Yukarı
440074

Sürekli yanlış karar verenler dikkat!

09 Ocak 2026 15:34

Biyolojik bir döngüye hapsolmuş olabilir misiniz? Yeni bir araştırma, tekrarlayan hataların ardında irade zayıflığından ziyade beynin ödül sinyallerini işleme biçimi olduğunu ortaya koyuyor.

İnsan bazen aynı hatayı defalarca nasıl yapabildiğine şaşırır. Bologna Üniversitesi'nden Giuseppe di Pellegrino liderliğindeki bir grup araştırmacı, bu sorunun yanıtını "ilişkisel öğrenme" ve "uyumsuz karar verme" mekanizmalarında buldu. Araştırma, bireylerin karar verirken güvendiği ipuçlarının, iyi bir sonuç ile kötü bir tercih arasındaki o ince çizgiyi belirlediğini gösteriyor.

Image

HEDEFE Mİ ODAKLISINIZ YOKSA İŞARETE Mİ?

Çalışma, insanları karar verme süreçlerine göre iki ana gruba ayırıyor: İşaret takipçileri (sign-trackers) ve hedef takipçileri (goal-trackers). Hedef takipçileri, ödülün kendisine odaklanıp dış uyaranları görmezden gelirken; işaret takipçileri ödülü müjdeleyen sinyallere, yani seslere veya görüntülere odaklanıyor.

Pavlovyen öğrenme olarak bilinen bu süreçte, çevrelerindeki ipuçlarına (görüntü, ses veya semboller) gereğinden fazla güvenen kişilerin, bu ipuçları riskli bir sonuca işaret etse bile inançlarını güncellemekte ve yanlış eşleşmeleri "silmekte" zorlandıkları görüldü. Bu durum, zamanla dezavantajlı kararların birikmesine ve bireyin bir hata döngüsüne girmesine neden oluyor.

GÖZ BEBEKLERİ GERÇEĞİ SÖYLÜYOR

Araştırmacılar, katılımcıların tepkilerini ölçmek için göz izleme teknolojisi, pupillometri (göz bebeği ölçümü) ve hesaplamalı modelleme yöntemlerini kullandılar. Deneyde üç aşamalı bir "Pavlovyen-Araçsal Transfer" modeli uygulandı. Katılımcılara iki farklı ekranı olan bir slot makinesi görseli gösterilerek şu aşamalardan geçmeleri istendi:

  • Pavlovyen Öğrenme: Hangi görsel ipucunun hangi sonucu öngördüğü öğrenildi.
  • Araçsal Öğrenme: Hangi eylemlerin belirli sonuçlara yol açtığı keşfedildi.
  • Transfer Aşaması: Öğrenilen ipuçlarının, alınan aksiyonları nasıl etkilediği test edildi.

 

Sonuçlar çarpıcıydı: İşaret takipçilerinin göz bebekleri, nötr uyarılara kıyasla ödül odaklı ipuçları karşısında çok daha fazla büyüyordu. Bu ipuçları onlar için adeta "motivasyonel birer mıknatıs" görevi görerek dikkatlerini hapsediyor ve optimal karar verme yetilerini devre dışı bırakıyordu.

Image

BAĞIMLILIK VE TAKINTILARIN KÖKENİ

Çalışma, hedef takipçilerinin değer yargılarını hızla güncelleyebildiğini, ancak işaret takipçilerinin güncelliğini yitirmiş bilgilere saplanıp kaldığını gösterdi. Bu yavaş öğrenme hızı, onları hatalı seçimlere mahkum ediyor.

Bilim insanları bu bulguların, özellikle bağımlılık ve kompulsif bozukluklar gibi esnek olmayan davranış modelleri sergileyen bireyleri anlamak için yeni bir pencere açtığına inanıyor. Tıpkı bir bağımlının, olumsuz sonuçlarını bilmesine rağmen bir uyarana (örneğin bir koku veya mekan) karşı koyamaması gibi, beyindeki bu biyolojik "takılma" rasyonel düşüncenin önüne geçiyor. Gelecekte yapılacak araştırmaların, bu öğrenme hızlarını değiştirebilecek farmakolojik veya bilişsel müdahalelere odaklanması bekleniyor.

cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

‘Çocuğunuzun ateşi var diye hemen ilaca sarılmayın’

Çocuklardaki ateşin çoğunlukla virüs kaynaklı olduğunu ve antibiyotiğin işe yaramadığını söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Coşkun Saf, “Kış aylarında kapalı alanlarda geçi...

Soğuk hava romatizma ve eklem ağrılarını artırıyor

Uzman fizyoterapist Ahmet Burak Sezgin, soğuk ve nemli havaların eklem çevresindeki kas ve bağ dokularında kasılmaya yol açarak ağrı algısını artırdığını belirtti. Soğuk ve nemli havaları...


Karaciğer kanserine giden yol: Hepatit B’ye dikkat

Adana'da Viral Hepatitle Savaşım Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tansu Yamazhan, kan ve kan ürünleriyle bulaşan bir hepatit türü olan Hepatit B konus...

Ailede kanser geçmişi olanlar dikkat!

Uzmanlar, ailesinde kanser geçmişi olanların özellikle 45 yaşından itibaren düzenli kontrole gitmesi gerektiğini belirtti. Uluslararası Üroloji Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu Başkan...


Ateş, kas ağrısı, yorgunluk...

Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD) Başkanı Prof. Dr. Meltem Taşbakan, küresel ısınmanın artık enfeksiyon hastalıklarının görülme tarihlerini ...

Türkiye'de yetişiyor ama yüzüne bakan yok!

Doğada kendiliğinden yetişen, mayhoş tadı ve şifa deposu içeriğiyle bilinen karamuk, Rus mutfağının vazgeçilmeziyken Türkiye'de hak ettiği ilgiyi görmüyor. Uzmanlar, kanser hücreleriyle s...


Günde ne kadar C vitaminine ihtiyacımız olur?

Grip mevsimine girdiğimiz bugünlerde bağışıklığı güçlü tutmak adına C vitamini tüketimi artıyor. Ancak bilinçsiz takviye kullanımı yan etkilere yol açabiliyor. C vitamini vücut için hayat...

Mışıl mışıl uyumak için 7 altın kurala dikkat!

Nöroloji Uzm. Dr. Elif Sarıönden Gencer, stres, kaygı ve düzensiz çalışma saatleri yetersiz uykunun başlıca sebepleri olduğunu belirterek, "Kronik uykusuzluk, alzheimer ve parkinson gibi ...


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Blok3'ten Demet Akalın'a yanıt: Teyzem sayılır

Blok3, Demet Akalın’ın kendisini hedef alan sözlerine yanıt verdi: “En son 1 numara olalı 10 yıl olmuştur. Cevap vermek bana yakışmaz, benim teyzem sayılır.” “Ebo yazın Okan’a (Eşi Okan K...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

‘Çocuğunuzun ateşi var diye hemen ilaca sarılmayın’

Çocuklardaki ateşin çoğunlukla virüs kaynaklı olduğunu ve antibiyotiğin işe yaramadığını söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Coşkun Saf, “Kış aylarında kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması, çocuklarda enfeksiyon riskini de beraberinde getirdi. Ateşlenen çocuğu için endişelenen ailelerin yaptığı en büyük hata ise hemen antibiyotiğe sarılmak.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR