- Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
- 'Bireysel başvuru ve adil yargılanma hakkı ihlal edildi!'
- Buca Belediye Başkanı Görkem Duman: “Ne eğildik, ne de bir adım geri attık”
- Ertuğrul Doğan'dan Uğurcan Çakır itirafı: 'Hayatımın en büyük şoku...'
- ABD-İsrail, İran'daki köprüye saldırdı: İran basını o listeyi yayımladı
Umut Oran'dan Kıbrıs çağrısı
Kıbrıs Barış Harekatı’nın 43. Yıldönümünde KKKTC ile ilgili olarak yürütülen “çözüm” sürecini değerlendiren CHP’li Umut Oran, “Birkaç yılda bir “çözüm masası” kurup Türkleri çözüm umuduyla taviz vermeye zorlayan anlayış, Kıbrıs Türkleri kayıtsız şartsız Rumlara teslim olana kadar tekrarlanacak gibi görünmektedir.
Kıbrıslı Rumların planı bellidir, ancak Kıbrıs Türkünün ve Türkiye’nin planı nedir? İşte Kıbrıs’a barış ve huzur getiren Barış Harekâtının 43.yılında konuşulması gereken konu bu olmalıdır. Bir an evvel bu ve benzeri konular üzerinde düşünülüp sürdürülebilir, sonuç odaklı, ulusal çıkarlarımızı öne alan stratejik planlamalar yapmak gerekmektedir. Aksi halde Kıbrıs Türk’ü “iki çözüm görüşmesi arasında” bekleyen ve Rumlar istediği zaman koşarak masaya oturan ve her defasında daha fazla taviz vermek isteyen bir anlayışa sürüklenmiş olacaktır” dedi.
Harekatla Adaya huzur geldi
Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı, CHP’li Umut Oran’ın konuyla ilgili olarak bugün yaptığı açıklama şöyle:
20 Temmuz 1974 günü, Kıbrıs’ın tamamına barış götürmek için, garantör devlet sorumluluğuyla askerî harekât düzenleyen Türkiye, Kıbrıs Türklerinin can ve mal güvenliğini garanti altına almıştır. Harekât sayesinde on yıllardır Türkleri hedef alan baskı, şiddet, tecrit ve öldürme eylemleri son bulmuş ve adaya huzur gelmiştir.
Tecrit kaldırılamadı, psikolojik üstünlük kayboldu
Harekâttan sonra Türkiye’ye karşı ardı arkası kesilmeyen ambargolar uygulanmış, hemen her uluslararası meselede Kıbrıs bahane edilerek Türkiye’nin hareket etmesi engellenmiştir. Türkiye’nin, etkileri bugüne kadar devam eden, ekonomik kayıplarına rağmen Türk milleti bir an olsun geri adım atmamış ve Kıbrıs Türk halkının yanında yer almıştır.
Ancak geçen süreç içinde Kıbrıs Türklerinin dünyayla entegrasyonunu sağlayacak, onları tecritten kurtaracak ya da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ekonomik kalkınmasını sağlayacak politikalar geliştirilememiştir. Türkiye’deki sağ iktidarların günübirlik siyaset anlayışı Kıbrıs’ta sürdürülebilir ve milli çıkarlara uygun bir politika geliştirilmesini mümkün kılmamıştır. Bu yüzden adadaki psikolojik üstünlük zaman içinde kaybolmuş, Kıbrıs Türkleri; Rum ve Batı kaynaklı kara propagandaya açık hale getirilmiştir. “Çözüm” adı altında yürütülen kampanyalarla “ulusal çıkar kavramı” unutturulmuş, içi boş bir çözüm çılgınlığı adanın Türk tarafına hâkim kılınmıştır.
Türkleri tavize zorlayan anlayış
Bu sayede birkaç yıl öncesine kadar asla kabul edilemeyecek maddeler topluma kabul ettirilebilir hale gelmiştir. Örneğin; Annan Planı adı altında büyük bir propaganda kampanyasıyla başlatılan çözüm çılgınlığı Rumların “reddetmesiyle” sonuca ulaşamamış, ancak çözüm çılgınlığı baki kalmıştır. Rum kesimi Cenevre’de bu yıl yapılan çözüm görüşmelerini de anlaşma olmadan bitirmiştir.
Ancak bu durum Kıbrıs Rum Kesimi açısından bir başarısızlık değildir zira çözüm görüşmeleri sonuç alınmadan dağıtılsa da Rum Kesimi bir önceki barış görüşmelerinde Kıbrıs Türklerine kabul ettirdiği maddeleri veri kabul etmiş ve görüşmeleri kabul ettirilen o maddelerin ötesine geçen taleplerle başlatmıştır. Böylece dün Annan Planı, bugün de Cenevre Görüşmeleri Kıbrıs Rumlarının “Daha fazla ne alabilirim!” düşüncesine hizmet eden “yoklamalara” dönüşmüştür. Görünen odur ki bu yaklaşım Kıbrıs Rumları için uzun vadeli bir politik tercihtir. Birkaç yılda bir “çözüm masası” kurup Türkleri çözüm umuduyla taviz vermeye zorlayan bu anlayış, Kıbrıs Türkleri kayıtsız şartsız Rumlara teslim olana kadar tekrarlanacak gibi görünmektedir.
Kıbrıslı Rumların planı belli, peki Türkiye’nin?
Kıbrıs Rumlarının nihai hedefi “sıfır garanti, sıfır asker ve her anlamda azınlık haline getirilmiş Türk toplumu” yaratmaktır. Bu hedefe ulaşmanın yoluysa daha en baştan dağıtılmak için kurulan “çözüm masası stratejisidir”.
Kıbrıslı Rumların planı bellidir, ancak Kıbrıs Türkünün ve Türkiye’nin planı nedir? İşte Kıbrıs’a barış ve huzur getiren Barış Harekâtının 43.yılında konuşulması gereken konu bu olmalıdır. Tartışma zemini buradan kurulmalıdır. Örneğin 2004 Annan Planı’yla 2017 Cenevre Görüşmeleri arasında neler yapılmıştır, hangi önlemler alınmıştır, hangi kararların takipçisi olunmuştur? “Yes be annem!” denirse Avrupa’nın tüm ambargoları kaldıracağı propagandasını yapanlar nerededir?
Türkiye bir kez daha omuz vermelidir
Bir an evvel bu ve benzeri konular üzerinde düşünülüp sürdürülebilir, sonuç odaklı, ulusal çıkarlarımızı öne alan stratejik planlamalar yapmak gerekmektedir. Aksi halde Kıbrıs Türk’ü “iki çözüm görüşmesi arasında” bekleyen ve Rumlar istediği zaman koşarak masaya oturan ve her defasında daha fazla taviz vermek isteyen bir anlayışa sürüklenmiş olacaktır. Oysa milli konuların, meselenin ciddiyetine uygun olarak ele alınması ve ortak akılla hareket edilmesi gerekir.
Kıbrıs Türkünü ve Türkiye’yi kutlu yarınlara taşıyacak olan şey her anlamda “ayakları üzerinde durabilen, mutlu insanların ülkesini” yaratmaktır. Kıbrıs Türkü’nün geleceğe umutla bakmasını sağlayacak, Türk halkının da 1974’ten beri ödediği bedellerin sonunda başarıya ulaştırılmış bir “milli davanın” hazzını yaşamasını sağlayacak olan şey, bu yeni iddia olacaktır. Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne bir kez daha omuz vermelidir.
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
Bedelli askerlik ücretinin ne kadar olduğu araştırılıyor. Peki, bedelli askerliğe zam mı geldi? Bedelli ne kadar oldu? Bedelli askerlik ücretini içeren torba kanun teklifi, TBMM Genel Kur...
Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında yeni karar
Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında tutukluluğunun devamına karar verildi. 6 Şubat tarihinde uyuşturucu soruşturması kapsamında tutu...
CHP'nin yeni miting adresi Bursa oldu: 'Mustafa Bozbey'e hep birlikte sahip çıkıyoruz'
CHP, Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde "Bursa iradesine sahip çıkıyor" başlığı ile yarın Bursa'da miting düzenleyecek. CHP, "Bursa İradesine Sahip Çıkıyor" başlığı ile yarın (3 Nisan C...
Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısı: DEM Parti'den yanıt geldi
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısına ilişkin, "Seçim tartışmaları Merkez Yürütme Kurulu’muzun gündeminde değil" dedi. Doğan, "Muhalefette...
Ümit Özdağ, Tanju Özcan'ı Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada, "O beni Silivri'de ziyaret etmişti. ...
''Kesikköprü Hattı’nı bir yıl içerisinde tamamlamayı planlıyoruz''
ABB Başkanı Mansur Yavaş, "Ankara'nın Geleceğine Yatırım Yapıyoruz" programında "ASKİ’nin kendi dereleri dışına çıkmadan çalışmasını ve bütçeyi de gördünüz en az bütçeyle en fazla işi yap...
MSB'den 'NATO karargâhları' tartışmalarına açıklama geldi
İstanbul Boğazı'nda kurulacak Deniz Unsur Komutanlığı ve Adana'da kurulacak Çok Uluslu Kolordu Karargâhı hakkında kamuoyunda tartışılan iddialara yanıt veren MSB, ''Bölgesel sahiplik ilke...
Ümit Özdağ'dan Özgür Özel'e kritik çağrı!
Partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında konuşan Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ "Tüm Atatürkçü muhalefet partilerinin bir araya gelmesinin çok değerli olduğunu düşünüy...
Ekrem İmamoğlu'ndan İBB davasına ilişkin 'bilirkişi' tepkisi: 'Bu ihtimal matematiğe sığmaz!'
İBB’ye yönelik davalarla ilgili sosyal medya hesabından açıklamada bulunan tutuklu CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bilirkişi atamalarında aynı ismin birden fazl...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Mehmet Ali Erbil’in acı günü: Annesi Yurdagül Eken hayatını kaybetti
Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden 84 yaşındaki annesi Yurdagül Eken’in vefatıyla sarsıldı. Yakın zamanda kalça kemiği kırığı nedeniyle tedavi gör...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’
Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.