Yukarı
118101

Diyabetle ilgili doğru bilinen yanlışlar

06 Mayıs 2013 14:56

Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabette, egzersiz ve diyet tedavinin ömür boyu sürecek ayrılmaz bir parçası olurken; insülinin bağımlılık yapabildiği ve hastalığın kısırlığa yol açabildiği bilgileri gerçeği yansıtmıyor.

Uzmanlar, stresin kan şekerinde etkili olabildiğini, ancak yüksek rakamların bununla açıklanamayacağını, altta yatan nedenlerin tespit edilmesi gerektiğini belirtiyor. Ani kan şekeri düşüklüğünde de "sinirlilik" halinin etkili olabildiğini ifade eden uzmanlar, kan şekeri yüksekliğinde ise bir etkisinin bulunmadığına dikkati çekiyorlar.

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Berrin Demirbaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şeker hastalığı olarak bilinen diyabetin, pankreasın yeterli miktarda insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insülin hormonunun etkili şekilde kullanılamaması durumunda geliştiğini söyledi.

Demirbaş, diyabet hastalarının vücudunun, yediği besinlerden kana geçen şekeri kullanamadığını ve kan şekerinin yükseldiğini, gün içinde çok su içme, sık idrara çıkma, yorgunluk ve açıklanamayan kilo kaybının, hastalığın öne çıkan belirtileri olduğunu ifade etti.

Demirbaş, diyabetin yaklaşık yüzde 90'ının erişkinlerde görülen Tip 2, yüzde 5-10'unun ise çocuklarda görülen Tip 1 şeklinde olduğunu, halk arasında diyabetle ilgili doğru bilinen birçok bilginin yanlış olduğunu söyledi.

-Tip 2 diyabet yaşlı hastalığı mıdır?-

Tip 2 diyabetin erken tanı konulduğunda ve düzenli ilaç kullanımı halinde tedavi edilebileceğini belirten Demirbaş, bu hastalarda egzersiz ve diyetin yaşam boyu devam etmesi gerektiğinin altını çizdi.

Demirbaş, son yıllarda özellikle şişman ve hareketsiz çocuk sayısının artışına bağlı çocuk ve genç yaş grubunda da Tip 2 diyabetin görülmeye başladığına işaret etti.

-Diyabet hastaları "stresten" şikayetçi-

Stresin kan şekeri üzerinde etkili olduğunu anlatan Demirbaş, genellikle hastalarının stresten şikayetçi olduklarını dile getirdi. Demirbaş, şöyle devam etti:

"Hastalar, stres sonrasında kan şekerlerinin yükseldiğini ifade ediyorlar. Bu, bir bakıma doğrudur. Örneğin; kan şekeri 100 mg/dl olan birinin, stres sonrası 160 ve 170 mg/dl çıkması stresle açıklanabilir. Ama 300-400 mg/dl gibi yüksek rakamlar, kesinlikle stres ile açıklanamaz.

Stresin, şekeri bu kadar da yükseltmeyeceğini bilmeli, hasta önlemini buna göre almalıdır. Stres belki hastanın diyet düzenini bozmasına, ilaçlarını aksatmasına neden olup şekerini yükseltebilir. Bu anlamda da kan şekeri yüksekliğine katkısı olabilir. Ancak hastanın stresten öte başka nedenleri araştırması ve bunlara ait önlemleri alması gerekir."

-"Ani kan şekeri düşüklüğü sinirlilik yapabilir"-

Diyabetik hastaların, kan şekeri düzenli seyrettiği sürece sinirli olmayacaklarını vurgulayan Demirbaş, "Diyabette ani kan şekeri düşüklüğü olursa sinirlilik olabilir. Kan şekeri yüksekliği sinirlilik yapmaz" dedi.

Şeker hastalarına ara öğünlerde meyve yemesi önerildiğini ve bunların porsiyon şeklinde olduğunu anlatan Demirbaş, bir bardak meyve suyu elde edilmesi için birkaç meyvenin sıkıldığını, bunun da hasta için arzu edilen ölçünün üstünde olduğunu söyledi.

Demirbaş, sıvı gıdaların çok hızlı emildiğinden kan şekerini hızla yükselttiğini ifade ederek, şeker hastalarına hem sindirim sisteminin iyi çalışması hem de kan şekerinin iyi seyretmesi için meyve suyu içilmesi yönündeki önerilerin doğru olmadığını, bunun yerine meyvenin olduğu gibi tüketilmesi gerektiğini bildirdi.

-"Diyabetlinin kısır olacağına ilişkin bilgi yanlış"-

Demirbaş, diyete bağlı kalmayan hastalarda şişmanlık görülebileceğini işaret ederek, diyabet hastalarının kısırlık sorunu yaşayacağına ilişkin bilginin yanlış olduğunu aktardı.

Gebelik planlamasından 3 ay önce diyabet hastası anne adayına insülin tedavisi başlanacağını ve kan şekeri ayarlandıktan sonra hamile kalınabilineceğini anlatan Demirbaş, şeker hastası olan erkeğin de kan şekeri kontrol altındayken cinsel fonksiyonunda problem yaşanmayacağını belirtti.

-"İnsülin bağımlılık yapmaz"-

Demirbaş, insülinin bağımlılık yapan bir madde olmadığını ve istenildiği zaman bırakılıp hap tedavisine geçilebileceğini dile getirdi.

Sadece şekerli gıdaları tüketmeyerek kan şekerinin kontrol altına alınamayacağına dikkati çeken Demirbaş, "Diyabetik kişinin alması gereken kalorinin yüzde 50'si karbonhidrat, yüzde 30'u yağ, ve yüzde 15-20'si protein olmalıdır. Yağın içeriğinde yüzde 7'den azı doymuş yağ (tereyağı), yüzde 7 oranında çoklu doymamış yağ (ayçiçek yağı, soya yağı ve mısır özü yağı), yüzde 10-15'i tekli doymamış yağ (zeytinyağı) olmalıdır. Karbonhidrat alırken özellikle lifli gıdalar tercih edilmelidir. Diyabetik diyette tatlı gıdaların tüketilmesi yasaktır. Ayrıca bal direk glukoz içerdiğinden diyabetik bireyler için yasaktır."



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Bahçeli, Türkeş'in kabrini ziyaret etti

MHP lideri Devlet Bahçeli, ölümünün 29. yılında Alparslan Türkeş'in Beştepe'deki anıt mezarına ziyarette bulundu. Bahçeli'ye MHP'li kurmaylar da eşlik etti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçe...

Erkan Baş'tan 'NATO zirvesi' uyarısı

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, temmuzda yapılması planlanan NATO zirvesine karşı uyarıda bulundu. Baş, "Bu memlekette halkın başına bela olan her şeyi kazıyın, altında NATO...


Van'da 5.2 büyüklüğünde deprem!

Van’ın Tuşba ilçesinde Richter ölçeğine göre 5.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, Van’ın yanı sıra çevre illerde de hissedildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD)...

Bahçeli'nin sözlerinin aksine kabinedeki AKP-MHP organik bağı ortaya çıkıyor: Bakanlar MHP’den çıkmıyor!

Kabineye son giren Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, ayrı ayrı illerdeki çalışmaları kapsamında MHP il başkanlıklarını ziyaret etti. MHP Genel Başkanı Devlet Ba...


Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkında tutuklama talebi!

3 gün önce gözaltına alınan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, savcılık sorgusu bitmesinin ardından tutuklama istemiyle mahkemeye gönderildi. Savcılık, Bozbey'in eşi, kızı ...

Bolu Belediyesi’ne operasyon: Jandarma ekipleri binada arama yapıyor!

Bolu Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında sabah erken saatlerde belediye binasına gelen çok sayıda jandarma ekibi, inceleme yaptı. Öte yandan 3 kişinin gözaltına alındığı...


Savaşa ve NATO’ya karşı harekete geçiyorlar

Ankara'da yapılması planlanan NATO zirvesi öncesinde aydınlar "Emperyalist saldırganlığa ve NATO'ya hayır!" başlıklı bir çağrı metni hazırladı, taleplerini sıraladı. Temmuz ayında Ankara'...

Süper El Nino Alarmı! Kavurucu Sıcaklar Geliyor!

2026 yazı için alarm verildi. El Nino ihtimalinin yüzde 62’ye çıkmasıyla birlikte Türkiye’de aşırı sıcaklar, orman yangınları ve kuraklık riski artarken; Meteoroloji’nin 34 il için yaptığ...


Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi

Bedelli askerlik ücretinin ne kadar olduğu araştırılıyor. Peki, bedelli askerliğe zam mı geldi? Bedelli ne kadar oldu? Bedelli askerlik ücretini içeren torba kanun teklifi, TBMM Genel Kur...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Mehmet Ali Erbil'den açıklama geldi

Sunucu ve oyuncu Mehmet Ali Erbil'in yaşlılığa bağlı sağlık problemleri nedeniyle hayatını kaybeden annesi Yurdagül Eken, İzmir'de toprağa verildi. Mehmet Ali Erbil, bugün sessiz sedasız ...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’

Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR