- Bornova’da kadınlar yogayla güçleniyor
- Karşıyaka’da ‘Çocuklar için 2. El Pazarı’na büyük ilgi
- Gaziemir Belediyesi’nden istihdama tam destek: CV Bank 2 yılda 2 bin 171 kişiye iş kapısı açtı
- Başkan Yetişkin’den “Adalete erişim herkes için ulaşılabilir olmalı” mesajı
- CHP’li Nalbantoğlu: Tutuklu kimlik kartı dayatması onur kırıcı bir uygulamadır
Dilan Çiçek Deniz: Dünyaya daha farklı bakıyorum, anksiyete bir zayıflık değil
Dilan Çiçek Deniz, Numéro dergisinin ilk sayısı için Paris’te özel bir çekim gerçekleştirdi. Ünlü oyuncu anksiyeteyle nasıl mücadele ettiğini anlattı: “Ben yapı itibarıyla anksiyeteye yatkın biriyim. Ne zaman huzursuz hissetsem Kierkegaard’ın sözü gelir aklıma: ‘Anksiyete, özgürlüğün baş dönmesidir.’ O baş dönmesini bir zayıflık değil, potansiyel olarak görmeye çalışıyorum.”
Dilan Çiçek Deniz, uluslararası moda ve sanat yayını Numéro’nun Türkiye edisyonunun ilk sayısında yer aldı. Lise yıllarında tiyatroya başladığını belirten ünlü oyuncu “O yıllarda sizi sahneye çeken motivasyon neydi” sorusuna yanıt verdi:
“İlk tiyatro ödülümü 17 yaşımda aldım ama sahneyle ilişkim çok daha önce başladı. Yedi yaşındayken bu dünyayla haşır neşir olmaya başlamıştım. Annem bir oyun yönetiyordu: ‘Sevgili Doktor.’ Bütün replikleri ezberlemiş, dekor kurulumuna yardım etmiş, her provaya ve temsile gitmiştim. O dünyanın büyüsü beni içine çekti. Motivasyon doğru kelime olmayabilir benim için. Daha çok bir içgüdüydü.”
Küçük yaştan beri şiir yazdığını da belirten Dilan Çiçek Deniz “Sizce şiir yazmak ve erken yaşta şiirle tanışmak hayata bakışınızı ve mesleğinizi ne yönde dönüştürdü” sorusuna “Şiir, edebiyat türleri içinde belki de en zoru. Sadece yazması değil, anlayanının az oluşu da onu zorlaştırıyor. İlk okuduğumda içimde bir şey uyandırmıştı. Önce merak saldım, sonra gecenin bir yarısı ‘şiirim geldi’ diye annemi uyandırmaya başladım. Beraber kalkıp yazardık. Hayata daha dikkatle bakmayı öğretti bana” diye yanıt verdi.

Dünyaya daha farklı bakıyorum
Oyuncu “Numéro Istanbul’un ilk sayısının konsepti boşluğa atlamak. Sizce bu hissi hayatta en çok hangi anlarda yakalarız” sorusuna samimi bir yanıt verdi:
“Bir yerde okumuştum: Yükseklik korkumuz yokmuş, atlayabilme korkumuz varmış. Bunu okuduğumdan beri dünyaya daha farklı bakıyorum. Yüksek bir yere çıkıp aşağı baktığımızda başımızın dönmesinin sebebi, özgür irademizle baş başa kaldığımız o kısacık an olabilir. Ben yapı itibarıyla anksiyeteye yatkın biriyim. Ne zaman huzursuz hissetsem Kierkegaard’ın sözü gelir aklıma: ‘Anksiyete, özgürlüğün baş dönmesidir.’ O baş dönmesini bir zayıflık değil, potansiyel olarak görmeye çalışıyorum. Atlayabilme değil; başarabilme potansiyeli.”

İŞİN OMURGASI OLMAK İYİ GELDİ
Geçen yıl ‘Dilan Hakkında Konuşmalıyız’ filmiyle yapımcılığa adım atan Dilan Deniz Çiçek, “Kamera önünde değil, arkasında olma deneyimi size neler öğretti” sorusuna yanıt verdi: “Bir işin yüzü olmaktansa omurgası olmayı deneyimlemek bana çok iyi geldi. Yaratım sürecinden dağıtıma kadar işin başka bir tarafında olmak beni besledi.”
Duygusal hafızam değişiyor
‘Amadeus’ adlı oyunda Constanze Weber’i canlandıran Dilan Çiçek Deniz “Bir rolün yıllar içinde üstüne koyarak büyüdüğünü düşünmüyorum. Derinleşerek büyüyor. Metin aynı kalıyor ama ben aynı kalmıyorum. Duygusal hafızam değişiyor, yaşanmışlıklarım artıyor, dünyaya bakışım dönüşüyor. Dolayısıyla Constanze de aynı kalmıyor” diye konuştu. Oyuncu senaryo yazmak istediğini de söyledi: “Henüz bir senaryo yazmadım ama denemek istiyorum. Hikâye anlatma arzusu baki.”
Yorum Ekle
Diğer Haberler
'Uyuşturucu' Soruşturması Kapsamında Hakkında Gözaltı Kararı Verilen Cem Adrian'dan İlk Açıklama
İstanbul'da ünlülere yönelik olarak gerçekleştirilen 'uyuşturucu' operasyon kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan 24 isimden biri olan Cem Adrian'dan ilk açıklama geldi. Yurt dışı ko...
Hazal Kaya'dan yıllar sonra gelen itiraf: 'Şimdiye gayrimenkul zengini olurdum'
Başarılı oyuncu Hazal Kaya, erken yaşta gelen şöhretin ve toplum baskısının üzerinde yarattığı etkileri ilk kez bu kadar açık yüreklilikle paylaştı. Kendini kabul etme sürecinde psikoloji...
Işın Karaca 'Ne mutlu Türk'üm diyene' dediği için sınır dışı edildi!
Ünlü şarkıcı Işın Karaca, ailesiyle gittiği Yunanistan’da pasaport kontrolüne takılarak sınır dışı edildi. Yıllar önce Gümülcine’de verdiği konserde "Ne mutlu Türk'üm diyene" dediği ve İz...
Uyuşturucu Soruşturmasında Sinem Ünsal'a Yurt Dışı Yasağı
Oyuncu Sinem Ünsal, hakkında yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında ifade verdi. Ünsal, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Oyuncu Sinem Ünsal...
Yoğun bakımdaki İbrahim Tatlıses ateş püskürdü
7 Nisan'da İstanbul'daki evinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan İbrahim Tatlıses'in yoğun bakımdaki tedavisi sürüyor. Küs olduğu çocukları Ahmet ve Dilan ile arasındaki buzları eritt...
Emre Fel sessizliğini bozdu: 'Alkol dahi içmedim'
İstanbul’da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan 14 kişiden 11’i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şarkıcı Emre Fel, sürecin ardından yaptığı açıklamada id...
Semiramis Pekkan perukla vedalaştı
Kanser tedavisi sona eren Semiramis Pekkan, o süreçte dökülen saçları yeniden uzayınca peruğuyla vedalaştı. Bir süre önce akciğer kanseri teşhisi konulan Semiramis Pekkan’ın saçları kemot...
Şarkıcı Yusuf Güney tutuklandı
Şarkıcı Yusuf Güney, katıldığı bir dijital platformdaki yayında 'Ayahuska Çayı'na özendirici ifadeler kullandığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen Güney, çıkarıldığı mah...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Dilan Çiçek Deniz: Dünyaya daha farklı bakıyorum, anksiyete bir zayıflık değil
Dilan Çiçek Deniz, Numéro dergisinin ilk sayısı için Paris’te özel bir çekim gerçekleştirdi. Ünlü oyuncu anksiyeteyle nasıl mücadele ettiğini anlattı: “Ben yapı itibarıyla anksiyeteye yat...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Ameliyatsız Parkinson tedavisiyle titreme durdurulabiliyor
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali Zırh, 11 Nisan Dünya Parkinson Günü kapsamında yaptığı açıklamada, tıbbi tedavinin yetersiz kaldığı durumlarda beyin pili ve akıllı ses ötesi yöntemlerinin hastaların yaşam kalitesini artırdığını vurguladı. Türkiye'de 180 binden fazla kişiyi ilgilendiren bu modern teknolojiler, hastaların günlük yaşamlarını hastalığın ilk yıllarındaki konfora geri döndürebiliyor.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.