Yukarı
197917

Cinsiyetten bağımsız bir varoluş çabası…

31 Aralık 2017 10:02

Ece Dizdar (Anna), Başak Daşman (Rebecca) ve Merve Dizdar’ın (Sam) oynadığı, İbrahim Çiçek’in yönettiği ‘Yutmak’ adlı tiyatro oyunu kapalı gişe olarak Craf Tiyatro’da sahnelenmeye devam ediyor. Üç kadının derin bir nefes almak için giriştikleri mücadeleyi anlatan oyunu konuşmak için bir araya geldiğimiz ekipten Başak Daşman, “Bir yerlerde kollanması, korunması gereken kadınlar varsa, onlarla bir araya gelmeye devam edeceğiz” diyor.

– ‘Yutmak'ta üç farklı kadını canlandırıyorsunuz. Oyun nasıl gidiyor?

Merve Dizdar: Çok iyi gidiyor… Oyun kurtuluş ve özgürlük eksenli. Fakat çok anlatınca sihri bozulabiliyor.

Ece Dizdar: Geçtiğimiz şubat ayında prömiyer yapmıştık. Oyunumuz ikinci sezonunda ve kapalı gişe oynuyoruz. Güzel bir uyum yakaladık. Haftada iki kez seyircimizle buluşuyoruz. Üç benzemez birbirlerine omuz vererek, hayatın içerisinde bir destek mekanizması kuruyorlar.

– Olanla olması gereken arasındaki çelişkiye de değiniyor oyun. Sizin karakteriniz de özgürleşme sürecinde gel gitler yaşıyor. Bu durum gündelik hayatla ne kadar paralel?

– Başak Daşman: Benim karakterim aşk acısından ziyade var olma acısı çekiyor. Aşık olduğunu zannedip birinin peşinden giderken kendi varlığını bulamamış birini canlandırıyorum. Çektiği acı da aslında bu… Üzerinde hâlâ konuşuyor olmamamız gerektiği konular hakkında konuşuyoruz. Bu beni ahlaki ve entelektüel anlamda üzüyor. Şiddetten, kadın-erkek ayrımı gibi bir şeyden bahsetmiyor olmalıydık. Sürekli kalbim kırık bu yüzden. Böyle bir dünyada yaşamıyor olmam gerekirdi diye düşünüyorum ama böyle oldu. İnşallah çocuklarımız benim inandığım bir dünyada yaşarlar.

E.D.: Bu konuların farklı olduğu hiçbir dönem olmadı ki zaten insanlık tarihinde.

B.D.: İsveç, Finlandiya, Danimarka gibi ülkelerde eskiden Vikingler, barbarlar vardı. Onların anayasasını düşünüyorum. Biz ise Mevlana ve Yunus Emre'den bu noktaya geldik. Anlam vermek mümkün değil.

– Bu oyunu sahnelemeye karar verirken hangi unsurlardan etkilendiniz?

İbrahim Çiçek: Bu benim ilk oyunum. Yola çıkarken de ilk hedefim bir kadın hikayesinden ziyade bir insan hikayesi anlatmaktı. İnsan hikayeleriyle çok ilgilendiğim bir dönemde, eşit oranda empati kurabileceğim üç karakterli bir oyun bulmak şans oldu. Amacım onlarla empati kurabilmek ve hayal gücüme izin vermekti. ‘Yutmak' artık oyuncuların oyunu; ben sadece izliyorum.

Böyle bir dünyada yaşamamız gerekiyordu

– Oyunda bahsettiğiniz Mevlana ve Yunus Emre gibi değerlerin yanı sıra, çok önemli bir kadın hareketi de var Türkiye'de. Bu oyun, bu hareketin bir parçası olması adına sizi daha fazla motive etti mi?

Başak Daşman

Başak Daşman

B.D.: Kadın hareketinden bahsetmediğimiz bir dünyada yaşamamız gerek. İncitici olan bu zaten. Kadınla erkek biyolojik olarak farklı ama onun dışında zeka, güç gibi durumlarda eşitler. Kadın aynı zamanda anne, bir şeylerin kollayıcısı, yok edici olmaktan ziyade hayatta tutucu bir varlık. O yüzden bu yolda bu konuma düştü ne yazık ki. Konuşmaktan hoşlanmasak da, bir yerlerde kollanması, korunması gereken kadınlar varsa, onlarla bir araya gelmeye devam edeceğiz.

– Sizin canlandırdığınız karakter, dışarısıyla ilişkisini kesiyor. Bu durumu son zamanlarda pek çok kişi yaşıyor. Dışarısı artık her an bizi yutabiliyor…

E.D.: Karakterim Anna; Rebecca ve Sam'den bir tık ayrılıyor. Bu karakterler aslında bireysel sıkıntılar yaşıyor. Anna ise kadın ve erkek cinsiyetinden bağımsız olarak insana dair bir varoluş çabası veriyor.

B.D.: Aynı şeyleri bir erkek de yaşayabilirdi.

Üç karakter de var olma savaşı veriyor

– Bedeniyle savaş halinde olan Sam'in savaşı biraz daha farklı. Kendisini erkek gibi hissediyor. Bu karakteri canlandırmak size nasıl bir deneyim kazandırdı?

M.D.: Okuduğum metin üzerinden yola çıktım. Sam çok fazla düşünmeme sebep oldu.

img_8769

Merve Dizdar

– Neler düşündünüz?

M.D.: İnsanların birbirini olduğu gibi kabul etmesi, saygı duyması gerek. Fakat bu konularda sorun yaşıyoruz. Şimdi işin içine de girince, bunun çok can sıkıcı bir durum olduğunu düşünüyorum. İnsan nefes alamaz böyle bir durumda… Bu anlamda üç karakter de muhteşem bir var olma savaşı veriyor. İnsan daha çok içsel şeylere yoğunlaşıyor hayatta.

Ece Dizdar

Ece Dizdar

– ‘Yutmak'ı izleyenler hayatta yaşadıkları sıkıntıları aşma noktasında oyunun etkili olduğunu söylüyorlar mı?

E.D.: İzleyiciler kendilerini oyundaki karakterlerle özdeşleştirip bir açılıma gidebiliyorlar. Hem sosyal medya üzerinden hem de oyun çıkışı bizimle konuşuyorlar. İbrahim'in rejisi ve bizim çabamızla verdiğimiz mesajların seyirciye ulaşıyor olması mutluluk verici. Bunu keyifle ve sindirerek yaşıyoruz.

– Oyunda metne tamamen sadık kaldınız mı?

İ.Ç.: Metin tek parçadan oluşan, rejiye hiçbir söz söylememiş bir metin. Yazar oyunu dümdüz yazmış ve başına da “İstediğiniz gibi hayal edin” diye not düşmüş. Ben provaya girmeden önce üç ay kadar metne çalıştım. Yapmaya çalıştığım şey metnin müziğini duymaktı. Ben üç tane kadın hikayesine yanaşmaya çalıştım. Her şeye, metni nasıl hissederim ve insanlara nasıl dürüst davranabilirim diye düşünerek başladım. Oyunu 20'ye böldüm. İlk aklıma gelen şey üç karakterin çok karanlıkta kaldığıydı ve hayatlarının renklenmesi gerektiğiydi. Bunun üzerine aklıma boya fikri geldi. Beyaz olan her şey beni çok rahatsız ediyor. Gerçek bulmuyorum beyazı. Beyazı renklendirmeyi seçtim.

Sercan MERİÇ/ SÖZCÜ



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Ödüllü bakkal yazar

Balıkesir’de bakkallık yaparken yazdığı roman ile Tuzla Belediyesinin açtığı roman yarışmasında birinci olan yazar, 18 yılda 12 kitap yazdı. Romanlarında Balıkesir ve Balıkesirlileri muha...

Tarihi kentte tarihi konser

Aydın’ın Karacasu ilçesinde UNESCO Dünya Kalıcı Mirası Listesine alınan Afrodisias’ta Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası tarafından Antik Kentler Konserleri kapsamında senfoni konseri düz...


Yolcu uçağı Millet Kıraathanesine oldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Haziran seçimi öncesi seçim vaatleri arasında yer alan ‘Millet Kıraathanesi’ projesinin en ilginç örneği Kastamonu'da hayata geçirildi. Hurdadan a...

Arif Susam ölümden döndü

Arif Susam, erken kontrole giderek tabiri caizse ölümden döndü. Memorial Şişli Hastanesi’ne kontrole giden Susam, kalp damarlarından dördünün yüzde 90 oranında daraldığını öğrendi. Bunun ...


Açıkhavada 'Yeşilçam' keyfi

Yeşilçam Filmleri Gösterim programı, 25 Temmuz’da Zorlu PSM'de başlıyor. Yeşilçam Filmleri Gösterim programı, 12 Eylül'e kadar her Çarşamba saat 20:00'da başlayacak. Alanın amfi bölümünd...

'Şiir Müzede' büyük beğeni aldı

Edremit Belediyesi A. Sıdıka Erke Müzesi'nde "Şiir Müzede" etkinlikleri çerçevesinde kazdağı şairleri tarafından düzenlenen etkinlikte Kazdağı Şairlerinden Zeki Kaymakçı yeni çıkarttığı "...


James Bond uyarısı! ‘Ruslar geliyor…’

Daniel Craig, Bond 25 filminde Rus düşmanlarıyla savaşmaya hazırlanıyor... Ian Fleming'in romanlarından esinlenilen Bond filminin 25’incisi için geri sayım başladı. Bond karakteri bu fi...

O lahitten üç mumya çıktı

Mısır'ın İskenderiye kentinde bulunan ve Büyük İskender'e ait olduğu düşünülen 2 bin 500 yıllık lahit açıldı. Bilim insanları, Büyük İskender’in kalıntılarını içerdiği düşünülen tabuttan ...


Say'dan Adnan Oktar açıklaması

Fazıl Say, kendisine dava açan ve Adnan Oktar operasyonu kapsamında tutuklanan Ali Emre Bukağılı hakkında açıklama yaptı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamı...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Fatma Girik'ten Ceceli'ye tepki!

Eski eşinin özel görüntülerini basına servis eden Mustafa Ceceli'ye bir tepki de Fatma Girik'ten geldi. Usta sanatçı Fatma Girik, "Bu olayda sadece Mustafa Ceceli kabahatli. İster kadınla...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Düşük göz kapağı çocukları da vuruyor

Göz kapağı ameliyatında belli bir yaş sınırının olmadığını ifade eden Dr. Atabay, “Hastalık amacıyla yapılan ameliyatlar bebeklerde bile yapılabilirken, estetik amaçlı sorunlarda ise genelde 18 yaş sınır kabul edilmelidir. Her hasta kendine özgüdür ve rahatsızlığı her hastada ayrı ayrı ele alıp değerlendirmek gerekir.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR