Köylüleri ve çevrecileri ayağa kaldıran yasa neler getiriyor?
Enerji piyasasıyla ilgili bazı kanunlarda değişiklik öngören teklifin 24 maddesi TBMM’den geçti. Ama tepkiler büyüyerek devam ediyor. Yurdun dört bir yanında yerel halkın yanı sıra sivil toplum örgütleri, sendikalar ve odalar isyanda. Enerji ve maden şirketlerinin, köylülerin arazilerine el koymasını kolaylaştıran, havayı, suyu, toprağı, ormanları, gıdayı, yaban hayatını, tarımı ve insan hayatını tehdit eden düzenlemeler birkaç şirkete yeni imtiyazlar getiriyor.
TBMM'ye iktidar partisi milletvekilleri tarafından 5 Ekim tarihinde sunulan “Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, ilgili komisyonlardan hızla geçirilerek TBMM Genel Kurulu'nda Salı akşam Azerbaycan tezkeresinden sonra görüşülmeye başlandı.
Dün akşama kadar 44 maddelik düzenlemenin 24 maddesi Genel Kurul'da kabul edildi. Teklif üzerindeki görüşmelere ara verildi. Kalan maddeler 24 Kasım'da gündeme gelecek.
Teklif toplumun geniş kesimlerinin sağlığını ve doğanın tahrip edilmesine neden olacak düzenlemeler getirdiği için büyük tepki görüyor.
İktidara yakın medyaya çok yansımasa da, Ekim ayından bu yana Kaz Dağları'ndan, Karadeniz yaylalarına, Muğla'dan Tunceli'ye kadar Anadolu'nun dört bir yanındaki vatandaşlar, çevre örgütleri, sendikalar ve odalar düzenlemeye karşı mücadele ediyor.
Teklifin, bütünüyle enerji ve maden şirketlerini koruyan, hatta onlarla birlikte hazırlanan, bunun yanında 43 milyon elektrik ve milyonlarca doğalgaz abonesi için hiçbir kolaylık getirmeyen, çevreye kalıcı olumsuz etkileri olacak bir düzenleme olduğu kaydediliyor.
Başta yöre halkları olmak üzere, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası, Maden Mühendisleri Odası, Makina Mühendisleri Odası gibi birçok sivil toplum örgütü haftalardır konuyu gündemde tutmaya çalışıyor.
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası adına komisyon toplantılarına katılan Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Özdağ işte bu kadar geniş tepkiye neden olan düzenlemenin ana başlıklarını ve tespitlerini SÖZCÜ'ye anlattı:
“BU TORBA YASA DEĞİL, TÜMÜ ENERJİ ŞİRKETLERİ LEHİNE BİR TOPARLAMA YASA”
Öncelikle şunu netleştirmek lazım. Bu torba yasa değil. Kamuoyu aynı teklif içinde farklı kanunları görünce hemen torba demeye alıştı. Öyle değil. İyi bakıldığında bu teklifin içindeki tüm düzenlemelerin hepsi enerji piyasasıyla ilgilidir.
“43 MİLYON ELEKTRİK ABONESİYLE İLGİLİ TEK BİR KELİME YOK”
Teklifin tek bir hedefi var: Şirketleri korumak, daha kârlı hale getirmek. İçinde 43 milyon elektrik abonesi, milyonlarca doğalgaz abonesi için tek bir kelime yok. Teklifin gerekçesinde düzenlemenin “özel sektör yatırımcılarının faaliyetlerini daha sağlıklı ve hızlı bir şekilde gerçekleştirmesini temin etmek” amacı ile yapıldığı açıkça belirtiliyor.
“DENETİMİ ORTADAN KALDIRIYOR”
Zira çabuklaştırma, basitleştirme gerekçesi ile denetim mekanizmalarını ortadan kaldıran, sermayeyi önceleyen kamulaştırma işlemlerinin hızlı ve denetimden uzak gerçekleştirilmesini sağlamak üzere düzenlemeler yapılmak isteniyor.
Bu düzenleme hazırlığı yapılırken şirketlerle toplantılar yapıldı ancak bu düzenlemeden mağdur olacak, vatandaşlarla, yerel halkla, ilgili çevre örgütleriyle, odalarla, görüşülmedi. Komisyona çevre örgütleri ve halk davet edilmedi.
“VATANDAŞ PANDEMİDEN SOKAĞA ÇIKAMAZKEN GİZLİ SAKLI HAZIRLANDI”
Bırakın vatandaşı, ilgili odaların dahi Ekim ayında haberi oldu. AKP milletvekili Nevzat Şatırlıoğlu'nun komisyonda sarf ettiği, “Nisan'dan itibaren üzerinde titizlikle çalıştığımız, Meclis'in tatilde olduğu yaz aylarında bile ara vermeden çalışmasına devam ettiğimiz teklifimiz…” sözleri gizli saklı hazırlık yapıldığını doğruluyor. Pandeminin zirve yaptığı günlerde oturmuş buna hazırlık yapmışlar.
“ŞİRKET DEVİRLERİNDE DEVLETİN KDV ALACAĞINDAN VAZGEÇİLDİ”
KDV Kanunu'na ek bir madde eklenerek, doğalgaz firmaları arasındaki şirket devirlerinin KDV'den muaf tutulması sağlandı. Kamunun vergi kaybı olacak, halka hiçbir katkısı yok, devlet neden KDV gelirinden vazgeçtiği yönündeki eleştiriler hiç duyulmadı. Bu madde yasalaştı.
“ŞİRKETLER DEVLETE BORCUNU ÖDEMESE DE, DEVLET ŞİRKETE ÖDEME YAPACAK”
Maden şirketlerinin ruhsat bedelini yatırmadığı takdirde iki katı ceza ödeyeceğini öngören madde, “iki katı” ifadesi kaldırılarak “yasal faizi” ile öder ifadesi getirildi. Devletin şirketlere yapacağı ödemelerde ise önceden aranan, “borcu yoktur” belgesi artık aranmayacak. Yani devlet alacağını görmezden gelecek, ama şirketlere ödemeleri aksatmayacak. Bu madde de yasalaştı.
“MADENLERE RUHSATSIZ 12 AY İZİN”
Şirketlerin, ruhsat süreleri dolsa bile 12 ay daha çalışabilmelerini öngören teklif yoğun tepki gördü. Kazdağları'ndaki Alamos firmasının durumu aynen böyleydi. Kıyamet koptu. Bu madde tepkiler üzerine geri çekildi. Sivil toplum adına önemli bir zafer oldu.
“TÜRK CEZA KANUNU DEVREDEN ÇIKARILDI”
Maden işletmelerinde ruhsat sınırının dışında mücavir alana taşıdığı takdirde TCK'ya göre işlem yapılırdı. Yeni değişiklikle TCK devreden çıkarıldı. “Mücavirdeki sahalara” ibaresi “işletme izni alanı dışındaki mücavir sahalara 20 metreye kadar” şeklinde değiştirildi. Bu 20 metre çok hassastır. Bu sınırlar ciddi hesaplamalarla, hassasiyetlerle hesaplanır.
“MADENLERE RUHSAT ALANI DIŞINDA, KÖYLÜNÜN ARAZİSİNE TESİS KURMA İZNİ”
Maden işletmelerinin ruhsat alanı dışında kırsal alanda, geçici tesis kurma izni verilmesi öngörüldü. ÇED almadan, kimseye hesap vermeden, köylünün arazisine girilebilecekti. Yine yöre halklarının, sivil toplum örgütlerinin, büyük baskılar altındaki mücadelesiyle bu madde geri çekildi. maden ve enerji şirketlerine sınırsız imtiyaz ve denetimsizlik yolunu açacak altıcı madde geri çekildi.
“ARABA LASTİĞİ VE PLASTİK ATIKLAR YAKILACAK ZEHİRLENECEĞİZ”
Teklifteki en hayati maddelerden biri biokütle santralleriyle ilgili madde. Teklifle hurda araba lastikleri, plastik çöpler, belediye atıkları “yenilenebilir enerji” kapsamında tutularak, teşvik verilmesine devam ediliyor. Adeta ödediğimiz vergilerle sağlımıza ve çevremize zararlı yakma tesisleri finanse ediliyor. . Böylece biyokütle santrallerinin bu yasayla sayıları bir anda artacaktır. Başta plastik olmak üzere evsel atıklar, hurda araba lastikleri yakılarak çevreye yayılacak kimyasal ve zehirli gazlarla hava daha da kirletilecek. Diğer yandan bu yasayla geri dönüşüm zinciri kırılmış olacak. Hava kirliliğine bağlı ölümler artacak.
Bu arada biokütle olarak kabul edilen gıda ve yem değeri olan tarımsal ürünler ile endüstri değeri olan odun ürünleri yenilenebilir enerji kapsamına çıkarılıyor. Bu da teklif içindeki nadir olumlu maddelerden biri olarak değerlendirildi.
“LASTİĞİ SOKAKTA YAKARSAM CEZA, SANTRALDE YAKARSAM 13.3 DOLAR PARA”
Yani özetle atık lastiği, orman ürünlerini, belediye atıklarını sokakta yakarsam, devlet bana çevreyi kirletmekten ceza veriyor. Biokütle tesisi kurup yakarsam üste 13.3 dolar garanti para veriyor. Tüm çabalara rağmen bu madde TBMM'de kabul edildi.
“DEVLETİN YURT DIŞINDAKİ ŞİRKETLERİ DENETİMDEN KAÇIRILDI”
Doğalgaz Piyasası Kanununa ek madde eklenerek Enerji Bakanlığı'nın yurtdışında kurulu şirketlerin, Kamu İhale Kanunu, Türk Ticaret Kanunu kuruluş, tescil, nakdi sermaye ve kanuni yedek akçeye ilişkin tüm hükümlerinden, personel alımına ilişkin mevzuat düzenlemelerinden muaf tutulması öngörülüyor. Böylece petrol, doğalgaz, madencilik alanında kurulu yurtdışı şirketlerin her türlü denetim mekanizmasından ve yükümlülüklerden uzak şekilde Türkiye'de faaliyette bulunmaları sağlanmış oluyor.
“KÖYLÜNÜN ARAZİLERİNE EL KONULABİLECEK”
En hassas düzenlemelerden biri de köylünün, çiftçinin arazileriyle ilgili… Taşınmaz temini işlemleri başlığı altındaki maddede yapılan düzenlemeyle şirketlerin taşınmaz temini talepleri sadece EPDK ve TEDAŞ'ın değerlendirmesiyle sonuçlandırılabilecek. Yani köylünün çiftçinin özel mülkü olan arazilere el konulması daha da kolaylaştırılmış olacak. Çabuklaştırma, basitleştirme gerekçesi ile kamu yararının tespitine dair denetim mekanizması ortadan kaldırılmış olacak. Kamu yararına hizmet etmeyen, sermayeyi önceleyen kamulaştırma işlemlerinin hızlı ve denetimden uzak gerçekleştirilmesi amaçlanan bu madde henüz görüşülmedi.
“KAYIP KAÇAKTAN DOĞAN FARK VATANDAŞA YÜKLENİYOR”
Enerji kurumları özelleştirilirken gerekçe olarak kayıp kaçağın önlenmesiyle etkin mücadele gösterilmişti. Ama şimdi getirilecek düzenlemeyle şirketlerin bu konuda yıllardır tedbir almadıkları için doğan fark vatandaşın sırtına yüklenmeye çalışılıyor. Burada yapılması gereken bir an önce üst yargının verdiği 10 yıl boyunca vatandaştan tahsil edilen kayıp kaçak bedellerinin iadesine ilişkin kararların dikkate alınarak, kayıp kaçak oranlarının makul seviyelere indirilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasıdır.
