İzmir:
İstanbul:
Ankara:
Aydın:
Muğla:
Denizli:
       USD: 1.8207 EUR: 2.3249 GBP: 2.8776
Kovdular gitmedi kupayı getirdi

Kovdular gitmedi kupayı getirdi

.. KAHRAMANI: SERHAT ÇETİN
Hani bir türkü vardır…“Karnın yardım kazmayınan, belinen/Yüzün yırttım tırnağınan, elinen/Yine beni karşıladı gülünen…” der büyük usta Âşık Veysel, sadık yâri “Kara Toprak”ı anlatırken… Serhat Çetin’i anlatmak için klavyeye oturduğumda, bu dörtlük geldi aklıma…

2006 yazında Ümitler kategorisinde Avrupa ikincisi olan Ersan İlyasova’lı, Ömer Aşık’lı, Oğuz Savaş’lı, Semih Erden’li, Cenk Akyol’lu Milli Takımımızın oyuncularından biriydi Serhat… Kenardan geldiği kısıtlı dakikalara önemli işler sığdırmasıyla tanınmıştı. 2006-07 sezonunda Karşıyaka’da maç başına 29 dakika bulunca, 10 sayı, 3 ribaunt, 2.5 asist gibi ortalamalar tutturarak Beko BL’ye merhaba dedi.

Bir sonraki yıl Alpella formasıyla çıtayı daha da yukarı kaldırdı: 12.5 sayı ortalama ve yüzde 38 ile hatırı sayılır bir üçlük isabeti. Ardından, büyük umutlarla Fenerbahçe Ülker kadrosuna dahil edildi ama sarı-lacivertli formayla iki sezonda toplam 20 maçta oyuna girebildi.

Üst üste gelen sakatlıklar, dakikalarının ve kullandığı topların azalması, henüz 20’li yaşlarının başında bir genç yeteneği basketboldan soğutmuştu. 2010 yılında yeni bir başlangıç yapabilme hevesiyle Beşiktaş’a transfer oldu. Burada daha fazla süre almasına karşın, sakatlıklar yine peşini bırakmadı. Çokça maç eksiği ve bir türlü form tutamama derken, beklentilerin altında kaldı.

Herkes tatile giderken…
2011 yazında Beşiktaş yönetiminin, sponsor Cola Turka ile yollarını ayırdığı ve basketbol şubesinin birikmiş borçlarını ne yapacağını bilemediği günlerde kabak, Serhat Çetin’in de içinde yer aldığı bir grubun başına patladı. Yönetim, sözleşmeleri devam eden Cüneyt Erden, Bekir Yarangüme ve Serhat Çetin’e kendilerine takım bulmalarını söylemişti.

Oyuncular, “Ama bizim sözleşmemiz var” deyince, “Peki o zaman, sözleşmeniz gereği her gün salona gelip iki antrenman yapmak zorundasınız” cevabını aldılar. Bu yıldırma politikasının sonucunda, herkes ailesiyle tatildeyken, kavurucu yaz sıcağında anlamsızca üç kişilik idmanlar yaptılar. Sonunda, Bekir alacaklarından vazgeçip Telekom’un yolunu tuttu. Cüneyt basketbolu bıraktı. Serhat ise ücretinde indirime giderek bir yıl daha kalmayı kabul etti.

Kupa ası
Siyah-beyazlı taraftarların Deron Williams’ı havaalanında karşıladığı, “Garnett mi gelsin, Durant mı?” sorularının havada uçuştuğu günlerde Serhat’ın adını ağzına alan hiç kimse yoktu. Lokavt bitip de ayrılanlar olduğunda dahi takım içindeki rolü artmadı. L

igin ilk 18 haftasında sadece 6 sayı ortalamayla oynamış olması, çoğu maçı sadece bir şut kullanarak tamamlaması bunu gösteriyor zaten… Önceki yıldan alacakları uzun süre ödenmedi. Yine de elinden geldiğince işini yapmaya çalıştı. Hayal kırıklıklarını yüreğinin en kuytu köşelerine attı, her zamanki gibi güleryüzlü olmaya çalışarak, koçunun verdiği savunma ağırlıklı görevleri yerine getirdi.

Konya’daki Türkiye Kupası başlarken, Beşiktaş’ın eli çok kısıtlıydı. İki yerli oyuncu pozisyonu için sadece üç isim vardı: Serhat, Türk pasaportlu Dudley ve Barış Hersek. Mehmet Yağmur sakatlıktan yeni kalkmıştı ve hazır değildi.

Dört günde üç maç oynanacağı için, bu oyuncuların yorulmaya ve hata yapmaya hiç hakkı yoktu. Serhat bu koşullarda çıktı, her gün büyük istikrarla oynadı, ortalama 14 sayı üretti, turnuva boyunca 10/14 üçlük isabetiyle rakipleri en kritik anlarda yıktı (Galatasaray maçını uzatmaya götüren üçlüğü hafızalardan çıkmayacak), savunmasıyla ekibe direnç kazandırdı. Ve Beşiktaş tarihinde ilk kez kupayı kucaklarken, haftanın kahramanı oldu.

Yapılan onca vefasızlığa, kadirbilmezliğe, adına endüstriyel spor dediğimiz şeyin insanı toz zerresi yerine koyan kararlarına karşın küsmedi, kendine ve işine karşı saygısını yitirmedi. Her gerçek sporcu gibi cevabını sahada, yüzünde güller açarak verdi. Aşık Veysel’in “Kara Toprak”ını hatırlamam işte bu yüzden…

22/02/2012 09:38
Yazarlar
Magazin Haberleri

Anaaa sen de mi!

Anaaa sen de mi!

Özcan Deniz; Twitter'a üye olup doğum gününü kutlayan annesini sanal âlemde görünce şaşırdı: Anaaa, sen de mi öğrendin tweet atmayı?Özcan Deniz'in annesi, sessiz sedasız Twitter'a üye olup oğluna sürpriz yaptı. Kadriye Hanım, 19 Mayıs'ta 40 yaşına giren oğlunun doğum gününü şu tweet'le kutladı: Canım oğlum, doğum günün kutlu olsun.Yavrum, Allah senin gibi evlat her anneye nasip etsin.

Adadan böyle döndü

Adadan böyle döndü

Geçen hafta “Survivor Ünlüler-Gönüllüler”e veda eden Mustafa Topaloğlu, Türkiye’ye dönüşünde davul zurnayla karşılandı.“Survivor”da geçen hafta Cevher’le SMS’e kalan ve oylama sonucu yarışmaya veda eden Mustafa Topaloğlu, önceki gün İstanbul’a döndü.Dominik Cumhuriyeti’nde yaklaşık iki ay kalan ünlü türkücüyü havaalanında coşkulu bir kalabalık karşıladı.

Rastalı Zehra

Rastalı Zehra

Hülya Avşar’ın kızı Zehra Çilingiroğlu, rastalı saçlı yeni imajını Twitter sayfasından paylaştı. Hülya Avşar ve Helin Avşar’ın da bir dönem denediği modeli uygulayan Zehra, saçlarının zarar görmesi istemeyen annesini zor ikna edebildi.Annesinden uzun süre izin almaya çalışan, sonunda izni koparan Zehra, yeni saçlarını çok beğendiğini söyledi.

6 ayda bu hale geldi

6 ayda bu hale geldi

Oyuncu Ceyda Ateş'in 6 ayda aldığı kilolar dikkat çekti.Ateş’i yapımcısı Fatih Aksoy ‘Yanakların şişti, dikkat et’ diye uyardı.“Adını Feriha Koydum” dizisinde Hande karakterini canlandıran Ceyda Ateş Bebek’te bir restaurant çıkışı görüntülendi.6 aydır Günaydın Et Lokantası’nın ortaklarından Can Yurtsevdi ile birlikte olan Ateş’in kilo aldığı dikkat çekti.Vatan gazetesine konuşan 24 yaşındaki oyuncu fazla

Almanya’da yılın nikâhı

Almanya’da yılın nikâhı

MARIA-Necmettin Eliyeşil çiftinin kızları Melisa Eliyeşil (28), dünyaca ünlü kalem fabrikası Faber Castell’in sahibi Anton-Wolfgang Graf von Faber Castell’in büyük oğlu ve firmanın varisi Charles von Faber Castell (32) ile evleniyor.Çift, 26 Mayıs Cumartesi günü Almanya’nın