Yukarı
399562

Horlama ve uyku apnesi ilişkilere nasıl zarar veriyor?

13 Mart 2024 09:03

Tedavi edilmeyen horlama sorunu horlayanın fiziksel ve ruhsal sağlığına olumsuz etkide bulunmakla kalmıyor, aynı zamanda ilişkileri de bir çok açıdan olumsuz etkiliyor.

45 yaşındaki Singapurlu kadın Arunika Selvam "Ailem ve dostlarımla kocamın horlamasıyla ilgili espriler yapardım ama derinlerde bir yerde beni gerçekten kaygılandırırdı" diyor:

"Bu meseleyi kocamla konuşursam, alınır diye endişelenirdim."

Selvam, horlamanın evliliğin doğal olarak beraberinde getirdiği bir durum olduğunu düşünüyordu. Ancak hem kocasını hem de ilişkilerini yıpratıyordu.

BBC'ye konuşan Selvam "Gece sık sık uyanırdı ve sabahları huysuz olurdu" diyor.

Kocasının horlaması yüzünden geceleri uykusunu alamıyordu ve uykusuzluk nedeniyle iş yerindeki performansı da düştü.

UYKU APNESİ NEDİR?

Yüksek sesli horlamak genelde Obstrüktif Uyku Apnesi (OUA) adı verilen bir rahatsızlıkla ilişkilendiriliyor. Uzmanlar OUA'sı olanların solunumlarının uyku sırasında tekrar tekrar durduğunu ve sonra yeniden başladığını söylüyor.

Bu rahatsızlıkta, boğaz duvarları gevşiyor ve darlaşıyor. Normal solunumu engelliyor ve yeterli oksijen alınamamasına yol açıyor.

İngiltere'deki James Cook Üniversite Hastanesi'nden solunum uzmanı Dr. Ramamurthy Sathyamurthy, uyku apnesi belirtilerinin çok farklı olabileceğini, hafiften, orta dereceye ve şiddetliye kadar değişebileceğini, ancak genelde zamanla kötüleştiğini söylüyor.

Sathyamurthy, tedavi edilmediği takdirde bu rahatsızlığın hem hastanın hem de partnerinin fiziksel ve ruhsal sağlığını etkileyebileceğini ve buna cinsel performansın da dahil oldunu belirtiyor.

UYKU APNESİNİN BELİRTİLERİ NEDİR?

Çoğunlukla uyurken görülen belirtiler şöyle:

  • Yüksek sesli horlama
  • Nefes alışın durması ve yeniden başlaması
  • Nefessiz kalma ve boğuluyormuş gibi sesler çıkartak
  • Sık sık uyanmak

Muhtemel gündüz belirtileri ise;

  • Uyanıldığında baş ağırısı
  • Çok yorgun hissetmek
  • Odaklanamamak
  • Hafızanın zayıflaması
  • Depresif, asabi hissetmek ve diğer mod farklılıkları yaşamak
  • Koordinasyonun azalması
  • Cinsel istekte azalma

DİĞER SAĞLIK SORUNLARI

OUA, diğer sağlık sorunlarına da yol açabiliyor.

Uzmanlar kandaki oksijen seviyesindeki düşmenin, tansiyonu artırabileceğini ve bunun da diğer başka sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Bazı araştırmalara göre OUA kalp yetmezliği riskini %140, felç riskini %60 ve kalp damar hastalıkları riskini %30 artırabiliyor.

Dr. Sathyamurthy çiftlerin partnerlerinin horlamasını bazen komik bulabileceğini, ancak bunun ciddi bir sorun da oluşturabileceğini vurguluyor.

"Genelde gördüğüm hastaların %90'ı, partnerleri çok olumsuz etkilendiği için bana sevk ediliyorlar" diyor.

Rahatsızlık, partnerlerin "uyku boşanması" diye bilinen farklı odalarda uymasına neden olabiliyor ancak bu tabii ki ek bir yatak odaları varsa mümkün olabiliyor.

'UYKU BOŞANMASI'

Arunika Selvam dünyanın en yüksek kişi başına düşen gelirine sahip olan ülkelerinden biri Singapur'da yaşıyor olsa da, yaşadıkları evde uyuyacak başka bir oda bulmak onun için bir seçenek değil.

15 yıllık evli, bir çocuk annesi Selvam "Singapur'da yaşamın çok pahalı olması nedeniyle, misafir odamızı kiralamak zorunda kaldık" diyor.

Ancak sayısız uykusuz gecenin ardından, Selvam horlama sorununu kocasıyla oturup, konuştu.

Eşi, hem babası hem de dedesi horladığı için, bunun gayet normal bir durum olduğuna inandığından, doktora gitmekte isteksizdi.

Selvam ayrıca, özellikle Asya ülkelerinde horlamanın erkekliğin bir işareti olduğuna inanıldığını vurguluyor.

ABD'deki ilişki terapisti Sara Nasırzade, bu tür durumlarda partnerlerle "hassas bir şekilde" konuyu ele almak için doğru anın seçilmesi gerektiğini söylüyor.

Nasırzade "Belki cinsel ilişkiden sonra, belki iyi bir an geçirmenin ardından" diyor.

Sosyal psikoloji uzmanı ayrıca, horlayan kişinin bu durumdan utandığını hatırlamanın da önemli olduğunu vurguluyor.

HORLAYAN ERKEK SAYISI, KADINLARIN İKİ KATI

Britanya Horlama ve Uyku Apnesi Vafkına göre, İngiltere'de horlayan 15 milyon kişi var ve bu durum 30 milyon insanı, yani nüfusun neredeyse yarısını etkiliyor.

Vakfa göre horlayan erkeklerin sayısı, kadınların iki katı.

Ancak horlayanın kim olduğundan bağımsız olarak, bu durum çok dramatik sonuçlara yol açıyor ve ABD ile İngiltere'deki boşanmaların en büyük nedenlerinden biri olduğu söyleniyor. Fakat bunu destekleyecek somut veriler bulmak zor.

İngiltere'den aile avukatı Rita Gupta çalıştığı şirkette, horlama bağlantılı bir çok boşanma vakasına rastladıklarını söylüyor:

"Kesinlikle evlilikteki hoşnutsuzluklardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Bir çok insan bana 'Horlaması nedeniyle bir kaç yıldır farklı odalarda uyuyorduk ve birbirimizden uzaklaştık' dedi."

Aile avukatı bu soruna yönelik adım atılmamasının da sık görülen bir sorun olduğunu belirtiyor:

"Örneğin erkeğe karşı bir kadın 'Zaten çok horluyordu. Uykumu olumsuz etkiliyordu ve bu sorunu çözmek için bir şey yapmadı' demişti."

HORLAMA VE UYKU APNESİNE KARŞI NE YAPILABİLİR?

Uyku apnesinde tedavisinde verilen yaşam biçimindeki değişiklikleri önerileri şöyle:

  • Kilo vermek
  • Sigarayı bırakmak
  • Alkol alımını kısıtlamak

Ancak bir çok kişinin Sürekli Pozitif Hava Basıncı (CPAP) cihazı kullanması gerekiyor.

Cihaz, uyurken burun ya da ağıza takılan bir maske aracılığıyla hava veriyor.

EKONOMİK, SOSYAL VE KÜLTÜREL ENGELLER

Horlama konusundaki tavır, küresel ve bireysel olarak değişiklik gösterebiliyor ve aynı zamanda ekonomik, sosyal faktörlere, hatta cinsiyet ve cinselliğe göre farklılık gösterebiliyor.

Sri Lanka'da otel resepsiyonisti olarak çalışan Saman (gerçek adı değil), 40 yaşındaki eşcinsel bir erkek.

Cinsel yönelimini ailesinden gizliyor. Ailesi, sevgilisinin evindeki boş odayı kiralayan bir arkadaşı olduğunu düşünüyor:

"Partnerim çok horluyor ve horlaması yüzünden uyuyamıyorum. Sadece annem bize geldiğinde geceleri uyuyabiliyorum.

"Annem gelince, partnerim evdeki boş odayı kendisinin olduğuna söyleyerek anneme bırakıyor ve kendisi kanepede yatıyor. Sadece o zaman düzgün bir uyku uyuyabiliyorum.

"Sevgilim kendisini feminen özelliklere sahip bir eşcinsel erkek olarak tanımlıyor. Ancak horlamak bizim kültürümüzde erkeksi bir durum. Bu konuyu konuşmanın onu incitebileceğinden ve benden ayrılabileceğinden korkuyorum."

Salman horlama meselesini partneriyle konuşmak için cesaretini toplamaya çalışırken, Selvam en sonunda kocasını bir doktora gitmeye ikna etti ve uyku apnesi teşhisi konuldu.

 



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’

Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürec...

Bipolar bozuklukla baş etmenin yolları

30 Mart Dünya Bipolar Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Uzman Klinik Psikolog Öykü Recepoğlu, bipolar bozukluğun mutlaka psikiyatrik bir değerlendirme gerektirdiğini vurguladı. Recepo...


Çocuğunuzun sosyal medyada geçirdiği süreyi kısaltmanın beş yolu

ABD'de teknoloji devleri Meta ve Google'a karşı verilen emsal mahkeme kararı, sosyal medya platformlarının kasıtlı olarak bağımlılık yapıcı tasarlandığını tescilledi. Çocuklarını dijital ...

Anemi ve tiroid hastalıklarına işaret edebilir

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Taşkıran, halsizlik şikayetinin basit bir yorgunluk olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu durumun farklı hastalıkların habercisi o...


Ani ağrıya dikkat: Böbrek taşı her 10 kişiden 1'inde görülüyor!

Böbrek taşlarının en sık 20-50 yaş arası erişkinlerde görüldüğünü işaret eden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kaplan, “Eskiden her 3 erkek hastaya karşılık yaklaşık 1 kadın böbrek taşı ş...

Portakal suyu kalp ve beyin sağlığını destekliyor

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erhan Gönen, “Yapılan araştırmalar portakal suyunun doğru miktarda tüketildiğinde kalp ve beyin sağlığı üzerinde olumlu etkiler gösterebildiğini ortaya k...


Gerçek farkındalık empati ile başlar!

Down sendromu bir eksiklik değil, genetik bir farklılık. Bu farklılığın bir başarı hikâyesine dönüşmesi okul, aile ve toplumun oluşturduğu uyumlu ilişkiye bağlı. Dünya, 21 Mart’ta Down se...

İnsülin direncini kıran 'sihirli mekanizma'

Bir ay süren orucun ardından Ramazan Bayramı, aniden tüketilen ağır şerbetli tatlılar, pastalar ve şekerlemelerle vücudumuz için adeta biyolojik bir sınava dönüşüyor. Birçok kişi bayram z...


Beyin hakkında bildiklerinizi unutun...

Bilim dünyasında uzun yıllar hakim olan "beyin gelişimi çocuklukta tamamlanır" tezi çürüdü. Nörobilim Uzmanı Öğr. Gör. Derya Murat Özgün, beynin yaşam boyu kendini yenileyebilen "nöroplas...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Doğa Rutkay: Çocuğum olmasını hiç istemedim

DOĞA Rutkay, “Yasemin’in Penceresi” adlı programa konuk oldu. 2014 yılında Kerimcan Kamal’la evlenen, 2018 yılında da Piraye ve Rutkay Kerim adlı ikiz çocuklarını dünyaya getiren ünlü oyu...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’

Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR