- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüştü
- 'Bursa İradesine Sahip Çıkıyor' mitingi... Özel: 'Bursa’daki hiçbir vicdan, bu alçaklığa sessiz kalmaz'
- Konak’ta ‘Özel’ açılış: Ferdi Zeyrek’in adı gençlerle buluştu
- Yüzlerce şubesi var... Türkiye'nin ünlü tatlıcısı iflas etti
- Özgür Özel'den kooperatif davası açıklaması: "Tepkilerden sonra bilirkişi görevi bıraktı"
Ömür Tekin İşine Geri Dönmek İçin Direniyor
Ege'nin Sesi-Ulaş Üstündağ/Ankara’da Çankaya Belediyesi’ne koruma ve güvenlik hizmeti veren taşeron firmada çalışırken sendikal mücadele başlattığı için işinden olan Ömür Tekin yaklaşık 5aydan beri Çankaya Belediyesi önünde işine geri dönmek için direniyor. Sendikalı olmanın özel güvenlikler için anayasal hak olduğunu belirten Tekin mücadelesinde kararlı.Ege’nin Sesi Gazetesi olarak Ömür Tekin'le vermiş olduğu mücadeleyi konuştuk.

Ulaş Üstündağ: İşten çıkartılma sürecini ve verdiğin mücadeleyi bize anlatır mısın?
Ömür Tekin: Öncelikle Soma da yaşanan faciada hayatını kaybeden maden emekçileri için üzüntümü dile getirmek istiyorum. Orada yaşanan facia devletin vicdansızlığı ve taşeron düzeninin acımasız kar hırsıdır. Elim bir olaydır ne kader ne fıtrat bu bir katliamdır. Bu taşeron düzeni yıkılmadıkça çokça üzüleceğiz yas tutacağız. Sonsuza uğurladığımız Maden emekçilerimizin acılı ailelerine baş sağlığı ve metanet diliyorum.
Çankaya belediyesine koruma ve güvenlik hizmeti veren taşeron firma Düzey Güvenlik LTD. ŞTİ’ nde kötü çalışma koşullarına ve keyfi uygulamalara karşı Özel Güvenlik işçilerinin anayasal hakları olan sendikal mücadelesinin örgütleyicisi oldum. Taşeron şirketin kontra hamlesiyle tamamen hukuksuz bir şekilde işten çıkarıldım. İşten çıkarılmamın gerekçesi olarak ilk önce şirketin küçülmeye gittiği söylendi fakat aynı gün yerime bir başka arkadaşımı istihdam etmişlerdi bile. Daha sonra işveren temsilcileriyle görüşme yollarını denedik sonuç alınmayınca üst işveren Çankaya belediyesi (eski) yönetimi ile bir dizi görüşmeler yaptık oradan da olumlu sonuç alamayınca 14 Ocak itibariyle fiili meşru direnişimiz başlamış oldu. İşe iadem ve sendikal hakkımızın tanınması, taşeron keyfiyetinin son bulması mücadelenin temel belirleyeni ve bu talepler ışığında 135 gündür Çankaya Belediyesi önünde hak arayışımız devam ediyor.

Ulaş Üstündağ-Günlerdir her türlü kötü koşula rağmen direniyorsun. Bu durum seni zorlamıyor mu?
Ömür Tekin: Yağmur çamur ve bir dizi karalama operasyonu yıldırma politikasına rağmen verdiğim mücadele onur mücadelesidir. Burada gasp edilen hak yaşam hakkıdır. Bizler asgari ücrete günde 15 saat zor koşullarda çalışıyorken hakkımızı aradığımız için keyfi sürgünlere Mobbinge maruz kalıyoruz yetmiyor iki kelimeyle işten çıkarılıyoruz. Bu onur kırıcıdır, insanı itibarsızlaştıran kişiliksizleştiren bir durumdur. Sorunun kaynağı güvencesiz çalışma koşulları yani taşeron düzenidir. Mücadelenin ana karakterini belirleyense güvenceli iş ve insanca bir yaşam şiarıdır. Beni zorlayacak tek şey pes etmek olur sanırım. Bütün zorluklara imkânsızlıklara rağmen daha da bilendiğimi hissediyorum.
Ulaş Üstündağ: Sendikalı olduğu ve sendikal mücadele verdiği için birçok insan işinden atılıyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsun?
Ömür Tekin:Özellikle bunların taşeron işçi çalıştıran yerlerde yaşanıyor olması taşeron politikasının sorgulanması gerektiğine işaret ediyor. Sonuçta sendika işçilerin anayasal hakkıdır ve engellenmesi halinde işverene hapis yolu bile açıktır. TCK nın 118. Maddesinin hükmü çok nettir. Burada ikinci ve önemli bir faktörse sendikaların bürokrasi batağına saplanması patrondan yana pozisyon almasıdır. Ben bu konuda şanslıyım Güvenlik-Sen bürokratik sendikacılık yerine işin öznesi işçilerin kararlarıyla fiili mücadele hattını ören bir anlayışı savunuyor.

Ulaş Üstündağ: Sendikalardan ve Siyasal Partilerden destek görüyor musun?
Ömür Tekin:Elbette direnişe destek veren kurumlar oldu. Ancak bu desteğin diğer işçi direnişlerine oranla sınırlı kaldığını da söylemeliyim. Özel güvenlik emekçilerinin toplumda yaratılan imajından ve pek çok yerde takındığı anti-demokratik tutumlardan kaynaklı benim direnişim ile bağ kuramayan ve bu direnişin önemini kavrayamayan kesimler oldu. Güvenlik-Sen, işçilerin öz örgütlülüğüne dayanan ve anti-militarist bir sendika. Ben de işçi sınıfının tarihsel mirası içinde direnen bir işiyim. Özel güvenlik sektörü kamu kolluğuna yardımcı kolluk kuvveti olarak oluşturulduğu için özel güvenlik işçileri gerek kamu kolluğunun gerek patronun ve amirlerin emir komutasıyla toplumsal reflekslerin bastırılmasında da kullanılıyorlar. Ancak tam da bu noktada örgütlenmenin zeminini yaratmak gerekiyor. Bizler üniversitede parasız ve nitelikli eğitim isteyen öğrenciyle, fabrikada grev yapan işçiyle karşı karşıya gelmek istemiyoruz. Emekçiyi emekçiye kırdıran taşeron sistemidir. Özel güvenlik işçilerinin böyle bir anlayışla örgütlenmesinin hem işçi sınıfının kazanımları hem de bu kazanımların toplumsal yansıması bakımından öneminin kavranması gerekiyor. Böyle bir kavrayış da ancak bu tip direnişler ve örgütlenmeler ile sağlanacak.
Ulaş Üstündağ:Bundan sonra yaşanacak süreçle ilgili bize biraz bilgi verebilir misin? Çankaya Belediyesi’yle görüşmelerin devam ediyor mu?
Ömür Tekin:İhale ile bir mal gibi alınıp satıldığımız için şuanda Park ve Bahçeler biriminde 150 Özel güvenlik emekçisi arkadaşım ihale boşluğu adı altında uydurma ve hukuksuz bir uygulamayla 40 gün yani ihale sonuçlanıncaya kadar işsiz kaldılar. Bu süre zarfında sigorta primleri ödenmeyecek ve maaş alamayacaklar tabii ki ihale sonuçlanınca işlerine dönebilecekleri de meçhul. Taşeron politikasının her türlü kirli yüzüyle karşı karşıyayız.
Geçtiğimiz hafta Çankaya Belediye başkanı Alper Taşdelen ile bir görüşme yapabildik. İşten çıkarılma sürecimi, taleplerimizi dinledi. Olumlu bir görüşme gerçekleşti hatta bu hafta işime döneceğimi söyledi ama hafta geçmesine rağmen henüz yeni bir haber alamadık. Bugünlerde tekrar görüşmeye çalışacağız.

Ulaş Üstündağ: Günlerdir direnen bir işçi olarak 1 Mayıs’ta neleri talep ettin?
Ömür Tekin: İşçi sınıfının birlik ve dayanışma günü olan 1 Mayıs Ankara da devlet zor aygıtlarının gaz bombaları tazyikli su plastik mermileri ile işçi sınıfına saldırısıyla geçti. Bizim talebimiz taşeron sisteminin ortadan kaldırılması güvenceli iş ve insanca yaşam olanaklarının sağlanması. Artık ihale masalarında en düşük ücreti verenin satın alabildiği itilip kakılan en altın altı kademede çalışan ve öyle hissettirilen dış kapının mandalı üvey evlat muamelesi gören değil sosyal ve sendikal güvencelerle şartlarının insan onuruna insan yaşamına yaraşır olduğu bir iş hayatı.
Ulaş Üstündağ: Bir özel güvenlik görevlisi olarak taşeron firmada çalışmak ne gibi zorluklara yol açtı? Her sendikal ve sosyal haklarını isteyenleri sorgusuz sualsiz işten atabiliyorlar mı?
Ömür Tekin:Neredeyse günlük yaşamın her alanında özel güvenlik işçilerini görebilirsiniz. AVMler, bankalar, belediyeler, üniversiteler, hastaneler vb. birçok alanda taşeron ve güvencesiz olarak çalıştırılıyoruz. İş tanımının esnek tutulması özel güvenlik işçilerinin gerek kamu kolluğunun gerek patronun ve amirlerin emir komutasıyla toplumsal reflekslerin bastırılmasında da kullanılmasına zemin hazırlıyor. Patronların ve amirlerin iki dudağı arasında çalışıyoruz. İş tanımımızda olmayan işleri yapmamız isteniyor. En temel ihtiyaçlarımız dahi şirket tarafından karşılanmıyor. Keyfi uygulamalara, zaman zaman onur kırıcı muamelelere maruz kalıyoruz. Taşeronda çalıştığımız için ihale dönemlerinde maaş alamıyoruz. İşe devam edip edemeyeceğimiz belirsiz. Bu dönemlerde resmen bıçak sırtında yaşıyoruz. İhalelerde bir mal gibi alınıp satılmak istemiyoruz. Çalıştığımız kurumlara aidiyet hissedemiyoruz sendikal ve sosyal hak aramalarımız kısıtlandığında sorunumuzu çözecek mercii belirsiz bu belirsizliklerle hayatımızı sürdüremeyiz. Bizler insanız. Artık kaderimizi ihale masaları değil, kendimiz belirlemek istiyoruz. Taşeron sistemi örgütlenmenin önündeki en büyük engeldir. Bu sistemin mutlaka yıkılması gerek. Bunun için de örgütlü mücadelemizi büyütmemiz gerekiyor. Özel güvenlik işçileri ister AVM olsun, ister hastane, ister belediye, çalıştıkları her yerde dış kapının mandalı muamelesi görüyorlar. Alttakinin de altı, üvey evlat gibiyiz. Bizler özel güvenlik işçileri olarak önce kendimiz birlik olmalıyız. Farklı birimlerde, farklı vardiya sistemleriyle parçalara bölünmüş olan özel güvenlik işçileri öncelikle bir araya gelmeli ve taleplerini tek bir ses olarak haykırmalıdır. Tek bir seçeneğimiz var, o da örgütlenmek!
Ulaş Üstündağ:Bu kadar uzun zamandır direnmene rağmen sesini duymak istemiyorlar. Direnişinin örnek olabileceğinden mi korkuyorlar?
Ömür Tekin:Sesimin çözüm üretecek mecralarda duyulduğuna inanıyorum. CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Taşeron zulümdür, köleliktir” diyor ama CHP belediyelerinin hemen hemen hepsinde taşeron düzeni devam ediyor bu tezatı kapılarının önünde deşifre ediyor olmam mutlaka onları rahatsız ediyordur. Ben o kapının önünde durmaya devam ettiğim sürece Taşerona karşı söyledikleri bütün söylemler afakidir. Onun dışında sesim Özel Güvenlik işçileri tarafından duyuldu ise ki son zamanlarda Güvenlik-Sen e katılımlar artmaya başladı bu bizim için mücadelemiz için önemli bir kazanımdır. Artık Özel Güvenlik emekçileri gördüler ki bir sendikamız var ve her türlü hak gaspında bizlerde direnebilir hakkımızı sendikamızla birlikte arayabiliriz. Türkiye tarihinde bir ilk olan direnişimiz her anlamda kazanım elde etmiştir. Artık boyun bükmek, pes etmek yok, yılgınlık yok DİRENİŞ VAR…
Buradan sana ve bilgiyi, haberleri halka ulaştıran değerli emekçilerinize selam gönderiyorum. Beni ve direnişimi kitlelere ulaştırma noktasında desteğin için teşekkürler.
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Savaşa ve NATO’ya karşı harekete geçiyorlar
Ankara'da yapılması planlanan NATO zirvesi öncesinde aydınlar "Emperyalist saldırganlığa ve NATO'ya hayır!" başlıklı bir çağrı metni hazırladı, taleplerini sıraladı. Temmuz ayında Ankara'...
Süper El Nino Alarmı! Kavurucu Sıcaklar Geliyor!
2026 yazı için alarm verildi. El Nino ihtimalinin yüzde 62’ye çıkmasıyla birlikte Türkiye’de aşırı sıcaklar, orman yangınları ve kuraklık riski artarken; Meteoroloji’nin 34 il için yaptığ...
Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
Bedelli askerlik ücretinin ne kadar olduğu araştırılıyor. Peki, bedelli askerliğe zam mı geldi? Bedelli ne kadar oldu? Bedelli askerlik ücretini içeren torba kanun teklifi, TBMM Genel Kur...
Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında yeni karar
Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında tutukluluğunun devamına karar verildi. 6 Şubat tarihinde uyuşturucu soruşturması kapsamında tutu...
CHP'nin yeni miting adresi Bursa oldu: 'Mustafa Bozbey'e hep birlikte sahip çıkıyoruz'
CHP, Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde "Bursa iradesine sahip çıkıyor" başlığı ile yarın Bursa'da miting düzenleyecek. CHP, "Bursa İradesine Sahip Çıkıyor" başlığı ile yarın (3 Nisan C...
Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısı: DEM Parti'den yanıt geldi
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısına ilişkin, "Seçim tartışmaları Merkez Yürütme Kurulu’muzun gündeminde değil" dedi. Doğan, "Muhalefette...
Ümit Özdağ, Tanju Özcan'ı Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada, "O beni Silivri'de ziyaret etmişti. ...
''Kesikköprü Hattı’nı bir yıl içerisinde tamamlamayı planlıyoruz''
ABB Başkanı Mansur Yavaş, "Ankara'nın Geleceğine Yatırım Yapıyoruz" programında "ASKİ’nin kendi dereleri dışına çıkmadan çalışmasını ve bütçeyi de gördünüz en az bütçeyle en fazla işi yap...
MSB'den 'NATO karargâhları' tartışmalarına açıklama geldi
İstanbul Boğazı'nda kurulacak Deniz Unsur Komutanlığı ve Adana'da kurulacak Çok Uluslu Kolordu Karargâhı hakkında kamuoyunda tartışılan iddialara yanıt veren MSB, ''Bölgesel sahiplik ilke...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Doğukan Güngör'ün yeni adresi belli oldu
Kızılcık Şerbeti’nden ayrılan Doğukan Güngör’ün yeni projesi belli oldu; oyuncu, Kanal D’de yayınlanacak “Haysiyet” dizisiyle anlaştı. Kızılcık Şerbeti’nden ayrılmasıyla gündeme gelen Doğ...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’
Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.