“TORBA YASA” DEĞİL “TOPARLAMA” TEKLİFTE DEĞİŞTİRİLEN 7 KANUN
Toplam 44 maddelik torba değil toparlama teklifte yer alan tümü enerjiyle ilgili düzenlemeler içeren kanunlar:
1. KDV Kanunu
2. Kamu İhale Kanunu
3. Maden Kanunu – 5 ayrı maddesinde
4. Doğal Gaz Piyasası Kanunu – 4 ayrı maddesinde
5. Jeotermal Kay.ve D. Mineralli Sular Kanunu – 5 ayrı maddesinde
6. YEK Kanunu – 12 ayrı maddesinde
7. Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu – 15 ayrı maddesinde
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Almanya'dan savunma sanayisinde stratejik adım
Almanya hükümeti, Fransız-Alman ortak savunma şirketi KNDS'nin yüzde 40 hissesini devralma kararı aldığını açıkladı. Kararın, şirketin stratejik önemini dikkate alarak ulusal güvenlik ve ...
Bakan Şimşek: Enerji fiyatlarındaki normalleşme beklentiyi iyileştirecek
Programımız sayesinde oluşturduğumuz mali alanı kullanarak, beklentilerde kalıcı bir bozulmanın önüne geçmek amacıyla eşel mobil başta olmak üzere gerekli tedbirleri hızlı ve etkin biçimd...
İngiltere ekonomisinde devasa kayıp: Brexit'in faturası 1 trilyon sterlini aştı
İngiltere'nin AB'den ayrılma kararı (Brexit) üzerinden 10 yıl geçerken, ayrılığın ekonomiye faturası ve birliğe geri dönüş tartışmaları büyüyor. Son anketler İngilizlerin çoğunluğunun yen...
Akıllı telefon fiyatlarına büyük zam yolda
Küresel yapay zekâ talebindeki patlama, veri merkezlerinde kullanılan gelişmiş çip ve bellek tedarikinde sıkışıklığa yol açarak teknoloji sektöründe üretim maliyetlerini tırmandırmaya baş...
Altın yerine tercih edilen yeni yatırım aracı hangisi?
TCMB haziran ayı hanehalkı anketi sonuçları, yurttaşların tasarruf eğilimlerindeki değişimi ortaya koydu. Anket verilerine göre, uzun süredir en gözde yatırım araçlarının başında gelen al...
Evlenen çiftlere 1 milyar 52 milyon liralık ödeme desteği
Bakan Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, aile kurumunu güçlendirmek ve gençleri sosyal risklere karşı korumak amacıyla hayata geçirilen Aile ve Gençlik Fonu'nun, Türkiye'nin yer altı zeng...
Piyasalarda jeopolitik iyimserlik: Borsa İstanbul'da ralli, SpaceX'ten rekor
Küresel piyasalar, ABD-İran mutabakatı ve petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle haftayı pozitif tamamlarken, merkez bankalarının kritik faiz kararları ve SpaceX'in rekor halka arzı günd...
AB liderleri Çin'e karşı ekonomik savunmasını güçlendiriyor
AB liderleri, Çin ile günde 1 milyar Euro'ya ulaşan tarihi ticaret açığına karşı harekete geçti. "Kopuş değil, risk azaltma" stratejisini benimseyen Birlik, şirketlerin tedarik zinciri ba...
Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlandı: Vergide süre uzatıldı
Devlet tahvili, hazine bonosu ve kamu varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından elde edilen gelirlerde uygulanan mevcut stopaj oranlarının süresi yıl sonun...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Kit Harington’dan ilk yönetmenlik denemesi!
"Game of Thrones" dizisinde canlandırdığı "Jon Snow" karakteriyle küresel bir fenomene dönüşen İngiliz aktör Kit Harington, kariyerinde yepyeni bir sayfa açarak ilk kez yönetmen koltuğuna...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Sınav stresi reflü ve gastriti tetikleyebilir!
Bu hafta sonu milyonlarca öğrencinin gireceği üniversite sınavı öncesinde artan stresin yalnızca zihni değil, sindirim sistemini de yorabileceğini belirten Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, stresin mide üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi. Uzm. Dr. Coşkun, “Sınav kaygısı mide yanması, şişkinlik, hazımsızlık ve reflü şikayetlerini artırabilir” dedi.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.