- Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
- 'Bireysel başvuru ve adil yargılanma hakkı ihlal edildi!'
- Buca Belediye Başkanı Görkem Duman: “Ne eğildik, ne de bir adım geri attık”
- Ertuğrul Doğan'dan Uğurcan Çakır itirafı: 'Hayatımın en büyük şoku...'
- ABD-İsrail, İran'daki köprüye saldırdı: İran basını o listeyi yayımladı
SES İzmir Şubesi:Neden kendi hastanesinde yatak bulunamadı?
Ege'nin Sesi-Sağlık Emekçileri Sendikası 9 Eylül Hastanesi hemşiresi Meliha Kulalı'nın hayatını kaybetmesinden sonra bir basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada Meliha hemşirenin neden acil serviste izlendiği ve neden kendi hastanesinde yatak bulunamayarak sevk edilmek zorunda kalındığı soruldu.
İŞTE O AÇIKLAMA
Dokuz Eylül Üniversite Hastanesi hemşirelerinden Meliha Kulalı hayatını kaybetmiştir. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası olarak hemşire arkadaşımızın ailesine, tüm sevenlerine ve sağlık emekçilerine başsağlığı dileriz.
Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi SES İşyeri temsilciliği Hemşirelik Hizmetleri Müdürlüğü ve tedavi sürecini yürüten Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı ile konuya ilişkin görüşmeler yapmıştır. 43 yataklı Göğüs Hastalıkları servisinde önce hemşire eksikliği nedeniyle 7 yatak kapatılmış 1 Haziran itibariyle de asistan yetersizliği sonucu yatak sayısı 15 e düşürülmüştür. Bir çok hastanede tedavisi uzun süren kronik hastalara bakılan kliniklerin yatak sayıları düşürülmekte veya kapatılmaktadır.
Sorulması gereken soruların başında neden yatak kapatılmak zorunda olunduğu gelmektedir. Çünkü sağlık çalışanlarını öncelikle üzen ve tepkiye neden olan Meliha hemşirenin neden acil serviste izlendiği ve neden kendi hastanesinde yatak bulunamayarak sevk edilmek zorunda kalındığıdır. Ayrıca servislerde yatak bulunamaması nedeniyle hastaların acil servislerde günlerce izlenmesi ve tedavisinin günlerce sürdürülmesi de başlı başına bir sorundur. Acil servisler klinik hizmetleri için kullanılmamalıdır.
Yaşanan süreç sağlık sisteminin özellikle de üniversite hastanelerine getirdiği dayatmalarının sonucudur. Hemşire ve asistan eksikliği nedeniyle oluşan sorunların yatak kapatılarak çözülmesi hizmet alan her vatandaşı mağdur ettiği gibi bu kez aynı hizmete ihtiyacı olan bir hemşire arkadaşımızın kendi kurumunda tedavi görmesine engel olmuştur.
3. basamak tedavi merkezi olan Dokuz Eylül Üniversite Hastanesinde bir süredir hemşire eksikliği nedeniyle pek çok serviste yatak sayısını azaltılmaktadır. Oysa hemşire eksikliği hemşire kadrosu verilmesiyle çözülmesi gereken acil bir sorundur. SES olarak hastane bünyesinde basında sıkça yer tutan, bu soruna ilişkin uzun süreli eylemler yapılmış, hemşire krizi meclise soru önergesi olarak gitmiş, hastane yönetimiyle toplantılar gerçekleştirilmiştir. Bu eylem ve toplantılarda acil talepler ifade edilirken öncelikli ve en temel iki sorunun hemşire sayısının artırılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi olduğu söylenmiştir. Maliye Bakanlığından kadrolu hemşire vizesi çıkmaması nedeniyle hastane yönetiminin yaptığı hemşire ataması talepleri karşılığını bulmamaktadır. Ve böylece hemşire eksikliği giderek büyümekte, hem nöbet sayısının hem de hemşire başına düşen hasta sayısının artmasıyla yorgunluğu tükenmişlik düzeyine varan hemşireler giderek daha mutsuz, umutsuz, motivasyonsuz çalışmakta ve kendini değersiz hissetmektedir.
Ayrıca daha önce de sağlık çalışanları tarafından defalarca talep edildiği ve hastane yönetimi tarafından söz verildiği halde hastane personelinin polikliniklerde muayene ve tetkik randevu almasında kolaylık sağlanmasına yönelik uygulamalar hayata geçmemiştir. Bu nedenle hastalık sürecinde zorluklarla karşılaşan hastane çalışanları kendilerini değersiz hissetmektedir; kurum aidiyetini/kuruma güvenini kaybetmiştir. Gelinen tükenmişlik ve güvensizlik düzeyi iş barışını da olumsuz etkilemektedir.
Bu genel sıkıntılı ortamda çalışmaya devam ederken Meliha arkadaşımızın yaşadığı süreç büyük tepkiyle karşılanmıştır.
Sağlıkta dönüşüm politikalarının, piyasalaşan sağlık sisteminin üniversite hastanelerinde neden olduğu en çarpıcı sonuçlardan biriyle karşı karşıyayız.
Sağlığın korunmasının, sağlık ve sosyal hizmetlerinin yürütülmesinin en önemli unsuru sağlık ve sosyal hizmet emekçileridir. Sağlık ve sosyal hizmetlerinin ticarileşmesi ve sağlık sisteminin bu dönüşüme paralel olarak yapılandırılması nedeniyle sağlık ve sosyal emekçileri önemli sorunlar yaşamaktadır. Bu sorunlar AKP iktidarı ile birlikte artmış ve artık dayanılamayacak bir noktaya gelmiştir.
Sağlık emekçileri olarak bizim öncelikli mücadelemiz sağlıkta özelleştirme politikalarına son verilmesi yönünde olmalı; başta hemşire yetersizliği olmak üzere sağlık personeli eksikliği giderilmeli, insanca çalışma koşulları sağlanmalıdır.

Yorum Ekle
Diğer Haberler
Martı TAG İçin İstanbul'da Denetim Başlıyor
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın Martı TAG sistemine karşı yürüttüğü uzun soluklu hukuk mücadelesi, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın kritik kararıyla yeni bir boyuta taşındı. İ...
Gaziemir Belediyesi Sosyal Market’te 322 aileye destek sağlıyor
Gaziemir Belediyesi, hayırsever yurttaşların yaptığı bağışları ihtiyaç sahiplerine ulaştırdığı Sosyal Market’te 322 aileye destek eli uzatıyor. Aileler, Sosyal Market’ten gıda, temizlik ü...
Prof. Dr. Köse, “Otizme karşı doğru dil kullanımı saygının anahtarı”
Ege Üniversitesinin yürütücülüğünde tamamlanan kapsamlı bir araştırma, otizm spektrumundaki bireyler için kullanılan dile odaklanarak, bu alanda konuşurken hangi kelimelerin seçilmesi ger...
İzmir’in sporcularından uluslararası başarı
İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün başarılı tekvandocuları, Türkiye Açık Turnuvası’nda iki gümüş ve bir bronz madalya kazandı.
TARGET 10. Yılında Üye ve Dostlarıyla Bir Araya Geldi
Tarım ve gıda sisteminin kapsadığı faaliyetlerde ortaya çıkan etik konular ve sorunlar hakkında tüm toplum kesimlerinde etik farkındalık ve duyarlılık gelişmesine katkıda bulunmak amacıyl...
Sevda Erdan Kılıç eski hükümlülerin istihdamı için kanun teklifi verdi
CHP İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, 2008 yılında yapılan düzenleme sonrasında cezasını tamamlamış bireylerin iş gücü piyasasının dışına itildiğini belirterek, bu durumun hem sos...
Devir Teslim Gerçekleşti Soylu Yeni Görevine Başladı
Türk Telekom İzmir Bölge Müdürlüğü görevine atanan Menderes Belediye Eski Başkanı Bülent Soylu, gerçekleşen devir teslim töreninin ardından yeni görevine başladı.
Sağlıklı yaş almanın merkezi Menemen olacak
Her yaştan hemşehrisi için çalışmalarını en yaşanabilir kent olma hedefiyle sürdüren Menemen Belediyesi, ilçenin çınarları için yeni bir adım daha attı. Huzur Eli Projesi (HEP Yanında) il...
Çeşme Belediyesinden okullara sosyal alan desteği
Çeşme Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, ilçedeki 28 okula toplam 90 piknik masası ve 180 bank kazandırarak öğrencilerin sosyal alanlarını güçlendirdi. Yapılan çalışma ile çocukların ...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Mehmet Ali Erbil’in acı günü: Annesi Yurdagül Eken hayatını kaybetti
Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden 84 yaşındaki annesi Yurdagül Eken’in vefatıyla sarsıldı. Yakın zamanda kalça kemiği kırığı nedeniyle tedavi gör...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’
Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.





Yorumlar