Yukarı
436443

'Atam'ın vefat ettiği günde doğum günü kutlayamam'

11 Kasım 2025 15:06

"Aslında 10 Kasım doğumluyum. Ama Ata'mın vefat ettiği günde doğum günü kutlayamam, sevinemem, gülemem. 11 Kasım doğum günümdür"... Bu sözler büyük usta Kemal Sunal'a ait... Ve bugün 11 Kasım... Türkiye'yi güldüren adam, yaşasa, bugün 81'inci doğum gününü kutlayacaktı.

Kemal Sunal 10 Kasım 1944'te İstanbul'da doğdu. Mimar Sinan İlkokulu ve Vefa Lisesi mezunu olan Sunal, liseyi 11 yılda tamamladı. Marmara Üniversitesi Gazetecilik Bölümü'ndeki eğitimini ise 12 Eylül 1980'de yarım bıraktı. Üniversite dönemi ve sonrasında Emayetaş Fabrikası'nda çalışan sanatçı, tiyatro ve sinema dünyasına adım atmadan önce elektrikçi çıraklığı yaptı.

"YAZ TATİLLERİNDE ÇALIŞIRDIM"

Sanatçı, bir röportajında erken yaşta iş yaşamına atılmasını, "Ekonomik durumumuz iyi değildi. Babam Migros'tan emeklidir. Yaz tatillerinde ayakkabı, kitap parasına yardımcı olmak için çalışırdım" sözleriyle anlattı. 

Henüz lise yıllarında tiyatroyla ilgilenmeye başlayan Kemal Sunal, aynı zamanda okulda müsamereler düzenledi, 'Zoraki Tabip' tiyatro oyununda rol aldı. Vefa Lisesi’ndeki felsefe hocası Belkıs Balkır aracılığıyla tiyatrocu Müşfik Kenter'le tanışan sanatçı, profesyonel oyunculuk yaşamına Kenterler Tiyatrosu'nda adım atarak, uzun yıllar burada oyunculuk yaptı.

ERTEM EĞİLMEZ KEŞFETTİ

Daha sonra Ulvi Uraz Tiyatrosu'nda, bir süre Ayfer Feray Tiyatrosu'nda, son olarak da Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nda görev alan sanatçı, burada oynadığı bir oyunda yönetmen Ertem Eğilmez tarafından beğenilince, beyaz perdeyle tanıştı.

Kemal Sunal oyunculuğa başlama hikayesini şöyle anlatmıştı:

"Nasıl oldu bilmem, ben kendimi sahici bir sahnede seyircilerin arasında buldum. Ses Tiyatrosu'ndaki ilk rolüm çok kısaydı. Üç dakika sahnede ya kalıyor ya kalmıyordum. Öyle pek bir şey söylediğimi de hatırlamıyorum. Sahnenin bir ucundan girip öbür ucundan çıkıyordum. Ne yaptığımı da pek hatırlamıyorum ama seyirci kahkahadan kırılıyor. Bu da benim hoşuma gitmişti."

SİNEMAYA İLK ADIMINI 1973 YILINDA ATTI

Ertem Eğilmez'in yönettiği 'Tatlı Dillim' adlı filmde, uzun boyundan dolayı basketbolcu rolünü canlandıran sanatçı, sinemaya ilk adımını 1973 yılında atarak, kalabalık kadrolu filmlerde rol almaya devam etti. Rıfat Ilgaz'ın 'Hababam Sınıfı' eserinin sinema uyarlamasında canlandırdığı 'İnek Şaban' tiplemesi başta olmak üzere, birçok filmde özgün fiziği ve canlandırdığı tiplerin halka olan yakınlığı nedeniyle kısa zamanda Türkiye'nin en sevilen oyuncularından biri oldu.

"ÖZEL HAYATIMDA ÇOK SOĞUK BİR ADAMIM"

'İnek Şaban'ın sevilmesi üzerine birçok filmde, 'iyi, saf adam' tiplemesi çizdiği 'Şaban' karakterini canlandırdı. Kendisini, "Özel hayatımda çok az konuşan, çok soğuk bir adamım" sözleriyle tanımlayan sanatçı, rol aldığı onlarca filmde milyonları güldürdü.

Kemal Sunal'ın, Gül Sunal ile 1974'te yaptığı evlilikten Ali ve Ezo adında iki çocuğu oldu.

1990'lı yıllardan itibaren filmleri kesintisiz olarak televizyonlarda yayınlanmaya başlayan sanatçının rol aldığı 'Süt Kardeşler', 'Tosun Paşa', 'Salako', 'Köyden İndim Şehire', 'Çöpçüler Kralı' gibi filmler Türk sinemasının en çok izlenen filmleri arasında yer aldı. 

3 Temmuz 2000'de bir film çekimine gitmek için bindiği uçakta kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden sanatçı, binlerce kişinin katıldığı törenle son yolculuğuna uğurlandı.

sözcü



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Cem Sezgin'den yeni sergi: Zamansız

Cem Sezgin, sanatla kurduğu kişisel bağını bu kez “Zamansız” adlı üçüncü kişisel resim sergisiyle sanatseverlerle buluşturuyor. Cem Sezgin’in yaşamın temposuna adeta meydan okuyarak ürett...

Kadın temsiline sanatla itiraz

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Basmane’deki tarihi Bıçakçı Han’da açılan “İmgeye İtiraz” sergisi, 35 sanatçının eserleriyle kadın temsili ve toplumsal cinsiyet kalıplarını sor...


İBB Şehir Tiyatroları sahnelerinde kadınların sesi yükseldi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları sanatçıları tarafından sahnelenen okuma tiyatrosu “Güçlenme Anlatıları-Dayanışma İçin” ve “Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin” oyunu 8 Mart Dü...

3. Ankara Mandolin Festivali başlıyor

Ankara, 14-15 Mart tarihlerinde mandolinin büyülü dünyasına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Köy Enstitüleri mirasını ve çok sesli müzik kültürünü yaşatmayı hedefleyen 3. Ankara Mandoli...


İzmir Şehir Tiyatroları Torbalı’da

İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İzBBŞT), sanatı şehrin her köşesine taşıma vizyonu kapsamında düzenlediği turne programına Torbalı ile devam etti. Cervantes’in ölümsüz eser...

Büyük şairlerin izinde aşk ve direniş

Bornova Belediyesi’nin düzenlediği Kent Söyleşileri’nin şubat ayı konuğu şair ve yazar Aydın Şimşek oldu. Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi Çok Amaçlı Salonu’nda gerçekleştirilen “Büyük ...


Edip Akbayram, Çankaya’da sanat dolu bir günle anıldı

Karikatürcüler Derneği ve Çankaya Belediyesi, ünlü sanatçı Edip Akbayram anısına Çankaya Belediyesi Atatürk Sanat Merkezi’nde anma etkinliği düzenledi. ​Etkinlikte, dünyanın dört bir yanı...

''Herkesin eşit olduğu dünya''

Mona Fastvold’un yönettiği Ann Lee’nin Vasiyeti, Şaker mezhebinin kurucusu Ann Lee’nin inanç, eşitlik ve direnişle örülü yaşamını anlatıyor. Maggie Gyllenhaal’un Gelin! filmi ise Frankens...


‘Müziğin aydınlığı, ışığın sesi’

Sahnede dört kadın sanatçı: kemanda Ayşe Birden ve Aycan Küçüközkan, viyolada Özlem Sevil ve çelloda Funda Altun... Birden, Küçüközkan, Sevil ve Altun’dan oluşan Musicandle Quartet, klasi...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Mehmet Ali Erbil Boşanma Sonrası Sessizliğini Bozdu

Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil ile kendisinden 40 yaş küçük Gülseren Ceylan’ın kısa süren evliliği resmen sona erdi. Boşanmanın ardından ilk kez konuşan Erbil, dikkat çeken bir açıklamada b...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Her 6 kişiden biri 'sessiz katil' ile yaşıyor!

Dünyanın, bilimsel literatürde ‘Yalnızlık Salgını’ (Loneliness Epidemic) olarak tanımlanan, sessiz ama etkisi çok derin bir salgınla karşı karşıya olduğunu belirten Doç. Dr. Berke Kırıkkanat, “Araştırmalar, 18–25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60’a ulaştığını gösteriyor. Bu, ‘kimsem yok’ yalnızlığı değil; kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik” dedi. Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu da, yalnızlığın klinik etkilerinin artık görmezden gelinemeyecek düzeyde olduğunu ifade etti.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR