Yukarı
266068

Şizofreni çeşitleri nelerdir? Belirtileri ve nedenleri…

20 Kasım 2019 15:28

Şizofreni, bir insanın net düşünme, duyguları yönetme, karar verme ve başkalarıyla ilişki kurma becerisine müdahale eden ciddi bir akıl hastalığıdır. Şizofreni karmaşık, uzun süreli bir tıbbi hastalıktır. Peki, Şizofreni çeşitleri nelerdir? Belirtileri ve nedenleri ile ilgili bilinmesi gerekenler haberimizde…

ŞİZOFRENİ NEDİR?

Şizofreni, insanların gerçeği anormal olarak yorumladığı ciddi bir zihinsel bozukluktur. Şizofreni, bazı halüsinasyonlar, sanrılar ve günlük yaşamı etkileyen son derece düzensiz düşünce ve davranış kombinasyonuyla sonuçlanabilir.

Şizofreni en sık 16 ile 30 yaşları arasında görülür ve erkekler kadınlardan biraz daha genç yaşta belirtiler gösterme eğilimindedir. Çoğu durumda, hastalık o kadar yavaş gelişir ki, birey uzun yıllardır şizofreni ile yaşadığını bilmez. Bununla birlikte, diğer durumlarda, aniden ortaya çıkabilir ve hızlı bir şekilde gelişebilir. Şizofreni, küresel olarak tüm yetişkinlerin yaklaşık yüzde 1’ini etkiler.

ŞİZOFRENİ ÇEŞİTLERİ

– Paranoid

Paranoid şizofreni hastaları zulüm gördükleri ya da birileri tarafından cezalandırıldıkları ile ilgili yanlış inançlara (sanrılar) sahiptirler. Fakat düşünceleri, konuşmaları, duyguları oldukça normaldir.

– Hebefrenik

Hebefrenik şizofreni hastalarının zihni karışık ve tutarsızdır, konuşmaları karma karışıktır. Dışarıdan bakıldığında davranışları duygusuz veya yüzeysel veya uygunsuz, hatta şapşalca ve çocuksu görülebilir. Çoğunlukla duş almak veya yemek hazırlamak gibi normal günlük işlerini yapma becerilerini bozan düzensiz davranışları vardır.

– Katatonik

Bu şizofreni türünün en çarpıcı semptomları fizikseldir. Katatonik şizofreni hastaları genelde hareketsizdir ve çevrelerindeki dünyaya karşı reaksiyon vermezler. Genellikle çok katı ve sert olurlar ve hareket etmeye isteksizdirler. Ara sıra yüzlerini buruşturmak veya biçimsiz duruşlar yapmak gibi garip hareketler yaparlar. Veya başkasının söylediği bir kelimeyi veya cümleyi tekrar edebilirler. Yetersiz beslenme, bitkinlik ve kendilerini yaralama riskleri çok yüksektir.

– Kalıntı (Rezidüel)

Şizofreni türlerinden olan bu türde şizofreni semptomlarının şiddeti azalmıştır. Halüsinasyonlar, delüzyonlar veya diğer semptomlar hala vardır, fakat şizofreni tanısı konduğu zamanki kadar şiddetli değildir.

ŞİZOFRENİ BELİRTİLERİ

Şizofreni belirtileri üç kategoriye ayrılır: Olumlu, olumsuz ve bilişsel.

Olumlu belirtiler: “ Olumlu” belirtiler, sağlıklı insanlarda genel olarak görülmeyen psikotik davranışlardır. Olumlu belirtileri olan insanlar, gerçekliğin bazı yönleriyle “temasını kaybedebilir”.

Belirtiler şunları içerir:

– Halüsinasyonlar
– Hayaller
– Düşünce bozuklukları (alışılmadık veya işlevsel olmayan düşünme yolları)
– Hareket bozuklukları (karıştırılmış vücut hareketleri)

Olumsuz belirtiler: “Olumsuz” belirtiler normal duygu ve davranışlardaki aksaklıklar ile ilişkilidir.

Belirtiler şunları içerir:

– Duygu ve duygu ifadesi eksikliği veya duruma uymayan duygular, düşünceler ve ruh hali (örneğin; bir şakaya gülmek yerine ağlamak)
– Yaşamdan zevk almama ve yaşama karşı ilgi eksikliği
– Faaliyete başlama ve sürdürme zorluğu
– Konuşmada azalma

Bilişsel belirtiler: Bazı hastalar için, şizofreninin bilişsel belirtileri belirsizdir, ancak diğerleri için daha şiddetlidir ve hastalar hafızasında veya düşünmenin diğer yönlerinde değişiklikler olduğunu fark edebilirler.

Belirtiler şunları içerir:

– Zayıf “yönetici işleyişi” (bilgiyi anlama ve karar vermek için kullanma yeteneği)
– Odaklanma veya dikkat etme konusunda sorun
– “Çalışma belleği” ile ilgili problemler (bilgiyi öğrendikten hemen sonra kullanma yeteneği)

ŞİZOFRENİ NEDENLERİ

Şizofreniye neyin sebep olduğu bilinmemektedir, ancak araştırmacılar genetik, beyin kimyası ve çevre kombinasyonunun hastalığın gelişimine katkıda bulunduğuna inanmaktadır.

Dopamin ve glutamat adı verilen nörotransmiterler de dahil olmak üzere doğal olarak oluşan beyin kimyasallarıyla ilgili problemler şizofreniye katkıda bulunabilir. Nörogörüntüleme çalışmaları, beyin yapısında ve şizofreni hastalarının merkezi sinir sisteminde farklılıklar göstermektedir. Araştırmacılar bu değişikliklerin öneminden emin olmasa da, şizofreninin bir beyin hastalığı olduğunu gösteriyorlar.

Şizofreninin kesin nedeni bilinmemekle birlikte, bazı faktörler şizofreni geliştirme veya tetikleme riskini artırıyor gibi görünmektedir:

– Aile şizofreni öyküsü olan
– İltihaplanma veya otoimmün hastalıklar gibi artan bağışıklık sistemi aktivasyonu
– Babanın yaşı
– Yetersiz beslenme veya toksinlere veya beyin gelişimini etkileyebilecek virüslere maruz kalma gibi bazı hamilelik ve doğum komplikasyonları
– Genç yaşta ve genç erişkinlik döneminde (psikoaktif veya psikotropik) uyuşturucular kullanmak
– Yas, boşanma, işi ya da evi kaybetme, ilişki kaybı, fiziksel, duygusal veya cinsel istismar gibi travmatik yaşam olayları

Şizofreni birçok risk faktörünün bir araya gelmesiyle oluşur. Bu faktörlerin hiçbiri şizofreniye tek başına yol açmaz. Bazıları yatkınlığa sebep olurken bazıları da tetikleyici bir işleve sahiptir. Şizofreni gelişiminin düşük/yüksek zekayla hiçbir ilişkisi yoktur.

sözcü



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’

Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürec...

Bipolar bozuklukla baş etmenin yolları

30 Mart Dünya Bipolar Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Uzman Klinik Psikolog Öykü Recepoğlu, bipolar bozukluğun mutlaka psikiyatrik bir değerlendirme gerektirdiğini vurguladı. Recepo...


Çocuğunuzun sosyal medyada geçirdiği süreyi kısaltmanın beş yolu

ABD'de teknoloji devleri Meta ve Google'a karşı verilen emsal mahkeme kararı, sosyal medya platformlarının kasıtlı olarak bağımlılık yapıcı tasarlandığını tescilledi. Çocuklarını dijital ...

Anemi ve tiroid hastalıklarına işaret edebilir

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Taşkıran, halsizlik şikayetinin basit bir yorgunluk olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu durumun farklı hastalıkların habercisi o...


Ani ağrıya dikkat: Böbrek taşı her 10 kişiden 1'inde görülüyor!

Böbrek taşlarının en sık 20-50 yaş arası erişkinlerde görüldüğünü işaret eden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kaplan, “Eskiden her 3 erkek hastaya karşılık yaklaşık 1 kadın böbrek taşı ş...

Portakal suyu kalp ve beyin sağlığını destekliyor

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erhan Gönen, “Yapılan araştırmalar portakal suyunun doğru miktarda tüketildiğinde kalp ve beyin sağlığı üzerinde olumlu etkiler gösterebildiğini ortaya k...


Gerçek farkındalık empati ile başlar!

Down sendromu bir eksiklik değil, genetik bir farklılık. Bu farklılığın bir başarı hikâyesine dönüşmesi okul, aile ve toplumun oluşturduğu uyumlu ilişkiye bağlı. Dünya, 21 Mart’ta Down se...

İnsülin direncini kıran 'sihirli mekanizma'

Bir ay süren orucun ardından Ramazan Bayramı, aniden tüketilen ağır şerbetli tatlılar, pastalar ve şekerlemelerle vücudumuz için adeta biyolojik bir sınava dönüşüyor. Birçok kişi bayram z...


Beyin hakkında bildiklerinizi unutun...

Bilim dünyasında uzun yıllar hakim olan "beyin gelişimi çocuklukta tamamlanır" tezi çürüdü. Nörobilim Uzmanı Öğr. Gör. Derya Murat Özgün, beynin yaşam boyu kendini yenileyebilen "nöroplas...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Mehmet Ali Erbil’in acı günü: Annesi Yurdagül Eken hayatını kaybetti

Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden 84 yaşındaki annesi Yurdagül Eken’in vefatıyla sarsıldı. Yakın zamanda kalça kemiği kırığı nedeniyle tedavi gör...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’

Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR