Yukarı
445192

İBB Davası'nda 5. hafta: Tutuklu sanıklar savunma yapacak

06 Nisan 2026 11:28

İBB Davasında bugün duruşmaların 5. haftasına girildi. Geçen perşembe günü 18 ismin tahliye edilmesinin ardından 16. duruşma günü, tutuklu isimlerin savunmalarıyla devam edecek.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 106’sı tutuklu 402 kişinin yargılandığı İBB Davası, 5. haftada da görülmeye devam ediyor.

Geçen perşembe günü 18 ismin tahliye edilmesinin ardından 16. duruşma günü, tutuklu isimlerin savunmalarıyla devam ediyor.

Bugün ilk olarak, 18. sıradaki İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanı Seyfullah Demirel savunma yapacak.

 

İşte İBB Davası'nda anbean yaşananlar...

 

18.15 | TUTUKLULAR SALONA GETİRİLDİ

Tutuklu sanıklar duruşma salonuna getirildi. İmamoğlu salona getirildiği sırada “Sizi çok seviyoruz”, “Sizinleyiz Ekrem Başkan” ve “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sesleri yükseldi. 

Ekrem İmamoğlu, el allayarak ve eliyle kalp işareti yaparak karşılık verdi.

Mehmet Pehlivan ise sanık olarak oturduğu alandan, savunma yapan avukatların bulunduğu alanın önüne gelerek kısa bir diyalog kurdu.

Mahkeme Heyetinin de salona gelmesiyle birlikte duruşma tekrar başladı.

 

16.53 | DURUŞMAYA İKİNCİ ARA

Mahkeme heyeti, duruşmaya 1 saatlik ara verdi.

16.50 | ERDOĞDU İSYAN ETMİŞTİ: BAKIRKÖY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NDAN 'İŞKENCE' YANITI

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB Davası'nda tutuklu bulunan Aykut Erdoğdu'nun sabahki "Aşağıda işkence başladı, ekmeğin arasında incecik kaşar peyniri koyuyorlardı onu da artık vermiyorlar. Aşağıda yemek yok, aşağıda etrafımız pislik içinde" söylemlerine yanıt verdi.

Uzun bir açıklama yayımlayan Başsavcılık, "Duruşma salonlarının bulunduğu binada, 1208 metrekare alanda, 3 adet erkek, 3 adet bayan olmak üzere toplam 6 adet, toplam 300 kişi kapasiteli nezarethane bulunmaktadır. Bu alanda daimi olarak 2 İnfaz Koruma Memuru ve duruşmaya katılacak tutuklu sayısına göre 10 ile 200 arası Jandarma personeli görev yapmaktadır" dedi.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

 

"Alanın temizliği cezaevi idaresince düzenli olarak yapılmakta olup, duruşmaya katılacak tutuklu sayısına göre günlük kumanya ve su temin edilmektedir. Ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığımızca yapılan değerlendirme neticesinde duruşma saatlerine bağlı olarak, tutukluların akşam öğününün kampüs genel yemekhanesinden temin edilen sıcak yemek ile verilmesi uygulamasına başlanılmıştır. Öte taraftan birden fazla mahkemenin Marmara Ceza İnfaz Kurumlarındaki salonlarda yürüttüğü yargılamalarda, çakışan duruşma tarihlerine, sanık sayılarına ve mahkemece verilecek öğle arası sürelerine bağlı olarak, öğle öğününde de hazır kumanya yerine sıcak yemek verilmesi planlanmıştır."

16.30 | “7 KİLOMETREDEN VE BİR AY SONRASINDAN BAZ KAYDI ÇIKARIYORLAR”

İddianamedeki 47, 51, 52, 138 ve 139 numaralı eylemlere ilişkin suçlanan Keleş, savunmasının büyük bölümünü suçlama olarak yöneltilen baz kayıtlarına ayırdı.

Aynı baz istasyonundan sinyal verilmesinin kişiler arasında buluşma ya da temas olduğu anlamına gelmeyeceğini ifade eden Keleş, “Sayın Başkan, o baz kaydında saat 10.49'da Süleyman benden 7 kilometre daha ileride gözüküyor. Bu bazlar da bir tuhaf. '8.30-09.00'da verdim' diyorsun, saat geliyor 11.00’e” diye konuştu.

Florya’da verdiği bir baz sinyalinin eşinin çalıştığı okul ve rüşvete aracılık ettiği öne sürülen İBB Başkanlık Konutu'nun birbirine 50 metre mesafede olmasıyla açıklanabileceğini belirten Keleş, “Bu 10.46 ve 10.49 kayıtları var ya; güya ertesi gün bana parayı vermiş. O baz kaydı ise iddia edilen tarihten 1 ay sonrasına ait. Yani bir beyanla, 1 ay sonraki baz kaydını birleştirip bizi suçluyorlar” diye konuştu.

Savunmasında sağlık durumuna ve tutukluluk sürecine de değinen 65 yaşındaki Keleş, “11 aydır buradayım, perişan olduk. Her yerimiz yara bere oldu. Şimdi de ağzımda kitle çıktı. Uyku apnesi var diye gidiyorum, KOAH diyorlar. Benim oğlum takım tutmaz gidip örgüt üyeliği yazmışlar. Önce yeğenimin ve oğlumun daha sonra kardeşimin en son ben kendi tahliyemi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

Daha sonra savunma yapan avukatı Yağmur Kavak ise ilk olarak gözaltı ve tutuklama sürecindeki çelişkilere dikkat çekerken daha sonra eylem bazında savunmalara geçti.

Kavak, “Müvekkilime 5 eylem isnat ediliyor, hepsinde de etkin pişmanlık ifadesi var. Bu ifadeyi veren sanıkların hepsi o sırada tutukluydu. İfadelerin usule aykırı olduğuna eminiz” diye konuştu.

Müvekkili gibi, baz kayıtlarının delil olarak kullanılmasına ilişkin de konuşan Kavak “Bazı eylemlerde saat yazılıyor bazılarında yazılmıyor hatta bazı eylemlerde sadece tarih verip hiçbir detay verilmiyor. Sonuç olarak elimizde ne kaldı? Tarihi geçmiş veya henüz gelmemiş hediye kartları, birbirini hiç görmemiş iki insan ve doğal olarak alınmamış, aracılık edilmemiş bir rüşvet. Ortada rüşvet suçu da yok, aracılık da yok” ifadelerini kullandı.

 

15:20 | "TUTUKLULUK NEDENİ İMAMOĞLU'YLA YOL ARKADAŞI OLMASI"

"Örgüt üyeliği" iddiasına sert sözlerle tepki gösteren Zafer Keleş, "Sayın Ekrem Başkan ile konuşan herkes örgüt üyesi o zaman... O zaman herkes (mahkemeye) buraya gelecek... Benim ne İBB'de ne de herhangi bir kamu kurumunda görev yaptığım bir pozisyon yok. Belediyeden delikli 25 kuruş almış, iğne iplik işi bile yapmışlığım yok" dedi. 

"11 aydır cezaevinde tutuluyorum. Benim burada olmam aslında Fatih Keleş'le alakalı. O'nun da olayı İmamoğlu ile yol arkadaşı olması" ifadeleriyle sözlerine devam eden Keleş, "Ben tutuklanırken sadece 1 kişi beyan vermiş" diye ekledi.

Zafer Keleş, hakkındaki iddialara karşı sinirlenerek ve üzülerek savunma yaparken zaman zaman ortaya çıkan Karadeniz şivesi nedeniyle salonda ufak gülüşmeler yaşanıyor. 

Zafer Keleş: "Ben 65 yaşındayım. Bankadan 1 milyon para çekerken 3 tane adam çağırıyorum, 3-5 milyonla İstanbul'da gezeceğim öyle mi? Ben otobüsle giderken şoförü kolluyorum bir yere çarpmasın diye... Ben pimpirikli adamım, benim ne işim var para taşımayla? Suçlamaların hiç birisini kabul etmiyorum. Şahsen çok üzülüyorum. Neyse.... Bu suçlamalarla 11 aydır kardeşim, oğlum, yeğenim, ben burada tutukluyuz."

 

15.02 | ZAFER KELEŞ KÜRSÜYE ÇIKTI

Ardından, Zafer Keleş sanık kürsüsüne geldi. Tutuklu sanıklardan Fatih Keleş’in abisi, Murat Keleş’in babası, Mustafa Keleş’in ise amcası olduğunu belirterek sözlerine başlayan Zafer Keleş, “Ailem başta olmak üzere sürecin başından beri bizi yalnız bırakmayan herkese çok teşekkür ederim. İçerinin sesi olan her ses, bizim için çok önemli. Ailemizden 4 kişinin sanık sıfatıyla burada karşınızda bulunmasının vicdanları yaraladığını düşünüyorum” dedi. 

Tutuklandığından bu yana geçen 11 aydan sonra ilk kez hakim karşısına çıktığını ve 30 dakikalık bir sürede hayatını özetlemek istediğini söyleyen Keleş, şöyle devam etti:

“Tutuklanmadan önce Kocaeli-Trabzon ve İstanbul arasında sık sık seyahat ediyordum. Kocaeli; kardeşim Fatih orada tutuklu bulunuyordu. Trabzon; annem köyde yatalak, oraya gidiyordum. İstanbul; ailem de burada olduğu için üç şehir arasında sık sık seyahat ediyordum. Gözaltına alınmadan önceki gece Trabzon’daydım. Bir yakınımızın düğünü için İstanbul’a geldim. Sonra Kocaeli’de Fatih’i ziyaret edecek ve Trabzon’a geri dönecektim. Düğünün 1 gün öncesinde gözaltına alındım ve 4 gün sonra tutuklandım. 11 aydır Silivri Cezaevi’ndeyim. Asılsız suçlamalara yanıt vermeden önce yarım saat hayatımı anlatmak istiyorum.”

15.00 | DEMİREL'İN AVUKATI SÖZ ALDI

Aradan sonra Seyfullah Demirel’in eşi ve avukatı İnci Demirel söz aldı. 

Savcılığın, “Biz seni asfalt ihalelerinden tutukladık ama suçsuzmuşsun. Kış bakım ihalesinden yargılayalım” dediğini ifade eden avukat Demirel, savcılığın eşinin ihale bilgilerini aktardığına ilişkin elinde herhangi bir donesi olmadığını savundu.

 

14.15 | İMAMOĞLU'NDAN SEYİRCİLERE 'KALP'

Ekrem İmamoğlu da salona getirildi. İzleyicilerin desteğine, eliyle kalp yaparak karşılık verdi.

Tutuklu sanıklardan İsmet Korkmaz'ın anne ve babası oğullarını görmek için Erzurum'dan Silivri’ye geldi. Korkmaz ara sonrası duruşma salonuna getirilirken izleyiciler, “İsmet, annen ve baban geldi” diye seslendi.

Image

Fotoğraf: Kayhan Ayhan

 

14.10 | AYKUT ERDOĞDU'DAN SEYİRCİLERE: 'ASLANLAR GİBİYİM'

Tutuklu sanıklar duruşma salonuna getiriliyor. Aykut Erdoğdu, seyircilere seslenerek, “Aslanlar gibiyim” dedi.

 

13.10 | "BALIĞI RÜYADA YİYORUZ"

Duruşmaya verilen ara sonrası nezarethaneye indirilen Ekrem İmamoğlu, izleyicilerin geçmiş olsun dileğine "Biraz boğazımda kızarıklık var ama iyiyim" diyerek karşılık verdi.

İmamoğlu izleyicilerin "Balık yiyin başkanım balık" demesi üzerine ise gülerek "Balığı rüyada yiyoruz" ifadelerini kullandı.

 

12.55 | DURUŞMAYA İLK ARA

Mahkeme heyeti, duruşmaya 1 saatlik ara verdi.

 

12.30 | EYLEM EYLEM SAVUNMA: "BİLİRKİŞİNİN DEDİĞİ GİBİ YAPSAYDIM İHALEYE FESAT KARIŞTIRIRDIM"

Demirel, iddianamede kendisine suç olarak yöneltilen 133, 134 ve 137 numaralı eylemlere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Demirel, 137 numaralı dosyanın Aralık 2022 tarihine ait olduğunu hatırlatarak, bu dönemde görevde bulunmadığını ve dosyada imzasının bulunmadığını söyledi. Buna rağmen iddianamede bu eylemde de adının yer almasını eleştiren Demirel, bu durumun dosyanın yeterince incelenmeden hazırlandığını gösterdiğini söyleyerek söz konusu eylemden ayrılmasını talep etti.

İstanbul’daki kışla mücadele için yapılan ihalelere ilişkin, eylem 133 ve 134’te benzer suçlamalar yöneltilen Demirel, 133 numaralı eyleme ilişkin rekabeti sınırlama suçlamasına yönelik konuşurken yapılan iş deneyim oranının yüzde 50 olarak belirlenmesinin mevzuatta izin verilen üst sınır olduğunu ve İstanbul gibi yüksek riskli bir şehir için bu sınırın kullanılmasının gerekli olduğunu savundu.

 

Önceki yıllarda da benzer oranların uygulandığını belirten Demirel, oran yüzde 25’e düşürüldüğünde dahi ihaleye katılan firma sayısının değişmediğini, dolayısıyla bu kriterin rekabeti sınırladığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.

133 numaralı eylemde yer alan bir diğer suçlama olan ihalenin kısmi teklife kapatılması konusuna ilişkin olarak ise Demirel, hizmet alımı ihalelerinde kısmi teklifin zorunlu olmadığını belirtti.

Kışla mücadele gibi yüksek koordinasyon gerektiren bir işin parçalara bölünmesinin sahada ciddi aksamalara yol açacağını ifade eden Demirel, bu nedenle ihalenin tek parça halinde yapılmasının teknik bir zorunluluk olduğunu savundu.

İSFALT ve İSTAÇ gibi İBB iştiraklerinin ihaleye katılması üzerinden suçlanmalarına karşı çıkan Demirel, şunları söyledi:

“İhale yetkilisi olarak belediye şirketinin benim ihaleme gireceğini önceden nasıl bilebilirim? Eğer o şirket bana gelip 'ihaleni ona göre kısmi teklife aç' derse ve ben de işi ona göre organize edersem, işte ihaleye fesat karıştırmak budur. Bilirkişinin dediği gibi yapsaydım o zaman ihaleye fesat karıştırırdım.”

134 numaralı dosyada gündeme getirilen yağmur suyu kanalları temizliği ile karla mücadele işlerinin birlikte ihaleye çıkılmasına da değinen Demirel, bu iki işin teknik olarak birbirinden ayrılamayacağını ifade etti. Kış şartlarında drenaj sistemlerinin çalışmasının hayati önemde olduğunu belirten Demirel, bu nedenle söz konusu hizmetlerin aynı ihale kapsamında yürütülmesinin zorunlu olduğunu savundu.

"İBB SÖZ KONUSU OLUNCA FARKLI ANLAMLAR YÜKLÜYORSUNUZ..."

Bilirkişi raporlarında çelişkiler bulunduğunu da belirten Demirel, aynı işlerin daha sonra alt yükleniciler tarafından yine birlikte ihale edildiğini, buna rağmen kendilerinin ayrı ihale yapmadıkları gerekçesiyle suçlandığını söyledi.

Demirel, bilirkişi raporuna yönelik şöyle konuştu:

“O bilirkişiler adına utandım. Hem Karayolları'nda müdürlük yapacaksınız ve bilirkişi olarak görevlendirileceksiniz, hem de her gün yaptığınız işi burada çarpıtarak İBB söz konusu olunca farklı anlamlar yükleyeceksiniz. Bu bilirkişi raporunu hazırlayanlar, Danıştay 13. Dairesi'nin bu tür işlerin kısmi teklife açılması zorunluluğu olmadığına dair kararlarını görmezden gelmişler.”

 

12.00 | SEYFULLAH DEMİREL'İN SAVUNMASI TAMAMLANDI: İMAMOĞLU'NDAN DEMİREL'E SORULAR

Demirel savunmasını tamamladı. Mahkeme Başkanı’nın ardından Ekrem İmamoğlu soru sormak üzere söz aldı.

“Saygıdeğer Daire Başkanı Seyfullah Bey” diyerek hitap eden İmamoğlu, “Bu insanlar kolay yetişmiyor ve bu insanlardan biz de bir şey öğreniyoruz” dedi. 

Demirel’in iddianamedeki çelişkilere ilişkin savunmasına değinen İmamoğlu, “İfade ettiği şekliyle, işbirliği ile hazırlanan iddianameyle Türkiye’de hapis yatıramayacağınız bürokrat yok. Herkesi atın hapse… (Seyfullah Demirel’e) Sizinle, göreve başlamadan önce bir tanışıklığımız, ideolojik iş birliğimiz, masamız oldu mu, olmadı mı?” diye sordu. 

Seyfullah Demirel ise, “Bir işbirliğimiz olmadı, tanışıklığımız yok. İdeolojik olarak yakınlığımız yok” diye yanıt verdi. 

İmamoğlu ardından, “İş görüşmelerinde ve kabulde herhangi bir özel şart, telkin, yönlendirme gibi şartlarla karşılaştınız mı?” diye sordu. 

Esprili bir yanıt veren Demirel, “Karşılaştık. Sayın Başkanımıza Daire Başkanlığını tanıttık, bize ilginç bir talimat verdi. ‘Ben Beylikdüzü Belediye Başkanıyken İBB’den tuz istedim, bana çok gördüler. Size talimatımdır; belediye ve parti ayırmaksızın ne kadar tuz isterlerse vereceksiniz’ dedi. Biz talimatı yerine getirmedik… İstedikleri kadar değil, gerektiği kadar tuz verdik. Bugüne kadar hiç kimseden gayri meşru denebilecek hiçbir teklif almadım” ifadelerini kullandı.

 

11.40 | DEMİREL: 'İMAMOĞLU İLE ÇALIŞMASAYDIK HATTA FARKLI BİR CHP'Lİ BELEDİYE BAŞKANI İLE ÇALIŞSAYDIK KARŞINIZDA OLMAZDIK'

Tutuklanma gerekçesi ve iddianamedeki eylemler yönünden çelişkiler olduğunu belirten Demirel, savunmasında şunları söyledi: 

“Siz genelde bizim savunmalarımız bittikten sonra, ilk gözaltına alındığımızda emniyet tarafından ve savcılıkta verdiğimiz ifadelerle şu anda verdiğimiz ifadeleri kıyaslayarak sorular sormaktasınız. Ancak bana bu soruyu soramayacaksınız. Niçin? Çünkü benim emniyette ve savcılıkta verdiğim ifadeyle, yani tutuklanma gerekçelerimle daha sonra çıkan iddianame aynı değil. Ben, ‘ihaleye fesat karıştırdığım’ iddiasıyla tutuklandım; ancak 'kış şartlarıyla mücadele' konusundan dolayı iddianame çıktı, ondan da cezaevinde devam ediyorum. Bu dosyalarla ilgili ne emniyet ne de savcılık tarafından herhangi bir ifadem alınmadığı gibi bir tutuklama kararım da yoktur. Yani ortada kalmış bir durumdayız; neyle tutuklandık, neyle yargılanıyoruz biz de şaşırmış durumdayız. İddianamede özellikle bir cümle geçmektedir: 'Sanık Seyfullah Demirel, cezaevinde olduğundan ifadesi alınamamıştır' diyor. Yani cezaevindeysem daha rahat ve sağlıklı bir şekilde ifadem alınabilirdi ki her ay SEGBİS mahkemelerine çıkmaktaydık.

Ben 1994 yılında Avcılar Belediyesi'nin açmış olduğu bir sınavla belediyecilik hayatıma başladım. 32 yıl oldu. İlk belediye başkanım, rahmetli Tahsin Salihoğlu’ydu; partisi Anavatan Partisi'ydi. 1999 yılında Mustafa Değirmenci ile yine Avcılar Belediyesi'nde çalıştım; 2004 yılına kadar partisi Demokratik Sol Parti'ydi. 2004 yılından 2014 yılına kadar Küçükçekmece'de çalıştım; belediye başkanının seçildiği parti AK Parti'ydi. 2014 yılından 2019 yılına kadar siyasi sebeplerle görevden alındım. 2019 yılından itibaren de İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanı olarak görev yapmaya başladım. 1994'ten Büyükşehir Belediyesi'ne kadar geçen süreç içerisinde biz sadece devletimize ve milletimize hizmet ettik; 16 milyon İstanbulluya hizmet etmeye devam ettik."

Ben, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde göreve gelirken; kayırmacılıkla, partizanlıkla veya herhangi bir siyasetin aracılığıyla, 'bizden biri' veya hemşehri/akraba bağlantılarıyla gelmedim. Bu işleri yaptığım için önerildim, istendim ve kabul edildi. Daha önceki belediyelerde yaptığım tüm ihalelerde ve işlerde ne yaptıysam aynısını İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde de yaptım. Ne ihalenin yeterlilik kriterlerinde ayrı bir metot uyguladım ne de sahada çalışırken ayrı bir teknoloji veya ayrı bir iş gücü getirdim. Daha önceki belediyelerde tutuklanmayıp bu belediyede yaptığım bu işlerden dolayı tutuklanmamı çok manidar görüyorum. Şuna yoruyorum: Biz, Büyükşehir Belediyesi'nde Sayın Ekrem İmamoğlu ile çalışmayıp başka birisiyle çalışsaydık; hatta o çalıştığımız kişi Cumhuriyet Halk Partisi'nden bir belediye başkanı olsaydı, biz sizin karşınıza inanın gelmeyecektik.

Sayın Başkanım; üç dosyadan savunmam isteniyor: 133, 134 ve 137 nolu dosyalar. Ben 2019 yılında Büyükşehir'de başladım; 2022 yılının Temmuz ayında Altyapı Daire Başkanlığı görevinden ayrılıp Fen İşleri Daire Başkanlığı'nda mühendis olarak çalışmaya başladım. Yani üç yıl bu görevi yaptım. Ancak 137 nolu eylem dosyası Aralık 2022 tarihine ait bir dosyadır; yani görevde olmadığım tarihe aittir. Diğer arkadaşlarımızın emniyetteki ifadelerinde; Seyfullah Demirel'in bu dosyalarda imzasının olmadığını ve görevde olmadığını belirtmelerine rağmen dosyalarda hâlâ ismimin geçmesi, bu iddianamenin ne kadar çalakalem hazırlandığının veya ifadelerimiz alınmadan önce iddianamenin hazırlandığının bir göstergesidir. Bu sebeple 137 nolu eylem dosyasıyla ilgili, görevde olmadığım için söyleyebilecek bir şeyim yoktur. Sizin de beni o eylem dosyasından ayırmanızı rica ediyorum.”

 

11.25 | SEYFULLAH DEMİREL'İN SAVUNMASI BAŞLADI

İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanı Seyfullah Demirel’in savunması başladı.

1994 yılından beri çok sayıda belediyede ve çeşitli siyasi partilerden seçilmiş belediye başkanlarıyla çalıştığını vurgulayan Demirel savunmasında şunları söyledi: 

“Daha önce çalıştığım belediyelerde ne yaptıysam aynısını yaptım, ihalelerde aynı metodu uyguladım. Daha önce tutuklanmayıp İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalışırken tutuklanmamı manidar buluyorum. Eğer Ekrem İmamoğlu ile çalışıyor olmasaydık hatta CHP’li başka bir belediye başkanı ile çalışıyor olsaydık şimdi karşınızda olmazdık.”

 

11.00 | AYKUT ERDOĞDU İSYAN ETTİ

Tutuklu isimlerin mahkeme salonuna getirilmesinin ardından heyete seslenen Aykut Erdoğdu, “Aşağıda işkence başladı, ekmeğin arasında incecik kaşar peyniri koyuyorlardı onu da artık vermiyorlar. Aşağıda yemek yok, aşağıda etrafımız pislik içinde. Bu kadar olur mu? Ben milletvekiliyim. Benden kimseye zarar gelmez" dedi.

10.40 | DURUŞMA BAŞLADI... İMAMOĞLU SÖZ ALDI: 'YARGILAMANIN BUNDAN SONRAKİ SÜRECİ...'

Tutuklu sanıklar ve mahkeme heyetinin salona gelmesinin ardından duruşma başladı. 

Ekrem İmamoğlu savunmalardan önce söz aldı. İmamoğlu tutuksuz yargılama çağrısında bulunarak, “Gerçekten çok masum insanlar; kadınlar, evlatlar, kardeşler, aileler var” dedi.

İmamoğlu sözlerine, “Öncelikle yargılamanın bundan sonraki süreci inşallah hayırlara vesile olsun. Herkesin katkılarıyla, başta sizlerin ve burada bulunan hukukçuların, hatta katılımcıların, seyircilerin herkesin katkılarıyla hayırlara vesile olsun. Çünkü hayra ihtiyacımız çok yüksek” diyerek başladı. 

 

Perşembe günü 18 ismin tahliye edilmesi kararına değinen İmamoğlu, “Tahliyeler elbette bizleri sevindirmiştir. Tahliye öncesi verdiğiniz kararın bir başlangıç olduğu tarifi, bizlerin bakış açısından, vicdani olarak da adalet açısından da kıymetli bir değerlendirmedir. Elbette yaklaşımınızı önemsediğimizi ifade etmek isterim. Ancak bazı hatırlatmalar yapmayı da önemsiyorum bu çerçevede. Yani kesinlikle yargılamaya farklı bir bakışla yön vermeniz gerektiğinin de bir ihtiyaç olarak altını çizmek istiyorum” ifadelerini kullandı. 

İMAMOĞLU: "GERÇEKTEN ÇOK MASUM İNSANLAR VAR..."

İmamoğlu konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Gerçekten onlarca mağdur kişinin her gün özgürlüklerinden alınan bir gün olması, can yakıyor. Bedeli ödenmeyecek bir zaman dilimine dönüştüğünü ifade etmek isterim. İnsanların gerçekten bir günü bile tutsak geçirmemesi inancı ve yargılamaya olan inancı, -sadece sizin yargılamanıza değil, daha önce de konuşmamda ifade ettim- buradaki yargılama sürecinin gerçekten hepimiz için çok önemli bir dayanak olan yüce Türk yargısının, yaşamsal bir dayanak olan yüce Türk yargısının itibarına da çok büyük katkı sunduğunu ve sunacağını, alınan her kararla eksi ya da pozitif yönüyle katkı sunacağını da belirtmek zorundayım.

Burada hala babalarından dolayı tutuklu olan evlatlar var, akrabası olduğu için tutuklu olan insanlar var. Gerçekten büyük ızdırap içerisinde olan kadınlar var. Hayatını bürokrasiye ve özellikle kariyerine adamış, devletine hizmet etmiş insanların çektiği acılar var. Bana göre birçok insan burada masum ve tamamı tutuksuz yargılanmalı. Bu yönüyle bunun ele alınmasının, hani ay sonunu beklemek, ara kararı beklemenin dışındaki hamlelerin de çok insani, çok vicdani, adalete büyük katkı sunacağının altını çizmek isterim.

Bunun yanı, sıra burada olmayan ama hala durumu belirsiz, bu soruşturma kapsamında tutuklu olan şoförler, emekçiler, bürokrasiden insanlar var. Ağır ameliyat geçirip, hapiste ameliyatın nekahat dönemini geçiren bürokrat arkadaşlarımız var. 

Burada özellikle birtakım uygulamalara maruz kalan, tutsak olan veya dışarıda birtakım adli tedbirlerin büyük sıkıntısı altında ezilen aileler, insanlar, kadınlar, evlatlar, çocuklar olduğu yerde, yanlış uygulanan, tamamen kanuna aykırı olduğunu düşündüğüm ve hukukçuların tarifiyle etkin pişmanlık üzerinden, tabiri caizse toplumun karakterini de etkileyecek şekliyle ödüllendirilmiş gibi, sahadan naralar atacak şekilde hareket eden uygulamaların da çok ciddi kul hakkına sebep olduğunu düşünüyorum. Yani bunlar için hem hatırlatma hem iyi temennilerimi, iyi dileklerimin altını çizerek size sunmak ama bütün bu tedbirlerin alınması, gerçekten burada sizin adil yargılanmayla ilgili önünüzdeki sürece daha iyi bir zemin hazırlayacaktır. Bizlerin de ve bütün Türkiye'nin de sürece ve yargılamayla ilgili usule, esasa bakışta da çok büyük katkı sunacağını düşünüyorum.

Çünkü bir operasyonlar gündemi yaşıyoruz. Bunlara girmeyeceğim elbette, burayı ilgilendirmiyor. Ama yaşanıyor. Siyasi olan tarafı var yaşanıyor. Birtakım adli işler, tutuklananlar, gözaltına alınanlar… Bir bakıyorsunuz tamamı serbest bırakılmış, tamamı şu an sahada geziyor. Merkez Bankası'nı dolandıran insanlar sahada geziyor; 3 ayda serbest bırakılmış. Ama burada hayatını devletine adamış insanlar tutuklu, süreçte yargılama geçiriyorlar. Gerçekten çok masum insanlar var. Tekrar altını çiziyorum; kadınlar var, evlatlar var, kardeşler var, aileler var… Çok büyük yük var sırtınızda. İyi yargılama ve adil yargılama sürecinde, karşınızda yargılanan insanlar olarak attığınız her adımda yanınızda olacağımızı, ama aksi takdirde de gereken tepkiyi göstereceğimizi de ifade etmek isterim. İnşallah hayırlara vesile olan bir yargılama sürecini, bu mahkemede bütün arkadaşlarıma yaşatırsınız.”

18 KİŞİ TAHLİYE EDİLMİŞTİ

On beşinci duruşmada mahkeme heyeti, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli’nin tahliyesine karar verdi.

İBB DAVASI

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı.

İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi.

İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Yayın Yasağına Rağmen Paylaşım Yapan 661 Hesap Hakkında Soruşturma

Yayın yasağına rağmen olaya ait görüntüleri yayınlayan ya da halk arasında korku, kaygı, panik oluşturabilecek nitelikteki paylaşım yapan hesaplara yönelik yapılan çalışmalar kapsamında; ...

Selahattin Demirtaş talebine Adalet Bakanlığı'ndan ret

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile görüşmek için Adalet Bakanlığı'na dilekçe verdiğini ancak talebinin kabul edilmediğin...


AP Raportörü Amor’dan 'Onursal Adıgüzel' tepkisi

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Nacho Amor Sánchez, sürecin “iftira kampanyası...

Özgür Özel'den Ataşehir'e çağrı: 'Onursal Adıgüzel'e hep birlikte sahip çıkıyoruz'

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bu akşam Ataşehir Belediyesi önünde düzenlenecek miting için yurttaşlara çağrı yaptı. Özel, "Belediye Başkanımız Onursal Adıgüzel'e ve Ataşehir'in tertemiz i...


Ayşe Ünlüce'ye soruşturma izni talebi: CHP'den tepki

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye, AKP İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın şikâyeti üzerine soruşturma izni istenmesine tepki göster...

AYM'den 11 siyasi parti hakkında karar

AYM'nin 11 siyasi partinin mali denetimlerine ilişkin kararları yayımlandı. Buna göre, söz konusu partilerin anılan dönemlere ait kesin hesaplarının eldeki bilgi ve belgelere göre Siyasi ...


Meclis’te yoğun hafta: TBMM özel gündemle toplanacak

TBMM Genel Kurulu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında özel gündemle toplanacak. Hafta boyunca çocuk oturumu düzenlenecek, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırıla...

Uşak Belediyesi'ne ikinci dalga operasyon: 25 kişi gözaltına alındı!

Uşak Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında ikinci dalga operasyonda 25 kişi gözaltına alındı. Ekipler, adreslerde arama yapıyor. Polis ekipleri belirlenen adreslerde aramalarını sür...


Okullara saldırı içerikli paylaşımlara soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullara yönelik saldırıların ardından sosyal medyada saldırı içerikli paylaşımlar yapan hesaplara ilişkin soruşturma baş...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Mahsun Kırmızıgül imaj tazeledi: Botoks iddiası gündemde

Sahneye farklı bir tarzla çıkan Kırmızıgül’ün dalgalı saçları ve yüzündeki değişim, izleyicilerin gözünden kaçmadı. Özellikle yüz hatlarındaki dolgunluk sosyal medyada yorumlara neden olu...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Beyin sisiyle baş etmenin kolay yöntemleri

Beyninizin %73'ünün sudan oluştuğunu ve hafif bir susuzluğun bile "beyin sisi"ne yol açarak hafızanızı zayıflatabileceğini biliyor muydunuz? Uzmanlar, gün içinde yudumlayarak içeceğiniz 8 bardak suyun zihinsel performansı geri kazandırmanın en etkili yolu olduğunu vurguluyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR