Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak İzmir'in parlayan yıldızı
İzmir'de çok kısa süre içinde marka olmayı başaran Folkart'ın Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, 2004 yılında ilaç firmalarının pazar payını artırmak için geldiği İzmir'den bir daha kopamadı. Sancak'ın İzmir aşkı kente bugüne kadar 300 milyon dolarlık ses getiren projeler kazandırırken, kısa süre içinde hayata geçecek projelerle bu rakam 1 milyar doların üzerine çıkacak. 40 yaşına merdiven dayayan Sancak, bugüne kadar yaşadığı Van, İstanbul, Malatya ve Konya'dan sonra geldiği İzmir'e vurulmuş. 7 yıl önce, 'bundan sonra hayatımın sonuna kadar bu kentte kalmak istiyorum' diyen Sancak, hemen kolları sıvayarak bugüne kadar İzmir'de eşine rastlanmamış, Narlıdere Folkart, Mavişehir Folkart ve Folkart Towers projelerini kazandırdı. İşiyle adeta evli olan ve fark yaratan projelere imza atmaktan hoşlanan Sancak, aynı zamanda iyi bir aile babası. 3 erkek çocuğa sahip olan Sancak, çocukları ile bilgisayar oyunu oynamayı ve birlikte vakit geçirmeyi de çok seviyor.
İzmir’e yaptığı yatımılarla dikkat çeken, Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, Yeni Asır Gazetesi’nden Murat Şahin’e verdiği röportajda işi, ailesi ve kendisi hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı. İşte o röportaj:
Mesut Bey, önce biraz kendinizi anlatır mısınız? İzmir maceranız nasıl başladı?
- Ben nüfus kağıdına göre 1 Ocak 1974 yılında Siirt'te doğmuşum. 10 yaşına kadar Van'da yaşadım. Daha sonra İstanbul'a gittim. Yaklaşık 22 yıl İstanbul'da kaldım. Ailemize ait Hedef Eczacılık firmasında pazarlama alanında çalıştım. Malatya ve Konya'da da görev yaptım. 2004 yılı Aralık ayında da firmamızın bu bölgedeki pazar payını artırmak için İzmir'e geldim. Kısa sürede hedeflediğimiz pazar payına ulaştık. Artık gitme vakti gelmişti ancak bu kısa sürede İzmir'i çok sevdim. Eşim ve çocuklarım da çok beğendi. Ondan sonra İzmir'de kalmanın formülünü araştırdım ve baba mesleği olan inşaat işinde karar kılarak, ilk proje Narlıdere Folkart için hazırlıklara başladım.
İzmir'de ilk projeniz için Narlıdere Folkart iddialı bir proje değil miydi?
- Ben sıradan bir iş yapmayı sevmiyorum. Diğer işlerimde de öyleydim. Agresif bir tavrım var. Yenilik yapmıyorsan, fark yaratmıyorsan ben o işi yapılmış kabul etmiyorum. İnşaat sektöründe de projeleriniz siz öldükten 100 yıl sonra bile yaşıyor. Bu da beni çok heyecanlandırıyor. İzmir'de ciddi anlamda A+Plus konseptinde lüks konut açığı vardı. Ben İzmir'e ilk geldiğimde ne yazık ki içinde spor merkezleri, saunası, yüzme havuzu, güvenlik hizmeti olan lüks bir ev bulamamıştım. '4 milyonluk şehirde böyle bir proje mutlaka olmalı' dedik ve Narlıdere Folkart projesine başladık.
İş yaşamında fark yaratmayı seviyorsunuz. Bu özelliğiniz size neler kazandırdı?
- Farklı bir şeyler yaptığınızda sizden söz ediliyor. Kısa sürede isminiz duyuluyor. Şirket olarak kendi sektörünüzde anılıp, en üstlere taşınıyorsunuz. Biz bu sayede İzmir'de çok kısa sürede marka haline geldik. Tabii bunun için çok çalıştık. Zahmete girerseniz zaten karşılığını fazlasıyla görüyorsunuz. Bizim sektörde en önemli şey iyi ilişkiler kurmak ve güven sağlamak. Bunu başardığınız takdirde 2 yıl sonra tamamlanacak projenize gözü kapalı olarak 500 bin doları insanlar hemen yatırabiliyor. Narlıdere'de, Mavişehir'de, Bayraklı'da herkesin geçerken mutlaka projelerimize gözü takılıyor. Zaten bunu yapabilirseniz marka olabiliyorsunuz.
İzmir'e bugüne kadar 300 milyon doların üzerinde proje kazandırdınız, Bundan sonra da yeni projeleriniz olacak mı?
- Narlıdere ve Mavişehir Folkart projelerini tamamladık. Bayraklı'da Avrupa'nın önde gelen iş merkezlerinden birini yapıyoruz. Bundan sonra ilk yapacağımız şey nitelikli bir alışveriş merkezi. Bu projemiz için 400-450 milyon dolarlık bir yatırım yapacağız. İzmir'de olmayanı yapacağız. Bundan sonra da konut ve ofis projelerimiz devam edecek. İzmir İstanbul Otoyolu'nun 5 yıl içinde tamamlanmasıyla kentimiz İstanbul'un tatil merkezi olacak. Bu nedenle Çeşme'de de mutlaka bir projeyi hayata geçirmek isityorum. Kısa süre içinde projelerimizle kentte 1 milyar doların üzerinde yatırıma imza atacağız.
İzmir'de 'yatırımcılar büyük sıkıntı yaşıyor, engelleniyor' deniyor. Siz hiç zorlandınız mı?
- İzmir'de iş yapmak zor deniyor ama ben bugüne kadar hiç zorlanmadım. İşinizi doğru yapıyorsanız kimse size engel olmaz. Herşeyi dört dörtlük olan bir projeye kim karşı çıkmaya cesaret eder ki? Yanlış iş yaparsan tabii ki birileri karşı çıkacak. Biz kente değer kattığımıza inanıyoruz. Bu nedenle de ne yerel yönetimlerle ne de merkezi idare ve yöneticileri ile hiç bir sorun yaşamıyoruz. Bilakis, hepsiyle çok iyi diyaloglarımız var. İşinizi doğru yaparsanız, hile hurda peşinde olmazsanız hem halk sizi seviyor hem de yöneticiler.
İzmir'e olan sevginizin kente milyar dolarlık projeler kazandırdığını görüyoruz. İzmir'in nesine aşıksınız?
- İstanbul'da 22 yıl yaşadım. Bu kentin trafiği, keşmekeşi, insanı yoran hali İzmir'de yok. O yüzden bu kenti seviyorum. Ayrıca İzmir yaşanılacak bir kent. Her yere rahat ulaşıyorsunuz, hayatınız yollarda geçmiyor. Ben birçok arkadaşımı da İzmir'de yaşamaları için ikna ettim. İzmir'in gönüllü tanıtım elçisi oldum. İzmirliler de beni seviyor. Folkart Bayraklı projesinin yüzde 55'ini, temelini atmadan satmamız bunu bir göstergesi.
Yoğun bir iş temponuz var. İş dışında kendinize zaman ayırabiliyor musunuz?
- İş dışında düzenli spor yapmaya çalışıyorum. Haftanın 3 günü spor salonunda plates yapıyorum. Ağırlık çalışıyorum. Masa tenisi oynuyorum. Yüzüyorum. Özellikle yaz ayları öncesinde sporu ihmal etmiyorum. Yaza formda girmek için özen gösteriyorum. Yazın akşamları ve haftasonu Çeşme'de vakit geçiriyorum. Pazar günlerini mutlaka ailemle geçirmeye çalışıyorum. Çocuklarımla da bilgisayar oyunu oynamayı ve birlikte zaman geçirmeyi çok seviyorum. Ayrıca tavla oynamaktan da çok zevk alıyorum. Bu konuda rakip tanımıyorum.
İnci Hanım, Mesut Bey gibi yoğun bir işadamının eşi olmak hayatınızı nasıl etkiliyor, biraz bahseder misiniz?
Mesut ile 17 yıldır evliyiz. 16, 13 ve 5 yaşlarında 3 çocuğumuz var. Mesut'un yoğun bir iş temposu var. Çocuklarla ben ilgileniyorum. Okullarını ben takip ediyorum. Her şey rayında olduğu sürece işler tıkır tıkır yürüyor. Zaman zaman sıkıntılar da olabiliyor. Kerem ve Fırat TAKEV'de okuyor. Tarık ise kreşe gidiyor. Evde 4 erkeğe bakmak zaman zaman zor olsa da üstesinden geliyorum. Mesut'un çocukları ile çok güzel diyalogları var. Onlarla birlikte iken büyük keyif alıyor. Pazar günlerini ise mutlaka birlikte geçirmeye gayret ediyoruz.
Mesut Bey, özel günlerinizi hatırlıyor mu? Eşinizi nasıl tanımlarsınız?
- Mesut her gün için özel gündür diyor. Zaman zaman sürprizler yapıyor. Mesut'un dış görüntüsü sert gibi gözükür ama kalbi çok yumuşak bir insan. Çok iyi. Mesut'un bu yönünü keşfetmek biraz zaman alıyor.
Mesut Bey size mutfakta yardımcı oluyor mu?
- Mesut'un mutfakla arası pek iyi değil. Bir tek kendi usulüyle melemen yapıyor. Zaten yaptığı melemeni de sadece kendisi yiyor.
İnci Hanım, 17 yıllık mutlu bir evliliğin sırrı ne sizce?
- 17 yıl çok hızlı geçti. Evlilikte aşk belirli bir yerden sonra bitiyor. Bundan sonra sevgi ve saygı devam ettiği sürece evlilikte mutlu oluyorsunuz. Mesut Bey de her zaman evde huzurlu olduğu için iş hayatında başarılı olduğunu belirtiyor. Mutlu bir evlilik, hayatı daha da güzelleştiriyor.
Mesut Bey evlilik teklifi ile ilgili ilginç bir anınız var. Onu da anlatır mısınız?
- İnci Hanım Hedef Ecza firmasında benim yardımcımdı. Ben kendisini çok beğeniyordum. Bir gün kendisine aşık olduğumu, evlenmek istediğimi söyledim. İnanamadı. O zaman 17 yaşındaydı. Ben de daha askere gitmemiştim çok gençtim. Ciddi olduğumu düşünmedi. 'Beni kandırmaya çalışıyor' diye aklından geçirmiş. İlkin bir şey söylemedi. Ben daha sonra 'Ya evlilik teklifimi kabul edersin ya da yarın seni kaçırırım' dedim. Bunun üzerine ciddi olduğuma kanaat getirince evlilik teklifimi kabul etti ve kısa süre içinde evlendik.
Tavla en büyük keyif aldığınız oyunlardan biri herhalde?
- Kumar oynamam ama dostlarımla gömlek, takım elbise ve ayakkabısına tavla oynamayı severim. Sık sık Rıza Akça, Aziz Demir, Mustafa Kürkan, Çetin Koçak, Emin Önal ile tavla oynarım. Onlardan kazandığım elbiseleri evim almıyor. Sırf onlar için evimi büyütmeyi planlıyorum. Onlar benim tavlada rakibim değil, müşterim. Tavla oynamak ve sürekli kazanmak en büyük hobilerimden biri. (YENİ ASIR)
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Urla Belediyesi’nden ücretsiz üniversite tercih danışmanlığı
Urla Belediyesi, Urla Gençlik Eğitim Merkezi çatısı altında üniversite tercih döneminde adayların doğru ve bilinçli tercihler yapabilmeleri amacıyla ücretsiz Üniversite Tercih Danışmanlığ...
Sevda Erdan Kılıç, Cimer Başvuruları Üzerinden İktidara Yüklendi
CHP Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada CİMER’e son dört ay içerisinde Ankara’dan yapılan bazı b...
Avrupa Drama Buluşmaları gençleri İzmir’de
Avrupa Drama Buluşmaları 2026 Uluslararası Drama Kampı, bu yıl İzmir’de İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çağdaş Drama Derneği iş birliğinde düzenleniyor. Gençler, 17 Ağustos’ta sona erecek ...
Menderes Belediyesi’nden soruşturma iddialarına ilişkin açıklama
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen bir soruşturmayla ilgili olduğu iddiasıyla paylaşılan bir kamuoyu açıklamasının gerçeği yansıtmadığını duyurdu. Başsavcılıktan yapılan açıklamada,...
Gaziemir'in en güzel bahçe ve balkonları belli oldu
Gaziemir Belediyesi'nin, doğayla uyumlu yaşam alanlarını teşvik etmek amacıyla düzenlediği En Güzel Bahçe ve En Güzel Balkon Yarışması sonuçlandı. Belediye Başkanı Ünal Işık, yarışmada bi...
Karabağlar ‘da BİO fark yarattı
Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay'ın göreve gelir gelmez hayata geçirdiği Bölgesel İstihdam Ofisi (BİO), iş arayanlarla işverenleri güvenilir bir zeminde buluşturarak iki yılda önem...
Başkan Eşki’den Çamdibi çıkarması: "Halkımızın içinde, Bornova’nın hizmetindeyiz"
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Çamdibi Bölgesi’nde gerçekleştirdiği alan gezisinde muhtarlar ve mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Çamdibi Atatürk Parkı’nda düzenlenen samimi bulu...
Körfez’e nefes aldıran operasyon
İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU ekipleri, Körfez’e ulaşan kirliliği azaltmak için Manda ve Bostanlı derelerinde kapsamlı temizlik yaptı. Çalışmalar planlanandan erken tamamlanırken, yaz ...
Büyükşehir’den sahada “Kırmızı Altın” mesaisi
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Torbalı’nın kuru domates üreticileri ve tarım işçilerini yalnız bırakmadı. İhracatın kırmızı altını olarak anılan coğrafi işaretli ürünün katma değerinin artı...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Aslı Bekiroğlu 9. kez ameliyat olacak
ASLI Bekiroğlu, rahmindeki miyomun alınması için geçirdiği ilk operasyonda bağırsağının kesilmesi nedeniyle ciddi komplikasyonlar atlatmıştı. Daha önce iki kez ölümden dönen ve geçen ay s...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Poşet çaydaki tehlike: Sıcak suyla temas ettiğinde...
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, bazı poşet çayların sıcak suyla temas ettiğinde yüksek miktarda mikro ve nanoplastik parçacık salabildiğine dikkat çekti. Müftüoğlu, özellikle polipropilen içeren poşetlerde salınımın daha yüksek olduğuna işaret ederek, “Çayınız dem alsın, plastik değil” dedi.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.