Yukarı
53721

Görüntüler ve Hakikatlar

23 Aralık 2011 05:10

Türkiye göründüğünden de kritik bir süreçten geçiyor. Görüntü mademki olanları tümüyle yansıtamıyorsa olguların iki yönlü oluşunu düşünmek lazım... Olgular görüntü ve hakikat olarak ayrılır. Görüntü sadece hakikatin temsilidir. Görüntüyü kavramak kolaydır. Bunun için duyu organlarımızın iyi alıcılar olması yeterlidir. Ancak olguyu bilmemizi sağlayacak olan alıcıların bize ulaştırdığı izlenimleri doğru kavramlarla kodlama işlemidir. Yalnız kodlayacağımız kavramların olgularla aynı bilimsel alana sahip olması gerekir. Bir de kavramların güncel ve tarihsel bağlantıları doğru öngörülerin meydana gelmesini sağlayacaktır.


Son günlerde Türk siyasetinde tarihi olarak önemsenen hadise öylesine hararetli ve hızlı gelişiyor ki, alanın uzmanı olmayan halk arasında bile bir beyin fırtınasını körükledi. Ancak hızlı gelişen olaylar olgunun hakikat kısmını ustalıkla kamufle edebilmektedir. Türk siyasetinde bugünü yorumlamak için bazı ihtiyaç duyduğumuz mihenk taşları yine bu alanın tarihinde mevcuttur. Türk siyaset tarihinde iki dönüm noktası vardır. Birincisi Demokrat Parti iktidarı, ikincisi ise AKP iktidarıdır. İlk olay bir dönüşümün, politik şekillenmenin başlangıç noktasıydı. Demokrat Parti iktidarı hem solda hem de sağda yeni bir politik yelpazenin şekillenmesinde başlangıç görevi gördü. Sağda milliyetçi sağ ve İslami sağ bu yelpaze içerisinde birer aktör olarak büyüdü, solda ise CHP’nin sol kimliğe kayışı, bunun dışında CHP’nin türevi yapıların ortaya çıkması ve TİP gibi Marksist ve muhalif solun ortaya çıkması yeni bir Türk siyaset yelpazesini oluşturdu. Bu süreç gelişirken değişimin başat aktörleri de birer birer tasfiye edildi. Menderes’in idamı ve sonraki yıllarda İnönü’nün Ecevit karşısında yenilgisi yeni dönemin gerçek aktörlerini doğurdu.


İkinci dönem daha güçlü değişim sinyallerini barındırıyor. 12 Eylül’den sonra Özal’la yakalanamayan çıkış AKP iktidarıyla yakalandı ve eski dönemin tüm siyasi aktörleri bir anda tasfiye edildi. Biri hariç: Baykal. Çünkü Baykal’ın inadına çizgisi bu dönüm noktasında çok önemli bir tampon görevi gördü. Baykal bir önceki dönemde baraj altında kalarak tasfiye sürecinin dışında tutuldu. Değişimin farkında olacak ki, çok farklı bir politikayla ortaya çıktı. Parti içerisindeki özgürlükçü kesimi hızla tasfiye ederek ulusalcı bir söyleme sarıldı. Açıkçası yeni dönemin karakterini en hızlı kavrayan kişi Baykal oldu. Önceki dönemde nasıl ki bir anda sola kaydıysa CHP, yeni dönemin en önemli politik trendi olan ulusalcığın da bir anda en güçlü merkezi haline geldi. Modern ve laik devlet düzenine karşı her türlü ‘tehdittin’ önünde bir çeper olarak duran ulusalcılık her ne kadar yeni bir politik eğilim olarak görünse de statükoyu savunmasıyla bir paradoksu yansıtır. Yine MHP ve İslami sağda görülen nispi değişim onların da yeni dönemde politik olarak varlığını devam ettirme gayretinde olduklarını göstermektedir.


Bunun dışında yeni döneme Türk siyaset yelpazesine eklemlenen en önemli aktörlerden birisi de Kürt siyasal hareketidir. Bu hareketin tohumları her ne kadar 90’lı yılların başında atılmış olsa da politik olgunluğunu yeni dönemde tamamlamaya çalışmaktadır. Bundan sonra da bu hareketin varlığı siyasi arenada daha da hissedilir olacaktır. Özellikle ulusalcılığın hızla kabul görmesi Kürt siyasasının Kürtler arasındaki kabulünü hızlandıracaktır. Kürtler farklı olduğunu daha fazla hissedecekler ve hissettirilecekler. Özellikle açılım sürecinde bu hareketin politik kimliği hem Türkler hem Kürtler ve hem de devlet nezdinde meşrulaştı ve kabul gördü.


Aslında yeni dönemin başlangıcını fitilleyen en önemli olay da Öcalan’ın Türkiye’ye teslim edilmesiyle oldu. Ardından AKP’nin iktidar oluşu, ABD’nin Irak müdahalesi, Barzani ve Talabani’nin sadece kendi bölgelerinde değil diplomatik anlamda siyasi aktör haline gelmesi bu değişim olgusunun önemli parçalarını oluşturuyor. Dolayısıyla değişim sadece Türk siyaseti ekseninde değil coğrafya bağlamında da gelişmektedir. Zaten bölge bazında benzer olaylar ilk dönem olarak adlandırdığımız tarihlerde de olmuştur. Bu nedenle Ecevit’in, Erbakan’ın, Demirel’in tasfiyesi ile Saddam’ın ve Öcalan’ın tasfiyesi aynı konsepte meydana gelmiştir. Hepsi de eski döneme ait aktörlerdir.


Bizler bu değişimin başlangıcının sonunda bulunuyoruz. Baykal’ın hızla alaşağı edilmesi, sonun başlangıcı oldu. Baykal’a gerek kalmadı çünkü AKP iktidarı misyonunu tamamladı. Dolayısıyla onu ayakta tutan şeyleri kaldırarak yıkılması daha da hızlanacaktır. Yıllardır hep Baykal muhalefetine muhalefet edilerek bir şekilde iktidar atlatıldı. Bu da iktidarın devamını hatta güçlenmesi sağlandı. Sanki ülkenin tek derdi CHP imiş gibi herkes ne olacak bu CHP’nin hali diye yıllardır kafa patlatıyor. Üstelik bunun CHP’lilerden çok CHP’li olmayanlara dert olması sosyal psikolojinin ve hatta klinik psikolojisinin önemli bir problemi olabilir. Yıllardır bir türlü genel başkanlığı bırakmayan, kimse istemediği halde tekrar dönen Baykal, ne olduğu anlaşılmayan bir olayda sessiz sedasız çekip gitti. O kadar ‘ne olur geri dön’ çağrılarına da bir türlü olumlu cevap vermedi. Öyle görünüyor ki, cevap vermeyecek de... Çünkü Baykal’ın inadını düşündüğümüz de muhtemelen içi gidiyordur, dönmemek için kendini zor tutuyor. Ama belli ki onu tutan bir şey var. Tahminler bu kasetin sadece bir uyarı olduğudur. Geri dönmesi halinde hakkında daha başka şeylerin ortaya çıkacak korkusu olabilir. Bunları bir şekilde aşıp gelmesi çok zor... Giderayak Pensilvanya’ya olumlu mesaj yollaması ve hükümete yüklenmesi bu görüntünün ardındaki hakikatlere yönelik önemli işaretlerdir. Bilindiği gibi AKP’nin arkasındaki en önemli güçlerden birisi olarak Gülen Cemaati görünür. Baykal muhtemelen yakın gelecekte Cemaatin zaten yeterince yıpranan ve giderek güç kaybeden AKP’ye verdiği desteği çekeceğine dair bir kanıya sahip olmuştur. Bu aynı zaman da AKP’nin tasfiyesi de demektir. Can Ataklı’nın tespiti önemli: Gülen yerine Pensilvanya demesi de, diplomatik bağlantılarına gönderme yapmaktadır. Bu AKP’nin tasfiye edileceğine dair öngörüleri güçlendirmektedir.

Devrim AVŞAR



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Savaşa ve NATO’ya karşı harekete geçiyorlar

Ankara'da yapılması planlanan NATO zirvesi öncesinde aydınlar "Emperyalist saldırganlığa ve NATO'ya hayır!" başlıklı bir çağrı metni hazırladı, taleplerini sıraladı. Temmuz ayında Ankara'...

Süper El Nino Alarmı! Kavurucu Sıcaklar Geliyor!

2026 yazı için alarm verildi. El Nino ihtimalinin yüzde 62’ye çıkmasıyla birlikte Türkiye’de aşırı sıcaklar, orman yangınları ve kuraklık riski artarken; Meteoroloji’nin 34 il için yaptığ...


Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi

Bedelli askerlik ücretinin ne kadar olduğu araştırılıyor. Peki, bedelli askerliğe zam mı geldi? Bedelli ne kadar oldu? Bedelli askerlik ücretini içeren torba kanun teklifi, TBMM Genel Kur...

Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında yeni karar

Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında tutukluluğunun devamına karar verildi. 6 Şubat tarihinde uyuşturucu soruşturması kapsamında tutu...


CHP'nin yeni miting adresi Bursa oldu: 'Mustafa Bozbey'e hep birlikte sahip çıkıyoruz'

CHP, Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde "Bursa iradesine sahip çıkıyor" başlığı ile yarın Bursa'da miting düzenleyecek. CHP, "Bursa İradesine Sahip Çıkıyor" başlığı ile yarın (3 Nisan C...

Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısı: DEM Parti'den yanıt geldi

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısına ilişkin, "Seçim tartışmaları Merkez Yürütme Kurulu’muzun gündeminde değil" dedi. Doğan, "Muhalefette...


Ümit Özdağ, Tanju Özcan'ı Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada, "O beni Silivri'de ziyaret etmişti. ...

''Kesikköprü Hattı’nı bir yıl içerisinde tamamlamayı planlıyoruz''

ABB Başkanı Mansur Yavaş, "Ankara'nın Geleceğine Yatırım Yapıyoruz" programında "ASKİ’nin kendi dereleri dışına çıkmadan çalışmasını ve bütçeyi de gördünüz en az bütçeyle en fazla işi yap...


MSB'den 'NATO karargâhları' tartışmalarına açıklama geldi

İstanbul Boğazı'nda kurulacak Deniz Unsur Komutanlığı ve Adana'da kurulacak Çok Uluslu Kolordu Karargâhı hakkında kamuoyunda tartışılan iddialara yanıt veren MSB, ''Bölgesel sahiplik ilke...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Doğukan Güngör'ün yeni adresi belli oldu

Kızılcık Şerbeti’nden ayrılan Doğukan Güngör’ün yeni projesi belli oldu; oyuncu, Kanal D’de yayınlanacak “Haysiyet” dizisiyle anlaştı. Kızılcık Şerbeti’nden ayrılmasıyla gündeme gelen Doğ...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’

Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR