Yukarı
436710

Ümit Özdağ'dan 'İmralı notları' iddiası: 'Bu ne hadsizlik'

15 Kasım 2025 16:01

Terör örgütü PKK'nin lideri Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan "Lozan bitti" notlarının sızdığını öne süren Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, "Ordumuz hangi mağlubiyete uğramış ki Lozan bitmiş? Bu ne hadsizliktir!" dedi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin il kongresine katılmak için Eskişehir’e geldi.

Basın mensuplarıyla kahvaltı programında buluşan Özdağ, AK Parti ve MHP ittifakının başlattığı "Terörsüz Türkiye" sürecini eleştirdi. İktidarın ekonomi politikalarını da sert bir dille eleştiren Özdağ, tekstil sektöründe yaşanan sıkıntılara dikkat çekti.

Geçen yıl 364 bin tekstil işçisinin işini kaybettiğini söyleyen Özdağ, "Tekstilde 4.5 ile 5 milyar dolarlık bir sermaye Türkiye’den sadece Mısır’a gittik. Balkan ülkelerine gidenlerden bahsetmiyoruz bile. Ama sadece tekstil değil mobilya, ayakkabıcılık gibi sektörler de Mısır gibi ülkelere kendilerini kaymak zorunda hissediyorlar. Bu durum sürdürülebilir değildir. Artık sanayici yok olma tehdidi ile karşı karşıya" diye konuştu.

"İKTİDAR TÜRKİYE’NİN ÖNÜNE PERSPEKTİF KOYAMIYOR"

İktidarın Türkiye’nin önüne herhangi bir perspektif koymadığını savunan Özdağ, "2025 yılı ülkemiz açısından çok ağır zorluklarla geçti. Bir yandan 8 seneden bu yana dar gelirli ve sabit gelirli yurttaşlarımızın milli gelirden aldığı payı azaltan sanayi üretimini durduran, tarımda üretimi tasviye eden ekonomik buhranın ağırlığı bir kabus gibi Türkiye’nin üzerine çökerken öte yandan bu ağır ekonomik krizi aşmak için Türkiye’nin önüne hiçbir perspektif koymayan iktidar, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş esaslarını PKK terör örgüt ve onun katil elebaşısı Abdullah Öcalan ile yapmış olduğu pazarlıklar çerçevesinde tasviyeye başladığı bir sürecin içine girdi" şeklinde konuştu.

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE" SÜRECİNE ELEŞTİRİ

"Terörsüz Türkiye" sürecini eleştiren Özdağ, "2025 evet çok zor geçti ve Türkiye Cumhuriyeti ne yazık ki 2026 yılında tarihsel bir kırılmaya doğru sürüklenmek isteniyor. Bu önümüzdeki yıl yaşanacaklar cumhuriyet tarihinin her anlamda en ağır ve sonuçları açısından en korkutucu gelişmeleri olabilir. PKK terör örgütüyle yapılan pazarlıklar konusunda şimdiye kadar duymuş olduklarımız İstiklal Savaşı vererek kurmuş olduğumuz cumhuriyete bir terör örgütünün adeta ortak olarak getirilmek istendiğini gösteriyor. Bu cumhuriyetin kırılma süreci devam ederken, 8 seneden beri devam eden ekonomik buhranın 2026 senesi içinde daha da ağırlaşacağı gözüküyor" dedi.

"TÜRKİYE AĞIR BİR SANAYİSİZLEŞME SÜRECİ İÇİNE GİRDİ"

"Ne yazık ki Türkiye yanlış ekonomik politikalar neticesinde ağır bir sanayisizleşme süreci içine girmiştir" diyen Özdağ, "Türk sanayicisi hükümetin yanlış politikalarının bedelini ya bu ülkeden kaçıp sermayesini başka ülkelere götürerek ya da malını mülkünü yabancı fonlara satarak kurtarmaya çalışmaktır. Hükümetin politik duruşundan hoşlanmadığı sermayedarları sanayicileri önce Maliye Bakanlığı’nın cezalandırma sistemiyle baskı altına aldığını bu da yetmezse düşman ceza hukuku uygulamalarıyla malına, mülküne her türlü anayasal güvenceden uzaklaştırılmış bir şekilde el koyabildiğini görüyoruz" diye konuştu.

"364 BİN TEKSTİL İŞÇİSİ İŞİNİ KAYBETTİ"

364 bin tekstil işçisi geçen yıl işlerini kaybettiğine dikkat çeken Özdağ, "Bir ülkede ekonomik istikrarın olması sağlam bir adalet sistemine ve kaliteli bir eğitme bağlıdır. Bugün ülkemizde ne yazık ki adil bir adalet sistemi ve kaliteli bir eğitim yoktur. Adaletin olmadığı bir yerde ekonomik gelişmeden bahsetmek mümkün değildir. 30 yıldan beri büyük yatırımlar yaparak geliştirilmiş olduğu tekstil sanayisinin durumu ortadadır. 364 bin tekstil işçisi geçen yıl işlerini kaybetti. Tekstilde 4.5 ile 5 milyar dolarlık bir sermaye Türkiye’den sadece Mısır’a gittik. Balkan ülkelerine gidenlerden bahsetmiyoruz bile. Ama sadece tekstil değil mobilya, ayakkabıcılık gibi sektörler de Mısır gibi ülkelere kendilerini kaymak zorunda hissediyorlar. Bu durum sürdürülebilir değildir. Artık sanayici yok olma tehdidi ile karşı karşıya" dedi.

"BU NE HADSİZLİKTİR"

Terör örgütü PKK'nin lideri Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan "Lozan bitti" notlarının sızdığını  kaydeden Özdağ, "Terör örgütüne ve Öcalan’a tavizler verilmeye devam ediliyor. Öcalan’ın İmralı’dan notları sızdı. Bu notlarda büyük ve önemli iddialar var. Birisi de çıkıp bunlar yalan demiyor. Öcalan, “Lozan bitti” diyormuş. Var mı böyle bir şey? Abdullah Öcalan’a İmralı’da siz “Lozan bitti” dedirtiyor musunuz? Kim bitirmiş Lozan’ı? Ordumuz hangi mağlubiyete uğramış ki Lozan bitmiş? Bu ne hadsizliktir! PKK terör örgütü tarafından öldürülen asker, polis, sivil, jandarma, istihbaratçı 15 bin yurttaşımız var. Bunlara yapılmış büyük bir haksızlık değil midir" şeklinde konuştu.

"ANA MUHALEFETİN BELEDİYE BAŞKANLARI HAPİSTE"

Ana muhalefet partisi belediye başkanlarının cezaevindeyken, Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmasının yanlış olduğunu dile getiren Özdağ, "Öcalan ile uzaktan görüşme yapılırken Selahattin Demirtaş da önümüzdeki günlerde serbest bırakılacak ve siyasette aktif rol alacak. Bu nasıl bir iştir ki, ana muhalefet partisinin bütün belediye başkanları hapishanede Silivri’de yatıp ellerinden Twitter hesapları bile alınırken, Selahattin Demirtaş dışarıya çıkacak ve Türkiye Cumhuriyeti devleti ile anayasanın nasıl yapılacağının pazarlığını yapacak. Böyle bir Türkiye’yi Türk milletine nasıl kabul ettirmeyi düşünüyorsunuz" ifadelerini kullandı.

"TÜRK MİLLETİNE AİT OLAN ZENGİNLİKLERİ TALAN EDİYORLAR"

Nadir toprak elementi rezervi hakkında da konuşan Ümit Özdağ, sözlerini şöyle tamamladı:

"Batı kapitalizmi 19. ve 20. yüzyılda Siyah Afrika'nın değerli maden kaynaklarını olağanüstü bir vahşilikle sömürmüştür. Ne yazık ki, şimdi 21. yüzyılda AKP'nin yönettiği Türkiye'de, Batı şirketleri 19. ve 20. yüzyılda Afrika'da kullanmış oldukları vahşi yöntemlerle Anadolu topraklarını yaralayarak Türk milletine ait olan zenginlikleri adeta talan etmektedirler. Bunu altın sektöründe çok net bir şekilde görüyoruz. Erzincan İliç'te bir doğa felaketi yaşanıyor. Rezaletin ötesi. Şimdi, aynı şirketin Kemaliye'nin üst kısmındaki bütün bölgeleri maden sahasına çevirmek ve Kemaliye ilçesini de nakletmek üzere faaliyetlere giriştiğini duyuyoruz. Aynı şekilde, dünya harikası Kaz Dağları'nda büyük bir çevre tahribatıyla ve kendi ülkelerinde kullanmaları yasak olan tekniklerle altın çıkartıyorlar. Türk halkının, çıkarılan altından kazandığı hiçbir şey yoktur.

"TÜRK MİLLETİNİN YETKİ VERMESİNİ BEKLİYORUZ"

Hal böyleyken, Zafer Partisi olarak hem Erzincan İliç'te hem Kaz Dağları'nda bu altın maden çıkarma tekniklerine karşı en sert şekilde muhalefet ettik. Konuyu yerinde Türkiye'nin gündemine taşıdık ve arkadaşlarımız aracılığıyla genel merkezden takibe devam ediyoruz. Bunun için, altın madenlerini Batı'nın zengin şirketlerinin talan etmesine fırsat veren, önünü açan bir madencilik anlayışına sahip olan AK Parti'nin Eskişehir'deki değerli madenlerde de aynı uygulamayı yapabileceği konusunda en ufak bir şüphemiz yok. Biliyoruz ki, bu değerli maddeleri işleme konusunda en yetkin teknolojiler Çin Halk Cumhuriyeti'ndedir. Bizim için hedef, Zafer Partisi olarak madenlerimizi ham madde olarak satmak değil, kendi işleyebileceğimiz teknolojileri geliştirmektir. Ancak bu konuda bize Türk milletinin yetki vermesi gerekiyor ve biz de o yetkiyi almanın mücadelesini veriyoruz."

ANKA



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Ümit Özdağ'dan 'Tanju Özcan' açıklaması

Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, "Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın tutuklanması, ‘düşman ceza hukuku’ siyasi zihniyetinin devam ettiğini göstermektedir" açıklamasını yaptı. Zafer Part...

DEM Partili Tülay Hatimoğulları: Süreci üç temel adım üzerine inşa edebiliriz

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Grup Toplantısı’nda konuştu. Hatimoğulları, "Rejimin demokratik zeminde haklarını arayanlara karşı sergiledikleri sert müdahalel...


Ahmet Özer için 'göreve iade' başvurusu: İçişleri Bakanlığı'na dilekçe verildi

Tutuklanmasının ardından yerine kayyım atanan Esenyurt’un seçilmiş Belediye Başkanı Ahmet Özer’in avukatları, belediye başkanlığı görevine derhal iadesi istemiyle İçişleri Bakanlığı’na ba...

YÖK'ten açıklama geldi: Üniversiteler 3 yıla mı iniyor?

YÖK, üniversitelerin eğitim süresinin kısaltma planlarına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada "Çalışmalar belirli bir olgunluk seviyesine ulaştığında kamuoyu bilgilendirilecektir" denildi....


Tanju Özcan Sincan Cezaevi'ne gönderildi!

Tutuklanan CHP'li belediye başkanı Tanju Özcan'ın Ankara Sincan Cezaevi'ne gönderilmesine avukatı Uğur Poyraz tepki gösterdi. Bolu Belediyesi’ni "irtikap" iddiasıyla hedef alan soruşturma...

İşte Nüfusa Göre İllerin Çıkaracağı Milletvekili Sayısı

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), seçim çevreleri ve her seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayısını tespit etti. Resmi Gazete'de yayımlanan kararda, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu...


FETÖ'nün Kara Kuvvetleri'ndeki yapılanmasına operasyon!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndaki mahrem yapılanmasına yönelik soruşturmada 15 şüpheli gözaltına alındı. Başsavcılıkt...

Tanju Özcan görevden uzaklaştırıldı!

İçişleri Bakanlığı, hakkında tutuklama kararı verilen Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı görevinden uzaklaştırdı. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'irtikap' iddiasıyla soruşturma ...


İYİ Partili Kavuncu'dan Gürlek ve Çiftçi'ye çağrı

İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, partisinin İstanbul İl Başkanlığı'nda gerçekleştirdiği basın toplantısında bakanlara “tarafsızlık” çağrısında bulundu. Kavuncu, “Biz polislerimizin neden ...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Müslüm Gürses vefatının 13. yılında kabri başında anıldı

Arabesk müziğinin efsane ismi Müslüm Gürses, vefatının 13. yılında Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki kabri başında anıldı. Yüzlerce hayranı, dua etmek ve Kur'an-ı Kerim okumak için bir araya g...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Altı anneden birinde doğum sonrası depresyon görülüyor

Doğum sonrası depresyonun önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken İlknur Okay, belirtilerin iki haftadan uzun sürmesi durumunda psikiyatriste başvurulması gerektiğini söyledi. Doğum sonrası depresyonun (DSD) hem anne hem de bebek sağlığını etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğu belirtiliyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR