Yukarı
443887

Sümeyra Çakır, NHKM’de anıldı... ‘Serçelerin süvarisi’

13 Mart 2026 09:26

Kadıköy Nâzım Hikmet Kültür Merkezi (NHKM), geçen yaz “Ortak Hayal” sergisine imza atmıştı. Sergi, Nâzım Hikmet’in etrafında kurulan, sadece onun düşünsel etkisiyle değil, doğrudan dostluk, yoldaşlık, tartışma ve üretim ilişkileriyle şekillenen kültürel evrenin izini sürüyordu.

“Ortak Hayal” kavramı, sergiyle birlikte başka bir yöne evrildi, NHKM’nin “Ortak Hayalin Çağrısı: Yürüyelim!” açıklaması, “enformasyon çağı” adı altında bireycilik ve rekabetçilikle örgütlenen cehalete karşı Nâzım’ın çağrısıyla bir araya gelmeye, bir “ortak hayal” etrafında kolektif üretime de davet etmişti. İşte o davet somutlaştı. “Ortak Hayal” buluşmaları kapsamında dün, Kadıköy NHKM’de, yaşamı ve şarkılarıyla iz bırakan kuran Sümeyra Çakır anıldı.

ŞARKI VE ŞİİRLERLE…

Etkinlikte NHKM Sinema Topluluğu’nun 2005’te çektiği “Serçelerin Süvarisi-Sümeyra” belgeseli gösterildi. Ardından yaşamından kısa kısa kesitlerle birlikte seslendirdiği türküler söylendi. Diyar Kılıç Mert ve Boran Mert, “Yemen Türküsü” ile birlikte Nâzım Hikmet’in “Varna” ve “Hiroşima” eserlerini seslendirdi. Ardından Dilek Özdemir “Seher Yeli”, Kadir Demirel “Allı Turnam” ve “Benim Kâbem İnsandır” türkülerini solo olarak seslendirdi. Günselin Seda Çetinkaya, Şimal Ertekin ve Nurevşan Kırçiçek ile birlikte “Malan Bakır” ve “Bir Gün Silinip Yok Olur Zorbalar” eserlerini; Şimal Ertekin ve Nurevşan Kırçiçek de ayrıca “Ekin İdim Oldum Harman” türküsünü söyledi. Gece, tüm sanatçıların “Ellerinde Pankartlar” eserini koro halinde seslendirmesiyle son buldu.

‘DURUŞ VE MÜCADELE’

Opera sanatçısı, müzisyen ve Ruhi Su Dostlar Korosu’nun eski şefi ve gecenin yürütücüsü Günseli Seda Çetinkaya’ya “Sümeyra Çakır denince akla ilk ne gelir” diye sorduğumuzda “Her şeyden önce güçlü bir yorumcu, halk müziğini sahnede yeni bir estetikle buluşturan bir sanatçı gelir” diyor ve ekliyor: “Sümeyra yalnızca bir yorumcu değildir; aynı zamanda sanatını toplumsal sorumlulukla birleştiren bir figürdür. 1970’lerin politik ve kültürel atmosferinde türküleri halkın hikâyeleriyle, şiirle ve sahne anlatısıyla birleştirmiş, sürgün yıllarında bile müziğini bir dayanışma dili olarak sürdürmüştür. Bu yüzden Sümeyra denince aklıma çoğu zaman yalnızca bir sanatçı değil, aynı zamanda bir duruş ve bir hafıza ve mücadele de geliyor.”

 

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü haftasında yapılan bu etkinlik bağlamında, Çakır’ın kadın emeğinin mücadelesine katkısı ile ilgili de konuşan Çetinkaya, şu ifadeleri kullanıyor: “1970’lerde politik müzik sahnesi çoğunlukla erkek sanatçıların görünür olduğu bir alandı. Sümeyra ise güçlü yorumuyla bu alanın içinde kendine özgü bir yer açtı, bir kadın sanatçı olarak sahnede hem estetik hem de düşünsel bir varlık gösterdi. Bu yönüyle yalnızca türkü söyleyen bir sanatçı değil, aynı zamanda kültür üretiminin içinde aktif bir özne. Öte yandan Sümeyra’nın repertuvarı ve sahne duruşu da emek ve dayanışma temasını güçlü biçimde taşıyor. İşçi hareketleriyle, barış ve özgürlük talepleriyle ilişkilenen eserleri yorumlaması, sanatını toplumsal adalet fikriyle birlikte düşünmesi onun müziğine ayrı bir anlam kazandırıyor.”

‘İNSAN VE TOPRAK YÜKLÜ’

Müzik yaşamına Dostlar Korosu’nun 1975 yılındaki kuruluş süreciyle birlikte adım atıyor Sümeyra Çakır. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Mimarlık okumuştur ama İTÜ’ye konserlere gelen Ruhi Su’yun sesini “Bebek Türküsü”nü söylerken duyar. Bu anı şöyle anlatır Çakır: “Soluksuz kaldım. Bu, hayranı olduğum Alman romantikleri Schumann, Schubert ve Brahms değildi. Onları söyleyen seslere de hiç benzemiyordu. Fakat onlar kadar güzel, hatta onlardan daha çok insan ve toprak kokusuyla yüklüydü. O günden sonra ben de hep türkü söylemeye başladım. O dönemde ben de konservatuvara gitmeye karar verdim. İstanbul Belediye Konservatuvarı Ses Bölümü’ne devam ettim. İşte hayatımı değiştirecek olan bir kararı da o dönemde vermiştim: Ruhi Su gibi sanatçı olmak…”

1971 muhtırasının ardından yaşanan politik kaos ortamında yurtdışına çıkan arkadaşlarının aksine Çakır, Ruhi Su ile tanışır ve beş yıl boyunca ders alır. Bu süreçte Dostlar Korosu’nun adımları atılır, onun için “Ruhi Su’yun yetiştirdiği en önemli müzisyenlerden” denir. Tıpkı Ruhi Su’yu tanımladığı gibi, onun sesi de insan ve toprak yüklüdür. O, 43 yıllık yaşamında bu toprakların ve emekçi halkın türkülerini son nefesine kadar seslendirdi.

cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Mayıs’ta İş Sanat müzelerinde kutlama var

İş Sanat’ın İstanbul ve Ankara’daki minik sanatseverler için hazırladığı ücretsiz atölyeleri sürüyor. Programlarda 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, Müzeler Haftası ve Ann...

'Soyumuz imparatora dayanıyor ama biz ahırda büyüdük'

Hollywood yıldızı Sharon Stone, ailesinin Kutsal Roma İmparatoru Şarlman’a kadar uzanan soylu geçmişine rağmen yoksulluk içinde büyümesinin ardındaki trajik nedenleri açıkladı. Eski aile ...


Türkan Şoray: ''Biz sette peynir ekmek yerdik''

Yeşilçam’ın ‘Sultan’ı Türkan Şoray, katıldığı etkinlikte geçmişte Türk sinemasındaki set koşullarını anlattı. Sanatçı, “Sette bazen peynir ekmek, bazen ekmek arası döner yiyorduk. Arabala...

Yeniden Sinematek’te “Çıldırmanın Eşiği” 

İzmirli sinemaseverleri dünya sinemasının unutulmaz yapımlarıyla buluşturan İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek gösterimleri, mayıs ayında “Çıldırmanın Eşiği” temasıyla dikkat ç...


Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali başladı: Bozkırda müzik keyfi

Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali, çeyrek asrı geride bırakırken açılış gecesinde yoğun ilgiyle karşılandı. Afyonkarahisar otogarına girdiğinizde “Cumhuriyetin kurtarıldığı topraklard...

Uluslararası Caz Günü konserlerle kutlanacak

Dünya Caz Günü’nde İstanbul’un her iki yakası da cazın büyüleyici ritmiyle dolup taşacak. Üsküdar sahilindeki ücretsiz açık hava konserlerinden beş farklı mekandaki dünyaca ünlü performan...


Bin yıllık cam yolculuğu Marmaris’te 'Tutku'yla buluşuyor

Marmaris Serçe Limanı Cam Batığı’nın 1000. yılı dolayısıyla düzenlenen “Tutku” sergisi, Ekrem Özen’in cam sanatı eserlerini izleyiciyle buluşturuyor. MAKSAD’ın düzenlediği sergi, 3-31 May...

İlyas Salman’dan o paylaşıma tokat gibi yanıt

Usta oyuncu İlyas Salman, sosyal medyada yapay zeka kullanarak kendisiyle alay etmeye çalışan bir troll hesaba verdiği yanıtla gündeme oturdu. Dış görünüşü üzerinden yapılan saldırıya "Ke...


Barok Müzik Festivali, Dunford ile kapanış yaptı

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenen 6. Uluslararası Barok Müzik Festivali, dünyaca ünlü sanatçıları ağırladı. 31 Mart’ta Litvanya Oda Orkestrası’nı...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Şöhreti bıraktı, Los Angeles'a yerleşti

Türkiye’deki kariyerinin zirvesindeyken her şeyi geride bırakıp Los Angeles’a yerleşen Boran Kuzum, uluslararası arenaya açılma sürecini ilk kez anlattı. "Pişman olmak istemedim" diyen ün...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Düşük kalorili diyetlere dikkat: 'Aç kalarak zayıflanmaz'

Toplumda yaygın olan ‘aç kalmadan zayıflanmaz’ inanışının yanlış olduğunu belirten Diyetisyen Banu Doğanlar, “Kilo vermek için aç kalmak değil, vücudun ihtiyacından biraz daha az enerji almak gerekir. Doğru şekilde kalori açığı oluşturulduğunda aç kalmadan da kilo verilebilir. Uzun süre aç kalmak ve çok düşük kalorili beslenmek metabolizmayı yavaşlatır. Bu durum sonrasında kontrolsüz yeme ataklarına ve tatlı krizlerine neden olabilir” dedi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR