- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüştü
- 'Bursa İradesine Sahip Çıkıyor' mitingi... Özel: 'Bursa’daki hiçbir vicdan, bu alçaklığa sessiz kalmaz'
- Konak’ta ‘Özel’ açılış: Ferdi Zeyrek’in adı gençlerle buluştu
- Yüzlerce şubesi var... Türkiye'nin ünlü tatlıcısı iflas etti
- Özgür Özel'den kooperatif davası açıklaması: "Tepkilerden sonra bilirkişi görevi bıraktı"
Çay mı yoksa kahve mi daha faydalı?
İşte çayın ve kahvenin beden ve ruh hali üzerindeki ölçülebilir etkileri...
Uyarıcı Etkisi: Birçok kişi açısından çay ve kahve gibi içecekleri tüketme nedeni kafeinin uyarıcı etkisidir. Sabahları hala tam uyanamamış bir haldeyken motorumuzu çalıştıran yağ gibidir bu içecekler. İçindeki maddelerden dolayı kahvenin uyandırma etkisi çok daha fazladır. Bir fincan filtre kahvede 80-115 mg kafein bulunurken çaydaki uyarıcı miktarı 40 mg’dır. Fakat bu uyarma etkisini tümüyle yansıtmaz.

Dar kapsamlı bir araştırmada deneklere çay ve kahve verilmiş, her iki içeceğin kişiler üzerinde aynı uyarıcı etkide bulunduğu gözlenmişti. Kafein bakımından kahve ile eşdeğerde çayın kahveden daha uyarıcı etkide bulunduğu belirtiliyor. Araştırmacılar kafein dozunun her şeyi belirlemediğini, kişilerin beklentisinin de uyarıcılıkta etkili olabildiğini, favori içeceklerin tat ve koku ile birlikte duyuları uyarıcı etkisi olduğunu gösteriyor.

Sonuç: Çayın da kahve kadar uyarıcı etkisi olduğunu söyleyebiliriz.

Uykuya Etkisi: Çay ile kahve arasındaki en büyük fark başınızı yastığa koyduğunuz anda kendisini gösterir. Bir günde aynı miktarda çay ve kahve içen kişiler üzerinde karşılaştırma yapan araştırmacılar, her iki içeceğin gün içinde benzer yararlar göstermesine rağmen, kahve içenlerin geceleri daha zor uyuduğunu ifade ediyor. Çay içenler ise tersine daha uzun ve rahatlamış halde uyuyor.

Sonuç: Çay, geceleri uykuyu olumsuz etkilemeksizin, kahvenin sağladığı birçok faydayı sağladığı için bu karşılaştırmada galip çıkıyor.

Dişlerde Leke: Kırmızı şarap gibi kahve ve çay da dişlerde sararmaya neden oluyor. Peki, hangisi daha kötü?

Çoğu diş hekimi, çaydaki doğal pigmentlerin diş minesine daha kolay yapıştığı konusunda hemfikir. Özellikle antiseptik klorheksidin içeren gargaralardaki bu maddenin mikroskobik pigmentleri daha fazla tuttuğu tahmin ediliyor.

Sonuç: Kahvenin dişlerde daha az sararmaya yol açtığı söylenebilir.

Psikolojik Etki: Bergamotlu çayın sıkıntılı durumlarda iyi geldiğine inanılır. Çayın sinirleri yatıştırdığına dair bilimsel veriler vardır. Düzenli çay içenlerin, topluluğa konuşma gibi heyecan yaratan durumlarda daha sakin psikolojik tepki verdiği söyleniyor. Ayrıca günde üç fincan çay içenlerin depresyon riskinin içmeyenlere kıyasla yüzde 37 daha az olduğu belirtiliyor.

Kahvenin ise benzer bir etkisi bulunmuyor. Hatta bazıları sinirleri daha da gerdiğini ifade ediyor. Fakat uzun dönemli ruhsal sorunlara karşı kahvenin de koruyucu etkisinin olabileceği söyleniyor. Bir araştırmada, içilen her kahvenin depresyon ihtimalini yüzde 8 oranında azalttığı sonucuna varıldı. Diğer meşrubatlar ise tam tersi etkide bulunuyor.

Bu tür verilere temkinli yaklaşmak gerekiyor elbette, çünkü sonuçları değiştirebilecek başka faktörler de söz konusu olabilir. Fakat çay ve kahve strese bağlı tepkileri bastıran ve ruh sağlığını uzun vadede güçlendiren maddeler içeriyor olabilir.

Sonuç: Sınırlı verilere dayanarak çay ve kahvenin aynı şekilde etkide bulunduğunu söyleyebiliriz

Vücuda Etkisi: Henüz kesin sonuç vermese de araştırmalar hem çayın hem de kahvenin başka olumlu etkileri olduğunu da gösteriyor. Bunlardan günde birkaç fincan içmenin diyabet riskini azalttığı, kafeinsiz kahvenin de aynı etkide bulunduğu belirtiliyor. Ayrıca kalbi koruduklarına ve bazı kanser risklerini azalttıklarına inanılıyor.

Sonuç: Çayın da kahvenin de sağlık üzerinde olumlu etkileri bulunuyor.
(Kaynak: BBC Future)
Yorum Ekle
Diğer Haberler
‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’
Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürec...
Bipolar bozuklukla baş etmenin yolları
30 Mart Dünya Bipolar Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Uzman Klinik Psikolog Öykü Recepoğlu, bipolar bozukluğun mutlaka psikiyatrik bir değerlendirme gerektirdiğini vurguladı. Recepo...
Çocuğunuzun sosyal medyada geçirdiği süreyi kısaltmanın beş yolu
ABD'de teknoloji devleri Meta ve Google'a karşı verilen emsal mahkeme kararı, sosyal medya platformlarının kasıtlı olarak bağımlılık yapıcı tasarlandığını tescilledi. Çocuklarını dijital ...
Anemi ve tiroid hastalıklarına işaret edebilir
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Taşkıran, halsizlik şikayetinin basit bir yorgunluk olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu durumun farklı hastalıkların habercisi o...
Ani ağrıya dikkat: Böbrek taşı her 10 kişiden 1'inde görülüyor!
Böbrek taşlarının en sık 20-50 yaş arası erişkinlerde görüldüğünü işaret eden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kaplan, “Eskiden her 3 erkek hastaya karşılık yaklaşık 1 kadın böbrek taşı ş...
Portakal suyu kalp ve beyin sağlığını destekliyor
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erhan Gönen, “Yapılan araştırmalar portakal suyunun doğru miktarda tüketildiğinde kalp ve beyin sağlığı üzerinde olumlu etkiler gösterebildiğini ortaya k...
Gerçek farkındalık empati ile başlar!
Down sendromu bir eksiklik değil, genetik bir farklılık. Bu farklılığın bir başarı hikâyesine dönüşmesi okul, aile ve toplumun oluşturduğu uyumlu ilişkiye bağlı. Dünya, 21 Mart’ta Down se...
İnsülin direncini kıran 'sihirli mekanizma'
Bir ay süren orucun ardından Ramazan Bayramı, aniden tüketilen ağır şerbetli tatlılar, pastalar ve şekerlemelerle vücudumuz için adeta biyolojik bir sınava dönüşüyor. Birçok kişi bayram z...
Beyin hakkında bildiklerinizi unutun...
Bilim dünyasında uzun yıllar hakim olan "beyin gelişimi çocuklukta tamamlanır" tezi çürüdü. Nörobilim Uzmanı Öğr. Gör. Derya Murat Özgün, beynin yaşam boyu kendini yenileyebilen "nöroplas...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Doğukan Güngör'ün yeni adresi belli oldu
Kızılcık Şerbeti’nden ayrılan Doğukan Güngör’ün yeni projesi belli oldu; oyuncu, Kanal D’de yayınlanacak “Haysiyet” dizisiyle anlaştı. Kızılcık Şerbeti’nden ayrılmasıyla gündeme gelen Doğ...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’
Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.