yolu” sözü nedeniyle sanığa verilen cezada indirim yaptı.
Mahkeme bu ilginç kararı, Sivas’ın Yeni Çubuk kasabasında meydana gelen bir alacak-verecek davasıyla ilgili verdi. Bekir G., 15 gün içinde ödemek şartıyla, Nusret K.’ya 3 bin TL ile bin euro borç verdi. Ancak geçen süre içerisinde Nusret borcunu ödemedi.
13 Ocak 2009 tarihinde, Bekir G., Nusret K. ile çarşıda karşılaştı. Borcunu bir kez daha istedi. Nusret K., “Hayvanlarını sattığını ancak parasını alamadığını, bu nedenle borcunu ödemeyeceğini” söyledi. Bunun üzerine Bekir G., Nusret K.’ya “Kamyonun, traktörün, otomobilin var onlardan birini sat borcunu öde” diye çıkıştı.
Nusret K. ise öneriyi reddederek, “Alacağını nasıl alıyorsan al, işte mahkemenin yolu” karşılığını verdi. Bu söz nedeniyle taraflar arasında tartışma başladı. Bekir G., yanındaki bıçakla Nusret K.’yı iki yerinden bıçakladı. Nusret K. aldığı bıçak yarası nedeniyle hayatını kaybetti.
Cezadan indirim yapıldı
Bekir G., daha sonra teslim oldu ve hakkında “kasten öldürme suçundan” Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Yargılama sırasında mahkeme, Bekir G.’nin, ‘önce maktulün kendisine tekme attığı, bunun üzerinede üstündeki bıçağı çekmek zorunda kaldığı’ şeklindeki savunmasını inandırıcı bulmadı.
Yapılan yargılama sonucunda mahkeme, Bekir G.’ye önce “kasten öldürme suçundan müebbet hapis” cezası verdi. Ardından verilen cezadan maktul Nusret’in “Alacağını nasıl alıyorsan al, işte mahkemenin yolu” sözünü tahrik nedeni sayarak, cezasından indirim yaptı ve 18 yıla hükmetti.
Haksız tahrik yok
Kararın temyiz incelemesi Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafında yapıldı. Daire, maktulün “Alacağını nasıl alıyorsan al, işte mahkemenin yolu” sözü nedeniyle tahrik indirimi hükümlerinin uygulanmasını hukuka uygun bulmayarak, yerel mahkemenin kararını bozdu.
Bozma kararında “Ortaya çıkan hukuksal anlaşmazlığın maktul lehine haksız tahrik teşkil etmeyeceği, maktulden gelen ve haksız tahrik oluşturan söz ve davranış bulunmadığı halde, haksız tahrik hükümleri uygulanarak eksik ceza tayini nedeniyle verilen karar bozulmuştur” denildi.
Mahkeme direndi
Bozma kararından sonra dava dosyası tekrar Sivas’a gönderildi. Sivas’taki mahkeme ilk kararında direndi. Mahkeme direnme kararında ilginç değerlendirmelerde bulunarak şunları kaydetti:
“Olay tarihinde de alacağını isteyen sanığa ekonomik olarak borcu ödeyecek durumda olmasına rağmen, Türk Hukuk Sistemi’nde alacağın tahsilindeki sıkıntıların ve bu sürecin uzunluğunun da bilinen bir gerçek olmasına rağmen, ‘alacağını nasıl alıyorsa almasını’ söyleyip yöntem olarak da mahkeme yolunu gösterme şeklindeki davranışı mahkememizce tereddütsüz biçimde haksız bir fiil olarak kabul edilmiş ve bunun sanıkta bir hiddet meydana getirdiği tüm dosya kapsamı ile sabit bulunmakla, olayın başka bir sebeple işlenmediği de belirli olduğundan, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği değerlendirilmiştir.”
Yerel mahkemenin direnme kararı üzerine dava dosyası Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun gündemine geldi. Kurul, geçen salı günü yaptığı toplantıda yerel mahkemenin kararını hukuka uygun olduğu gerekçesiyle onadı.










