Deniz Berktay ile Kuzeyden Notlar: Ukrayna, Afganistan’a döner mi?
Trump’ın ABD’de seçimlerini kazanmasından beri pek çok kişi Ukrayna’yla Afganistan’ı karşılaştırmaya başladı. Önceki gün Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Ukrayna’nın Rusya’yla bir an önce müzakerelere başlamaması halinde, Ukrayna’nın “Avrupa’nın Afganistan’ı” haline döneceğini söyledi.
Orban, Avrupa’da Rusya’ya nispeten yakın çizgideki önde gelen siyasetçilerden biri. Fakat Ukrayna’yla Afganistan’ı (daha farklı açılardan da olsa) karşılaştırmak Orban’a veya Rusya yanlılarına özgü bir tavır değil: Önceki gün, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin başdanışmanı Mihaylo Podolyak’la yaptığım görüşmede ona, ABD’nin yeni yönetiminin yardımları kesmesi halinde ne olacağını sordum. Bana bir taraftan Ukrayna’nın kendi silah üretiminin arttığını, diğer taraftan Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya desteği artıracaklarını söyledikten sonra, ABD’nin 2021’de Afganistan’dan apar topar çekilmesine benzer bir durumun olacağına inanmadığını, zira böyle bir durumun ABD’nin küresel egemenlik iddiasına ağır bir darbe inmesi anlamına geleceğini söyledi. ABD’ye, “Bizi desteklemezsen küresel lider değilsin” denmek isteniyor.
Aslına bakarsak Ukrayna’yla Afganistan arasında pek çok fark var. Evet, Ruslarla Ukraynalılar aynı kökten geliyor olabilir ve pek çok özellikleri ortak olabilir ama bu, zaman içinde Ukraynalıların farklılaşıp ayrı bir millet haline geldiği gerçeğini değiştirmiyor (Bunların bütün ayrıntılarını, Cumhuriyet Yayınları’ndan çıkan “Ukrayna: Dünyanın Siyasi Fay Hattı” adlı kitabımda anlatıyorum. Naçizane, tavsiye ederim). Her şey bir yana, 1991’de bağımsız bir devlete sahip olduktan sonra Rusça konuşan ve kendisini Rusya’ya yakın hisseden Ukraynalıların bile önemli bir bölümü, bağımsız devleti benimsedi. Eğer bu böyle olmasaydı, Putin’in Şubat 2022’de Ukrayna’yı yapay bir devlet ilan ettiği ve bu durumu “düzelteceğini” ilan ederek başlattığı taarruz sonrasında çok sayıda Ukraynalı gönüllü olarak savaşa gitmez, böyle bir direniş gösterilmezdi. Yani Ukrayna ordusu, ABD’nin desteğini çektiği anda Taliban’ın iskambilden piramit gibi darmadağın ettiği Afgan ordusuna hiç benzemiyordu.
Ancak savaşın başlarındaki coşkudan eser kalmadı. Kiev’de metro istasyonlarında polis, kimlik kontrolü yaparak asker kaçağı olduğunu tespit ettiklerini askere gönderiyor. Geçen akşam metroya yürürken bir parkın içinde bir adam beni Ukraynalı zannedip durdurdu ve “O tarafa gitmeyin, askerlik kontrolü var” dedi. Sonra öğrendim ki Telegram kanallarında bir sürü kişi birbirini uyarıyormuş, “Şu istasyonda askerlik kontrolü var, oraya gitmeyin” diye. Tamam, Rusya yaptırımlardan ve Ukrayna’nın İHA saldırılarından zarar görüyor fakat Ukrayna’daki bu ruh haliyle savaş daha ne kadar uzatılabilir, belli değil.
Trump, verdiği ilk demeçte “Zelenski de sütten çıkmış ak kaşık değil” diyerek Ukrayna yönetimini kızdırdı. Zelenski ve ekibini asıl tedirgin edense Trump’ın Ukrayna’yı yok sayarak Rusya’yla doğrudan müzakere yürütmesi. Ukrayna yönetimi, Ukrayna’yla ilgili hiçbir kararın, Ukrayna yok sayılarak alınmaması gerektiğini savunuyor (İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarında yapılan ve Avrupa’nın ABD ve İngiltere ile Sovyetler Birliği arasında bölüşüldüğü ve bugünlerde sekseninci yıldönümü olan Yalta Konferansı, Doğu Avrupa ülkelerinin çoğunda bir travma özelliği taşıyor). Trump yönetimi, Rusya ve Ukrayna’yla müzakerelere başlama sinyali verdi. Trump’ın gelmesinin Ukrayna Savaşı’na ve Sırbistan’dan Slovakya’ya bütün Doğu Avrupa’ya etkilerini ileriki haftalarda yazacağım. Cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
İsrail’den İran’ın kalbine yeni saldırı dalgası
İsrail ordusu, hava kuvvetlerinin İran’ın başkenti Tahran’da yeni bir hava saldırısı dalgası başlattığını duyurdu. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İsrail Hava Kuvvetleri’nin Tahran’...
İran ve Hizbullah’tan eş zamanlı operasyon
İran Devrim Muhafızları, İsrail’e yönelik son saldırıların Hizbullah ile birlikte yürütülen “ortak bir operasyon” olduğunu açıkladı. İran’ın balistik füzeler fırlattığı, Hizbullah’ın ise ...
Hürmüz Boğazı’nda tansiyon zirvede: İran iki gemiyi vurdu
İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nda iki geminin vurulduğunu açıkladı. Tahran yönetimi, ABD ve İsrail’e ait ya da onlarla bağlantılı petrol sevkiyatlarının hedef alınacağını duyurur...
Buşehr Nükleer Santrali’nde alarm: Rus çalışanlar tahliye edildi
İran’daki Buşehr Nükleer Santrali'nde görev yapan Rus personeller, ABD ve İsrail’in saldırılarının ardından artan güvenlik endişeleri nedeniyle ülkeden ayrılmaya başladı. Rosatom, santral...
Zelenski: Rusya, İran'a asker gönderebilir
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya'nın İran'a asker gönderme ihtimalinin bulunduğunu kaydetti. Kuzey Kore'nin Rusya'ya asker göndermesini örnek göstererek, benzer bir senary...
Devlet medyası duyurdu... İran ordusunun sıradaki hedefi!
İranlı askeri bir kaynak, ABD ve İsrail’in İran’daki bir bankayı hedef aldığını belirterek Tahran’ın buna sert karşılık vereceğini söyledi. Kaynak, bölgede ABD ve İsrail ile bağlantılı ek...
İran'dan İsrail'e atılan füzelerde dikkat çekici 'Epstein' mesajı!
Sosyal medyada paylaşılan bir fotoğrafta İran’a ait olduğu öne sürülen bir balistik füzenin üzerine yazılmış Farsça mesaj dikkat çekti. Sosyal medyada dolaşıma giren fotoğrafta, bir balis...
İran’ın Yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney'e Saldırı
İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in, ABD-İsrail saldırılarında yaralandığına ilişkin iddialara dair İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın oğlu Yusuf Pezeşkiyan’dan bir açıklama g...
İran’da 'kara yağmur' ve deprem riski!
İran’da petrol tesislerinin vurulmasının ardından ortaya çıkan 'kara yağmur' uyarıları çevre ve sağlık risklerini gündeme getirirken, yoğun bombardımanın depremi tetikleyip tetikleyemeyec...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Serenay Sarıkaya’ya Vergi Ödülü!
Vergi Haftası kapsamında ünlü oyuncu Serenay Sarıkaya’ya, vergi yükümlülüklerini düzenli ve zamanında yerine getirdiği için teşekkür belgesi verildi. Sarıkaya, gönüllü uyum seviyesi yükse...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Her 6 kişiden biri 'sessiz katil' ile yaşıyor!
Dünyanın, bilimsel literatürde ‘Yalnızlık Salgını’ (Loneliness Epidemic) olarak tanımlanan, sessiz ama etkisi çok derin bir salgınla karşı karşıya olduğunu belirten Doç. Dr. Berke Kırıkkanat, “Araştırmalar, 18–25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60’a ulaştığını gösteriyor. Bu, ‘kimsem yok’ yalnızlığı değil; kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik” dedi. Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu da, yalnızlığın klinik etkilerinin artık görmezden gelinemeyecek düzeyde olduğunu ifade etti.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.