Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği’nce 2009 yılından bu yana sürdürülen KCK soruşturması kapsamında KESK üyesi dokuz kadın ‘örgüt üyeliği’ suçlamasıyla tutuklanarak Sincan Kadın Kapalı Cezaevine konuldu. KESK’li kadınlara yöneltilen suçlamalar arasında bazı KESK üyeleri hakkında İzmir’de açılan davanın duruşmalarına katılmak da var.
KESK’li kadınları cezaevine götüren süreç şöyle başladı: Zekai Tahir Burak Hastanesinde ebe olarak çalışan Seher Tümer, 2008 yılında hastanede yaşanılan bebek ölümlerine ilişkin laboratuar sonuçlarını üyesi olduğu Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçiler Sendikası’na (SES) iletti. Sendika da bebek ölümlerine ilişkin bilgileri kamuoyuyla paylaştı. Tümer’e bu nedenle memuriyetten çıkartılma cezası verildi.
Tümer, Ankara’da yapılan Nevruz kutlaması ve İHD tarafından düzenlenen basın açıklamalarına katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınarak hakkında örgüt üyeliği suçlamasıyla dava açıldı. Savcılık, Tümer’in evinde bulunduğu iddia edilen ‘özeleştiri raporu’ isimli belgeye dayanarak ayrı bir soruşturma başlattı.
Belgede isimleri geçen kişiler yaklaşık 3 yıl boyunca dinlenildi. Soruşturmada 12 Şubat 2012’de düğmeye basıldı.Polis, KESK ve KESK’e bağlı SES ve TÜM-BEL SEN genel merkezlerinde aramalar gerçekleştirdi. Aramaların ardından KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan’ın da aralarında bulunduğu 15 kadın gözaltına alındı. Özden Özmen Gök, 7 aylık hamile olduğunun anlaşılması üzerine Emniyet’te serbest bırakıldı.
Diğer 14 kadın emniyette susma hakkını kullandı. Perşembe günü KESK üyesi kadınlar adliye sevk edildi. Savcılık sorgusu sırasında, KESK üyesi kadınlara ilginç suçlamalar yöneltildi. Savcı KESK’li kadınlara, sağlık hakkı, eğitim kurultayı, anadilde eğitim gibi konfederasyon katılmalarını sordu.
KESK üyesi kadınlara, İzmir’de KESK üyelerine yönelik açılan davanın duruşmasına katılmaları suçlama olarak yöneltildi. Ebe Seher Tümer’e destek amacıyla yapılan ‘Bebeklerimizin ölümüne sebep olanlar dışarıda’ isimli basın açıklamasına katılmaları da suçlama olarak yöneltildi.
Sendikal faaliyet
Sendikacı kadınlar, sevk edildikleri Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimliği’nde örgüt üyeliği suçlamasını reddetti. Şüpheliler, Seher Tümer’in bilgisayarında çıktığı öne sürülen belge hakkında bilgileri olmadığını ve söz konusu özgeçmişlerin de yanlış yazıldığını belirtti.
KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan, “İzmir’deki KESK üyelerinin yargılandığı davaya katılıp katılmadığım sorulmuştur. Bu tür faaliyetlere yönetim kurulu kararı doğrultusunda katılmaktayız. Kaldı ki bu suç değildir” dedi. KESK üyesi kadınlar, haklarında soruşturmanın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesine denk getirilmesine de dikkat çekti.










