- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüştü
- 'Bursa İradesine Sahip Çıkıyor' mitingi... Özel: 'Bursa’daki hiçbir vicdan, bu alçaklığa sessiz kalmaz'
- Konak’ta ‘Özel’ açılış: Ferdi Zeyrek’in adı gençlerle buluştu
- Yüzlerce şubesi var... Türkiye'nin ünlü tatlıcısı iflas etti
- Özgür Özel'den kooperatif davası açıklaması: "Tepkilerden sonra bilirkişi görevi bıraktı"
Özgür Özel'den 'CHP sağa kaydı' eleştirisi: 'Düzelteceğiz'
CHP Genel Başkan Adayı Özgür Özel, CHP’nin sağa kaydığını vurguladı ve ‘‘Düzelteceğiz’’ dedi.
14/28 Mayıs seçimlerinden AKP’ye bir kez daha yenilerek çıkan CHP’de önce “Böyle olmayacak” sesleri yükseldi. Ardından da önce Ekrem İmamoğlu ismi üzerinden bir değişim rüzgarı estirildi. Ancak İmamoğlu’nun İstanbul seçimleri için önemi dikkate alınarak değişim isteyenler bir başka isim üzerinde yoğunlaştı. Önce meslek örgütlerinde, sonra yerel siyasette 10 yıla yakın bir süre de Ankara siyasetinde öne çıkan bir isim olan Özgür Özel ismi dillendirildi.
Sonunda Özgür Özel adaylığını açıkladı ve Büyük Kurultay’da genel başkanlık için yarışacağını duyurdu.
Ardından Özgür Özel’e “Eleştirdiğin CHP’nin tüm karar süreçlerinde görev yaptın” temelinde eleştiriler yağmaya başladı.
BirGün'ün parlamento muhabiri Hüseyin Şimşek’le BirGün yazarı Nurcan Gökdemir, son görevi CHP Grup Başkanlığı olan Özgür Özel’e parti örgütüne, halka vadettiği yeni CHP’yi sordu, kendisine yöneltilen eleştiriler, emanetçi aday olup olmadığı, HDP ile ilişkiler ve ittifak konusundaki yanıtlarını da içeren geniş bir söyleşi yaptı.
İşte o söyleşinin öne çıkan kısımları:
• Sizin öngördüğünüz CHP, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinden ne farkı var. Bu CHP’nin son 10 yılında sizin de karar mekanizmalarında olduğunuz düşünülürse şimdi neyi değiştirmek istiyorsunuz?
Kemal Bey’in seçildiği kurultayda ben kurultay delegesiydim, oy verdim kendisine. 41 madde açıklamıştı, son derece sol ve sosyal demokrat bir perspektif çiziyordu. Ben o kurultayda heyecanlanmıştım, Kemal Bey’in yola çıkışına ve yol yürüyüşüne inandım. Bir yıl geçmeden de milletvekilliği teklifi geldi. Kemal Bey’e inandığım için teklifi kabul ettim, o gün bugündür Kemal Bey’le birlikteyim. 2014 Eylül Kurultayı’ndan beri partinin tüm karar alma süreçlerini takip ediyorum. Ben partinin karar alma süreçlerinin nasıl gitgide seçilmişlerden atanmışlara kaydığını, parti içi demokrasinin işlevsizleştiğine tanıklık ettim. Karar alma mekanizmalarında kayıt dışı siyaset dediğim atanmışlarla karar verme ve onun seçilmiş kurullar tarafından onaylanmasına, ya da bazen konuşulmadan uygulamaya geçildiğine tanık oldum.
Parti içi demokrasinin nasıl aşağıya doğru gittiğinin ve baş aşağı çakıldığının tanığıyım. Bütün seçilmişlerin de böyle şeyler hissettiğini biliyorum. Sona doğru sık aralıklarla seçilmiş kurullara önem verilmesi gerektiğini hatırlatmak zorunda kaldığımızı biliyorum.
DOKUNULMAZLIK TUZAKTI
• Dokunulmazlık süreci de böyle mi yaşandı?
Bu partinin son yıllardaki en büyük başarısı Adalet Yürüyüşü, çünkü tüm kademelerin katıldığı , tartıştığı bir süreç sonunda tam kadro yola çıkıldı. Niyet ortaklaşma olunca kolaylıkla rıza üretilebiliyor… Ortaklaşılmış her tür kararda büyük başarı gösterildiğini ancak ortaklaşılmayan kararlarda kısa, orta ve uzun vadede büyük sıkıntılar çıktığını gördüm. Bunlardan bir tanesi dokunulmazlık konusu. Ben karşıydım, MYK’nin çoğunluğu karşıydı. İçeride en çok kim karşı çıktı derseniz, Özgür Özel, Selin Sayek Böke, Veli Ağbaba ve Zeynep Altıok… Meclis Grubu da oyuna geldiğimizi düşünüyordu. Genel Başkan’ın “Anayasa’ya aykırı olsa da destekleyeceğiz” sözü hareket kabiliyetimizi çok kısıtladı. Bu madde büyük bir tuzaktı, masumane olmayan bir devlet projesi vardı. Türkiye siyasetini şekillendirme üstüne oynanan bir oyundu. Türkiye’de rejim değişikliği yaşandı. Muhalefet sindirildi. Burada CHP’nin “Biz bunu kabul edeceğiz” diyerek kendi siyaset alanını kısıtladı.
O gün iki kez Genel Başkan ile görüştük, ikna edemeyince iki üç arkadaşımızı sürekli yanına gönderdim. İkna edemedik. Ama bazı arkadaşlar da Genel Başkan’a “Biz memlekete gidemeyiz” diye baskı yapıyordu. Dokunulmazlık meselesi partinin seçilmiş kurullarının çoğunluğunun görüşüne aykırı bir şekilde karar alındığı için partiye kısa ve orta vadede zarar verdi. Uzun vadede hala enkazı kaldıramadık. Oradan başlayan bir şekillendirme ile Türkiye siyaseti muhalefet aleyhine dizayn edildi.
• Bu eleştirilerinizi çok fazla duymadık…
Ben içerde konuşan ama karar alındıktan sonra dışarda susan, dedikodusunu yapmayan bir siyasetçiyim. Bazı siyaset erbabının içerde başka bir şey, dışarda başka bir şey yaptıklarını görüyoruz. Ben bunu hiçbir zaman yapmadım. Ben içerde eleştirdim çıktım dışarda dokunulmazlık oylamasından sonra herkes kampa kaçtı, kapıda ben kalıp partinin durumunu izah etmek durumunda kaldım. 5/6 mesele var ki farklı düşündüğüm, bunlar bize büyük zarar verdi.
Karar alındıktan sonra dışarda çıkıp “Karşıydık” demek benim yatılı okul kültürüyle şekillenen kişiliğime, ekip anlayışıma aykırı. 10 yaşımdan beri arkadaş satmadım.
• Bize büyük zarar verdi, dediğiniz diğer olaylar nedir?
Biri dokunulmazlık, biri ölçme değerlendirme mekanizmasının olmadığı ittifak siyaseti, Yenikapı’ya gidilmesi, kayyum meselesinin sadece şirketler yönünden Anayasa Mahkemesine götürülmesi, diğerleri de bende kalsın.
MACRONLAŞMA RİSKİ
• Türkiye siyasetinde özeleştiri mekanizması işlemiyor, seçim sonrası da buna tanıklık ettik. Siz özeleştiri yapmak isteseniz neler söylerdiniz?
Bugünden baktığımda çok makul görmediğim konular var elbette…Referandum var susalım, baskın seçim var susalım, yerel seçimler önemli duralım, 2023 yüzyılın seçimi susalım, diye diye bugüne geldi. Aman ağzımızın tadı kaçmasın, dışarıya kötü görünmeyelim, diye diye bugüne kadar geldik.
Burada Erdoğan’ın bir sandık fırtınası estirmesinin, bizi ona tabi tutmasının da etkisi var. Partinin iç sorgulamasını yapamaz hale geldi. Yapsan da içerde konuştuğumuzla kaldı.
‘Sen de oradaydın’ deniliyor. Yani bir genel başkan adayı çıkacaksa, genç ve yeni bir isim olacaksa meteorla düşmeyecek, kargodan çıkmayacak. Parti içinden çıkacak. “Sorumluluk alırım, fedakarlık yaparım” demiştim.
Ecevit de vardı İnönü’nün geçmişinde. Kemal Bey de vardı Deniz Bey’İn geçmişinde. İsmet Paşa da vardı Atatürk’ün geçmişinde. Geçmişi olmayan birisi, CHP kimliği olmayan birisi demek. O da başka bir şey. CHP’ye bir Macron aramıyoruz. Siyasetsiz birini bulmayacağız. Sırf beyaz gömlek yakışıyor, kollarını kıvırdı diye partili olmayan birini partinin başına getiremeyeceğimize göre… Bu partinin başına yeni, güçlü ve partili bir figürü biz yakıştırmaz ve halka benimsetmezsek halk bir başka siyasetsiz birini partinin başında görebilir, Macronlaşma riski çıkar. Siyasetsizliği çözüm olarak görebilecek, popüler lider arayan ve bir anda popülist siyasete ön açabilecek bir seçmen grubu var. Bu riski görmek lazım. Bizim figürlerin onlar için cazip olduğunu göstermemiz lazım. Siyasetsiz lider tehlikesi, bence Fransa’da işleyen bu işin Türkiye’de işleme riski var. Sol, sosyal demokrat siyaset için, emekçilerin hakları için, örgütlenme özgürlüğü için en büyük tehlike bir siyasetsiz liderin gelme tehlikesidir.
CHP SAĞA KAYDI
• Partinin bu süreçte sağa kaydığı eleştirilerine katılıyor musunuz? Örneğin “helalleşme” söylemine nasıl baktınız?
Genel Başkan, grup toplantısında söylediğinde bunu öğrendim. Ortaklaşılmadığı için sahipsiz kaldı. Bir tarafa Roboski’yi koyup, bir tarafa başını örttüğü için öğrencilerin eğitim hakkının elinden alınmasını koyup, örtünme özgürlüğü kadar örtünmeme özgürlüğünün de öne çıkarılması, hayat biçimine müdahale edilmesine karşı olunduğunun söylenmesi ve tam özgürlükçe bir çizgiden yaklaşıp Türkiye’nin geçmişteki tüm travmalarıyla helalleşecek cesaretteyiz, denilmesi gerekirdi. “Kürtlerin, Aleviler’in yaşadığı travmalarda buna dahildir, 80 darbesi sonrası sağcıların yaşadığı işkenceler de buna dahildir” diyerek ortaklaşılmadığı için bu işin bir ayağı topalladı, samimiyeti sorgulandı.
Sonuçta Genel Başkan’ın da yalnız kaldığı görüşüne katılıyorum, çünkü ortaklaşmadan yola çıktı. Örneğin, mutfak videolarının çok samimi, çok inandırıcı tarafı var. Ama bir taraftan da hazır olmadığımız birçok hamleyi mutfak videolarından öğrendik biz de. Evet, CHP sağa kaydı ama biz düzelteceğiz.
GENEL BAŞKAN’IN BUNA İHTİYACI YOKTU
• Kılıçdaroğlu’nun sizin adaylığınıza ilişkin açıklamaları sizden önce yapması size ne hissettirdi?
Ben bu konuyu genel başkanla iki kez konuştum. Önce 12 Haziran’da bir röportaj sonrası randevu aldım ve söyledim. Ondan önceki 14 gün boyunca parti özeleştiri yapsın diye bekledim. Şu anki sessizlik öfkeye dönüşmesin istedim. İnsanların bizden beklediklerini söyleyelim istedim. Kongrede aday olmaması gerektiğini, değişimin önünü açması gerektiğini söyledim. O gün de kendisi ile konuştum. Ne tavsiye ettiğini sordum. Adaylığımı açıklamadan birkaç gün önce de söyledim. Sonra ben onu ertesi gün basın toplantısı ile duyurmayı düşünürken şimdiki parti yönetimine müzahir biri tweet attı yanlış bir şekilde. Sonra kameralar karşısında sorulunca genel başkan da adaylığımı açıkladı. Açıkçası şaşırdım. Zaten kendisine ben onu söylemiştim. Genel başkanın adayları açıklamak gibi bir yükümlülüğü olmamalı. Bana bir zararı yok. Ama olmamalıydı. Rol çalma olarak yorumlayanlar oldu. Benim alınganlığım yok ama genel başkanın buna ihtiyacı yoktu.
Genel başkan tavsiyeler de verdi. İlçe kongrelerinin yapılacağını ve oralara gidebileceğimi söyledi. Oralarda kendimi anlatabileceğimi ifade etti. Olumlu yaklaştı. Ama parti içindeki kaynaklar görevi bırakmam tartışmasını gündeme getirdi. Son görüşmemizde de kendisi grup başkanlığını bırakmam konusunu açmadı. Ben kendisine sosyal medya üzerinden bir yıpratma kampanyası ile karşı karşıya kalabileceğim endişesini ilettim. Son derece nezaketli bir görüşme yaptık.
Gerçek Gündem
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Savaşa ve NATO’ya karşı harekete geçiyorlar
Ankara'da yapılması planlanan NATO zirvesi öncesinde aydınlar "Emperyalist saldırganlığa ve NATO'ya hayır!" başlıklı bir çağrı metni hazırladı, taleplerini sıraladı. Temmuz ayında Ankara'...
Süper El Nino Alarmı! Kavurucu Sıcaklar Geliyor!
2026 yazı için alarm verildi. El Nino ihtimalinin yüzde 62’ye çıkmasıyla birlikte Türkiye’de aşırı sıcaklar, orman yangınları ve kuraklık riski artarken; Meteoroloji’nin 34 il için yaptığ...
Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
Bedelli askerlik ücretinin ne kadar olduğu araştırılıyor. Peki, bedelli askerliğe zam mı geldi? Bedelli ne kadar oldu? Bedelli askerlik ücretini içeren torba kanun teklifi, TBMM Genel Kur...
Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında yeni karar
Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında tutukluluğunun devamına karar verildi. 6 Şubat tarihinde uyuşturucu soruşturması kapsamında tutu...
CHP'nin yeni miting adresi Bursa oldu: 'Mustafa Bozbey'e hep birlikte sahip çıkıyoruz'
CHP, Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde "Bursa iradesine sahip çıkıyor" başlığı ile yarın Bursa'da miting düzenleyecek. CHP, "Bursa İradesine Sahip Çıkıyor" başlığı ile yarın (3 Nisan C...
Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısı: DEM Parti'den yanıt geldi
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısına ilişkin, "Seçim tartışmaları Merkez Yürütme Kurulu’muzun gündeminde değil" dedi. Doğan, "Muhalefette...
Ümit Özdağ, Tanju Özcan'ı Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada, "O beni Silivri'de ziyaret etmişti. ...
''Kesikköprü Hattı’nı bir yıl içerisinde tamamlamayı planlıyoruz''
ABB Başkanı Mansur Yavaş, "Ankara'nın Geleceğine Yatırım Yapıyoruz" programında "ASKİ’nin kendi dereleri dışına çıkmadan çalışmasını ve bütçeyi de gördünüz en az bütçeyle en fazla işi yap...
MSB'den 'NATO karargâhları' tartışmalarına açıklama geldi
İstanbul Boğazı'nda kurulacak Deniz Unsur Komutanlığı ve Adana'da kurulacak Çok Uluslu Kolordu Karargâhı hakkında kamuoyunda tartışılan iddialara yanıt veren MSB, ''Bölgesel sahiplik ilke...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Doğukan Güngör'ün yeni adresi belli oldu
Kızılcık Şerbeti’nden ayrılan Doğukan Güngör’ün yeni projesi belli oldu; oyuncu, Kanal D’de yayınlanacak “Haysiyet” dizisiyle anlaştı. Kızılcık Şerbeti’nden ayrılmasıyla gündeme gelen Doğ...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’
Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.