- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüştü
- 'Bursa İradesine Sahip Çıkıyor' mitingi... Özel: 'Bursa’daki hiçbir vicdan, bu alçaklığa sessiz kalmaz'
- Konak’ta ‘Özel’ açılış: Ferdi Zeyrek’in adı gençlerle buluştu
- Yüzlerce şubesi var... Türkiye'nin ünlü tatlıcısı iflas etti
- Özgür Özel'den kooperatif davası açıklaması: "Tepkilerden sonra bilirkişi görevi bıraktı"
Hes'lerin Gerçek Yüzü İç Karartıcı
CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Hülya Güven, HES'leri mercek altına aldı. Sorduğu soru önergesine aldığı cevapları ise eleştirdi.
CHP Parti Meclisi Üyesi ve İzmir Milletvekili Prof. Dr. Hülya Güven, ülke çapında özel sektör tarafından yapımı devam eden 237 ve Devlet Su işleri tarafından yapılan 10 HES ile ilgili sorduğu sorulara cevap veren Orman ve Su İşleri Bakanı’nın cevaplarını eleştirdi. Güven sorduğu “HES inşaatlarında kazıdan çıkan malzemenin uygun şartlarda depolanmaması nedeniyle meydana gelen çevre felaketleri ile ilgili olarak Bakanlığınızca lisans sahibi firmalar hakkında hangi yaptırımlar uygulanmıştır?” sorusuna sadece cezai işlemin yapıldığı cevabını aldığını belirtti. Güven, “Katı atıklar, inşaat artığı malzemelerin bertarafı için proje sahibinden alınan taahhütlere uyulup uyulmadığı ile ilgili olarak, Bakanlık denetimlerinin eksik yapıldığı kazı fazlası malzemenin dere yatakları gibi uygun olmayan sahalara döküldüğü saptandığı zaman ise sadece cezai işlem uygulandığı açıklandı. İnsan hayatı ve, doğanın ne kadar ucuz olduğunu görüyoruz. Dere yataklarına dökülen malzemenin kaldırılması ve alanın eski haline getirilmesi ile ilgili bir yaptırım bulunmuyor. Böylece cezayı ödeyen kazı fazlası malzemeden 'kurtulmuş' oluyor” dedi.
BİYOÇEŞİTLİLİK YOK EDİLİYOR
Prof. Dr. Güven, orman ve mera alanlarının tahribatının ÇED görüşünde kriter olup olmadığını ve ÇED raporlarında danışman firmaların birbirinin benzeri raporlar sunabildiği için Bakanlığın ülkenin biyoçeşitliliğini tehdit eden HES inşaatlarına karşı bu çeşitliliği korumak için aldığı tedbirlerin ne olduğunu sorduğunu, yine aldığı cevaba şaşırdığını belirtti. Güven, “Bakanlık, istenilen düzeyde olmayan, bir danışman firmadan diğerine benzer raporların çıktığı ve formaliteden öteye geçmeyen ÇED raporlarında göz yumulan orman ve mera tahribatına, raporlar ve kurumlardan alınan görüşler çerçevesinde 'saygı gösterilmesini' istedi” dedi.
Güven, “Halbuki dünyada yalnızca ülkemizde yetişen bitki türleri de mevcut. Örneğin Antalya’nın Kemer ilçesinde, Beydağları Sahil Milli parkı sınırında bulunan Kesme boğazına yapılacak bölgede 111 önemli bitki türü bulunmakta ve HES projesinin tehdit ettiği türler arasında dünyada yalnızca bu bölgede yetişen Kemer Orkidesi ve Olimpos Safranı gibi bitkilerin de dünyada yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktadır.” Diyerek, AKP hükümetinin HES projelerine onay verirken neleri yok ettiğini, yurttaşların nasıl etkileneceklerini, tarımın ne olacağını ve kısa bir süre sonra ülkemizin çölleşebileceğini düşünmediğini söyledi.
DOĞAL YAŞAM TEHLİKEDE
Dere yataklarında bırakılması gereken su miktarının da doğal hayatın devamı açısından önemine değinen Güven, bu konu ile ilgili de “Yönetmelikle getirilen 'son 10 yıllık ortalama akımın en az yüzde 10'u' kriteri yerine Bakanlığınızın her akarsu için havzasının doğal dengesini devam ettirebilecek ve diğer su haklarını güvenceye alacak bir oranı önceden belirleyip HES inşaatı yapmaya talip olacaklara ilan etmesi gerekmiyor muydu?” sorusunu yöneltti. Güven, aldığı "dere yatağında son on yıllık akımın yüzde 10'undan az akım olması halinde suyun tamamının doğal hayatın devamı için mansaba bırakılacaktır" şeklindeki cevabın inandırıcılıktan uzak olduğunu kaydederek, “Yönetmelikle dereye bırakılacak su miktarı ve zamanlamasının tespiti şirkete, onayı ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bırakılmıştır. Üzerinde HES kurulu bir derenin akımının yüzde 10'un altına düşmesi durumunda, santral yönetiminin derede doğal hayatın devamı kaygısında olması bir ticarethanenin kar etme ve üretimi sürdürme mantığına ters düşmektedir. Böyle bir durumda, dere yatağında kalan su da tesisin işletilmesinde kullanılmaya devam edecek, derede doğal yaşam tehlikeye girecek, çiftçinin dere suyundan faydalanma imkanları da güçleşecektir” diye açıklama yaptı.
İŞÇİ ÖLÜMLERİ SAKLANIYOR
Prof. Dr. Güven ayrıca HES inşaatları sırasında meydana gelen işçi ölümlerini de sordu. Güven, işçi ölümünün olmadığı yönündeki cevabı eleştirerek şunu söyledi: “HES inşaatlarında meydana gelen kazalarda işçi ölümleri yıllardır devam ederken, DSİ kontrolündeki HES'lerde kaza olmadığı söyleniyor. Danışman firma kontrolündeki denetimlerin aksaması nedeniyle meydana gelen kazalar için ise sadece, hala kanuni çalışmaların devam ettiği belirtiliyor.”
Yorum Ekle
Diğer Haberler
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden YKS ücreti desteği
İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2023 yılından bu yana yüzde 508 oranında artış gösteren Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ücretleri karşısında ailelere önemli bir destek sağladı. Sosyal i...
Martı TAG İçin İstanbul'da Denetim Başlıyor
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın Martı TAG sistemine karşı yürüttüğü uzun soluklu hukuk mücadelesi, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın kritik kararıyla yeni bir boyuta taşındı. İ...
Gaziemir Belediyesi Sosyal Market’te 322 aileye destek sağlıyor
Gaziemir Belediyesi, hayırsever yurttaşların yaptığı bağışları ihtiyaç sahiplerine ulaştırdığı Sosyal Market’te 322 aileye destek eli uzatıyor. Aileler, Sosyal Market’ten gıda, temizlik ü...
Başkan Eşki’den dayanışma ve festival çağrısı
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, İzmir 3. Sanayi Sitesi’nde düzenlenen Kuru Fasulye Günü etkinliğine katılarak esnafla bir araya geldi. Sanayi esnafı, Bornova Belediyesi’nin sel felake...
Karşıyaka’nın çınarlarından yürekleri ısıtan dayanışma örneği
Karşıyaka Belediyesi Bilge Çınarlar Sağlıklı Yaş Alma Merkezi örgü kursu üyeleri, kalpleri ısıtan bir sosyal sorumluluk projesine daha imza attı. Çınarlar, kurs kapsamında bir yıl boyunca...
Prof. Dr. Köse, “Otizme karşı doğru dil kullanımı saygının anahtarı”
Ege Üniversitesinin yürütücülüğünde tamamlanan kapsamlı bir araştırma, otizm spektrumundaki bireyler için kullanılan dile odaklanarak, bu alanda konuşurken hangi kelimelerin seçilmesi ger...
CHP Lideri Özgür Özel İzmir'de
Akşam saatlerinde İzmir'e gelen Özgür Özel'i CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı...
İzmir’in sporcularından uluslararası başarı
İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün başarılı tekvandocuları, Türkiye Açık Turnuvası’nda iki gümüş ve bir bronz madalya kazandı.
İzmir'deki öğrencilerden yurt yönetimine tepki: 'Şikayet eden öğrenciler hedef aliniyor'
İzmir Çiğli’deki Bakırçay KYK Kız Yurdu’nda yaşanan taciz olayı sonrası bir öğrenci, yönetimin faili aklayan bir tutum aldığını, öğrencilerin ise tehdit edildiğini söyledi. Öğrenciler ola...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Doğukan Güngör'ün yeni adresi belli oldu
Kızılcık Şerbeti’nden ayrılan Doğukan Güngör’ün yeni projesi belli oldu; oyuncu, Kanal D’de yayınlanacak “Haysiyet” dizisiyle anlaştı. Kızılcık Şerbeti’nden ayrılmasıyla gündeme gelen Doğ...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’
Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.